"Ben onlara, sadece bana emrettiğin şeyi söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin (dedim.) Aralarında bulunduğum sürece onlara şahit (ve örnek) idim. Ama beni içlerinden aldığında, artık üzerlerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen, her şeye hakkıyla şahitsin."
مَا قُلْتُ لَهُمْ اِلَّا مَا اَمَرْتَنِي بِهِ اَنِ اعْبُدُوا اللّٰهَ رَبِّي وَرَبَّكُمْ وَكُنْتُ عَلَيْهِمْ شَهِيدًا مَا دُمْتُ فِيهِمْ فَلَمَّا تَوَفَّيْتَنِي كُنْتَ اَنْتَ الرَّقِيبَ عَلَيْهِمْ وَاَنْتَ عَلٰى كُلِّ شَيْءٍ شَهِيدٌ
mā ḳultu lehum illā mā emertenī bihi eni ǎ'budū (a)llahe rabbī ve rabbekum ve kuntu ǎleyhim şehīden mā dumtu fīhim fe lemmā teveffeytenī kunte ente r-raḳībe ǎleyhim ve ente ǎlā kulli şey'in şehīdun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Onlara, ancak bana emrettiğini söyledim, Rabbime ve Rabbinize kulluk edin dedim. İçlerinde bulundukça gözetirdim, korurdum onları, fakat beni aldıktan sonra onların ne yaptıklarını sen gördün ve sen her şeye hakkıyla tanıksın.
Abdulkadir Gölpınarlı
Onlara, ancak bana emrettiğini söyledim, Rabbime ve Rabbinize kulluk edin dedim. İçlerinde bulundukça gözetirdim, korurdum onları, fakat beni aldıktan sonra onların ne yaptıklarını sen gördün ve sen her şeye hakkıyla tanıksın.
Adem Uğur
Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkıyle görensin.
Ahmed Hulusi
"Onlara: 'Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk bilincine erin' diye senin bana emrettiğinden başka bir şey söylemedim. . . Ben aralarında bulunduğum sürece üzerlerine şahit idim. . . Beni vefat ettirdin! Onlar üzerine Rakıyb sen oldun!. . Sensin her şey üzerine şahit!"
Ahmet Tekin
'Ben onlara, yalnızca bana emrettiğini söyledim. Benim Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’ı ilâh tanıyın, candan müslümanlar olarak Allah’a bağlanın, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet edin.' dedim. 'İçlerinde bulunduğum müddetce, kutsal kitabı bilen, onlara tebliğ eden, çözüm üreten, örnek bir önder, olanları, doğruları bilen ve konuşan bir şâhit idim. Fakat sen, ecelimle benim ruhumu alarak ölümümü gerçekleştirince, onları denetleyen sadece Sen oldun. Sen her an, açık-gizli, her şeye şâhitsin.'
Ahmet Varol
Ben onlara sadece senin emrettiğin üzere 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin' dedim. İçlerinde bulunduğum sürece üzerlerine şahit idim. Beni ecelime yetirmenden sonra onları gözeten sendin. Sen her şeyin üzerine şahitsin.
Ali Bulaç
"Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiç bir şeyi söylemedim. (O da şuydu:) 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Benim (dünya) hayatıma son verdiğinde, üzerlerindeki gözetleyici Sen'din. Sen her şeyin üzerine şahid olansın."
Ali Fikri Yavuz
Sen bana ne emrettinse, ben kendilerine ondan başkasını söylemedim. Hep, Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin, dedim ve aralarında bulunduğum müddet, üzerlerine gözcü idim. Ne zaman ki beni içlerinden aldın, üzerlerinde gözetleyici yalnız sen kaldın. Zaten sen her şeye şâhidsin.
Ali Rıza Safa
"Bana verdiğin buyruklardan başka bir şey söylemedim: ‘Hem benim Efendim hem de sizin Efendiniz olan Allah'a hizmet edin!' Aralarında bulunduğum süre içinde onlara tanık oldum. Yaşamıma son verdikten sonra, artık, onların üzerinde, Gözetleyen, Sen oldun. Çünkü Sen, her şeye Tanıksın!"
Bayraktar Bayraklı
"Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim. 'Benim de rabbim, sizin de rabbiniz olan Allah'a kulluk ediniz' dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerinde kontrolcü idim. Beni vefat ettirince, artık onlar üzerinde gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkı ile görensin."
Bekir Sadak
(116-11) 7 Allah, «Ey Meryem oglu Isa! Sen mi insanlara Beni ve annemi Allah'tan baska iki tanri olarak benimseyin dedin?» demisti de, «Hasa, hak olmayan sozu soylemek bana yarasmaz; eger soylemissem, suphesiz Sen onu bilirsin; Sen, benim icimde olani bilirsin; ben Senin icinde olani bilmem; dogrusu gorulmeyeni bilen ancak Sensin» demisti, «Ben onlara sadece 'Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin' diye bana emrettigini soyledim. Aralarinda bulundugum muddetce onlar hakkinda sahiddim, beni aralarindan aldiginda onlari Sen gozluyordun. Sen her seye sahidsin.»
Celal Yıldırım
Onlara sadece bana emrettiğini söyledim: «Benim de Rabbim, sizin de Rabblniz olan Allah'a kulluk edin». Onlar arasında bulunduğum sürece kendilerine şâhid idim. Beni aralarından tutup aldığında, üzerlerinde denetleyici olarak (sadece) sen kaldın ; sen her şeye yeterince şâhidsin.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
“Ben onlara ancak senin bana emrettiklerini söyledim; ‘Benim de rabbim sizin de rabbiniz olan Allah’a kulluk edin’ dedim. İçlerinde bulunduğum sürece onların yaptıklarına tanık idim. Fakat sen beni vefat ettirdikten sonra onların halini bilip gören sadece sensin. Sen her şeye şahitsin.
Diyanet İşleri
"Ben onlara, sadece bana emrettiğin şeyi söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin (dedim.) Aralarında bulunduğum sürece onlara şahit (ve örnek) idim. Ama beni içlerinden aldığında, artık üzerlerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen, her şeye hakkıyla şahitsin."
Diyanet İşleri (eski)
(116-117) Allah, 'Ey Meryem oğlu İsa! Sen mi insanlara Beni ve annemi Allah'tan başka iki tanrı olarak benimseyin dedin?' demişti de, 'Haşa, hak olmayan sözü söylemek bana yaraşmaz; eğer söylemişsem, şüphesiz Sen onu bilirsin; Sen, benim içimde olanı bilirsin; ben Senin içinde olanı bilmem; doğrusu görülmeyeni bilen ancak Sensin' demişti, 'Ben onlara sadece 'Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin' diye bana emrettiğini söyledim. Aralarında bulunduğum müddetce onlar hakkında şahiddim, beni aralarından aldığında onları Sen gözlüyordun. Sen her şeye şahidsin.'
Diyanet Vakfi
Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkıyle görensin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Ben onlara sadece, senin bana emrettiklerini söyledim. Benim ve sizin Rabbınız olan Allah'a kulluk edin, dedim. Aralarında olduğum müddetçe onlara şahit idim, fakat sen beni vefat ettirince onları gözetleyen yalnız sen oldun. Sen herşeyi görensin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Sen bana ne emrettinse, ben onlara sadece onu söyledim. Hep "Rabbim ve Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin!" dedim. Aralarında bulunduğum müddetçe üzerlerinde kontrolcü idim. Ne zaman ki beni içlerinden aldın, onları gözetleyen yalnız Sen kaldın. Zaten Sen herşeye şahitsin."
Elmalılı Hamdi Yazır
sen bana ne emrettinse ben onlara ancak onu söyledim: hep rabbim ve rabbiniz Allaha kulluk edin dedim ve içlerinde bulunduğum müddetce üzerlerinde şahid idim, vaktaki beni içlerinden aldın üzerlerinde murakıb ancak sen kaldın ve zaten sen her şey'e şahidsin
Erhan Aktaş
"Onlara, bana emrettiklerinden başkasını söylemedim. Benim ve sizin Rabb'iniz olan Allah'a kulluk edin dedim. Ben içlerinde olduğum sürece onlara gözetleyiciydim. Fakat beni vefat ettirince onların üzerinde gözetleyici yalnızca Sen oldun. Ve Sen, Her Şeye Tanıksın."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Onlara, bana emrettiklerinden başkasını söylemedim. Benim ve sizin Rabb'iniz olan Allah'a kulluk edin dedim. Ben içlerinde olduğum sürece onlara gözetleyiciydim. Fakat beni vefat ettirince onların üzerinde gözetleyici yalnızca Sen oldun. Ve Sen, Her Şeye Tanıksın."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Onlara, bana emrettiklerinden başkasını söylemedim. Benim ve sizin Rabb'iniz olan Allaha kulluk edin dedim. Ben içlerinde olduğum sürece onlara gözetleyiciydim. Fakat beni vefat ettirince onların üzerinde gözetleyici yalnızca Sen oldun. Ve Sen, Her Şeye Tanıksın.".
Fizilal-il Kuran
Ben onlara sadece bana emrettiğini yani «Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk ediniz dedim. Aralarında bulunduğum sürece onların üzerinde gözetleyici oldum. Fakat sen canımı alınca onların tek gözetleyicisi Sen oldun. Her şeyin şahidi Sensin.
Gültekin Onan
"Ben onlara bana buyurduklarının dışında hiç bir şeyi söylemedim. (O da şuydu:) 'Benim de rabbim, sizin de rabbiniz (olan) Tanrı'ya kulluk edin.' Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Benim hayatıma son verdiğinde, üzerlerindeki gözetleyici sendin. Sen herşeyin üzerine şahid olansın."
Hamdi Döndüren
“Onlara sadece, senin bana kendilerine söylememi istediğin, “Benim de, sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibadet edin!” sözünü söyledim. İçlerinde bulunduğum sürece onları gözledim. Ama canımı aldığında, artık onları gözleyen sen oldun! Çünkü sen her şeyi çok iyi görensin.”
Hasan Basri Çantay
Ben onlara senin bana emretdiğinden başkasını söylemedim, (dediğim hep şu idi:) "Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allaha kulluk edin. Ben içlerinde bulunduğum müddetçe üzerlerinde bir kontrolcu idim. Fakat vakta ki Sen beni (içlerinden) aldın, üstlerinde nigehban yalınız Sen oldun. (Zaten) Sen (her zaman) her şey'e hakkıyle şahidsin".
Hasib Asutay
Onlara ancak bana emrettiğini söyledim; 'Benim de Rabbim sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin' (dedim). İçlerinde bulunduğum sürece onların üzerinde gözcüydüm. Sen beni vefat ettirince artık onlar üzerinde gözetleyen (yalnız) sen oldun. Sen her şeyi (hakkıyla) görensin.
Hayrat Neşriyat
'(Ben) onlara: 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a ibâdet edin!’ diye (senin) bana, o emrettiğinden başka bir şey söylemedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe, onların üzerinde bir şâhid (bir gözetleyici) idim. Nihâyet beni (aralarından)alınca, onları hakkıyla gözetleyici olan ancak sen idin! Ve sen, herşeye hakkıyla şâhid olansın!'
İbni Kesir
Ben; onlara Senin bana buyuduğundan başkasını söylemedim. Rabbım ve Rabbınız olan Allah'a kulluk edin, dedim. Ben, aralarında bulunduğum sürece üzerlerine şahid idim. Beni öldürdüğünde onların murakıbı Sensin. Sen herşeye şahidsin.
Mehmet Okuyan
“Ben onlara, yalnızca senin bana emrettiğin (şu esası) söyledim: ‘Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin!’ İçlerinde olduğum sürece kendilerine şahittim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeye şahitsin.
Muhammed Esed
Ben onlara (söylememi) emrettiğin şeyden başkasını söylemedim: 'Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz (olan) Allaha kulluk edin (dedim). Ve onların arasında yaşadığım sürece yaptıklarına şahitlik ettim: Ama Sen bana ölümü verdikten sonra onların koruyucusu yalnız Sen oldun: Zaten Sen her şeye şahitsin.
