Muhammed Suresi 28. Ayet — Elfaz
Bu, Allah'ı gazaplandıran şeylere uydukları ve O'nun hoşnut olduğu şeyleri beğenmedikleri içindir. Allah da onların amellerini boşa çıkarmıştır.
1ذٰلِكَƶālikebu böyledirİşaret Zamiri
2بِاَنَّهُمُbi ennehumuçünkü onlarHarf-i Cer+Harf-i Nasb+Zamir
3اتَّبَعُواttebeǔardınca gittilerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmek
4مَاmāşeylerinİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
5اَسْخَطَesḣaTakızdıranMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıس خ طKızmak, öfkelenmek, gazaba gelmek, hiddetlenmek, hoşnutsuz olmak, razı olmamak, memnuniyetsizlik, üzüntü, kin
6اللّٰهَ(a)llaheAllah'ıLafza-i Celal
7وَكَرِهُواve kerihūve hoşlanmadılarBağlaç+Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك ر هZor bulmak, hoşlanmamak, onaylamamak, tiksinti duymak, isteksiz olmak, tiksinmek, nefret etmek, iğrenmek, nefret etmek, isteksiz olmak
8رِضْوَانَهُriDvānehuO'nu razı edecek şeylerdenİsim+Zamirر ض وOndan memnundu/hoşnuttu/tatmin olmuştu; ona iyi niyet veya lütuf ile baktı ya da onu sevdi veya onayladı, seçti/tercih etti, rıza gösterdi, uygun/kabul edilebilir buldu, sevdi, hoşlandı, ona meyletmişti, onu arzuladı. Rıdvan - lütuf, kabul, iyilik, hoşa giden şey.
9فَاَحْبَطَfe eHbeTave boşa çıkardıİsti'nafiye Edatı+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıح ب طBoşa gitmek, sonuçsuz kalmak, yok olmak, işe yaramamak, yararsız olmak, boşa çıkmak, etkisiz hale gelmek. Çok yemek yemek, çok yemekten veya sağlıksız yemekler yemekten dolayı karında şişkinlik veya ağrı oluşması, kişinin işinin veya eyleminin geçersiz veya değersiz olması, bir işe yaramaması, bir şeyden uzak durmak, kaçınmak/sakınmak.
10اَعْمَالَهُمْeǎ'mālehumonların amelleriniİsim+Zamirع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalat