Bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah, onların örnek teşkil edecek durumlarını insanlara böyle anlatır.

ذٰلِكَ بِاَنَّ الَّذِينَ كَفَرُوا اتَّبَعُوا الْبَاطِلَ وَاَنَّ الَّذِينَ اٰمَنُوا اتَّبَعُوا الْحَقَّ مِنْ رَبِّهِمْ كَذٰلِكَ يَضْرِبُ اللّٰهُ لِلنَّاسِ اَمْثَالَهُمْ

ƶālike bi enne (e)lleƶīne keferū ttebeǔ l-bāTile ve enne (e)lleƶīne āmenū ttebeǔ l-Haḳḳa min rabbihim ke ƶālike yeDribu (a)llahu li n-nāsi emṧālehum

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ذٰلِكَƶālikebu böyledir
2بِاَنَّbi enneçünkü
3الَّذِينَ(e)lleƶīnekimseler
4كَفَرُواkeferūك ف رGizlemek, örtmek, reddetmek, inanmamak, müteşekkir olmamak, şükran duymamak, nankörlük etmek, tanımamak, inkar, imansız, siyah at, karanlık gece, ekici / çiftçi. Türkçe’ye girmiş türevler : kâfir, küfür, kefere, küffar, tekfir, kefaretinkar eden(ler)
5اتَّبَعُواttebeǔت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekuymuşlardır
6الْبَاطِلَl-bāTileب ط لBoş olmak, geçersiz olmak, batıl olmak, yok olmak, işe yaramaz hale gelmek, hükümsüz kalmak, cesur olmak, kahraman olmak, kahramanlık yapmakbatıla
7وَاَنَّve enneve şüphesiz
8الَّذِينَ(e)lleƶīneki
9اٰمَنُواāmenūا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninananlar ise
10اتَّبَعُواttebeǔت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekuymuşlardır
11الْحَقَّl-Haḳḳaح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhakka
12مِنْmingelen
13رَبِّهِمْrabbihimر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRablerinden
14كَذٰلِكَke ƶālikeişte böyle
15يَضْرِبُyeDribuض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakanlatır
16اللّٰهُ(a)llahuAllah
17لِلنَّاسِli n-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanlara
18اَمْثَالَهُمْemṧālehumم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.onların durumlarını

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu da, şüphe yok ki kâfir olanların, boş şeylere uymalarından ve gene şüphe yok ki inananların, Rablerinden gelen gerçeğe uymalarındandır ve işte Allah, insanlara böyle örnekler getirmekte, hallerini böyle anlatmaktadır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bu da, şüphe yok ki kâfir olanların, boş şeylere uymalarından ve gene şüphe yok ki inananların, Rablerinden gelen gerçeğe uymalarındandır ve işte Allah, insanlara böyle örnekler getirmekte, hallerini böyle anlatmaktadır.

Adem Uğur

Bunun sebebi, inkâr edenlerin bâtıla uymaları, inananların da Rablerinden gelen hakka uymuş olmalarıdır. İşte böylece Allah, insanlara kendilerinden misallerini anlatır.

Ahmed Hulusi

Bu böyledir; çünkü hakikat bilgisini inkar edenler, geçersiz fikirlere tabi oldular! İman edenler ise Rablerinden Hakk'a tabi oldular. . . İşte böylece Allah insanlara onların (iki grubun) misallerini veriyor.

Ahmet Tekin

Bu, inkârda ısrar edenlerin, kâfirlerin bâtıla uymaları, inananların da, Rablerinden gelen gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirecek hak kitap, Kur’ân’a uymuş olmaları sebebiyledir. İşte böylece Allah, insanların iyiliği, kurtuluşu için kendilerinden misaller vererek doğruları anlatır.

Ahmet Varol

Bu, inkâr edenlerin bâtıla uymaları, iman edenlerin ise Rablerinden gelen gerçeğe uymaları dolayısıyladır. İşte Allah insanlara örneklerini böyle açıklar.

Ali Bulaç

İşte böyle; hiç şüphesiz, inkar edenler batıl olana uymuşlar; ve hiç şüphesiz, iman edenler Rablerinden olan hakka uymuşlardır. İşte Allah, insanlara kendi örneklerini böyle vererek gösteriyor.

Ali Fikri Yavuz

Bunun sebebi: Çünkü kâfir olanlar bâtıla uymuşlardır. İman edenler ise, Rablerinden gelen Kur’an’a uymuşlardır. İşte Allah, insanlara, hallerini böyle beyan eder.

Ali Rıza Safa

Bu böyledir. Çünkü nankörlük edenler, boş ve tutarsız olanı izlerler; inananlar ise Efendilerinden gelen gerçeği izlerler. Allah, onların örneklerini, insanlara, işte böyle anlatıyor.

Bayraktar Bayraklı

Bunun sebebi, inkar edenlerin batıla uymaları; inananların da Rabblerinden gelen hakka uymuş olmalarıdır. İşte Allah, insanlara kendileriyle ilgili durumları böyle örnek vermektedir.

Bekir Sadak

Bu, inkar edenlerin batila uymalari ve inananlarin Rablerinden gelen gercege uymalarindan oturu boyledir. Allah boylece insanlara kendilerinin misallerini anlatir.

Celal Yıldırım

Bu böyledir. Çünkü inkâra sapanlar bâtıla uydular; imân edenler ise Rablarından gelen hakka uydular. İşte böylece Allah, insanlara kendileriyle ilgili misâllerini getirir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Bunun da sebebi şudur ki, inkâr edenler boş şeylerin peşine düşmüşlerdir, iman edenlerse rablerinden gelen gerçeğe uymuşlardır. Allah insanlara kendilerinden örnekleri işte böyle vermektedir.

Diyanet İşleri

Bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından dolayıdır. İşte Allah, onların örnek teşkil edecek durumlarını insanlara böyle anlatır.

Diyanet İşleri (eski)

Bu, inkar edenlerin batıla uymaları ve inananların Rablerinden gelen gerçeğe uymalarından ötürü böyledir. Allah böylece insanlara kendilerinin misallerini anlatır.

Diyanet Vakfi

Bunun sebebi, inkâr edenlerin bâtıla uymaları, inananların da Rablerinden gelen hakka uymuş olmalarıdır. İşte böylece Allah, insanlara kendilerinden misallerini anlatır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bu, inkâr edenlerin batıla uymaları ve iman edenlerin de Rablerinden gelen gerçeğe tâbi olmalarından dolayı böyledir. İşte böylece Allah insanlara kendi misallerini anlatır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun sebebi inkar edenlerin kendilerini batıla uydurmaları, iman edenlerin ise Rablerinden gelen gerçeğe uymalarıdır. İşte Allah, insanlara kılıklarını böyle anlatır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bunun sebebi çünkü küfredenler kendilerini batıla uydurmakta, iyman edenler ise rablarından gelen hakka uymaktadırlar, işte Allah insanlara kılıklarını böyle tanıtır

Erhan Aktaş

Bu, Kafirlerin, "Batıl'a" uymaları, İman Edenlerin ise Rabb'lerinden gelen "Hakk'a" uymaları nedeniyledir. İşte Allah, insanlara kendi durumlarını böyle örnek verir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu, Kafirlerin, "Batıl'a" uymaları, inananların ise Rabb'lerinden gelen "Hakk'a" uymaları nedeniyledir. İşte Allah, insanlara kendi durumlarını böyle örnek verir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu, gerçeği yalanlayan nankörlerin, "Batıl'a" uymaları, inananların ise Rabb'lerinden gelen "Hakk'a" uymaları nedeniyledir. İşte Allah, insanlara kendi durumlarını böyle örnek verir.

Fizilal-il Kuran

Bunun sebebi, inkar edenlerin batıla uymaları, inananların da Rablerinden gelen hakka uymuş olmalarındandır. İşte Allah, onların durumlarını, insanlara böyle anlatır.

Gültekin Onan

İşte böyle; hiç şüphesiz, küfredenler batıl olana uymuşlar; ve hiç şüphesiz, inananlar rablerinden olan hakka uymuşlardır. İşte Tanrı, insanlara kendi örneklerini böyle vererek gösteriyor.

Hamdi Döndüren

Bunun sebebi, inkâr edenlerin bâtıla uymaları, inananların ise Rablerinden gelen gerçeğe tâbi olmalarıdır. İşte Allah, onların durumlarını insanlara böyle anlatır.

Hasan Basri Çantay

Bunun sebebi şudur Çünkü küfredenler baatıla uymuşlar, iman edenlerse rablerinden (gelen) hakka tabi olmuşlardır. Allah insanlara misallerini böylece açıklar.

Hasib Asutay

Bu, inkâr edenlerin bâtıla uymaları, inananların da Rablerinden gelen gerçeğe uymuş olmalarından dolayıdır. Allah, insanlara örneklerini böylece açıklar.

Hayrat Neşriyat

Bunun sebebi, şübhesiz inkâr edenlerin bâtıla uymaları, hakikaten îmân edenlerin ise Rableri tarafından (gelen) hakka tâbi' olmalarıdır. İşte böylece Allah, insanlara (kendi hâllerini açıklayan) misâllerini getirir.

İbni Kesir

İşte böyle. Muhakkak ki o küfredenler, batıla uymuşlar ve iman edenler de Rabblarından gelen hakka uymuşlardır. Böylece Allah, insanlara misallerini anlatır.

Mehmet Okuyan

Bunun sebebi, inkâr edenlerin batıla uymaları, inananların da Rablerinden gelen gerçeğe uymuş olmalarıdır. İşte böylece Allah insanlara kendilerinden örnekler vermektedir.

Muhammed Esed

Bu böyledir, çünkü hakikati inkara şartlanmış olanlar, sahte ve yalanın arkasından gittikleri halde iman edenler (yalnızca) Rablerinden (gelen) hakikate uyarlar. Allah, onların gerçek durumu ile ilgili örnek olayları insanlara bu şekilde anlatmaktadır.

Mustafa İslamoğlu

Bu böyle olacaktır; çünkü inkarda ısrar edenler anlamsız ve amaçsızlığın peşine takılmıştır, imanda sebat edenlerse, Rablerinden gelen hakikate tabi olmuşlardır. İşte Allah insanlara kendi durumlarını böyle açıklamaktadır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bunun sebebi şudur ki, şüphe yok, kâfir olanlar bâtıla tâbi olmuşlardır, imân edenler de Rablerinden gelen hakka tâbi bulunmuşlardır. İşte Allah, nâsa hallerini böylece beyan eder.

Ömer Öngüt

İşte böyle. İnkâra sapanlar bâtıla uydular, iman edenler ise Rablerinden gelen hakka uydular. Allah insanlara misallerini işte böyle anlatır.

Suat Yıldırım

Bu böyledir. Çünkü kâfirler batıla uydular. İman edenler ise Rab’leri tarafından gönderilen hakka uydular. İşte Allah insanlara kendi durumlarını böylece beyan eder.

Süleyman Ateş

Bu, böyledir: Çünkü inkar edenler batıla uymuşlar; inananlar ise Rablerinden gelen hakka uymuşlardır. İşte Allah, onların durumlarını, insanlara böyle anlatır.

Süleymaniye Vakfı

Bunun sebebi, kafir olanların /ayetleri görmezlikten gelenlerin batıla uymaları, Allah'a inanıp güvenenlerin ise Rablerinden gelen hakka uymalarıdır. Allah, insanlara, kendi hallerini işte böyle örneklendirir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunun sebebi şudur; ayetleri görmezlikten gelenler (kafirler), boş işlere dalarlar. Allah'a inanıp güvenenler ise Rablerinden gelen gerçeğin arkasında olurlar. Allah, insanlara kendi durumlarını işte böyle anlatır.

Şaban Piriş

Bu, inkar edenlerin batıla, iman edenlerin ise Rab'lerinden gelen hakka tabi olmalarından dolayıdır. Allah, insanlara kendi örneklerini işte böyle vermektedir.

Tefhim-ul Kuran

İşte böyle; hiç şüphesiz, küfredenler batıl olana uymuşlar; ve hiç şüphesiz, iman edenler de Rablerinden olan hakka uymuşlardır. İşte Allah, insanlara kendi örneklerini böyle verip göstermektedir.

Ümit Şimşek

Bunun sebebi, inkâr edenlerin bâtılı izlemeleri, iman edenlerin de Rablerinden gelen hakka uymalarıdır. Allah insanlara kendi durumlarını böyle anlatır.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu böyledir; çünkü küfre batanlar boş ve tutarsıza uymuşlardır. İman edenler ise Rablerinden gelen hakka uymuşlardır. İşte Allah, insanlara kendi durumlarını bu şekilde örnekleyerek anlatır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu ona görədir ki, kafirlər batilə uymuş, iman gətirənlər isə öz Rəbbindən gələn həqiqətə bağlanmışlar. Beləcə, Allah insanlara onlara aid misallar çəkir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bu ona görədir ki, kafirlər batilə uymuş, iman gətirənlər isə öz Rəbbindən gələn haqqa (Qurʼana) tabe olmuşlar. Allah insanlara özlərinə dair məsələləri belə çəkir!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Das liegt daran, daß die Ungläubigen dem Irrtum und die Gläubigen der Wahrheit von Ihrem Herrn folgen. So führt Gott den Menschen die Gleichnisse an, die sie ansprechen.

Almanca — Der Edle Quran

Dies, weil diejenigen, die ungläubig sind, dem Falschen folgen, und diejenigen, die glauben, der Wahrheit von ihrem Herrn folgen. So prägt Allah den Menschen ihre Gleichnisse.

Almanca — M. A. Rassoul

Dies (ist deshalb so), weil jene, die ungläubig sind, dem Trügerischen folgen, und weil diejenigen, die gläubig sind, der Wahrheit ihres Herrn folgen. So beschreibt Allah den Menschen ihre Lage.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dies weil diejenigen, die Kufr betrieben haben, dem für nichtig Erklärten folgten, und diejenigen, die den Iman verinnerlichten, demWahren von ihrem HERRN folgten. Solcherart prägt ALLAH den Menschen ihre Gleichnisse.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Such dispositions: were indeed befitting for the reason that those who denied Allah went in pursuit of the worthless and in vain they wasted their days, while those who believed in Allah with hearts impressed with the image of virtues sought the truth disclosed by Him. Thus Does Allah discourse to people their parables.

Abdul Haleem

This is because the disbelievers follow falsehood, while the believers follow the truth from their Lord. In this way God shows people their true type.

Abdullah Yusuf Ali

This because those who reject Allah follow vanities, while those who believe follow the Truth from their Lord: Thus does Allah set forth for men their lessons by similitudes.

Abul A'la Maududi

That is because those who disbelieved followed falsehood whereas those who believed followed the Truth that came to them from their Lord. Thus does Allah set forth to people parables showing their true state.

Aisha Bewley

That is because those who are kafir follow falsehood whereas those who have iman follow the truth from their Lord. In that way Allah makes comparisons for mankind.

Al-Hilali & Khan

That is because those who disbelieve follow falsehood, while those who believe follow the truth from their Lord. Thus does Allâh set forth for mankind their parables.

Ali Quli Qarai

That is because the faithless follow falsehood, and because the faithful follow the truth from their Lord. That is how Allah draws comparisons for mankind.

Amatul Rahman Omar

That is because those who disbelieve follow falsehood while those who believe follow the Truth (revealed) from their Lord. That is how Allâh explains their condition to mankind (to make them understand).

Arthur John Arberry

That is because those who disbelieve follow falsehood, and those who believe follow the truth from their Lord. Even so God strikes their similitudes for men.

Bijan Moeinian

The reason for such an attitude of God is that the disbelievers are following the wrong path and the believers follow their Lord’s order. God is using these examples to bring to the attention of the people the result of their actions and attitudes.

E. Henry Palmer

That is because those who misbelieve follow falsehood, and those who believe follow the truth from their Lord. Thus does God set forth for men their parables.

Edip-Layth

That is because those who reject followed falsehood, while those who acknowledge followed the truth from their Lord. God thus cites for the people their examples.

George Sale

This will He do, because those who believe not follow vanity, and because those who believe follow the truth from their Lord. Thus God propoundeth unto men their examples.

Hamid S. Aziz

That is because those who disbelieve follow falsehood, and because those who believe follow truth from their Lord. Thus Allah makes their similitudes for mankind.

Mahmoud Ghali

That is because the ones who have disbelieved have closely followed untruth and the ones who have believed have closely followed the Truth from their Lord. Thus Allah strikes their similitudes for mankind.

Marmaduke Pickthall

That is because those who disbelieve follow falsehood and because those who believe follow the truth from their Lord. Thus Allah coineth their similitudes for mankind.

Mohamed Ahmed - Samira

That is because those who refuse to believe only follow what is false; but those who believe follow the truth from their Lord. That is how God gives men precepts of wisdom.

Muhammad Asad

This, because they who are bent on denying the truth pursue falsehood, whereas they who have attained to faith pursue [but] the truth [that flows] from their Sustainer. In this way does God set forth unto man the parables of their true state.

Mustafa Khattab

This is because the disbelievers follow falsehood, while the believers follow the truth from their Lord. This is how Allah shows people their true state ˹of faith˺.

Progressive Muslims

That is because those who disbelieve followed falsehood, while those who believe followed the truth from their Lord. God thus cites for the people their examples.

Sahih International

That is because those who disbelieve follow falsehood, and those who believe follow the truth from their Lord. Thus does Allah present to the people their comparisons.

Sam Gerrans

For it is that those who ignore warning follow falsehood, and that those who heed warning follow the truth from their Lord! Thus does God strike for men their similitudes.

Shabbir Ahmed

This, because those who deny the Truth (have no choice but to) follow Falsehood, and those who believe follow the Truth from their Lord. This is how Allah exemplifies concepts to people from within their own composition. ('Amthalahum' = Their own examples = Illustrations from within themselves = Their own demonstrations = Typify from their own).

Syed Vickar Ahamed

This is because those who disbelieve follow falsehood, while those who believe follow the Truth from their Lord: This way does Allah bring out for men their lessons by similarity.

Taqi Usmani

That is because the disbelievers have followed falsehood, while the believers have followed the truth (that has come) from their Lord. This is how Allah explains their (respective) situations to the people.

The Monotheist Group

That is because those who reject followed falsehood, while those who believe followed the truth from their Lord. God thus puts forth for the people their examples.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ev yek jî, ji ber vê ye ku ew ên ku bawerî neanîne dane pey batilî û ew ên ku bawerî anîne dane pey heqiya ku ji cem Xwedayê wan hatiye. Bi vî awayî Xwedê ji mirovan re encama kirinên wan bi mînakan aşkera dike.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dat komt omdat zij die ongelovig zijn het onware volgen en omdat zij die gelovig zijn de waarheid volgen die van hun Heer afkomstig is. Zo geeft God zijn voorbeelden voor de mensen.

Hollandaca — Siregar

Dat is omdat degenen die ongelovig zijn de valsheid volgen, terwijl degenen die gelovig zijn de Waarheid van hun Heer volgen. Zo maakt Allah voor de mensen vergelijkingen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Это [то, что дела неверующих пропадут и что у верующих будут стерты их плохие деяния] – за то, что те, которые стали неверными, последовали за ложью (а именно за многобожием, то есть придали Аллаху равного, или же еще хуже – кого-то поставили выше Его) (и ослушались Аллаха), а те, которые уверовали, последовали за истиной от их Господа [за единобожием]. Так [примером этих двух групп] приводит Аллах людям примеры подобия их!

Rusça — Osmanov

[Все] это - за то, что неверные следовали лжи, а уверовавшие следовали истине, ниспосланной Господом их. Так Аллах приводит людям притчи.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Så (är det) därför att de som vill förneka sanningen följer det som är falskt och bedrägligt, men de som tror följer den sanning (som de fått) från sin Herre. Gud visar också med exempel hur människorna går till väga.