Mustafa İslamoğlu
Ben onlara bana emrettiğin, "Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin!" demekten başka bir şey söylemedim. Ve onların arasında yaşadığım sürece yaptıklarına şahitlik ettim. Fakat ne zaman ki Sen benim canımı aldın, artık onların gözetleyicisi yalnızca Sen oldun. Zaten Sen, her bir şeye ta özünden şahitsin.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Ben onlara senin bana emrettiğinden başkasını söylemedim, benim ve sizin Rabbimiz olan Allah Teâlâ'ya ibadet ediniz, dedim. Ve ben içlerinde bulunduğum müddetçe üzerlerine şahit olmuş idim, Vaktâ ki beni aldın, onların üzerlerine murakıp ancak Sen oldun ve Sen herşey üzerine tamamıyla şahitsin.»
Ömer Öngüt
“Ben onlara sadece: 'Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin!' diye bana emrettiğini söyledim. Aralarında bulunduğum müddetçe onlara şâhit idim. Beni aralarından aldığında, artık onların üzerinde gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeye şâhitsin. ”
Suat Yıldırım
(116-118) Hem Allah Teâlâ: "Ey Meryem oğlu İsa!" Sen mi insanlara "Beni ve annemi Allah’tan başka iki tanrı edinin" dedin? sorguladığı vakit o şöyle diyecek: "Hâşa! Sen şerikden ve her noksandan münezzehsin Ya Rabbî! Hakkım olmayan bir şeyi söylemem doğru olmaz, bana yakışmaz." "Hem söylediysem malûmundur elbet. Benim varlığımda olan her şeyi Sen bilirsin, ama ben Sen’in Zatında olanı bilemem. Bütün gaybleri hakkıyla bilen ancak Sen’sin." "Sen ne emrettinse ben onlara, bundan başka bir şey söylemedim. Dediğim hep şu idi: "Rabbim ve Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin." "Ya Rabbî! Ben aralarında olduğum müddetçe onları kolladım. Fakat vakta ki Sen beni aralarından tutup aldın, onları görüp denetleyen yalnız Sen kaldın. Sen gerçekten her zaman, her şeye hakkıyla şahitsin. Eğer onları cezalandırırsan, şüphe yok ki onlar Sen’in kullarındır. Onları affedersen, aziz-u hakîm (üstün kudret, tam hüküm ve hikmet sahibi) ancak Sen’sin."
Süleyman Ateş
"Ben onlara: Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, diye senin bana emretmiş olduğundan başka bir şey söylemedim. Ben onların içinde olduğum sürece onları kolladım, fakat sen beni vefat ettirince onları gözetleyen (yalnız) Sen oldun. Sen herşeyi görensin.
Süleymaniye Vakfı
Bana ne emrettiysen onlara sadece onu söyledim: "Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin!" dedim. Aralarında bulunduğum sürece onlara şahittim (ne yaptıklarını görüyordum). Ne zaman ki beni vefat ettirdin, onları görüp gözeten sadece sen kaldın. Her şeye şahit olan sensin.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Bana ne emrettiysen onlara onu söyledim. "Benim Rabbim ve sizin de Rabbiniz olan Allah'a kul olun" dedim. Aralarında bulunduğum sürece onlara şahittim. Beni vefat ettirdikten sonra onlar, sadece senin gözlemin altındaydılar. Her şeye şahit olan sensin.
Şaban Piriş
Ben onlara "Rabbim ve Rabbimiz olan Allah'a kulluk edin" diye; senin bana emrettiğin dışında bir şey söylemedim. Aralarında bulunduğum sürece onlara şahit oldum. Beni öldürdüğün zaman da onları sen gözetiyordun. Sen, her şeye şahitsin.
Tefhim-ul Kuran
«Ben onlara bana emrettiklerinin dışında hiç bir şeyi söylemedim. (O da şuydu:) 'Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' Onların içinde kaldığım sürece, ben onların üzerinde bir şahidim. Benim (dünya) hayatıma son verdiğinde, üzerlerindeki gözetleyici Sen'din. Sen her şeyin üzerine şahid olansın.»
