"İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir!"
اِنَّ هٰذَا مَا كُنْتُمْ بِهِ تَمْتَرُونَ
inne hāƶā mā kuntum bihi temterūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Gerçekten de buydu şüphe ettiğiniz.
Abdulkadir Gölpınarlı
Gerçekten de buydu şüphe ettiğiniz.
Adem Uğur
İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.
Ahmed Hulusi
"İşte bu, şüpheyle karşıladığınız (iman etmediğiniz) şeydir!"
Ahmet Tekin
İşte sizin inkâr edip durduğunuz şey budur.
Ahmet Varol
'İşte bu hakkında şüpheye düştüğünüz şeydir.
Ali Bulaç
"Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir."
Ali Fikri Yavuz
İşte bu azab, sizin (dünyada) şübhe edip durduğunuz şeydir.
Ali Rıza Safa
"Kuşkulanıp durduğunuz şey, işte budur!"
Bayraktar Bayraklı
İşte şüphe ettiğiniz azap budur.
Bekir Sadak
(47-50) «ucluyu yakalayin, cehennemin ortasina surukleyin, sonra basina azap olarak kaynar su dokun» denir, sonra ona: «Tad bakalim, hani serefli olan, degerli olan yalniz sendin. Iste bu, suphelenip durdugunuz seydir» denir.
Celal Yıldırım
Elbette bu, hakkında şüphe edip durduğunuz şeydir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(49-50) “Tat bakalım; zira sen (aklınca) güçlü ve itibarlısın. İşte bunlar sizin şüphe ile karşıladığınız şeyler!” deyin.
Diyanet İşleri
"İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir!"
Diyanet İşleri (eski)
(47-50) 'Suçluyu yakalayın, cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün' denir, sonra ona: 'Tad bakalım, hani şerefli olan, değerli olan yalnız sendin. İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir' denir.
Diyanet Vakfi
(47-50) (Allah zebânilere emreder): Tutun onu! Cehennemin ortasına sürükleyin! Sonra başına azap olarak kaynar su dökün! (ve deyin ki:) Tat bakalım. Hani sen kendince üstündün, şerefliydin! İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
İşte sizin inkâr edip durduğunuz şey budur.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
İşte o sizin şüphe ve mücadele edip durduğunuz şey budur.
Elmalılı Hamdi Yazır
İşte o sizin şekk ve mücadele edip durduğunuz bu
Erhan Aktaş
Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Bu, sizin kendisinden kuşku duyduğunuz şeydir.
Fizilal-il Kuran
İşte o kuşkulanıp durduğunuz şey budur!
Gültekin Onan
Gerçekten bu sizin kuşkuya kapıldığınız şeydir.
Hamdi Döndüren
“İşte o kuşkulanıp durduğunuz şey budur!”
Hasan Basri Çantay
"Şübhesiz ki bu, (hakkında) şübhe, ve mücadele edib durduğunuz şeydir".
Hasib Asutay
Şüphesiz bu (azap) hakkında şüphe edip durduğunuz şeydir'.
Hayrat Neşriyat
'Şübhesiz bu (azab), hakkında şübhe edip durduğunuz şeydir!'
İbni Kesir
İşte bu; doğrusu şüphelenip durduğunuz şeydir.
Mehmet Okuyan
İşte bu, şüphelenip durduğunuz şeydir.” (denecektir).
Muhammed Esed
İşte siz (hakikat inkarcı)larının sorguladığı şey budur!"
Mustafa İslamoğlu
İşin gerçeği, bu, sizin baştan beri 'acaba' dediğiniz şeyin ta kendisidir."
Ömer Nasuhi Bilmen
«Şüphe yok ki, işte bu, kendisinde şekk eder olduğunuz şeydir.»
Ömer Öngüt
"Bu, işte o şüphe edip durduğun şeydir. "
Suat Yıldırım
(47-50) Allah Zebanîlere: "Tutun onu da" buyurur, "cehennemin ta ortasına sürükleyin. Sonra da başının üstünden kaynar su dökün!" ve deyin ki: "Tat bakalım! Hani üstündün, kudretliydin, asildin!" İşte hakkında şüphe ve mücadele ettiğiniz o gerçek budur.
Süleyman Ateş
İşte o kuşkulanıp durduğunuz şey budur!"
Süleymaniye Vakfı
İşte bu (ceza, dünyadayken) hakkında tartışıp durduğunuz şeydir."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
İşte bu ceza, dünyadayken bir türlü inanamadığınız şeydir."
Şaban Piriş
İşte bu sizin hakkında şüphe ettiğiniz şeydir.
Tefhim-ul Kuran
«Gerçekten bu, sizin kuşkuya kapılmakta olduğunuz şeydir.»
Ümit Şimşek
İşte şüpheyle karşıladığınız şey buydu.
Yaşar Nuri Öztürk
"İşte budur o kuşkulanıp durduğunuz şey."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sizin şübhə etdiyiniz əzab budur!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Bu, (dünyada ikən) şəkk etdiyiniz (əzabdır)!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Das ist es nun, woran ihr gezweifelt habt.ʺ
Almanca — Der Edle Quran
ʺDas ist (es) ja, worüber ihr zu zweifeln pflegtet.ʺ
Almanca — M. A. Rassoul
Siehe, dies ist nun das, woran ihr zu zweifeln pflegtet.ʺ
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, dies ist das, was ihr zu bezweifeln pflegtet.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"This is the just retribution you had always doubted".
Abdul Haleem
This is what you doubted.’
Abdullah Yusuf Ali
"Truly this is what ye used to doubt!"
Abul A'la Maududi
This is what you used to doubt."
Aisha Bewley
This is the very thing you used to doubt. ’
Al-Hilali & Khan
"Verily, this is that whereof you used to doubt!"
Ali Quli Qarai
This is indeed what you used to doubt!’
Amatul Rahman Omar
`This of course is (the very punishment) about which you used to wrangle. '
Arthur John Arberry
This is that concerning which you were doubting. '
Bijan Moeinian
This is what you were mocking at. "
E. Henry Palmer
Verily, this is that whereon ye did dispute!'
Edip-Layth
Surely, this is what you used to doubt!
George Sale
Verily this is the punishment of which ye doubted.
Hamid S. Aziz
"'Surely this is what you used to doubt!'"
Mahmoud Ghali
Surely this is what you used to wrangle about. "
Marmaduke Pickthall
Lo! this is that whereof ye used to doubt.
Mohamed Ahmed - Samira
This is certainly what you had denied. "
Muhammad Asad
This is the very thing which you [deniers of the truth] were wont to call in question!"
Mustafa Khattab
This is truly what you ˹all˺ used to doubt."
Progressive Muslims
Surely, this is what you used to doubt!
Sahih International
Indeed, this is what you used to dispute. "
Sam Gerrans
“This is that whereof you doubted.”
Shabbir Ahmed
Behold, this is the very thing you doubted (and hence, trampled Divine Values).
Syed Vickar Ahamed
"Surely, this is what you used to doubt!"
Taqi Usmani
This is the thing about which you used to be skeptic."
The Monotheist Group
Surely, this is what you used to doubt!
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Voilà ce dont vous doutiez.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Bêguman ev ezab ew ê ku we der barê wî de guman dikir.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Dit is het waarover jullie twijfelden.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Waarlijk, dit is de straf waaraan gij twijfeldet.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, dit is dat waarover jullie in twijfel plachten te verkeren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Поистине, это [наказание в День Суда] – то, в чем вы сомневались (в вашей земной жизни)».
Rusça — Osmanov
Воистину, это и есть то, в чем вы сомневались.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Det var detta som ni (alla) tvivlade på!ʺ