(52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.

وَكَذٰلِكَ اَوْحَيْنَٓا اِلَيْكَ رُوحًا مِنْ اَمْرِنَا مَا كُنْتَ تَدْرِي مَا الْكِتَابُ وَلَا الْاِيمَانُ وَلٰكِنْ جَعَلْنَاهُ نُورًا نَهْدِي بِهِ مَنْ نَشَاءُ مِنْ عِبَادِنَا وَاِنَّكَ لَتَهْدِي اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ صِرَاطِ اللّٰهِ الَّذِي لَهُ مَا فِي السَّمٰوَاتِ وَمَا فِي الْاَرْضِ اَلَٓا اِلَى اللّٰهِ تَصِيرُ الْاُمُورُ

ve ke ƶālike evHaynā ileyke rūHen min emrinā mā kunte tedrī mā l-kitābu ve lā l-īmānu ve lākin ceǎlnāhu nūran nehdī bihi men neşā'u min ǐbādinā ve inneke le tehdī ilā SirāTin musteḳīmin / SirāTi (a)llahi elleƶī lehu mā fī s-semāvāti ve mā fī l-erDi elā ilā (a)llahi teSīru l-umūru

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَكَذٰلِكَve ke ƶālikeişte böyle
2اَوْحَيْنَٓاevHaynāو ح يİşaret etmek/ortaya çıkarmak/önermek, belirtmek, bir şeyi (zihne) yerleştirmek, haberci göndermek, ilham vermek, gizlice konuşmak, acele etmek, işaret yapmak, hızlıca işaret etmek, süratle önermek, yazmak, sadece dinleyenin duyabileceği fısıltı tonunda bir şey söylemek ama yanında duran kişinin duyamayacağı şekilde.vahyettik
3اِلَيْكَileykesana
4رُوحًاrūHenر و حRuh, bilgi, can, nefes, hava, esinti, hayat, yaşam özü, ilham, özbir ruh
5مِنْmin-den
6اَمْرِنَاemrināا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakemrimiz-
7مَا
8كُنْتَkunteك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinsen değildin
9تَدْرِيtedrīد ر يBeceri ile bilmek, öğrenmek.biliyor
10مَاnedir
11الْكِتَابُl-kitābuك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitap
12وَلَاve lāve nedir
13الْاِيمَانُl-īmānuا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaniman
14وَلٰكِنْve lākinfakat
15جَعَلْنَاهُceǎlnāhuج ع لyapmak, kılmak, oluşturmak, etmek, bir şeyi belirlemek, yaratmak, dönüştürmek, tayin etmek, yerleştirmek, sağlamakbiz onu yaptık
16نُورًاnūranن و رateş, alev, sıcaklık, savaş, ışık, parıldamak, parlak ışık saçmak, tahrik etmek, sinirlendirmek veya savaşa kışkırtmakbir nur
17نَهْدِيnehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.doğru yola ilettiğimiz
18بِهِbihionunla
19مَنْmenkimseyi
20نَشَاءُneşā'uش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişdilediğimiz
21مِنْmin-dan
22عِبَادِنَاǐbādināع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmekkullarımız-
23وَاِنَّكَve innekeşüphesiz sen
24لَتَهْدِيle tehdīه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.götürüyorsun
25اِلٰىilā
26صِرَاطٍSirāTinص ر طDüz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç.yola
27مُسْتَقِيمٍmusteḳīminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhdoğru
1صِرَاطِSirāTiص ر طDüz, yeteri kadar geniş ve zorluk çekilmeden yürünebilen bir patika/yol. Bir yol/güzergah/patika, uzun kılıç.yoluna
2اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
3الَّذِيelleƶī
4لَهُlehusahibi olan
5مَاbulunan herşeyin
6فِي
7السَّمٰوَاتِs-semāvātiس م وyüce/yüksek olmak, yükseltilmiş, çatı, tavan; isim, sıfat, nitelik; semavat - yükseklikler/gökler/yağmur, yağmur bulutları. ism - Bir şeyin/nesnenin ayırt edici işareti Türkçe’ye girmiş türevler : sema, semavat, alaimsema, isim, bismillah (besmele), esami, esma, tesmiye (müsemma)göklerde
8وَمَاve māve bulunan herşeyin
9فِي
10الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyerde
11اَلَٓاelāiyi bilin ki
12اِلَىilā
13اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
14تَصِيرُteSīruص ي رGitmek, olmak, yönelmek. Gidiş, yolculuk, ayrılış. Geri çekilmek, sonuçlanmak, neticeye varmak.sonunda varır
15الْاُمُورُl-umūruا م رemretmek/emir vermek/buyurmak, yetki/güç/hakimiyet, danışmak/tavsiye etmek/istişare etmek, komuta etmek/emir vermek, komutan/vali/prens/kral olarak başkanlık etmek, deneyimli, çoğalmak/bollaşmakbütün işler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