Ümit Şimşek
'Senin Bana emrettiğinden başkasını ben onlara söylemedim. 'Benim Rabbim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin' dedim. Onlar arasında bulunduğum sürece ben onların şahidiydim. Sen beni öldürdükten sonra ise onlar üzerinde gözetleyici olan yalnız Sen idin. Çünkü Sen herşeyin şahidisin.
Yaşar Nuri Öztürk
"Onlara, senin bana emrettiğin şu sözden başka bir şey söylemedim: 'Benim Rabbim ve sizin de Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin.' İçlerinde olduğum sürece üzerlerine tanıktım. Sen beni vefat ettirince üzerlerine yalnız sen gözetleyici oldun. Ve sen zaten her şey üzerinde bir Şehidsin, bir tanıksın."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Mən onlara ancaq Sənin mənə əmr etdiyini: “Mənim də Rəbbim, sizin də Rəbbiniz olan Allaha ibadət edin!”– demişəm. Nə qədər ki, onların arasında idim, mən onlara şahid idim. Sən məni onların arasından götürdükdən sonra isə onlara nəzarət edən Özün oldun. Sən hər şeyə Şahidsən.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Mən onlara yalnız Sənin mənə etdiyin əmri çatdırıb belə demişəm: ″Mənim də, sizin də Rəbbiniz olan Allaha ibadət edin!″ Nə qədər ki, onların arasında idim, onlara şahid mən idim (onları belə nalayiq hərəkətlər etməyə qoymurdum). Sən məni (göyə qaldırıb dərgahına) qəbul etdikdən sonra onlara nəzarətçi Özün oldun. Yalnız Sən hər şeyə şahidsən!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Ich habe ihnen nur das ausgerichtet, was Du mir befohlen hast: ʹDienet Gott, Allah, meinem und eurem Herrn! Ich war ihr Zeuge, solange ich unter ihnen weilte. Als Du mein Leben beendetest, warst Du der Wächter über sie. Du bist doch der allerhöchste Zeuge, Dem nichts entgeht.
Almanca — Der Edle Quran
Ich habe ihnen nur gesagt, was Du mir befohlen hast (, nämlich): ,Dient Allah, meinem und eurem Herrn! Und ich war über sie Zeuge, solange ich unter ihnen weilte. Seitdem Du mich abberufen hast, bist Du der Wächter über sie. Du bist über alles Zeuge.
Almanca — M. A. Rassoul
Nichts anderes sagte ich zu ihnen, als das, was Du mich geheißen hattest: ʺBetet Allah an, meinen Herrn und euren Herrn.ʺ Und ich war ihr Zeuge, solange ich unter ihnen weilte, doch nachdem Du mich abberufen hattest, bist Du ihr Wächter gewesen; und Du bist der Zeuge aller Dinge.
Almanca — Muhammad Zaidan
Ich habe ihnen nichts gesagt außer dem, womit DU mich beauftragt hast: Dient ALLAH, meinem HERRN und eurem HERRN. Und ich war Zeuge über sie, solange ich unter ihnen weilte. Doch als DU meine Frist hast ablaufen lassen, warst DU der Wachende über sie. Und DU bist über alles bezeugend.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
I never said to them, says ‘Isa, but what You had commanded me to say, thus: "Worship Allah, my Creator and your Creator". "And I observed their deeds and bore witness to their behaviour as long as I lived among them, and when you ordained that I depart life, You were the only one Who constantly kept a vigilant eye upon them and their deeds and toward themselves and toward others and witnessed their course of action You are Shahidun (witness) of all things in all respects".
Abdul Haleem
I told them only what You commanded me to: "Worship God, my Lord and your Lord." I was a witness over them during my time among them. Ever since You took my soul, You alone have been the watcher over them: You are witness to all things
Abdullah Yusuf Ali
"Never said I to them aught except what Thou didst command me to say, to wit, 'worship Allah, my Lord and your Lord'; and I was a witness over them whilst I dwelt amongst them; when Thou didst take me up Thou wast the Watcher over them, and Thou art a witness to all things.
Abul A'la Maududi
I said to them nothing except what You commanded me, that is: 'Serve Allah, my Lord and your Lord.' I watched over them as long as I remained among them; and when You did recall me, then You Yourself became the Watcher over them. Indeed, You are Witness over everything.
Aisha Bewley
I said to them nothing but what You ordered me to say: "Worship Allah, my Lord and your Lord. " I was a witness against them as long as I remained among them, but when You took me back to You, You were the One watching over them. You are Witness of all things.
Al-Hilali & Khan
"Never did I say to them aught except what You (Allâh) did command me to say: ‘Worship Allâh, my Lord and your Lord.’ And I was a witness over them while I dwelt amongst them, but when You took me up, You were the Watcher over them; and You are a Witness to all things. (This is a great admonition and warning to the Christians of the whole world).
Ali Quli Qarai
I did not say to them [anything] except what You had commanded me [to say]: ‘‘Worship Allah, my Lord and your Lord. ’’ And I was a witness to them so long as I was among them. But when You had taken me away, You Yourself were watchful over them, and You are witness to all things.
Amatul Rahman Omar
`I said nothing to them except that what You had commanded me, "Worship Allâh, my Lord as well as your Lord". I was a witness over them (only) so long as I remained among them but ever since You caused me to die, You Yourself have been the Watcher over them and You are the Witness to everything.
Arthur John Arberry
I only said to them what Thou didst command me: "Serve God, my Lord and your Lord. " And I was a witness over them, while I remained among them; but when Thou didst take me to Thyself, Thou wast Thyself the watcher over them; Thou Thyself art witness of everything.
Bijan Moeinian
"I only told them what you had ordered me to say: “Worship God, Who is my Lord as well as your Lord [see Luke 4-8 & John 20-17]. " I was a witness to their conduct as long as I was living with them. As to how they behaved after my death, you are the One Who knows it.”
E. Henry Palmer
I never told them save what Thou didst bid me, - "Worship God, my Lord and your Lord," and I was a witness against them so long as I was amongst them; but when Thou didst take me away to thyself Thou wert the watcher over them, for Thou art witness over all.
Edip-Layth
"I only said to them what You commanded me to say, that you shall serve God my Lord and your Lord; and I was witness over them as long as I was with them, but when You took me, You were watcher over them. You are witness over all things."
George Sale
I said nothing to them except that which Thou didst command me -- Worship Allah, my Lord and your Lord. And I was a witness over them as long as I remained among them, but since Thou didst cause me to die, Thou, hast been the Watcher over them, and Thou art Witness over all things;
Hamid S. Aziz
"I never told them save that which Thou didst command me (John7:16), 'Worship Allah, my Lord and your Lord,' and I was a witness of them so long as I was amongst them (see John17:6); but when Thou didst take me away to Thyself Thou wert the Watcher over them, for Thou art Witness over all.
Mahmoud Ghali
In no way did I say to them (anything) except whatever You commanded me (saying), "Worship Allah, my Lord, and your Lord. " And I was a witness over them, as long as I was among them; then as soon as You took me up, You, Ever You, have been The Watcher over them, and You are Ever-Witnessing over everything.
Marmaduke Pickthall
I spake unto them only that which Thou commandedst me, (saying): Worship Allah, my Lord and your Lord. I was a witness of them while I dwelt among them, and when Thou tookest me Thou wast the Watcher over them. Thou art Witness over all things.
Mohamed Ahmed - Samira
I said nought to them but what You commanded me: Worship God, my Lord and your Lord. And so long as I dwelt with them I was witness over their actions. And after my life had been done, You were their keeper; and You are a witness over all things.
Muhammad Asad
Nothing did I tell them beyond what Thou didst bid me [to say]: `Worship God, [who is] my Sustainer as well as your Sustainer. ' And I bore witness to what they did as long as I dwelt in their midst; but since Thou hast caused me to die, Thou alone hast been their keeper: for Thou art witness unto everything.
Mustafa Khattab
I never told them anything except what You ordered me to say: "Worship Allah—my Lord and your Lord!" And I was witness over them as long as I remained among them. But when You took me,[1] You were the Witness over them—and You are a Witness over all things.
Progressive Muslims
"I only said to them what You commanded me to say, that you shall serve God my Lord and your Lord; and I was witness over them as long as I was with them, but when You took me, You were watcher over them. You are witness over all things."
Sahih International
I said not to them except what You commanded me - to worship Allah, my Lord and your Lord. And I was a witness over them as long as I was among them; but when You took me up, You were the Observer over them, and You are, over all things, Witness.
Sam Gerrans
“I said not to them but what Thou commandedst me: ‘Serve God, my Lord and your Lord.’ And I was a witness to them while I was among them; but when Thou tookest me, Thou wast the watcher over them; and Thou art witness to all things.
Shabbir Ahmed
"Never did I say to them except what You Commanded me to say, 'Worship and obey Allah my Lord and your Lord. ' I was a witness to them as long as I lived among them. After You caused me to die, You were the Watcher over them and You are Witness over all things and events."
Syed Vickar Ahamed
"Never did I say to them anything except what You did command me to say, which is, worship Allah, my Lord and your Lord: And I was a witness over them while I lived among them; When You did take me up, You were the Watcher over them, and You are a Witness to all things.
Taqi Usmani
I have not said to them anything but what You have ordered me to say, that is, ‘Worship Allah, my Lord and your Lord’ and I was a witness over them as long as I was with them. But when You recalled me, You were the One watching over them. You are a witness over everything.
The Monotheist Group
"I only said to them what You commanded me to say, that you shall serve God my Lord and your Lord; and I was witness over them as long as I was with them, but when You terminated my life, You were watcher over them. You are witness over all things."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Je ne leur ai dit que ce que Tu mʹavais commandé, (à savoir): ʺAdorez Allah, mon Seigneur et votre Seigneurʺ. Et je fus témoin contre eux aussi longtemps que je fus parmi eux. Puis quand Tu mʹas rappelé, cʹest Toi qui fus leur observateur attentif. Et Tu es témoin de toute chose.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Tenê tiştê ku Te emrê min pê kirî, min ew ji wan re got: Ku tenê Xwedê bihebînin, ew Xwedayê min û Xwedayê we ye û ez li ser wan zêrevan bûm heta ku ez di nava wan de bûm. Vêca çi dema te ez mirandim, êdî tenê her Tu yî li ser wan çavdêr û her Tu yî li ser her tiştî bîner.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Ik heb tot hen alleen maar gezegd wat U mij bevolen hebt: ʹDient God, mijn Heer en jullie Heer? en ik was getuige van hen zolang ik bij hen was. En toen U mij weggenomen had was U de opziener over hen; U bent van alles getuige.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Ik heb hun niets gezegd, dan wat gij mij hebt geboden; namelijk: Aanbidt God, mijn Heer, en ùw Heer; en ik was getuige van hunne daden, zoo lang ik onder hen bleef; doch sedert gij mij tot u hebt opgenomen, waart gij hun bewaker; want gij zijt getuige van alle dingen.
Hollandaca — Siregar
Ik heb hen niet anders gezegd dan U mij heeft geboden te zeggen: ʹDient Allah, mijn Heer en jullie Heer.ʹ En ik was getuige van hen zolang ik onder hen was, on toen u mij tot U opnam was U de Waker over hen en U bent Getuige van alle zaken.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Не говорил я им ничего, кроме лишь того, о чем Ты мне велел: «(Служите и) поклоняйтесь (только) Аллаху, Господу моему и Господу вашему!» И я был свидетелем о них [о их словах и деяниях], пока находился среди них, а когда Ты меня упокоил, Ты (Сам) был наблюдателем за ними, и (только) Ты (являешься) свидетелем о всякой вещи.
Rusça — Osmanov
Я говорил апостолам только то, что Ты мне велел [сказать]: ʺПоклоняйтесь Аллаху, моему и вашему Господуʺ. Я был свидетелем тому, что делали они, пока находился среди них. Когда же Ты меня упокоил, [только] Ты видишь, что творят они. Ведь Ты - свидетель всему сущему.