"Eğer Rahman dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik" dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

وَقَالُوا لَوْ شَاءَ الرَّحْمٰنُ مَا عَبَدْنَاهُمْ مَا لَهُمْ بِذٰلِكَ مِنْ عِلْمٍ اِنْ هُمْ اِلَّا يَخْرُصُونَ

ve ḳālū lev şā'e r-raHmānu mā ǎbednāhum mā lehum bi ƶālike min ǐlmin in hum illā yeḣruSūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler ki
2لَوْleveğer
3شَاءَşā'eش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdileseydi
4الرَّحْمٰنُr-raHmānuر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.Rahman
5مَا
6عَبَدْنَاهُمْǎbednāhumع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekbiz onlara tapmazdık
7مَاyoktur
8لَهُمْlehumonların
9بِذٰلِكَbi ƶālikebu hususta
10مِنْminhiçbir
11عِلْمٍǐlminع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatnamebilgileri
12اِنْin
13هُمْhumonlar
14اِلَّاillāsadece
15يَخْرُصُونَyeḣruSūneخ ر صTahmin yoluyla bir miktar hesaplamak, emin olunmayan bir şey hakkında fikir yürütmek veya görüş oluşturmak, görüş veya tahmin yoluyla konuşmak ve böylece yalan söylemek ve gerçek olmayan şeyler söylemek, yalan uydurmak, aç ve üşümüş olmak.saçmalıyorlar

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve rahman isteseydi derler, kulluk etmezdik onlara; bu hususta hiçbir bilgileri yok; onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve rahman isteseydi derler, kulluk etmezdik onlara; bu hususta hiçbir bilgileri yok; onlar, yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

Adem Uğur

Ve dediler ki: Rahmân dileseydi biz onlara tapmazdık. Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "Eğer Rahman dileseydi onlara kulluk yapmazdık". . . Bununla ilgili onların bir ilmi (delilleri, yakinleri) yoktur. . . Onlar ancak tahmin üzere konuşup saçmalıyorlar.

Ahmet Tekin

Onlar: 'Eğer Rahman olan Allah’ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, biz o meleklere tapmazdık' dediler. Allah’ın böyle bir şey istediği ile ilgili onların hiçbir bilgileri yok. Onlar kesinlikle yalan-yanlış saçmalıyorlar.

Ahmet Varol

Dediler ki: 'Rahman dileseydi biz onlara kulluk etmezdik.' Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

Ali Bulaç

Dediler ki: "Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz onlara ibadet etmezdik." Onların bundan yana hiçbir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca 'zan ve tahminle yalan söylüyorlar.'

Ali Fikri Yavuz

Bir de şöyle dediler: “- Rahmân dileseydi, biz o meleklere tapmazdık.” Onların bu hususta hiç bir bilgisi yoktur; onlar ancak yalan söylüyorlar.

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Bağışlayan dileseydi, onlara hizmet etmezdik!" Oysa bu konuda bilgileri yoktur; yalnızca yakıştırıyorlar.

Bayraktar Bayraklı

"Eğer Rahman dileseydi putlara tapmazdık" dediler. Bu bilgisizce bir sözdür. Onlar sadece yalan söylemektedirler.

Bekir Sadak

«Eger Rahman dilemis olsaydi, biz bunlara kulluk etmezdik» derler. Buna dair bir bilgileri yoktur; onlar sadece vehimde bulunuyorlar.

Celal Yıldırım

Dediler ki; «Eğer Rahman dileseydi biz onlara (o putlara) tapmazdık.» Bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Rahmân dileseydi biz onlara ibadet etmezdik” dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur, yalnızca boş bir iddiada bulunuyorlar.

Diyanet İşleri

"Eğer Rahman dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik" dediler. Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

Diyanet İşleri (eski)

'Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz bunlara kulluk etmezdik' derler. Buna dair bir bilgileri yoktur; onlar sadece vehimde bulunuyorlar.

Diyanet Vakfi

Ve dediler ki: Rahmân dileseydi biz onlara tapmazdık. Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar: «Eğer Rahman olan, Allah dileseydi, biz o meleklere tapmazdık.» dediler. Onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de dediler ki: "Rahman dileseydi biz onlara tapmazdık." Bu hususta onların bir bilgileri yoktur, sadece atıyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de dediler ki Rahman dilese idi biz onlara tapmazdık, bu babda onların bir ılimleri yoktur sade atıyorlar

Erhan Aktaş

"Eğer Rahman dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik." dediler. Onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar yalnızca saçmalıyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Eğer Rahman dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik." dediler. Onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar yalnızca saçmalıyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Eğer Rahman dileseydi, biz onlara kulluk etmezdik." dediler. Onların bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar yalnızca saçmalıyorlar.

Fizilal-il Kuran

Ve derler ki: “Eğer Rahman dilemiş olsaydı biz onlara kulluk etmezdik.” Buna dair bir bilgileri yoktur onların. Onlar sadece vehimde bulunuyorlar.

Gültekin Onan

Dediler ki: "Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz onlara ibadet etmezdik." Onların bundan yana hiç bir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca 'zan ve tahminle yalan söylüyorlar'.

Hamdi Döndüren

Onlar, “Rahmân dileseydi, biz o meleklere tapmazdık.” dediler. Onların bu konuda bir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan uyduruyorlar!

Hasan Basri Çantay

Dediler ki: "Eğer o çok esirgeyici (Allah) dileseydi biz bunlara tapmazdık". Onların buna dair hiçbir bilgisi yokdur. Onlar yalandan başka bir şey söylemiyorlar.

Hasib Asutay

Ve dediler ki: 'Rahmân dileseydi, biz onlara (8) tapmazdık.' Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar yalnız yalan söylüyorlar. (8. Meleklere.)

Hayrat Neşriyat

Bir de dediler ki: 'Eğer Rahmân dileseydi, (biz) onlara (o putlara) tapmazdık!' Onların buna dâir hiçbir bilgileri yoktur. Doğrusu onlar (böyle demekle) ancak yalan söylüyorlar.

İbni Kesir

Ve derler ki: Eğer Rahman dilemiş olsaydı; biz, onlara ibadet etmezdik. Onların bu konuda bir bilgileri yoktur. Onlar, yalnız yalan söyleyip dururlar.

Mehmet Okuyan

Dediler ki: “Rahmân dileseydi, biz onlara tapmazdık.” Onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Onlar yalandan başka bir şey söylemeyenlerdir.

Muhammed Esed

Onlar hala: "Rahman dilemiş ol(ma)saydı biz onlara asla tapmazdık!" diyorlar. (Ama) onlar (Rahman'ın) böyle bir şey (istediği) hakkında bilgi sahibi değiller. Onlar sadece zannediyorlar.

Mustafa İslamoğlu

Bir de onlar "Eğer Rahman dileseydi asla biz onlara tapmazdık" dediler; ne ki onlar, buna dair bir bilgiye sahip değiller: onlar sadece sürü güdüsüyle hareket ediyorlar.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve dediler ki: «Eğer o Rahmân dilemeseydi onlara ibadet etmezdik.» Onların buna dair hiçbir bilgileri yoktur. Onlar başka değil ancak yalan söylerler.

Ömer Öngüt

Ve derler ki: "Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz onlara tapmazdık. " Onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece yalan söylüyorlar.

Suat Yıldırım

Bir de dediler ki: "Eğer Rahman dileseydi, biz onlara tapmazdık." Aslında onların ciddi bir bilgileri yoktur. Onlar sırf kafadan atıyorlar.

Süleyman Ateş

Ve dediler ki: "Rahman dileseydi, biz onlara tapmazdık." Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar sadece saçmalıyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Bir de şöyle dediler: "Rahman farklı bir tercihte bulunsaydı onlara (meleklere) kulluk etmezdik." Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Onlar sadece delilsiz konuşurlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bir de şöyle derler: "Rahman'ın tercihi farklı olsaydı onlara (Allah'ın kızları saydıkları bazı meleklere) kulluk etmezdik." Bu konuda işlerine yarayacak bir bilgi yoktur. Onlar sadece atarlar.

