Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu!

فَانْتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَانْظُرْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبِينَ

fe nteḳamnā minhum fe nZur keyfe kāne ǎāḳibetu l-mukeƶƶibīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1فَانْتَقَمْنَاfe nteḳamnāن ق مCezalandırmak, suçlamak, nefret geliştirmek, intikam almak, zulmetmek, kusur bulmak, onaylamamak, dil veya ceza ile hoşlanmamak.biz de öc aldık
2مِنْهُمْminhumonlardan
3فَانْظُرْfe nZurن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakbak
4كَيْفَkeyfeك ي فNasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne haldenasıl
5كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinoldu
6عَاقِبَةُǎāḳibetuع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.sonu
7الْمُكَذِّبِينَl-mukeƶƶibīneك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlayanların

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken öç aldık onlardan, bak da gör, yalanlayanların sonları ne oldu?

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken öç aldık onlardan, bak da gör, yalanlayanların sonları ne oldu?

Adem Uğur

Biz de onlardan intikam aldık. Bak, yalanlayanların sonu nasıl oldu?

Ahmed Hulusi

Bunun üzerine onlardan intikam aldık. . . Yalanlayanların sonu nasıl oldu bir bak!

Ahmet Tekin

Biz de onlara layık oldukları cezayı verdik. Peygamberleri yalanlayanların âkıbetlerinin nasıl olduğuna ibret nazarıyla bir bak.

Ahmet Varol

Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak.

Ali Bulaç

Böylece onlardan intikam aldık. Öyleyse, bir bak; yalan sayanların sonu nasıl oldu?

Ali Fikri Yavuz

Bunun üzerine biz de onlardan (azab neticesi köklerini kurutarak) intikam aldık. Şimdi bak, o (peygamberi ve kitabları) yalanlıyanların akıbeti nasıl oldu!...

Ali Rıza Safa

Bunun üzerine, hak ettikleri cezayı onlara verdik. Artık, yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bak?

Bayraktar Bayraklı

Biz de bundan dolayı onları cezalandırmıştık. Yalancıların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

Bekir Sadak

Bunun uzerine Biz de onlardan oc aldik. Yalancilarin sonunun nasil olduguna bir bak! *

Celal Yıldırım

Onlardan intikam aldık. O (hakkı) yalanlayanların sonlarının ne olduğuna bir bak!. (

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlara hak ettikleri cezayı verdik; gerçeği yalan sayanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

Diyanet İşleri

Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonu, bak nasıl oldu!

Diyanet İşleri (eski)

Bunun üzerine Biz de onlardan öç aldık. Yalancıların sonunun nasıl olduğuna bir bak!

Diyanet Vakfi

Biz de onlardan intikam aldık. Bak, yalanlayanların sonu nasıl oldu?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Biz de onlardan intikam aldık. Bak peygamberleri yalanlayanların sonu nasıl oldu!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunun üzerine Biz de onlardan intikamını aldık. Bak o yalan söylüyorsun diyenlerin sonu nasıl oldu?

Elmalılı Hamdi Yazır

Onun üzerine biz de onlardan intikamını aldık da bak o tekzib edenlerin akıbeti nasıl oldu?

Erhan Aktaş

Bunun üzerine onlara hak ettikleri cezayı verdik. Yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bunun üzerine onlara hak ettikleri cezayı verdik. Yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bunun üzerine onlara hak ettikleri cezayı verdik. Yalanlayanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

Fizilal-il Kuran

Biz de onlardan intikam aldık. Bak, yalanlayanların sonu nasıl oldu?

Gültekin Onan

Böylece onlardan intikam aldık. Öyleyse, bir bak; yalan sayanların sonu nasıl oldu?

Hamdi Döndüren

Bunun üzerine biz de onlardan öç aldık. Yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bak!

Hasan Basri Çantay

Bunun üzerine biz de onlardan intikaam aldık. İşte bak, tekzib edenlerin akıbeti nice oldu!

Hasib Asutay

Biz de onlardan intikam aldık. Bak yalanlayanların sonu nasıl oldu?

Hayrat Neşriyat

Bunun üzerine (biz de) onlardan intikam aldık; artık bak, yalanlayanların âkıbeti nasıl oldu!

İbni Kesir

Biz de onlardan intikam aldık. Yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bak.

Mehmet Okuyan

Biz de onlardan intikam almıştık. Bak yalanlayanların sonu nasıl olmuştu!

Muhammed Esed

Ama sonunda onlardan intikamımızı aldık; işte bakın hakikati yalanlayanların sonu ne oldu!

Mustafa İslamoğlu

Bunun üzerine, Biz de onlara yaptıklarının acısını tattırdık: Bak(ın) işte, hakikati yalanlayanların sonu nasılmış gör(ün)!

Ömer Nasuhi Bilmen

Artık onlardan intikam aldık. İşte bak, o tekzîb edenlerin akibeti ne oldu?

Ömer Öngüt

Biz de onlardan intikam aldık. Bak! Yalanlayanların sonu nasıl oldu?

Suat Yıldırım

Bunun üzerine Biz de onlardan müminlerin intikamını aldık. İşte bak peygamberlere yalancı diyenlerin sonu nasıl oldu gör!

Süleyman Ateş

Biz de onlardan öç aldık. Bak, yalanlayanların sonu nasıl oldu?

