Maide Suresi 34. Ayet — Elfaz
Ancak onları ele geçirmenizden önce tövbe edenler bunun dışındadırlar. Artık Allah'ın çok bağışlayıcı, çok merhamet edici olduğunu bilin.
1اِلَّاillāhariçİstisna Edatı
2الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
3تَابُواtābūtevbe eden(ler)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibت و بDönmek; tövbe etmek; pişmanlıkla kendini çevirmek (ila ile veya olmadan), merhametle dönmek (ala ile), uyum sağlamak.
4مِنْminHarf-i Cer
6اَنْenMasdar Harfi
7تَقْدِرُواteḳdirūele geçirmenizdenMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmış
8عَلَيْهِمْǎleyhimonlarıHarf-i Cer+Zamir
9فَاعْلَمُواfe ǎ'lemūbilin kiİsti'nafiye Edatı+Emir Fiil+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatabع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
10اَنَّennemuhakkakHarf-i Nasb
11اللّٰهَ(a)llaheAllahLafza-i Celal
12غَفُورٌğafūrunüstünü örtendirİsimغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek