İşte kitabımız, size karşı gerçeği söylüyor. Çünkü biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk.

هٰذَا كِتَابُنَا يَنْطِقُ عَلَيْكُمْ بِالْحَقِّ اِنَّا كُنَّا نَسْتَنْسِخُ مَا كُنْتُمْ تَعْمَلُونَ

hāƶā kitābunā yenTiḳu ǎleykum bi l-Haḳḳi innā kunnā nestensiḣu mā kuntum teǎ'melūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1هٰذَاhāƶāişte
2كِتَابُنَاkitābunāك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitabımız
3يَنْطِقُyenTiḳuن ط قKonuşmak, seslendirmek, sesleri artiküle etmek, net konuşmak.söylüyor
4عَلَيْكُمْǎleykumaleyhinize
5بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekgerçeği
6اِنَّاinnāçünkü biz
7كُنَّاkunnāك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinidik
8نَسْتَنْسِخُnestensiḣuن س خİptal etmek, yok etmek, feshetmek, geçersiz kılmak, silmek, gizlemek, transfer etmek, değiştirmek, kopyalamak, yazıya dökmek, elemekyazıyor
9مَاşeyleri
10كُنْتُمْkuntumك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduğunuz
11تَعْمَلُونَteǎ'melūneع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatyapıyor(lar)

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bu kitabımız, size gerçeği söyler; şüphe yok ki biz, ne yaptıysanız hepsini yazdırmışızdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bu kitabımız, size gerçeği söyler; şüphe yok ki biz, ne yaptıysanız hepsini yazdırmışızdır.

Adem Uğur

Bu, yüzünüze karşı gerçeği söyleyen kitabımızdır. Çünkü biz, yaptıklarınızı kaydediyorduk.

Ahmed Hulusi

İşte bilgimiz! Size Hak olarak dilleniyor. . . Biz yaptıklarınızı kaydediyorduk! (Hafızalıyorduk - varlıktaki evrensel hafıza - memory. )

Ahmet Tekin

'İşte tuttuğumuz sicil, amel defteri. Yüzünüze karşı hakkı, doğruyu söylüyor.' Biz, sizin bütün yaptıklarınızı en ince detayına kadar kaydediyorduk.

Ahmet Varol

'Bu, size karşı gerçeği söyleyen kitabımızdır. Şüphesiz biz sizin yapmakta olduklarınızı yazıyorduk.

Ali Bulaç

"Bu bizim kitabımızdır; sizin aleyhinizde hak ile konuşuyor. Gerçekten biz, sizin yaptıklarınızı yazıyorduk."

Ali Fikri Yavuz

İşte (içine amellerinizi yazdırdığımız) kitabımız! Yüzünüze karşı hakkı söyliyor; çünkü sizin taptıklarınızı hep (meleklere) yazdırıyorduk.

Ali Rıza Safa

"İşte, bu Kitabımız, karşınızda gerçeği söylüyor; kuşkusuz, yaptıklarınızı kaydettik!"

Bayraktar Bayraklı

İşte, kitabımız size gerçeği söylüyor. Şüphesiz biz sizin yaptıklarınızı yazdırmıştık.

Bekir Sadak

«Bu kitabimiz gercekten sizin aleyhinize konusur. Biz yaptiklarinizi suphesiz bir bir kaydediyorduk.»

Celal Yıldırım

İşte bu kitabımız size karşı hakkı söyler; çünkü gerçekten biz sizin işlediklerinizi yazdırdık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Bu, size gerçeği söylemekte olan kitabımızdır, biz bütün yaptıklarınızı kaydetmekte idik” denilecek.

Diyanet İşleri

İşte kitabımız, size karşı gerçeği söylüyor. Çünkü biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk.

Diyanet İşleri (eski)

'Bu kitabımız gerçekten sizin aleyhinize konuşur. Biz yaptıklarınızı şüphesiz bir bir kaydediyorduk.'

Diyanet Vakfi

«Bu, yüzünüze karşı gerçeği söyleyen kitabımızdır. Çünkü biz, yaptıklarınızı kaydediyorduk.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte kitabımız, yüzünüze karşı hakkı söylüyor, çünkü biz sizin yaptıklarnızı hep kaydediyorduk.» (denir).

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte kitabımız, yüzünüze karşı hakkı söylüyor, çünkü Biz sizin yaptıklarınızı hep istinsah (kayd) ediyorduk." denir.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte kitabımız, yüzünüze karşı hakkı söylüyor, çünkü biz sizin yaptıklarınızı hep istinsah ediyorduk

Erhan Aktaş

"İşte bu, yüzünüze karşı gerçekleri ortaya koyan amel defterinizdir. Kuşkusuz Biz, bütün yaptıklarınızı yazdırdık."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"İşte bu, yüzünüze karşı gerçekleri ortaya koyan amel defterinizdir. Kuşkusuz Biz, bütün yaptıklarınızı yazdırdık."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"İşte bu, yüzünüze karşı gerçekleri ortaya koyan amel defterinizdir." Kuşkusuz Biz, bütün yaptıklarınızı yazdırdık.