Şaban Piriş

Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz onlara kulluk etmezdik, dediler. Bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar, sadece yalan söylemektedirler.

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz onlara ibadet etmezdik.» Onların bundan yana hiçbir bilgileri yoktur. Onlar, yalnızca 'zan ve tahminle yalan söylemektedirler.'

Ümit Şimşek

Bir de dediler ki: 'Rahmân dileseydi biz bunlara ibadet etmezdik.' Oysa bu konuda hiçbir şey bildikleri yoktur; sadece tahmin yürütüyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir de dediler ki: "Rahman dileseydi, onlara tapınmazdık." Bu konuda hiçbir bilgileri yoktur. Sadece saçmalıyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Əgər Mərhəmətli Allah istəsəydi, biz onlara ibadət etməzdik!” Onların bu haqda heç bir biliyi yoxdur. Onlar ancaq yalan danışarlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar dedilər: ″Əgər Rəhman istəsəydi, biz onlara (mələklərə) ibadət etməzdik!″ Onların (dedikləri sözün həqiqətə nə qədər uyğun olması barədə) heç bir biliyi yoxdur. Onlar ancaq yalan danışarlar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagen: ʺHätte der Barmherzige gewollt, würden wir diese nicht anbeten.ʺ Sie verfügen über kein Wissen und sprechen nur so dahin.

Almanca — Der Edle Quran

Und sie sagen: ʺWenn der Allerbarmer gewollt hätte, hätten wir ihnen nicht gedient.ʺ Sie haben kein Wissen davon; sie stellen nur Schätzungen an.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie sagen: ʺHätte der Allerbarmer es gewollt, hätten wir sie nicht verehrt.ʺ Sie haben keinerlei Kenntnis hiervon; sie mutmaßen nur.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie sagten: ʺHätte Der Allgnade Erweisende es nicht gewollt, hätten wir ihnen nicht gedient!ʺ Darüber verfügen sie über keinerlei Wissen, gewiß, sie lügen nur.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they allegedly say: "Had Allah, AL-Rahman, so willed we would never have worshipped -these corporate deities-. They are not acquainted with the truth nor do they have information or proof to support their allegation; they simply lic and indeed they lie in their teeth.

Abdul Haleem

They say, ‘If the Lord of Mercy had willed it, we would not have worshipped them,’ but they do not know that- they are only guessing-

Abdullah Yusuf Ali

("Ah!") they say, "If it had been the will of (Allah) Most Gracious, we should not have worshipped such (deities)!" Of that they have no knowledge! they do nothing but lie!

Abul A'la Maududi

They say: "Had the Merciful One so willed, we would never have worshipped these deities." But they have no knowledge of the matter and are simply conjecturing.

Aisha Bewley

They say, ‘If the All-Merciful had so willed, we would not have worshipped them. ’ They have no knowledge of that. They are only conjecturing.

Al-Hilali & Khan

And they said: "If it had been the Will of the Most Gracious (Allâh), we should not have worshipped them (false deities)." They have no knowledge whatsoever of that. They do nothing but lie!

Ali Quli Qarai

They say, ‘Had the All-beneficent wished, we would not have worshipped them. ’ They do not have any knowledge of that, and they do nothing but surmise.

Amatul Rahman Omar

And they say, `If the Most Gracious (God) had (so) willed, we should never have worshipped them. ' They have no real knowledge whatsoever in that matter. They do nothing but make conjectures.

Arthur John Arberry

They say, 'Had the All-merciful so willed, we would not have served them. ' They have no knowledge of that; they are only conjecturing.

Bijan Moeinian

The disbelievers say: "If the Most Merciful (God) had not willed, we would have never been able to worship them (the angles)! These are baseless arguments. They do not know what they are talking about [otherwise every crime can be justified according to this argument.]

E. Henry Palmer

and they say, 'Had the Merciful pleased we should never have worshipped them. ' They have no knowledge of that, they only conjecture.

