Meryem oğlu İsa, "Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden (gelen) bir mucize olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızıklandıranların en hayırlısısın" dedi.

قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ اللّٰهُمَّ رَبَّنَا اَنْزِلْ عَلَيْنَا مَائِدَةً مِنَ السَّمَاءِ تَكُونُ لَنَا عِيدًا لِاَوَّلِنَا وَاٰخِرِنَا وَاٰيَةً مِنْكَ وَارْزُقْنَا وَاَنْتَ خَيْرُ الرَّازِقِينَ

ḳāle ǐysā bnu meryeme (a)llahumme rabbenā enzil ǎleynā māideten mine s-semāi tekūnu lenā ǐyden li evvelinā ve āḣirinā ve āyeten minke ve rzuḳnā ve ente ḣayru r-rāziḳīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَالَḳāleق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelededi
2عِيسَىǐysāعيسىÎsa
3ابْنُbnuب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileoğlu
4مَرْيَمَmeryemeمريمMeryem
5اللّٰهُمَّ(a)llahummeEy Allah'ım
6رَبَّنَاrabbenāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
7اَنْزِلْenzilن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indir
8عَلَيْنَاǎleynābizim üzerimize
9مَائِدَةًmāidetenم ي دSarsılmak, hareket ettirilmek, çalkalanmak, yayılmak, yemek vermek. Hareket halinde veya karışıklık içinde olmak/olmaktı. Çalkalandı/Heyecanlandı: şiddetli hareket veya karışıklık halinde; veya şiddetle çalkalandı. Dönmek/Kıvrılmak. Büküldü ve kasıldı. Titredi, sarsıldı. Karıştırmak, şaşırtmak, hayrete düşürmek. Yandan yana eğilmek. Fayda/lar veya iyilik/ler bahşetmek, vermek.bir sofra
10مِنَmine-ten
11السَّمَاءِs-semāiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)gök-
12تَكُونُtekūnuك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolsun
13لَنَاlenābizim için
14عِيدًاǐydenع و دGeri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri dönmesini sağlamak veya geri getirmek ya da (geçip gitmiş olanı) geri getirmek anlamına gelir.bir bayram
15لِاَوَّلِنَاli evvelināا و لilk, birinci, önce, evvel, baş, önceki, ön, başlangıçöncemiz için
16وَاٰخِرِنَاve āḣirināا خ رgeri çekilmek, gerilemek/geri dönmek/çekilmek, ertelemek/geciktirmek/ertelemek/ertelemek, son/arka kısımve sonramız için
17وَاٰيَةًve āyetenا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ve bir mu'cize (olsun)
18مِنْكَminkeSenden
19وَارْزُقْنَاve rzuḳnāر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.bizi rızıklandır
20وَاَنْتَve enteve sen
21خَيْرُḣayruخ ي رİyi olmak, iyilik yapmak, seçenek vermek (ve seçenek verilmek), bir şeyi veya kişiyi diğerine tercih etmek, tercih edilen/telaffuz edilen/seçilen, iyilikte birbirini geçmeye çalışmak, güzellik ve mizaçta mükemmel olmak, ideal olmak (gerçek veya potansiyel fayda göstermek), her durumda ve herkes tarafından arzu edilmek, rütbe veya kalite veya itibar açısından yüksek olmak, başka bir kişi veya şeyden daha iyi olmak, şeylerin veya insanların en iyisi olmak, cömert olmak (cömertliğe sahip olmak ve göstermek), asalet veya üstünlüğe sahip olmak, durum veya koşul açısından yüksek olmak.en hayırlısısın
22الرَّازِقِينَr-rāziḳīneر ز قsağlamak, vermek, bahşetmek, lütfetmek, geçim kaynağı. turzaqan - ikisine de rızk/bahşiş verilecek. rizq - nimet, bağış, pay. raziq - sağlayan, veren. razzaq - büyük sağlayıcı/bahşeden.rızık verenlerin

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Meryemoğlu İsa, Rabbimiz demişti, bize gökten bir sofra yemek indir de bugün, hem önce gelenlerimize bayram olsun, hem sonra gelenlerimize, hem de senden bir delil olsun; sen bizi rızıklandır ve sen, rızık verenlerin en hayırlısısın.