Fizilal-il Kuran

İşte kitabımız aleyhinize konuşuyor, gerçeği söylüyor. Çünkü biz yaptıklarınızı yazıyorduk..

Gültekin Onan

"Bu bizim kitabımızdır, sizin aleyhinizde hak ile konuşuyor. Gerçekten biz, sizin yaptıklarınızı yazıyorduk."

Hamdi Döndüren

“İşte kitabımız! Yüzünüze karşı gerçeği söylüyor. Çünkü sizin yapmakta olduklarınızı biz hep yazdırıyorduk!”

Hasan Basri Çantay

"Karşınızda hakkı söyleyib duran bu (kitab), bizim kitabımızdır. Şübhe yok ki neler yapıyor idiyseniz biz (hepsini meleklere) yazdırıyorduk".

Hasib Asutay

(Onlara), 'Bu, size karşı gerçeği söyleyen kitabımızdır. (10) Çünkü biz yaptıklarınızı kaydediyorduk' (denilir). (10. Sizin hakkınızda tanıklık ediyor.)

Hayrat Neşriyat

'Bu, size karşı hakkı söyleyen (aleyhinize şâhidlik eden) kitâbımızdır. Şübhesiz ki biz, yapmakta olduğunuz şeyleri yazıyorduk.'

İbni Kesir

Bu kitablarımız sizin aleyhinize hak ile konuşuyor. Şüphesiz Biz, yaptıklarınızı bir bir kaydediyorduk.

Mehmet Okuyan

Bu, size gerçeği söyleyen kitabımızdır.” Şüphesiz ki biz yaptıklarınızı kaydediyorduk.

Muhammed Esed

Bu bizim kayıtlarımız, sizinle ilgili her şeyi bütün gerçekliğiyle anlatır çünkü yaptığınız her şeyi kayda geçirtmiştik!"

Mustafa İslamoğlu

İşte bunlar Bizdeki kayıtlar; aleyhinize (de) olsa tüm gerçeği size o anlatır: çünkü Biz, yaptığınız her şeyi vaktiyle kayda geçirmiştik."

Ömer Nasuhi Bilmen

İşte bu, Bizim kitabımızdır. Size karşı hak ile söylüyor. Şüphe yok ki, Biz sizin neler işler olduklarınızı yazdırmıştık.

Ömer Öngüt

Bu bizim kitabımızdır, sizin aleyhinizde gerçeği söylüyor. Çünkü biz bütün yaptıklarınızı kaydediyorduk.

Suat Yıldırım

İşte karşınızda sadece gerçekleri dile getiren defterimiz. Biz sizin yaptığınız her işi bir yere kaydediyorduk.

Süleyman Ateş

"İşte Kitabımız, aleyhinize gerçeği söylüyor. Çünkü biz, yaptıklarınızı yazıyorduk."

Süleymaniye Vakfı

Bu da hakkınızdaki gerçekleri söyleyen (amellerinizin yazıldığı) kitabımızdır. Çünkü biz, sizin yaptıklarınızı kayda geçiriyorduk.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bu, size bütünüyle gerçekleri söyleyen Kitabımızdır. Yapıp ettiğiniz her şeyi kayda geçirmekteyiz.

Şaban Piriş

Bu kitabımız gerçekten sizin aleyhinizde konuşuyor. Biz, yaptıklarınızı şüphesiz bir bir kaydediyorduk.

Tefhim-ul Kuran

«Bu bizim kitabımızdır; sizin aleyhinizde hak ile konuşuyor. Gerçekten biz, sizin yapmakta olduklarınızı yazıyorduk.»

Ümit Şimşek

İşte bu size gerçeği söyleyen kitabımızdır. Biz sizin bütün yaptıklarınızı kaydediyorduk.

Yaşar Nuri Öztürk

Bu bizim kitabımız, karşınızda gerçeği söylüyor. Çünkü biz, yapıp ettiklerinizin kopyasını çıkarıyorduk / yaptıklarınızı kaydediyorduk.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bu Bizim sizin əleyhinizə həqiqəti söyləyən kitabımızdır. Şübhəsiz ki, Biz sizin etdiyiniz əməlləri yazdırmışıq!”