Edip-Layth

They said, "If the Gracious willed, we would not have served them." They have no knowledge of this; they only conjecture.

George Sale

And they say, if the Merciful had pleased, we had not worshipped them. They have no knowledge herein: They only utter a vain lie.

Hamid S. Aziz

And they say, "If the Beneficent Allah had pleased, we should never have worshipped them. " They have no knowledge of this; they only lie.

Mahmoud Ghali

And they have said, "If The All-Merciful had (so) decided, in no way would we have worshiped them. " In no way do they have any knowledge of that; decidedly they are (doing nothing) except conjecturing.

Marmaduke Pickthall

And they say: If the Beneficent One had (so) willed, we should not have worshipped them. They have no knowledge whatsoever of that. They do but guess.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet they say: "If Ar-Rahman had so pleased we would not have worshipped them. " They have no knowledge of it in the least. They only make up lies.

Muhammad Asad

Yet they say, "Had [not] the Most Gracious so willed, we would never have worshipped them!" [But] they cannot have any knowledge of [His having willed] such a thing: they do nothing but guess.

Mustafa Khattab

And they argue, "Had the Most Compassionate willed, we would have never worshipped them." They have no knowledge ˹in support˺ of this ˹claim˺. They do nothing but lie.

Progressive Muslims

And they said: "If the Almighty willed, we would not have worshipped them. " They have no knowledge of this; they only conjecture.

Sahih International

And they said, "If the Most Merciful had willed, we would not have worshipped them. " They have of that no knowledge. They are not but falsifying.

Sam Gerrans

And they say: “Had the Almighty willed, we would not have served them.” They have no knowledge of that; they are only guessing.

Shabbir Ahmed

Yet they say, "If it had been the Will of the Beneficent, we should not have worshiped them. " But, of that, they have no knowledge. (That there is no room for fatalism in Divine Laws. Humans have been endowed with free will (6:149), (36:47). They only wander in the valley of conjecture.

Syed Vickar Ahamed

And they said: "If it was the Will of (Allah), Most Gracious (Rahmán), we should not have worshipped such (petty gods)!" About that they have no knowledge! They do nothing but lie!

Taqi Usmani

They say, "Had the RaHmān so willed, we would not have worshipped them." They have no knowledge of that. They do nothing but make conjectures.

The Monotheist Group

And they said: "If the Almighty had willed, we would not have worshipped them." They have no knowledge of this; they only conjecture.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils dirent: ʺSi le Tout Miséricordieux avait voulu, nous ne les aurions pas adorésʺ. Ils nʹen ont aucune connaissance; ils ne font que se livrer à des conjectures.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gotin: Eger Xweda yê Rehman bixwesta dê me îbadetê wan nekiribûya. Di vê mijarê de tu zanîna wan tune ye. Bes ew derewan dikin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zeggen: ʺAls de Erbarmer gewild had hadden wij hen niet gediend.ʺ Daar hebben zij geen weet van; zij gissen slechts.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij zeggen: Indien het Gode had behaagd, zouden wij hen niet hebben vereerd. Zij hebben geene kennis daarvan, zij spreken slechts eene ijdele leugen uit.

Hollandaca — Siregar

En zij zeiden: ʺAls de Erbarmer het had gewild, dan zouden wij hen niet hebben aanbeden. Zij hebben daarover geen kennis, zij liegen slechts.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказали они [многобожники]: «Если бы Милостивый (Аллах) пожелал, (то) мы не поклонялись бы им [никому, кроме Него]!» Нет у них знания об этом [Аллах им об этом не сообщал] и они всего лишь лгут!

Rusça — Osmanov

Они говорят: ʺЕсли бы Милосердному было угодно, то мы не поклонялись бы имʺ. Они ничего не ведают об этом и лишь болтают, что им вздумается.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De säger också: ʺHade det varit den Nåderikes vilja, skulle vi inte ha ägnat dem vår dyrkan.ʺ Om detta vet de ingenting - de följer bara lösa antaganden och förmodar (än det ena, än det andra).