Süleymaniye Vakfı

Sonra onlara hak ettikleri cezayı verdik. Yalan söyleyip duranların sonunun ne olduğuna bir bak!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunun arkasından onlara hak ettikleri cezayı vermişizdir. Yalan söyleyip duran o insanların ne hale geldiklerini bir düşün!

Şaban Piriş

Biz de onları cezalandırmıştık. Bir bak, yalanlayanların akibeti nasıl oldu?

Tefhim-ul Kuran

Böylece biz de onlardan intikam aldık. Öyleyse, sen bir bakıver; yalan sayanların sonu nasıl oldu?

Ümit Şimşek

Biz de onlardan intikam aldık. Bir bak, peygamberlerini yalanlayanların sonu ne oldu.

Yaşar Nuri Öztürk

Bunun üzerine onlardan öç aldık. Bir bak, nice olmuştur o yalanlayanların sonu!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz də onlardan intiqam aldıq. Bir gör haqqı yalan sayanların aqibəti necə oldu.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Buna görə də Biz onlardan intiqam aldıq. (Ya Rəsulum!) Bir gör (peyğəmbərləri) yalançı sayanların axırı necə oldu!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir bestraften sie qualvoll im Diesseits. Siehe, wie das Ende der Ungläubigen war, die die Gesandten der Lüge bezichtigten!

Almanca — Der Edle Quran

Da übten Wir an ihnen Vergeltung. So schau, wie das Ende der Leugner war.

Almanca — M. A. Rassoul

Also vergalten Wir es ihnen. Siehe nun, wie das Ende der Leugner war!

Almanca — Muhammad Zaidan

Dann übten WIR Vergeltung an ihnen. So siehe, wie das Anschließende der äußerst Lügenden war?!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

In consequence We took just vengeance on them; and there you can see what was the end of those who denied the truth.

Abdul Haleem

We punished them: think about how those who rejected the Truth met their end.

Abdullah Yusuf Ali

So We exacted retribution from them: now see what was the end of those who rejected (Truth)!

Abul A'la Maududi

Then We exacted retribution from them. So do consider the end of those who gave the lie (to the Prophets).

Aisha Bewley

So We took revenge on them. And see the final fate of the deniers!

Al-Hilali & Khan

So We took revenge on them, then see what was the end of those who denied (Islâmic Monotheism).

Ali Quli Qarai

Thereupon We took vengeance on them; so observe how was the fate of the deniers.

Amatul Rahman Omar

So We were displeased with them. Behold! how miserable was the end of those who cried lies (to Our Prophets).

Arthur John Arberry

So We took vengeance upon them; and behold how was the end of them that cried lies.

Bijan Moeinian

In consequence, I took vengeance on them. See what the destiny of the rejecters of the Truth was.

E. Henry Palmer

Then we took vengeance on them, and see how was the end of those who called the (apostles) liars.

Edip-Layth

Consequently, We took revenge upon them. So see what the consequence of the deniers was!

George Sale

Wherefore We took vengeance on them: And behold what hath been the end of those who accused our apostles of imposture.

Hamid S. Aziz

So We inflicted retribution on them, then see how was the end of the rejecters.

Mahmoud Ghali

Then We took vengeance upon them; so look into how was the end of the beliers.

Marmaduke Pickthall

So We requited them. Then see the nature of the consequence for the rejecters!

Mohamed Ahmed - Samira

Then We punished them. So look at the fate of those who denied.

Muhammad Asad

And so We inflicted Our retribution on them: and behold what happened in the end to those who gave the lie to the truth!

Mustafa Khattab

So We inflicted punishment upon them. See then what was the fate of the deniers!

Progressive Muslims

Consequently, We took revenge upon them. So see how was the consequences of the deniers.

Sahih International

So we took retribution from them; then see how was the end of the deniers.

Sam Gerrans

So We took vengeance on them; then see thou how was the final outcome of the deniers.

Shabbir Ahmed

And so We requited them. Then see what the outcome of the deniers was.

Syed Vickar Ahamed

So We took the toll from them: Now see what was the end of those who rejected (the Word of Allah)!

Taqi Usmani

So, We took revenge from them. Now look, how was the end of those who rejected (Our messengers).

The Monotheist Group

Consequently, We took revenge upon them. So see how was the consequences of the deniers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous Nous vengeâmes dʹeux. Regarde ce quʹil est advenu de ceux qui criaient au mensonge.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me jî cezayê wan da wan, de tu binêre ka encama bêbaweran çawa bûye?!

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dus namen Wij wraak op hen. En kijk dan hoe het einde was van de loochenaars!

Hollandaca — Salomo Keyzer

Daarom namen wij wraak op hen; en aanschouw wat het einde was van hen, die onze gezanten van bedrog beschuldigden.

Hollandaca — Siregar

Toen vergolden Wij hun, en zie wat het einde was van de leugenaars.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И Мы отомстили им [прежним общинам, которые возводили ложь на посланников Аллаха, которые были направлены к ним] (ниспослав губительное наказание на них). И посмотри же (о, Пророк) [получи назидание], каков был конец [какое наказание постигало] возводящих ложь!» (Пусть твой народ остерегается того, что их может постичь подобная погибель, если они будут продолжать возводить ложь на Аллаха и Его Посланника.)

Rusça — Osmanov

И Мы покарали их. Так посмотри же, каков был исход тех, которые отвергли [посланников].