Şimdilik sen onları hoş gör ve "size selam olsun" de. Yakında bilecekler.

فَاصْفَحْ عَنْهُمْ وَقُلْ سَلَامٌ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

fe SfeH ǎnhum ve ḳul selāmun fe sevfe yeǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Artık yüzçevir onlardan ve de ki: Esenlik size, yakında bilip anlarlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Artık yüzçevir onlardan ve de ki: Esenlik size, yakında bilip anlarlar.

Adem Uğur

Şimdilik sen onlardan yüz çevir ve size selam olsun de. Yakında bilecekler! buyurdu.

Ahmed Hulusi

(Rasulüm!) Sen onlara aldırma ve: "Selam" de! Yakında bilecekler (işin hakikatini)!

Ahmet Tekin

Gene de, sen onlara azarlamadan, kınamadan müsamaha göster ve: 'Bizden uzak durun' de. Onlar yakında vaziyeti öğrenecekler.

Ahmet Varol

Şimdi sen onlardan geç ve: 'Selâm' de! Yakında bilecekler.

Ali Bulaç

Şimdi sen, 'aldırış etmeksizin onlardan yüz çevir' ve: "Selam" de. Artık onlar bileceklerdir.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), şimdilik onlardan yüz çevir, (kendilerini terk et) de “Selâm= anlaşma var” söyle. Artık yakında (başlarına gelecek felâketi) bileceklerdir.

Ali Rıza Safa

Artık, onlara aldırış etme. Ve de ki: "Selam!" Madem öyle, yakında öğrenecekler.

Bayraktar Bayraklı

"Onlara karşı dikkatli ol ve "selam" size de! İleride gerçeği anlayacaklardır."

Bekir Sadak

(88-89) Onlar hakkinda: «Ey Rabbim! Bunlar inanmayan bir millettir» demesi uzerine Allah: «Oralari gec, esenlik dile; yakinda bileceklerdir» buyurdu. *

Celal Yıldırım

(88-89) (Peygamberin) «Ey Rabbim ! Şüphesiz ki bunlar imân etmeyen bir millettir», sözüne karşılık, «sen, onlardan vazgeç de selâm (size), ileride bileceklerdir.» (buyuruldu).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onları bırak ve “Sizinle kavgam yok” de. Yakında bilecekler!

Diyanet İşleri

Şimdilik sen onları hoş gör ve "size selam olsun" de. Yakında bilecekler.

Diyanet İşleri (eski)

(88-89) Onlar hakkında: 'Ey Rabbim! Bunlar inanmayan bir millettir' demesi üzerine Allah: 'Onlardan geç, esenlik dile; yakında bileceklerdir' buyurdu.

Diyanet Vakfi

(88-89) (Resûlullah'ın:) Yâ Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir, demesine karşı Allah: Şimdilik sen onlardan yüz çevir ve size selam olsun de. Yakında bilecekler! buyurdu.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey Muhammed! Şimdilik sen onlara aldırma ve: «Size selâm olsun.» de. Onlar yakında bilecekler!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şimdi sen onlardan vazgeç de "Selam!" de! Artık ilerde bileceklerdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi sen onlardan sarfı nazar et de 'selam!' de, artık ileride bileceklerdir!

Erhan Aktaş

Onları kendi hallerine bırak: "Selam olsun." de. Yakında gerçeği görecekler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları kendi hallerine bırak: "Selam olsun." de. Yakında gerçeği görecekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları kendi hallerine bırak: "Selam olsun." de. Yakında gerçeği görecekler.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed! Sen şimdilik onlardan yüz çevir ve esenlik dile; yakında bileceklerdir.

Gültekin Onan

Şimdi sen 'aldırış etmeksizin onlardan yüz çevir' ve "selam" de. Artık onlar bileceklerdir.

Hamdi Döndüren

(Allah, elçisine şöyle der): “Öyleyse, şimdilik onları hoş gör ve size selâm olsun de!” Ancak onlar yakında bilecekler!

Hasan Basri Çantay

Şimdilik sen (Habibim) onlardan yüz çevir, "Selam" de. Artık yakında bileceklerdir.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Şimdilik onlardan yüz çevir ve 'Selâm' de. Artık ilerde bileceklerdir!

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Şimdi onlardan yüz çevir ve 'Selâm! (Allah selâmet versin!)' de! Artık ileride bileceklerdir.

İbni Kesir

Şimdilik sen, onlardan yüz çevir ve; selam, de. Yakında bileceklerdir.

Mehmet Okuyan

(Şimdilik) onlardan yüz çevir ve (onlara) “Selam!” de! İleride (gerçeği) bilecekler!

Muhammed Esed

Ama sen onlar(ın yaptıkların)a dayan ve de ki: "Selam (olsun size)!" Çünkü onlar zamanı geldiğinde (hakikati) anlayacaklar.

Mustafa İslamoğlu

Fakat sen (verdikleri selamı) güzel bir karşılıkla al, yani "(Size de) selam olsun!" de. Nasıl olsa zamanı geldiğinde (gerçeği) öğrenecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

(88-89) Ve onun, «Yarabbi! Muhakkak ki, onlar imân etmez bir kavimdir,» demesi de indallah malumdur. Şimdi onlardan iraz et ve «Selâm,» deyiver, artık ileride bileceklerdir.

Ömer Öngüt

Resulüm! Şimdilik sen onlardan yüz çevir. De ki: "Size selâm olsun!" Yakında bilecekler.

Suat Yıldırım

Şimdi sen onlardan yüz çevir ve: "Selâm size!" de. Artık yakında mâruz kalacakları âkıbeti öğrenirler.

