Meryem oğlu İsa bir örnek olarak anlatılınca bir de ne göresin, senin kavmin (seni susturacak bir delil buldukları zannıyla) hemen şamata etmeye başlar.

وَلَمَّا ضُرِبَ ابْنُ مَرْيَمَ مَثَلًا اِذَا قَوْمُكَ مِنْهُ يَصِدُّونَ

ve lemmā Duribe bnu meryeme meṧelen iƶā ḳavmuke minhu yeSiddūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَلَمَّاve lemmāve ne zaman ki
2ضُرِبَDuribeض ر بİyileştirmek, vurmak, örnek olarak öne sürmek, bir mesel/örnek vermek, gitmek, yolculuk yapmak, seyahat etmek, karıştırmak, kaçınmak, uzaklaştırmak, örtmek, kapatmak, belirtmek/beyan etmek/ifade etmek, öne sürmek, ortaya koymak, karşılaştırmak, benzetmek, yol aramak, ileri yürümek, ayarlamak, dayatmak, engellemek, savaşmak, birinin malıyla kâr payı için ticaret yapmak, yapmak veya sebep olmak veya oluşturmak, terk etmek/vazgeçmek, bir şeyi uzaklaştırmakanlatılınca
3ابْنُbnuب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aileoğlu
4مَرْيَمَmeryemeمريمMeryem
5مَثَلًاmeṧelenم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.bir misal olarak
6اِذَاiƶāhemen
7قَوْمُكَḳavmukeق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhkavmin
8مِنْهُminhuondan ötürü
9يَصِدُّونَyeSiddūneص د دUzaklaştırmak, saptırmak, engellemek, önlemek. Sadiidan - bir şeyden kaçınmak, geri çekilmek, yükseltmek, gürültü yapmak, bağırmak, yüksek sesle haykırmak. Saddun - engelleme, saptırma veya uzaklaştırma eylemi. Sadiid - itici olan herhangi bir şey, sıcak veya kaynar su.yaygarayı bastılar

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Meryemoğlu örnek getirilince kavmin hemen bağrışmaya başladı.

Abdulkadir Gölpınarlı

Meryemoğlu örnek getirilince kavmin hemen bağrışmaya başladı.

Adem Uğur

Meryem oğlu İsa, bir misal olarak anlatılınca senin kavmin hemen bağrışmaya başladılar.

Ahmed Hulusi

Meryemoğlu bir ibretlik örnek olarak ortaya konulduğunda, toplumun hemen ondan yüz çevirdiler. . .

Ahmet Tekin

Meryem oğlu Îsâdan söz açılınca kavminin, bir delil bulduklarını sanıp, insanların iman etmesine mani olacaklarına sevinerek, gülerek yaygarayı bastıklarını görürsün.

Ahmet Varol

Meryem'in oğlu örnek verilince senin kavmin hemen ondan dolayı keyifli keyifli gülüyorlar.

Ali Bulaç

Meryem oğlu (İsa) bir örnek olarak verilince, senin kavmin hemen ondan (keyifle söz edip) kahkahalarla gülüyorlar.

Ali Fikri Yavuz

(Hz. Peygamber meleklere tapınan müşriklere): “-Siz ve Allah’dan başka tapındığınız şeyler cehennem odunusunuz” (âyetini okuyunca, kızmışlar ve bu hüküm yalnız bize ilâhlarımıza mı aittir, yoksa bütün ümmetlere mi? dediler. Hz. Peygamber: Size ve bütün ümmetlere şamildir, buyurdu. Onlar: O halde öğretmekte olduğun Meryem’in oğlu İsa’ya da hristiyanlar, Allah’ın oğludur diye ibadet ediyorlar. Biz ise Meleklere ibadet ediyoruz, onlar cehennemlik iseler biz de cehennemlik olmaya razıyız, dediler; ve gülüştüler. Hz. Peygamber sükût buyurdular ve sonra şu âyeti kerime nazil oldu): Meryem’in oğlu bir misal olarak ortaya atılınca, hemen kavmin ondan keyiflenip gülüyorlardı;

Ali Rıza Safa

Meryem Oğlu da örnek olarak verilince, senin toplumun bağrışmaya başladı.

Bayraktar Bayraklı

- Meryem'in oğlu örnek gösterilince, senin toplumun hemen yaygarayı basarlar ve "Bizim tanrılarımız mı daha iyidir, yoksa o mu?" derler. Tartışmak için bu örneği verirler. Doğrusu onlar çok kavgacı bir toplumdur.

Bekir Sadak

Meryem oglu misal verilince, senin milletin buna gulup geciverdi.

Celal Yıldırım

Ve ne vakit ki, Meryem oğlu misâl verildi, senin kavmin hemen bağrışıp çağrıştılar,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Meryem’in oğlu misal olarak zikredilince senin kavmin bundan dolayı hemen yaygarayı basıyorlar.

Diyanet İşleri

Meryem oğlu İsa bir örnek olarak anlatılınca bir de ne göresin, senin kavmin (seni susturacak bir delil buldukları zannıyla) hemen şamata etmeye başlar.

Diyanet İşleri (eski)

Meryem oğlu misal verilince, senin milletin buna gülüp geçiverdi.

Diyanet Vakfi

Meryem oğlu İsa, bir misal olarak anlatılınca senin kavmin hemen bağrışmaya başladılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Meryem oğlu İsâ bir misal olarak anlatılınca, senin kavmin hemen ondan bir delil bulduklarını sanarak bağrışmaya başladılar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Meryem oğlu İsa bir misal olarak ortaya atıldığında kavmin hemen ondan çığrıştılar:

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve vakta ki Meryemin oğlu bir mesel olarak ortaya atıldı derhal kavmin ondan çığrıştılar

Erhan Aktaş

Meryem Oğlu örnek olarak anlatılınca, halkın hemen yaygara yaptı;

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Meryem oğlu örnek olarak anlatılınca, halkın hemen yaygara yaptı;

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Meryem oğlu örnek olarak anlatılınca, halkın hemen yaygara yaptı;

Fizilal-il Kuran

Meryemoğlu İsa, bir misal olarak anlatılınca hemen kavmin yaygarayı bastı.

Gültekin Onan

Meryem oğlu (İsa) bir örnek olarak verilince, senin kavmin hemen ondan (keyifle söz edip) kahkahalarla gülüyorlar.

Hamdi Döndüren

Meryem oğlu İsa, bir örnek olarak anlatılınca senin kavmin, ondan ötürü hemen yaygarayı basmıştı.

Hasan Basri Çantay

Meryem oğlu bir misal olarak (öne) atılınca hemen senin kavmin bundan (şımarıb haykıra haykıra) gülüyorlar.

Hasib Asutay

Meryem oğlu (İsa), bir örnek olarak verilince, senin kavmin hemen ondan yaygarayı bastılar.

Hayrat Neşriyat

(Ey Habîbim!) Meryemoğlu (Îsâ) da bir misâl olarak zikredilince, senin kavmin ondan dolayı hemen gülüşmeye başladılar.

İbni Kesir

Meryem'in oğlu misal olarak verilince; senin kavmin hemen bağrıştı.

Mehmet Okuyan

Meryem oğlu (İsa, Kur’an’da) bir örnek olarak anlatılınca, kavmin(den bazıları) hemen sevinç çığlıkları atmaya başlamışlardı.

Muhammed Esed

Şimdi, ne zaman Meryem'in oğlu(nun tabiatı) örnek olarak ortaya getirilse, (ey Muhammed,) senin kavmin bu yüzden yaygarayı basar;

Mustafa İslamoğlu

Ne zaman Meryem'in oğlu örneği gündeme getirilse, senin kavmin bu yüzden başlar şamata yapmaya;

Ömer Nasuhi Bilmen

Vaktâ ki, Meryem'in oğlu, bir mesel olarak irâd edildi. O zaman kavmin bundan sevinip çağrışır oldular.

Ömer Öngüt

Meryemoğlu İsa misâl verilince, senin kavmin hemen bağrışmaya başladılar.

Suat Yıldırım

(57-58) Vakta ki Meryem’in oğlu Îsâ misal verildi, derhal halkın keyiflenerek haykıra haykıra gülmeye koyuldu ve "Bizim tanrılarımız mı üstün, dediler, yoksa o mu?" Bunu, sırf bir münâkaşa olsun diye sana misal verdiler. Zaten onlar kavgacı bir toplumdur.

Süleyman Ateş

Meryem oğlu, bir misal olarak anlatılınca hemen kavmin, ondan ötürü yaygarayı bastılar:

Süleymaniye Vakfı

Senin halkın Meryemoğlu (İsa) örnek verilince hemen yaygarayı basıyor.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Meryemoğlu İsa örnek verilince senin halkın hemen yaygarayı basıyor.

Şaban Piriş

Meryem'in oğlu örnek olarak verilince, kavmin ondan (konuyu) saptırıyor:

Tefhim-ul Kuran

Meryem oğlu (İsa) bir örnek olarak verilince, hemencecik senin kavmin ondan (keyifle söz edip) kahkahalarla gülüyorlar.

Ümit Şimşek

Meryem oğlu misal verilince senin kavmin bağrışmaya başladı.

Yaşar Nuri Öztürk

Meryem'in oğlu, bir örnek olarak ortaya konunca, senin toplumun buna karşı hemen bağırıp çağırmaya başladı.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Məryəm oğlu örnək göstərilincə sənin xalqın sevincdən güldü.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Məryəm oğlu (İsa) misal çəkilincə sənin qövmün sevincdən güldü. (Müşriklərə xitabən: ″Siz və Allahdan başqa ibadət etdikləriniz Cəhənnəmdə yanacaq odunsunuz!″ ayəsi nazil olduqda, onlar öz cahillikləri üzündən: ″Yəhudilər Üzeyrə, xaçpərəstlər İsaya, Bəni Məlih qəbiləsi mələklərə ibadət edirlər. Əgər bu tanrıların hamısı cəhənnəm odunda yanacaqsa, biz də öz bütlərimizin odda yanmasına razıyıq!″ – deyə sevindilər).

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als Jesus, der Sohn Marias, als Beispiel angeführt (und mit Adam verglichen) wurde, wandte sich dein Volk mit Geschrei davon ab.

Almanca — Der Edle Quran

Und als der Sohn Maryams als Beispiel angeführt wurde, da brach dein Volk sogleich in Geschrei aus.

Almanca — M. A. Rassoul

Und wann immer die Rede von dem Sohn der Maria ist, siehe, dann bricht dein Volk darüber in Geschrei aus

Almanca — Muhammad Zaidan

Und als Ibnu-Maryam als Gleichnis geprägt wurde, sogleich brachen sie in schallendes Gelächter aus.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when the son of Maryam (Mary) - Isa (Jesus) was cited as an example of Allah's Omnipotence and Authority to create whom He will or what He will from nothingness, your people refused to recognize him and laughed him to scorn.

Abdul Haleem

When the son of Mary is cited as an example, your people [Prophet] laugh and jeer,

Abdullah Yusuf Ali

When (Jesus) the son of Mary is held up as an example, behold, thy people raise a clamour thereat (in ridicule)!

Abul A'la Maududi

No sooner the example of the son of Mary was mentioned than, lo and behold, your people raised a clamour

Aisha Bewley

When an example is made of the son of Maryam your people laugh uproariously.

Al-Hilali & Khan

And when the son of Maryam (Mary) is quoted as an example [i.e. ‘Îsâ (Jesus) is worshipped like their idols], behold, your people cry aloud (laugh out at the example).

Ali Quli Qarai

When the Son of Mary was cited as an example, behold, your people raise an outcry.

Amatul Rahman Omar

When (the case of Jesus, ) the son of Mary is cited as an example, lo, your people start raising a clamour at it,

Arthur John Arberry

And when the son of Mary is cited as an example, behold, thy people turn away from it

Bijan Moeinian

[As another example of the previous prophet’s teachings, ] When the case of Jesus was mentioned, the disbelievers made a mockery saying:

E. Henry Palmer

And when the son of Mary was set forth as a parable, behold thy people turned away from him

Edip-Layth

When the son of Mary was cited as an example, your people turned away from it.

George Sale

And when the son of Mary was proposed for an example; behold, thy people cried out through excess of joy thereat;

Hamid S. Aziz

And when the example of the son of Mary (Jesus) is given, lo! Your people raise a clamour (of ridicule) there at.

Mahmoud Ghali

And as soon as the son of Maryam (levity (Son of Mary, ) is struck as a similitude, only then have your people clamored aloud thereat.

Marmaduke Pickthall

And when the son of Mary is quoted as an example, behold! the folk laugh out,

Mohamed Ahmed - Samira

When the example of Mary's son is quoted before them, your people cry out at it,

Muhammad Asad

NOW WHENEVER [the nature of] the son of Mary is set forth as an example, [O Muhammad,] lo! thy people raise an outcry on this score,

Mustafa Khattab

When the son of Mary was cited as an example ˹in argument˺, your people ˹O Prophet˺ broke into ˹joyful˺ applause.[1]

Progressive Muslims

And when the son of Mary was cited as an example, your people turned away from it.

Sahih International

And when the son of Mary was presented as an example, immediately your people laughed aloud.

Sam Gerrans

And when the son of Mary is struck as a similitude, then thy people clamour thereat,

Shabbir Ahmed

When the son of Mary is mentioned as an example (O Prophet), behold, your people raise an outcry about it.

Syed Vickar Ahamed

And when (Isa), the son of Maryam (Mary) is held up as an example, look! Your people raise an uproar at it (to pull it down)!

Taqi Usmani

When the example of the son of Maryam was cited, your people started at once shouting at it (in joy),

The Monotheist Group

And when the son of Mary was put forth as an example, your people turned away from it.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Quand on cite lʹexemple du fils de Marie, ton peuple sʹen détourne,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Çi dema Me ji Îsayê kurê Meryemê derb û mesel anî, qewmê te (ew ê ku bawerî neanîn) di cih de ji kêfa dan qîra.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En toen de zoon van Marjam als voorbeeld werd aangehaald, begon jouw volk daarover meteen te schreeuwen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Toen de zoon van Maria als een voorbeeld werd gesteld, ziet, toen schreeuwde uw volk het, door overmaat van vreugde, uit.

Hollandaca — Siregar

En toen de zoon van Maryam als een voorbeeld werd genomen, schreeuwde jouw volk (O Moehammad) daarover.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда (многобожниками) был приведен в пример сын Марьям [пророк Ииса], вот народ твой (о, Мухаммад) от этого [от примера] восторженно восклицает,

Rusça — Osmanov

А когда кто-нибудь приводит как пример сына Марйам, твой народ отворачивается,