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bu Bizim kitabımızdır (sizin əməl dəftərinizdir). O sizin əleyhinizə haqqı deyər. Biz sizin etdiyiniz əməlləri (orada mələklərə bir-bir) yazdırmışıq!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Das ist Unser Buch, das über euch der Wahrheit gemäß aussagt. Wir haben alles, was ihr getan habt, aufschreiben lassen.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Dies ist Unser Buch, das mit der Wahrheit gegen euch spricht. Wir ließen (alles) niederschreiben, was ihr zu tun pflegtet.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Das ist Unser Buch; es bezeugt die Wahrheit gegen euch. Wir ließen alles aufschreiben, was ihr getan hattet.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Dies 3 ist Unsere Schrift, sie sagt gegen euch wahrheitsgemäß aus. Gewiß, WIR ließen das abschreiben, was ihr zu tun pflegtet.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

This is Our Book of Records in which entry of your deeds has been made in truth. We have kept a register in which Our angels committed to writing every word, deed and event in a precise manner affording indisputable evidence of all matters in question.

Abdul Haleem

Here is Our record that tells the truth about you: We have been recording everything you do.’

Abdullah Yusuf Ali

"This Our Record speaks about you with truth: For We were wont to put on Record all that ye did."

Abul A'la Maududi

This is Our Record which bears witness against you with truth; We used to record all what you did."

Aisha Bewley

This is Our Book speaking against you with the truth. We have been recording everything you did.’

Al-Hilali & Khan

This Our Record speaks about you with truth. Verily, We were recording what you used to do (i.e. Our angels used to record your deeds).

Ali Quli Qarai

This is Our book, which speaks truly against you. Indeed We used to record what you used to do.’

Amatul Rahman Omar

`Here is Our (prepared) record. It speaks the truth about you. Indeed, We have been getting all your deeds fully registered and preserved.'

Arthur John Arberry

This is Our Book, that speaks against you the truth; We have been registering all that you were doing. '

Bijan Moeinian

"Look at your actions; they are recorded as they happened. "

E. Henry Palmer

This is our Book that speaketh to you with truth; verily, we have written down what ye have done.

Edip-Layth

"This is Our record; it utters the truth about you. We have been recording everything you did."

George Sale

This our book will speak concerning you with truth: Therein have we written down whatever ye have done.

Hamid S. Aziz

This is Our book that speaks against you with truth (or justice); surely We cause to be recorded all what you do,

Mahmoud Ghali

This, Our Book, pronounces against you with the Truth; surely We have been transcribing whatever you were doing. "

Marmaduke Pickthall

This Our Book pronounceth against you with truth. Lo! We have caused (all) that ye did to be recorded.

Mohamed Ahmed - Samira

This, Our record, will speak about you truthfully. We had everything you did recorded in it.

Muhammad Asad

This Our record speaks of you in all truth: for, verily, We have caused to be recorded all that you ever did!"

Mustafa Khattab

This record of Ours speaks the truth about you. Indeed, We always had your deeds recorded ˹by the angels˺."

Progressive Muslims

"This is Our record; it utters the truth about you. We have been recording everything you did."

Sahih International

This, Our record, speaks about you in truth. Indeed, We were having transcribed whatever you used to do."

Sam Gerrans

“This, Our writ, speaks against you the truth; We have caused to be recorded what you did.”

Shabbir Ahmed

"This Our Record tells the truth about you. Behold, We arranged for all your doings to be meticulously recorded.

Syed Vickar Ahamed

"This is Our record (written) with truth (and it) speaks about you: Verily, We used to write on record all that you did. "

Taqi Usmani

This is Our book that speaks against you with truth. We used to get recorded all that you used to do.

The Monotheist Group

"This is Our record; it utters the truth about you. We have been recording everything you did."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Voilà Notre Livre. Il parle de vous en toute vérité car Nous enregistrions (tout) ce que vous faisiezʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ev kitêba Me, derbarê we de bi rastî diaxive. Bêguman Me kirinên we didan nivîsandin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dit is Ons boek, het spreekt de waarheid over jullie uit. Wij hebben wat jullie deden genoteerd.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Dit ons boek zal met waarheid nopens u spreken; daarin hebben wij alles nedergeschreven, wat gij hebt gedaan.

Hollandaca — Siregar

Dit is Ons Boek, dat in Waarheid tot jullie spreekt. Voorwaar, Wij schreven op wat jullie plegen te doen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Эта Наша книга говорит против вас в истине [здесь представлены все ваши дела, без добавлений и убавлений]. Поистине, Мы повелевали (ангелам) записывать (все) то, что вы совершали.

Rusça — Osmanov

Эта Наша книга [деяний] возвещает против вас истинно. Воистину, по Нашему велению записано все, что вы творили.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Detta är Vår bok som säger (den fulla) sanningen om er; allt vad ni gjorde har Vi låtit nedteckna.ʺ