Abdulkadir Gölpınarlı

Meryemoğlu İsa, Rabbimiz demişti, bize gökten bir sofra yemek indir de bugün, hem önce gelenlerimize bayram olsun, hem sonra gelenlerimize, hem de senden bir delil olsun; sen bizi rızıklandır ve sen, rızık verenlerin en hayırlısısın.

Adem Uğur

Meryem oğlu İsa şöyle dedi: Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki, bizim için, geçmiş ve geleceklerimiz için bayram ve senden bir âyet (mucize) olsun. Bizi rızıklandır; zaten sen, rızık verenlerin en hayırlısısın.

Ahmed Hulusi

Meryemoğlu İsa: "Allahım! Rabbimiz. . . Üzerimize semadan bir maide inzal et bizim için de, hem evvelimiz ve hem ahirimiz için bir bayram ve senden bir delil olsun. . . Rızıklandır bizi; sen rızıklandıranların en hayırlısısın" dedi.

Ahmet Tekin

Meryem’in oğlu Îsâ: 'Ey Rabbimiz, bize gökten mükellef bir sofra indir. Bizim için, geçmişimiz ve gelecek nesillerimiz için bayram olsun. Senin kudretine, Rasulünün görevinin tasdikine bir işaret, bir mûcize olsun. Bize rızık ver. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.' dedi.

Ahmet Varol

Meryem oğlu İsa: 'Ey Rabbimiz olan Allah'ım! Bize, öncekilerimiz ve sonrakilerimiz için bayram ve senin katından bir mucize olacak bir sofra indir. Bizi rızıklandır. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın' dedi.

Ali Bulaç

Meryem oğlu İsa: "Allah'ım, Rabbimiz, bize gökten bir sofra indir, öncemiz ve sonramız için bir bayram ve Sen'den de bir belge olsun. Bizi rızıklandır, Sen rızık vericilerin en hayırlısısın" demişti.

Ali Fikri Yavuz

Meryem oğlu Îsa şöyle yalvardı: “- Ey Allah’ım, Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki, bizim hem evvelimiz, hem de âhirimiz için bir bayram ve kudretinden bir mûcize olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.

Ali Rıza Safa

Meryem Oğlu İsa, "Allahım... Efendimiz!" dedi; "Gökten bize bir sofra indir; öncemiz ve sonramız için bir kutlama ve Senden bir mucize olsun. Ve bize geçimlikler ver. Çünkü Sen, geçimlik verenlerin en iyisisin!"

Bayraktar Bayraklı

Meryem oğlu İsa şöyle demişti: "Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir, Havarilerle bana, şu anki nesillerimize ve gelecekteki nesillerimize bir bayram ve senden bir delil olsun. Bizi rızıklandır; zaten sen, rızık verenlerin en cömerdisin."

Bekir Sadak

Meryem oglu Isa, «Allahim! Rabbimiz! Bize ve bizden sonra geleceklere bayram ve Sen'den bir delil olarak gokten bir sofra indir, bizi riziklandir, Sen rizik verenlerin en hayirlisisin» dedi.

Celal Yıldırım

Meryem oğlu İsâ (duâ ederek) dedi ki: Allah'ım ! Rabbimiz ! Üzerimize gökten (öyle) bir sofra indir ki, bizim ilkimize de sonrakilerimize de bayram ve senden açık bir belge (mu'cize) olsun. Bizi rızıklandır; sen rızık verenlerin en hayırlısısın.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Meryem oğlu Îsâ şöyle yalvardı: “Allahım! Ey rabbimiz! Bize gökten öyle bir sofra indir ki, ilk gelenimizden son gelenimize kadar bizler için bir şölen ve senden bir işaret olsun. Bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın.

Diyanet İşleri

Meryem oğlu İsa, "Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki; önce gelenlerimize (zamanımızdaki dindaşlarımıza) ve sonradan geleceklerimize bir bayram ve senden (gelen) bir mucize olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızıklandıranların en hayırlısısın" dedi.

Diyanet İşleri (eski)

Meryem oğlu İsa, 'Allahım! Rabbimiz! Bize ve bizden sonra geleceklere bayram ve Sen'den bir delil olarak gökten bir sofra indir, bizi rızıklandır, Sen rızık verenlerin en hayırlısısın' dedi.

Diyanet Vakfi

Meryem oğlu İsa şöyle dedi: Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki, bizim için, geçmiş ve geleceklerimiz için bayram ve senden bir âyet (mucize) olsun. Bizi rızıklandır; zaten sen, rızık verenlerin en hayırlısısın.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Meryemoğlu İsa da: «Allah'ım, Rabbımız, bizim üzerimize gökten bir sofra indir ki, bizim için, önce ve sonra gelenlerimiz için bir bayram ve senden bir mucize olsun. Bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın!» dedi.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Meryem oğlu İsa şöyle yalvardı: "Allah, ey bizim yegane Rabbimiz, bize gökten bir sofra indir ki, bizim için, önce ve sonra gelenlerimiz için bir bayram ve kudretinden bir nişane olsun! Bizleri rızıklandır. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın!"

Elmalılı Hamdi Yazır

Isa ibni Meryem şöyle yalvardı: Ya Allah! ey bizim yegane rabbımız! bize Semadan bir maide indir ki bizim için hem evvelimiz, hem ahırımız için bir bayram ve kudretinden bir nişane ola ve bizleri merzuk eyle ki sen hayrurrazikinsin

Erhan Aktaş

Meyrem Oğlu İsa: "Ey Allah'ım, Rabb'imiz, gökten üzerimize bir sofra indir. Ki o sofra bizim için; öncemiz ve sonramız için bir bayram olur ve Sen'den de bir ayet. Bizi rızıklandır ve Sen rızıklandıranların en hayırlısısın." dedi.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Meryem oğlu İsa: "Ey Allah'ım, Rabb'imiz, gökten üzerimize bir sofra indir. Ki o sofra bizim için; öncemiz ve sonramız için bir bayram olur ve Sen'den de bir ayet. Bizi rızıklandır ve Sen rızıklandıranların en hayırlısısın." dedi.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Meryem oğlu İsa: "Ey Allah'ım, Rabb'imiz, gökten üzerimize bir sofra indir. Ki o sofra bizim için; öncemiz ve sonramız için bir bayram olur ve Sen'den de bir ayet. Bizi rızıklandır ve Sen rızıklandıranların en hayırlısısın." dedi.

Fizilal-il Kuran

Bunun üzerine Meryemoğlu İsa şöyle dedi; «Allah'ım, ey Rabbimiz, bize gökten bir sofra indir ki bu gün hem öncekilerimiz hem de sonrakilerimiz için bir bayram ve senin bize gösterdiğin bir mucize olsun. Bize rızık ver. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.»

Gültekin Onan

Meryem oğlu İsa: "Tanrım, rabbimiz, bize gökten bir sofra indir de öncemiz ve sonramız için bir bayram ve senden bir ayet olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızık vericilerin en hayırlısısın" demişti.

Hamdi Döndüren

Meryem oğlu İsa dedi ki: “Ey Rabbimiz olan Allah’ımız! Bize (bugün) gökten bir sofra indir ki, ilkimize de, sonra gelenlerimize de bir bayram ve senden bir mucize olsun. Bizi rızıklandır; sen, rızık verenlerin en hayırlısısın!”

Hasan Basri Çantay

Meryem oğlu İsa (düa ederek) dedi ki: "Hey Allah, hey bizim Rabbimiz, üstümüze gökden bir sofra indir ki bizim hem evvelimiz, hem ahirimiz için bir bayram ve senden bir ayet (mu'cize) olsun. Bizi rızıklandır. Sen rızk verenlerin en hayırlısısın".

Hasib Asutay

Meryem oğlu İsa (dua ederek) dedi ki: 'Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki, bizim için, geçmiş ve geleceklerimiz için bir bayram (şölen) ve senden bir mucize olsun. Bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın.'

Hayrat Neşriyat

'Meryemoğlu Îsâ: 'Ey Rabbimiz olan Allah! Bize gökten bir mâide (bir sofra)indir ki, (o iniş günü) bizim için, hem evvelimiz, hem âhirimiz (sonra gelenlerimiz) için bir bayram ve senden bir mu'cize olsun! Bizi rızıklandır; çünki sen, rızık verenlerin en hayırlısısın’ demişti.'

İbni Kesir

Meryem oğlu İsa'da: Allahım; Rabbımız, üstümüze gökten bir sofra indir ki, bizim hem öncekilerimiz, hem sonrakilerimiz için bir bayram ve Senden bir ayet olsun. Bizi rızıklandır. Sen, rızık vernlerin en hayırlısısın, diye dua etmişti.

Mehmet Okuyan

Meryem oğlu İsa şöyle dua etmişti: “Ey Allah’ım! Rabbimiz! Bize hem bizim için hem de öncekilerimiz ve sonrakilerimiz (büyüklerimiz ve küçüklerimiz) için bir bayram ve senden bir delil olacak şekilde gökten bir sofra indir! Bizi rızıklandır! Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.”

Muhammed Esed

İsa, Meryemin oğlu, "Ey Allahım, ey Rabbimiz!" dedi, "Gökten bize bir sofra gönder: o, bizim için ilkimizden sonuncumuza kadar sürekli tekrarlanan bir ziyafet ve senden bir işaret olacaktır. Ve bize rızkımızı ver, zira Sen rızık verenlerin en iyisisin!"

Mustafa İslamoğlu

Meryem oğlu İsa dedi ki: "Ey Allah'ım Rabbimiz! Gökten bize bir sofra gönder: o, bizim için ilkimizden sonuncumuza kadar sürekli bir sevinç ve Senden bir işaret olacaktır. Ve bize rızkımızı ver, zira rızık verenlerin en hayırlısı sensin.

Ömer Nasuhi Bilmen

Meryem'in oğlu İsâ dedi ki: «Ey Allah! Ey bizim Rabbimiz! Bizim üzerimize gökten bir mâide indir ki, bizim evvelimiz ve ahirimiz için bir bayram ve senden bir âyet olsun ve bizi merzûk et ve Sen rızık verenlerin en hayırlısısın.»

Ömer Öngüt

Meryem oğlu İsâ şöyle dedi: “Ey Allah'ım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir ki, bizim hem öncekilerimiz hem sonrakilerimiz için bir bayram ve senden bir delil (mucize) olsun. Bizi rızıklandır, sen rızık verenlerin en hayırlısısın!”

Suat Yıldırım

Meryem’in oğlu İsa: "Ey büyük Rabbimiz! Ey yüce Allah! Bize gökten bir sofra indir ki bizim hem evvelimiz, hem âhirimiz (yani ümmetimizin tamamı) için o gün bir bayram olsun ve Sen’den bir mûcize olsun. Bizi rızıklandır, zira rızık verenlerin en hayırlısı Sen’sin." dedi.

Süleyman Ateş

Meryem oğlu İsa da: "Allah'ım, Rabbimiz, bizim üzerimize gökten bir sofra indir ki bizim için, önce ve sonra gelenlerimiz için (o gün) bir bayram olsun ve (o olay) Senden de bir mu'cize olsun. Bizi rızıklandır, Sen rızık verenlerin en hayırlısısın!" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Meryemoğlu İsa dedi ki: "Ey Allah'ım! Ey Sahibimiz! Bize gökten bir sofra indir. Hem şimdikiler hem de bizden sonrakiler için bir bayram ve senden bir belge olsun. Bize rızık ver. Rızık verenlerin en hayırlısı sensin."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Meryem oğlu İsa dedi ki "Ey Allahım! Ey Rabbimiz! Bize gökten bir sofra indir. Bizim için, öncekiler ve sonra gelenlerimiz için bir bayram hem de senden bir mucize olsun. Bize rızık ver. Sen rızık verenlerin en hayırlısısın."

Şaban Piriş

Meryemoğlu İsa dedi ki: -Allah'ım, Rabbimiz, gökten bize bir sofra indir. Bu, hem bizim için, hem de evvelimiz ve ahirimiz için bir bayram ve senden bir mucize olsun. Bizi rızıklandır. Sen, rızık verenlerin en hayırlısısın.

