(45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
كَالْمُهْلِ يَغْلِي فِي الْبُطُونِ كَغَلْيِ الْحَمِيمِ
ke l-muhli yeğlī fī l-buTūni / ke ğalyi l-Hamīmi
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Erimiş bakıra, kurşuna benzer, karınlarda kaynar.
Abdulkadir Gölpınarlı
Erimiş bakıra, kurşuna benzer, karınlarda kaynar.
Adem Uğur
O, karınlarda maden eriyiği kaynar.
Ahmed Hulusi
Erimiş maden gibidir; karınlarda kaynar.
Ahmet Tekin
Potadaki madenler gibi karınlarda kaynar.
Ahmet Varol
Erimiş maden gibi. Karınlarında kaynar.
Ali Bulaç
Pota gibi; karınlarda kaynar durur;
Ali Fikri Yavuz
Maden tortusu gibi karınlarında kaynar;
Ali Rıza Safa
Karınlarda kaynayan erimiş maden gibi.
Bayraktar Bayraklı
- Erimiş maden gibi, karınlarda kaynar, sıcak suyun kaynaması gibi.
Bekir Sadak
(43-46) Dogrusu gunahkarlarin yiyecegi Zakkum agacidir; karinlarda suyun kaynamasi gibi kaynayan, erimis maden gibidir.
Celal Yıldırım
(45-46) Pota misali, kaynar su gibi karınlarında kaynar.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(43-44-45-46) Zakkum ağacı günahkârın yiyeceğidir. O, karınlarda, fokurdayan su misali kaynayan bir tortu gibidir.
Diyanet İşleri
(45-46) O, maden eriyiği gibidir. Kaynar suyun kaynaması gibi karınlarda kaynar.
Diyanet İşleri (eski)
(43-46) Doğrusu günahkarların yiyeceği zakkum ağacıdır; karınlarda suyun kaynaması gibi kaynayan, erimiş maden gibidir.
Diyanet Vakfi
(45-46) O, karınlarda maden eriyiği gibi, suyun kaynaması gibi kaynar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O pota gibi karınlarda kaynar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Pota gibi karınlarında kaynar,
Elmalılı Hamdi Yazır
Pota gibi karınlarında kaynar,
Erhan Aktaş
Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.
Fizilal-il Kuran
Tıpkı erimiş madenler gibi karınlarında kaynar.
Gültekin Onan
Pota gibi; karınlarda kaynar durur;
Hamdi Döndüren
Erimiş maden tortusu gibidir. Karınlarda kaynar.
Hasan Basri Çantay
(45-46) (O), sıcak suyun kaynadığı gibi karınlar içinde kaynayacak erimiş ma'den (ler) gibidir.
Hasib Asutay
O, maden eriyiği gibi karınlarda kaynar;
Hayrat Neşriyat
(45-46) (O zakkum) erimiş ma'den gibidir! Sıcak suyun kaynayışı gibi karınlarda kaynar!
İbni Kesir
Erimiş maden gibidir. Karınlarında kaynar,
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki zakkum ağacı, kaynar suyun kaynamasına benzer şekilde suçluların karınlar(ın)da erimiş maden gibi kaynayan yemeğidir.
Muhammed Esed
tıpkı karın boşluğunda kaynayan sıvı kurşun gibi,
Mustafa İslamoğlu
tıpkı yanık yağ tortusu gibi karında kaynar,
Ömer Nasuhi Bilmen
Erimiş bakır gibi, karınlar içinde kaynar.
Ömer Öngüt
Erimiş maden gibi karınlarında kaynar.
Suat Yıldırım
(45-46) Kaynar su nasıl fokurdarsa, o da erimiş maden gibi karınlarında fokurdar.
Süleyman Ateş
Pota gibi karınlarda kaynar.
Süleymaniye Vakfı
Erimiş maden gibidir, karınlarda kaynar.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Erimiş maden gibidir. Karınlarda kaynayacaktır.
Şaban Piriş
Yanmış yağ gibi karınlarda kaynar durur.
Tefhim-ul Kuran
Pota gibi; karınlarda kaynar durur;
Ümit Şimşek
Erimiş maden gibi karınlarda kaynar:
Yaşar Nuri Öztürk
Erimiş maden misali, karınlarda kaynar.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wie geschmolzenes Metall brennt diese höllische Nahrung im Bauch,
Almanca — Der Edle Quran
wie siedendes Öl kocht er in den Bäuchen,
Almanca — M. A. Rassoul
Wie geschmolzenes Kupfer wird er in (ihren) Bäuchen brodeln
Almanca — Muhammad Zaidan
Er ist wie das Verschmolzene, das in den Bäuchen kocht,
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Food which like molten metals. will keep boiling inside the bellies
Abdul Haleem
[hot] as molten metal, it boils in their bellies
Abdullah Yusuf Ali
Like molten brass; it will boil in their insides.
Abul A'la Maududi
Like dregs of oil, it will boil in their bellies
Aisha Bewley
seething in the belly like molten brass,
Al-Hilali & Khan
Like boiling oil, it will boil in the bellies,
Ali Quli Qarai
Like molten copper it will boil in the bellies,
Amatul Rahman Omar
(It will act) like molten copper. It will boil in (their) bellies;
Arthur John Arberry
like molten copper, bubbling in the belly
Bijan Moeinian
this will burn the stomach the same way…
E. Henry Palmer
as it were melting, shall it boil in their bellies
Edip-Layth
Like hot oil, it will boil in the stomachs.
George Sale
As the dregs of oil shall it boil in the bellies of the damned,
Hamid S. Aziz
Like molten brass, it shall boil in (their) bellies,
Mahmoud Ghali
Like molten metal, it boils in the bellies,
Marmaduke Pickthall
Like molten brass, it seetheth in their bellies
Mohamed Ahmed - Samira
It is like pitch. It will fume in the belly
Muhammad Asad
like molten lead will it boil in the belly,
Mustafa Khattab
Like molten metal, it will boil in the bellies
Progressive Muslims
Like hot oil, it will boil in the stomachs.
Sahih International
Like murky oil, it boils within bellies
Sam Gerrans
Like molten brass, it boils in the bellies
Shabbir Ahmed
Like molten brass will it boil in the belly.
Syed Vickar Ahamed
Like molten brass; It will boil in their bellies,
Taqi Usmani
like dregs of oil. It will boil in the bellies
The Monotheist Group
Like hot oil, it will boil in the bellies.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Comme du métal en fusion; il bouillonnera dans les ventres
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Eynî wekî hesinê helandî di zikên wan de dikele.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Als gesmolten metaal kookt het in de buiken,
Hollandaca — Salomo Keyzer
Als de droesem van olie, zal het in de buiken der verdoemde koken (als gesmolten metaal).
Hollandaca — Siregar
Als gesmolten metaal dat in de buiken kookt.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Подобно расплавленной металлу (будет) кипеть оно в животах (многобожников),
Rusça — Osmanov
подобная жидкому металлу, бурлящему во чреве,
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
och den skall sjuda som smält koppar i hans inälvor,