Süleyman Ateş

Şimdi sen onlardan geç ve "Size esenlik (dilerim)" de. Yakında bileceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

Artık onlara aldırma, "Selam!" de (geç)! Zaten ileride öğrenecekler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara göz yum da "selam" deyip geçiver; nasıl olsa yakında öğrenecekler.

Şaban Piriş

Öyleyse onları boş ver ve "selam" de, nasıl olsa öğrenecekler.

Tefhim-ul Kuran

Şimdi sen, 'aldırış etmeksizin onlardan yüz çevir' ve: «Selam» de. Artık onlar bileceklerdir.

Ümit Şimşek

Sen onlara aldırma ve 'Size selâm olsun' de. Yakında onlar da görecekler.

Yaşar Nuri Öztürk

Artık sen onlara aldırma, "Selam!" deyiver. Yakında bilecekler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlara “Salam!” deyib, vaz keç. Onlar tezliklə biləcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Onlardan üz çevir və (arada düşmənçilik, kin-küdurət olmasın deyə, rastlaşdıqda) ″Salam!″ de. Onlar (küfrləri üzündən başlarına nə gələcəyini) mütləq biləcəklər!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wende dich von ihnen ab und sage: ʺFrieden!ʺ Sie werden zu wissen bekommen, wohin ihr Unglaube führt.

Almanca — Der Edle Quran

Übe Nachsicht mit ihnen und sag: ʺFriede!ʺ Sie werden (es noch) erfahren.

Almanca — M. A. Rassoul

Darum wende dich von ihnen ab und sprich: ʺFrieden!ʺ Und bald werden sie es wissen.

Almanca — Muhammad Zaidan

So wende dich von ihnen ab und sag: ʺSalam (mit euch)ʺ, denn sie werden noch wissen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Leave thorn alone O Muhammad and decline to recognize them but address them with the customary formula of salutation " peace " so that if they should thunder against you, they would peace at your bidding and you be out of harm's way, then they shall come to know the fatal consequence of their obsession with follies.

Abdul Haleem

but turn away from them and say, ‘Peace’: they will come to know.

Abdullah Yusuf Ali

But turn away from them, and say "Peace!" But soon shall they know!

Abul A'la Maududi

Indulge them, (O Prophet), and say to them: "Peace to you." For soon they shall come to know.

Aisha Bewley

turn from them and say, ‘Peace! You will soon come to know. ’

Al-Hilali & Khan

So turn away from them (O Muhammad صلى الله عليه و سلم), and say: Salâm (peace)! But they will come to know.[1]

Ali Quli Qarai

So disregard them, and say, ‘Peace!’ Soon they will know.

Amatul Rahman Omar

So (Prophet!) leave them alone and (bidding them good-bye) say, `Peace!' They shall soon know (the truth and the folly they are committing).

Arthur John Arberry

yet pardon them, and say, 'Peace!' Soon they will know.

Bijan Moeinian

[Do not confront them then. ] Whenever you encounter them just wish them peace; soon they will surely find out.

E. Henry Palmer

shun them then and say, "Peace!" for they at length shall know!'

Edip-Layth

So disregard them and say, "Peace." For they will come to know.

George Sale

And He answereth, therefore turn aside from them; and say, peace: Hereafter shall they know their folly.

Hamid S. Aziz

So turn away from them and say, "Peace", for they shall soon come to know.

Mahmoud Ghali

Yet pardon them, and say, "Peace!" Yet eventually they will know.

Marmaduke Pickthall

Then bear with them (O Muhammad) and say: Peace. But they will come to know.

Mohamed Ahmed - Samira

Turn away from them and say: "Peace. " They will come to know soon.

Muhammad Asad

Yet bear thou with them, and say, "Peace [be upon you]!" - for in time they will come to know [the truth].

Mustafa Khattab

So bear with them and respond with peace. They will soon come to know.

Progressive Muslims

So disregard them and Say: "Peace. " For they will come to know.

Sahih International

So turn aside from them and say, "Peace. " But they are going to know.

Sam Gerrans

So overlook thou them, and say thou: “Peace!” Then will they come to know!

Shabbir Ahmed

Then bear with them, and say, "Peace!" In time, they will come to know what they now don't.

Syed Vickar Ahamed

So (O Prophet!) turn away from them, and say: "Peace!" But soon they shall know!

Taqi Usmani

So, turn away from them, and say, "Salām !" (good-bye!). Then, soon they will come to know (the end of their attitude).

The Monotheist Group

So disregard them and say: "Peace." For they will come to know.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et bien, éloigne-toi dʹeux (pardonne-leur); et dis: ʺSalut!ʺ Car ils sauront bientôt.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Schenk maar geen aandacht aan hen en zeg: ʺVredeʺ. Zij zullen het weten!

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wend dus van hen af en zeg: Vrede!--Hierna zullen zij hunne dwaling kennen.

Hollandaca — Siregar

Verdraag hen maar, en zeg: ʺVaarwel!ʺ Zij zullen het weten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Отвернись же (о, Посланник) от них [от этих невежд] (после того, как ты довел до них то, с чем послал тебя Аллах) и скажи (им): «Мир!» [обладатели разума и мудрости не уподобляются невеждам в ответе на их нападки] И вскоре же они узнают (какое наказание постигнет их за неверие).

Rusça — Osmanov

Посему оставь их, скажи: ʺМир вамʺ. А вскоре они сами узнают [истину].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Förlåt dem och hälsa dem med fredshälsningen - de kommer att få veta (sanningen).