Tefhim-ul Kuran

Meryem oğlu İsa da: «Allah'ım, Rabbimiz, bize gökten bir sofra indir, öncemiz ve sonramız için bir bayram ve Sen'den de bir belge olsun. Bizi rızıklandır, Sen rızık vericilerin en hayırlısısın» demişti.

Ümit Şimşek

Meryem oğlu İsa dedi ki: 'Ey Rabbimiz olan Allahım! Bize gökten bir sofra indir ki bizim evvel gelenlerimize ve sonra gelecek olanlarımıza bir bayram ve Senden bize bir âyet olsun. Bizi rızıklandır; çünkü Sen rızıklandıranların en hayırlısısın.'

Yaşar Nuri Öztürk

Meryem oğlu İsa şöyle yakardı: "Allahım, ey Rabbimiz! Üzerimize gökten bir sofra indir de bizim hem öncekilerimize hem sonrakilerimize bir bayram olsun, senden bir mucize olsun. Rızıklandır bizi! Rızık verenlerin en hayırlısı sensin!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məryəm oğlu İsa dedi: “Ey Allahım! Ey bizim Rəbbimiz! Bizə göydən bir süfrə endir ki, bizim həm birincimiz, həm də axırıncımız üçün bir bayram və Səndən bir möcüzə olsun. Bizə ruzi ver, Sən ruzi verənlərin ən yaxşısısan!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məryəm oğlu İsa dedi: ″Ya Allah, ey bizim Rəbbimiz! Bizə göydən bir süfrə nazil et ki, o bizim həm birincimiz, həm də axırıncımız (həm bizim, həm də bizdən sonra gələnlər) üçün bir bayram və Səndən (Sənin qüdrətindən) bir möʼcüzə olsun. Bizə ruzi ver ki, Sən ruzi verənlərin ən yaxşısısan!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Jesus, Marias Sohn, sagte: ʺGott, unser Herr! Sende uns einen Tisch vom Himmel herab, daß es ein Festtag für uns alle sei, für den ersten wie für den letzten, ein Wunder von Dir, und ernähre uns, bist Du doch der beste Ernährer!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

ʹIsa, der Sohn Maryams, sagte: ʺO Allah, unser Herr, sende zu uns einen Tisch (mit Speisen) vom Himmel herab, der für uns, für den ersten von uns und den letzten von uns, ein Fest sein soll und ein Zeichen von Dir. Und versorge uns. Du bist ja der beste Versorger.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Da sagte Jesus, der Sohn der Maria: ʺO Allah, unser Herr, sende uns einen Tisch (mit Speise) vom Himmel herab, daß er ein Fest für uns sei, für den Ersten von uns und für den Letzten von uns, und ein Zeichen von Dir; und versorge uns; denn Du bist der beste Versorger.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Isa Ibnu-Maryam sagte: ʺALLAH, unser HERR! Sende uns einen mit Speisen gedeckten Tisch vom Himmel herab, damit dieser ein immer wiederkehrendes Fest für uns wird - für die Ersten und für die Letzten von uns, und als Aya von Dir, und gewähre uns Rizq, denn DU bist gewiß Der Beste, Der Rizq gewährt.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

There and then you made your invocatory prayer, thus "O Allah, our Creator, I pray and beseech you to send down to us from your heaven’s realm a table set with food to serve as an occasion to yield our souls to festive mirth and to regale the first and the last of us who conform their will to Your will and as a graceful sign convincing people of Your Omnipotence and Authority. O Allah, our Creator, and provision us from your bounty with the means of sustaining life; You are the best purveyor to fit every person with what is necessary and with what he needs".

Abdul Haleem

Jesus, son of Mary, said, ‘Lord, send down to us a feast from heaven so that we can have a festival- the first and last of us- and a sign from You. Provide for us: You are the best provider.’

Abdullah Yusuf Ali

Said Jesus the son of Mary: "O Allah our Lord! Send us from heaven a table set (with viands), that there may be for us - for the first and the last of us - a solemn festival and a sign from thee; and provide for our sustenance, for thou art the best Sustainer (of our needs)."

Abul A'la Maududi

Jesus, son of Mary, then prayed: 'O Allah, our Lord, send down to us a repast from the heavens that shall be a festival for the first of us and for the last of us, and a sign from You. And provide us with sustenance, for You are the best Provider of sustenance.'

Aisha Bewley

‘Isa son of Maryam said, ‘Allah, our Lord, send down a table to us out of heaven to be a feast for us, for the first and last of us, and as a Sign from You. Provide for us! You are the Best of Providers!’

Al-Hilali & Khan

‘Îsâ (Jesus), son of Maryam (Mary), said: "O Allâh, our Lord! Send us from the heaven a table spread (with food) that there may be for us - for the first and the last of us - a festival and a sign from You; and provide us sustenance, for You are the Best of sustainers."

Ali Quli Qarai

Said Jesus son of Mary, ‘O Allah! Our Lord! Send down to us a table from the sky, to be a festival for us, for the first ones and the last ones among us and as a sign from You, and provide for us; for You are the best of providers. ’

Amatul Rahman Omar

Jesus, son of Mary, prayed, `O Allâh! our Lord! send down to us a table spread with a sure and lasting food from heaven that it may be to us a (source of) festival ever recurring, to the first of us and to the last of us and (serve as) sign from You and provide sustenance for us, for You are the Best of providers of sustenance. '

Arthur John Arberry

Said Jesus son of Mary, 'O God, our Lord, send down upon us a Table out of heaven, that shall be for us a festival, the first and last of us, and a sign from Thee. And provide for us; Thou art the best of providers.'

Bijan Moeinian

Then Jesus, son of Mary, prayed: "O Lord send us from the heaven a table fit for a feast; may the first and the last of us celebrate it as a sign from you. O Lord grant us our daily needs as you are the best Provider."

E. Henry Palmer

Said Jesus the son of Mary, 'O God, our Lord! send down to us a table from heaven to be to us as a festival, - to the first of us and to the last, and a sign from Thee, - and grant us provision, for Thou art the best of providers. '

Edip-Layth

Jesus son of Mary said, "Our Lord and god, send down to us a feast from heaven, that it becomes a joy to us from the first to the last, and a sign from You, and provide for us, you are the best provider."

George Sale

Said Jesus, son of Mary, 'O Allah, our Lord, send down to us a table from heaven spread with food that it may be to us a festival, to the first of us and to the last of us and a Sign from Thee; and provide sustenance for us, for Thou art the Best of Sustainers. '

Hamid S. Aziz

Said Jesus the son of Mary, "O Allah, our Lord! Send down to us a table spread with food from heaven, to be a feast for us, for the first of us and for the last of us, and a sign from Thee. Give us sustenance, for Thou art the best of Providers."

Mahmoud Ghali

Isa son of Maryam said, "O Allah, our Lord, send down upon us a Table from the heaven that will be (for) us a festival, for the first of us and the last (of us), and a sign from You. And provide for us; and You are The Most Charitable of providers."

Marmaduke Pickthall

Jesus, son of Mary, said: O Allah, Lord of us! Send down for us a table spread with food from heaven, that it may be a feast for us, for the first of us and for the last of us, and a sign from Thee. Give us sustenance, for Thou art the Best of Sustainers.

Mohamed Ahmed - Samira

Said Jesus, son of Mary. "O God, our Lord, send down a table well laid out with food from the skies so that this day may be a day of feast for the earlier among us and the later, and a token from You. Give us our (daily) bread, for You are the best of all givers of food."

Muhammad Asad

Said Jesus, the son of Mary: "O God, our Sustainer! Send down upon us a repast from heaven: it shall be an ever-recurring feast for us - for the first and the last of us -and a sign from Thee. And provide us our sustenance, for Thou art the best of providers!"

Mustafa Khattab

Jesus, son of Mary, prayed, "O Allah, our Lord! Send us from heaven a table spread with food as a feast for us—the first and last of us—and as a sign from You. Provide for us! You are indeed the Best Provider."

Progressive Muslims

Jesus son of Mary, said: "O God, send down to us a feast from heaven, that it becomes a joy to us from the first to the last, and a sign from You, and provide for us, you are the best provider. "

Sahih International

Said Jesus, the son of Mary, "O Allah, our Lord, send down to us a table [spread with food] from the heaven to be for us a festival for the first of us and the last of us and a sign from You. And provide for us, and You are the best of providers."

