Zuhruf Suresi 24. Ayet — Elfaz
(Gönderilen uyarıcı,) "Ben size, babalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirmiş olsam da mı?" dedi. Onlar, "Biz kesinlikle sizinle gönderilen şeyi inkar ediyoruz" dediler.
1قَالَḳāledediMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2اَوَلَوْe ve levşayetSoru Eki+Zaid Harf+Şart Edatı
3جِئْتُكُمْci'tukumben size getirsem de mi?Mazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Vahdeج ي اgelmek/yapmak, işlemek, (bi edatıyla) getirmek, üretmek, (2:275) almak
4بِاَهْدٰىbi ehdādaha doğrusunuHarf-i Cer+İsimه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.
5مِمَّاmimmāşeydenHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
6وَجَدْتُمْvecedtumbulduğunuzMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabو ج دkaybolan bir şeyi bulmak, algılamak, elde etmek, herhangi bir kişiyi veya şeyi (şöyle veya böyle) bulmak
7عَلَيْهِǎleyhiüzerindeHarf-i Cer+Zamir
8اٰبَٓاءَكُمْābā'ekumbabalarınızıİsim+Zamirا ب وbaba/büyükbaba/ata, babalık, beslemek/yemek vermek/yetiştirmek, büyütmek
9قَالُواḳālūdedilerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
10اِنَّاinnādoğrusu bizHarf-i Nasb+Zamir
11بِمَاbimāşeyiHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
12اُرْسِلْتُمْursiltumsizinle gönderilenMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risale
13بِهِbihionuHarf-i Cer+Zamir