Onları, sonradan gelecek inkarcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık.

فَجَعَلْنَاهُمْ سَلَفًا وَمَثَلًا لِلْاٰخِرِينَ

fe ceǎlnāhum selefen ve meṧelen li l-āḣirīne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Gerçekten de kâfirlerin önde gidenleri kıldık onları ve sonradan gelenlere ibret ettik.

Abdulkadir Gölpınarlı

Gerçekten de kâfirlerin önde gidenleri kıldık onları ve sonradan gelenlere ibret ettik.

Adem Uğur

Onları, sonradan gelenlerin geçmişi ve bir ibret örneği kıldık.

Ahmed Hulusi

Onları sonradan gelenlere bir geçmiş ve bir ibretlik örnek kıldık!

Ahmet Tekin

Onların dini hakikatlara, insani ve ahlaki değerlere ilgisizliklerini ve düşmanlıklarının doğurduğu sonuçları, gelecek nesiller için ibretli bir tarih ve ders alınacak bir örnek haline getirdik.

Ahmet Varol

Böylece onları sonradan gelecekler için (ibret verici) bir geçmiş ve bir örnek kıldık.

Ali Bulaç

Bu suretle onları, sonradan gelecekler için bir selef ve bir örnek kıldık.

Ali Fikri Yavuz

Böylece onları, sonrakiler için hem bir örnek, hem de bir ibret yaptık.

Ali Rıza Safa

Böylece, onları, sonrakiler için geçmiş bir örnek yaptık.

Bayraktar Bayraklı

Onları geçmişten bir hatıra ve sonrakiler için bir ders örneği kıldık.

Bekir Sadak

Onlara, sonradan gelecek inkarcilara ibret alinacak bir gecmis kildik. *

Celal Yıldırım

Onları sonra gelecekler için geçmiş bir ibret ve misâl yaptık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onları, arkadan gelecek diğerlerinin geçmişi ve ibretlik örneği kıldık.

Diyanet İşleri

Onları, sonradan gelecek inkarcılara, geçmiş bir ibret ve bir örnek kıldık.

Diyanet İşleri (eski)

Onları, sonradan gelecek inkarcılara ibret alınacak bir geçmiş kıldık.

Diyanet Vakfi

Onları, sonradan gelenlerin geçmişi ve bir ibret örneği kıldık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onları sonradan gelecekler için ibret ve örnek kıldık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Böylece onları sonrakiler için hem bir ibret, hem de bir örnek kıldık.

Elmalılı Hamdi Yazır

Gark ediverdik de onları sonrakiler için hem bir selef hem bir mesel kıldık

Erhan Aktaş

Böylece onları gelecek nesiller için ibret verici bir örnek kıldık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Böylece onları gelecek nesiller için ibret verici bir örnek kıldık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Böylece onları gelecek nesiller için ibret verici bir örnek kıldık.

Fizilal-il Kuran

Böylece onları, sonrakiler için hem bir örnek, hem de bir ibret yaptık.

Gültekin Onan

Bu suretle onları, sonradan gelecekler için bir selef ve bir örnek kıldık.

Hamdi Döndüren

Onları, sonradan gelecek kuşaklar için bir ibret ve örnek kıldık.

Hasan Basri Çantay

Bu vech ile onları sonra (gelen ümmet) ler için (ibret verici) bir geçmiş ve misal yapdık.

Hasib Asutay

Böylece onları, sonradan gelenler için (ibret verici) bir geçmiş ve bir örnek kıldık.

Hayrat Neşriyat

Böylece onları, sonrakiler için (ders alınacak) bir geçmiş ve bir misâl kıldık.

İbni Kesir

Ve onları, sonradan geleceklere bir geçmiş ve örnek kıldık.

Mehmet Okuyan

Onları, sonradan gelenlerin geçmişi ve (ibretlik) örneği kılmıştık.

Muhammed Esed

onları geçmişten kalan bir hatıra ve sonrakiler için bir ibret örneği kıldık.

Mustafa İslamoğlu

Nihayet onları sonraki nesiller için, geçmişin (acı) hatırası ve ibret vesikası kıldık.

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onları sonrakiler için de bir geçmiş, bir ibret kıldık.

Ömer Öngüt

Ve onları sonradan gelecek (inkârcılar) için geçmiş bir ibret numunesi kıldık.

Suat Yıldırım

Onları sonraki nesillere, geçmiş bir ibret ve misal yaptık.

Süleyman Ateş

Onları sonradan gelen (inkarcı)ların geçmiş ataları ve örneği yaptık (bunlar da onların izinden gittiler).

Süleymaniye Vakfı

Onları tarihe karıştırdık ve sonrakiler için ibret-i alem yaptık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları tarihe gömdük; sonrakilere de ibretlik yaptık.

Şaban Piriş

Böylece onları sonradan geleceklere selef ve örnek kıldık.

Tefhim-ul Kuran

Bu suretle onları, sonradan gelecekler için bir selef ve bir örnek kıldık.

Ümit Şimşek

Ve onları daha sonrakiler için gelip geçmiş bir ibret nümunesi yaptık.

Yaşar Nuri Öztürk

Onları, sonra gelecekler için eski bir örnek yaptık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz onları sonradan gələn nəsillər üçün izi-tozu itirilib yox edilmiş bir millətə və ibrət alınmalı bir həqiqətə çevirdik.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Və onları sonradan gələnlərə misal və ibrət dərsi etdik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir machten sie zum Beispiel für die späteren Ungläubigen und zum Gleichnis für alle Menschen.

Almanca — Der Edle Quran

Wir machten sie zu Vorgängern und zu einem Beispiel für die späteren (Geschlechter).

Almanca — M. A. Rassoul

Alsdann machten Wir sie zum Vergangenen und zu einem Beispiel für die Späteren.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann machtenWIR sie zum Typus und zum Gleichnis für die anderen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We made of them, with this vindictive punishment and fateful event, a deterrent which has served as a warning to those who followed.

Abdul Haleem

We made them a lesson and an example for later people.

Abdullah Yusuf Ali

And We made them (a people) of the Past and an Example to later ages.

Abul A'la Maududi

and made them a thing of the past and an example for those who would come after them.

Aisha Bewley

We made them a thing of the past, an example for later peoples.

Al-Hilali & Khan

And We made them a precedent (as a lesson for those coming after them), and an example to later generations.

Ali Quli Qarai

Thus We made them the vanguard and an example for posterity.

Amatul Rahman Omar

And We made them a thing of the past and an example (to take warning from) for the coming generations.

Arthur John Arberry

and We made them a thing past, and We appointed them for an example to later folk.

Bijan Moeinian

May this be a precedent [for those who never learn from the history] and a lesson [for those who are intelligent enough to learn a lesson. ]

E. Henry Palmer

and we made them a precedent and an example to those after them.

Edip-Layth

We thus made them a thing of the past (salaf), and an example for the others.

George Sale

And We made them a precedent, and an example unto others.

Hamid S. Aziz

And We made them a precedent and example to the later generations.

Mahmoud Ghali

So We made them a bygone (precedent) and a similitude to the later (generations).

Marmaduke Pickthall

And We made them a thing past, and an example for those after (them).

Mohamed Ahmed - Samira

And made them a precedent and example for posterity.

Muhammad Asad

and so We made them a thing of the past, and an example to those who would come after them.

Mustafa Khattab

And We made them an example and a lesson for those after them.

Progressive Muslims

We thus made them a thing of the past, and an example for the others.

Sahih International

And We made them a precedent and an example for the later peoples.

Sam Gerrans

And made them a precedent and an example for those who came later.

Shabbir Ahmed

And so We made them history and an example for later generations.

Syed Vickar Ahamed

And We made them (a people) of the past and an example for the ages to come.

Taqi Usmani

and made them a people of the past, and an example for the later generations.

The Monotheist Group

We thus made them a thing of the past, and an example for the others.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous fîmes dʹeux un antécédant et un exemple (une leçon) pour la postérité.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me (bi vê cezadanê) ew kirin pêşîkêş û mînak ji bo yên di pey wan re bên.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zo maakten Wij hen tot voorlopers en voorbeeld voor de lateren.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij verdronken hen allen. Wij maakten hen tot een voorbeeld, en eene waarschuwing voor anderen.

Hollandaca — Siregar

Toen maakten Wij hen tot een voorbeeld en een lering voor de lateren.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Мы сделали их [тех, которых потопили] предшественниками (для тех, которые после них поступали подобно им) и (назидательным) примером для остальных.

Rusça — Osmanov

И стали они по Нашей воле назидательным примером для грядущих поколений.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och gjorde dem till ett exempel och (deras öde till) en lärdom för efterföljande släkten.