Sam Gerrans

Jesus, son of Mary said: “O God, our Lord: send Thou down upon us a table spread from the sky to be a feast for us — for the first of us and the last of us — and a proof from Thee; and give Thou us provision; and Thou art the best of providers.”

Shabbir Ahmed

Jesus, son of Mary, said, "O God our Lord! Help us create the Heavenly System on earth that ensures abundance of provision for all of us. Let there be a happy feast for the founders and the followers of the Divine System. This will be a Sign from You that Your Commands are blissful. Provide for us and You are the Best of providers."

Syed Vickar Ahamed

Isa (Jesus), the son of Maryam (Mary), said: "O Allah, our Lord! Send us from heaven a Table set (with meats and food), that there may be for us— For the first and the last of us— A true and holy feast and a Sign from You; And provide for us the means to live, for You are the Best Provider (Khair-ur-Razikheen, of our needs). "

Taqi Usmani

‘Īsā son of Maryam said, "O Allah, our Lord, send down to us a repast from heaven which may be a happy occasion for us, for all our generations present and future, and a sign from You, and give us provisions. You are the best Giver of Provisions."

The Monotheist Group

Jesus, son of Mary, said: "Our god, our Lord, send downto us a feast from the heaven, that it becomes a joy to us from the first to the last, and a sign from You, and provide for us, you are the best provider."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺO Allah, notre Seigneur, dit Jésus, fils de Marie, fais descendre du ciel sur nous une table servie qui soit une fête pour nous, pour le premier dʹentre nous, comme pour le dernier, ainsi quʹun signe de Ta part. Nourris-nous: Tu es le meilleur des nourrisseurs.ʺ

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Îsayê kurê Meryemê got: Xweda; perwerdigarê me! Ji me re ji esmên sifreyekê daxe xwarê da ku ji bo me û ji bo yên berî me û yên piştî me re bibe cejn (îd) û bila bibe mûcîzeyek ji te. Risqê me bide Tu her çêtirînê risiqdaran î.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

ʹIsa, de zoon van Marjam zei: ʺO God, onze Heer, laat tot ons uit de hemel een tafel neerdalen die voor ons een feest zal zijn, voor de eerste van ons en de laatste van ons en een teken van U. En voorzie in ons levensonderhoud; U bent de beste voorziener.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Jezus de zoon van Maria, zeide: O God, onze Heer! laat eene tafel tot ons uit den hemel nederdalen; dat de dag van hare nederdaling een feestdag voor ons worde: voor den eerste van ons en voor den laatste van ons, en een teeken van u; en voorzie haar van voedsel voor ons; want gij zijt de beste voorziener.

Hollandaca — Siregar

ʹIsa, zoon van Maryam, zei: ʺO Allah, onze Heer, doe een tafel uit de hemel neerdalen opdat er voor de eerste tot en met de laatste van ons een plechtig feest (ʹId) is, als een Teken van U. En geeft ons voorziening en U bent de Beste van de Voorzieners.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Сказал Ииса, сын Марьям (когда понял искренность их намерений): «О, Аллах, Господь наш! Низведи нам трапезу с неба, которая будет праздником [мы возьмем этот день за праздник] для первых из нас [тех, которые живут сейчас] и для последних из нас [тех, которые будут жить после нас] и знамением от Тебя [доводом, указывающим на Твое величие и единственность]. И даруй нам удел [облегчи его получение], ведь Ты – лучший из дарующих удел!»

Rusça — Osmanov

ʹИса, сын Марйам, сказал: ʺО Аллах, Господи наш! Ниспошли нам с неба трапезу, которая была бы праздником и нам, и потомкам нашим и знамением от Тебя. Даруй же нам удел, ибо Ты - лучший из дарующих уделʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och Jesus, Marias son, sade: ʺGud, vår Herre! Låt en måltid från himlen sänka sig ned till oss; den skall bli en högtid för oss, för den förste och den siste, och ett tecken från Dig. Och försörj oss (med det som vi behöver)! Du är den bäste Försörjaren.ʺ