O yoluna Allah'ın ki onundur ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde; iyice bilin ki bütün işler, dönüp Allah tapısına varır.

Abdulkadir Gölpınarlı

O yoluna Allahʼın ki onundur ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde; iyice bilin ki bütün işler, dönüp Allah tapısına varır.

Adem Uğur

(O yol) göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın yoludur. Dikkat edin, bütün işler sonunda Allah'a döner.

Ahmed Hulusi

(O) Allah yoluna ki, semalarda ve arzda ne varsa (hepsi) kendisi içindir! Dikkat edin, işler Allah'a döner!

Ahmet Tekin

Göklerdeki varlıkların ve imkânların ve yerdeki varlıkların ve imkânların mülkiyeti ve tasarrufu kendisine ait olan Allah’ın yolunu gösteriyorsun. Unutmayın, bütün planların icra edilerek sonuçlandırıldığı, bütün icraatların, amellerin hesabının sorulduğu tek merci Allah’tır.

Ahmet Varol

Göklerde ve yerde ne varsa kendine ait olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki işler Allah'a döner.

Ali Bulaç

Göklerde ve yerde bulunanların tümü kendisine ait olan Allah'ın yoluna. Haberiniz olsun; işler Allah'a döner.

Ali Fikri Yavuz

O Allah yoluna ki, göklerde ne var, yerde ne varsa hep O’nundur. Dikkat edin! Bütün işler döner (sonunda) Allah’a varır.

Ali Rıza Safa

Göklerde ve yeryüzünde olan her şeyin egemeni olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, tüm işler, Allah'a döner.

Bayraktar Bayraklı

Göklerde ve yerde bulunan her şeyin sahibi Allah'ın yoluna. İyi bil ki bütün işler, sonunda Allah'a varır.

Bekir Sadak

(52-53) Iste sana da buyrugumuzla Cebrail'i gonderdik; sen Kitap nedir, iman nedir onceleri bilmezdin, fakat Biz onu, kullarimizdan diledigimizi onunla dogru yola eristirdigimiz bir nur kildik. suphesiz sen de insanlara goklerde olanlar, yerde olanlar kendisinin olan Allah'in yolunu, dogru yolu gostermektesin. iyi bilin ki isler sonunda Allah'a dner.*

Celal Yıldırım

Göklerde ne varsa, yerde ne varsa kendisine ait olan Allah'ın yolunu gösterirsin. Haberiniz olsun ki, işler (eninde sonunda) Allah'a döner.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(52-53) İşte böylece sana da kendi buyruğumuzla bir ruh (Kur’an) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmiyordun; ama şimdi onu, dilediğimiz kullarımızı sayesinde doğruya eriştirdiğimiz bir ışık kıldık. Hiç şüphe yok ki sen doğru yolu, göklerin ve yerin yegâne sahibi olan Allah’ın yolunu göstermektesin. İyi bilinmeli ki bütün işler dönüp dolaşır Allah’a varır.

Diyanet İşleri

(52-53) İşte sana da, emrimizle, bir ruh (kalpleri dirilten bir kitap) vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi, kendisiyle doğru yola eriştireceğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz ki sen doğru bir yola iletiyorsun; göklerdeki ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.

Diyanet İşleri (eski)

(52-53) İşte sana da buyruğumuzla Cebrail'i gönderdik; sen Kitap nedir, iman nedir önceleri bilmezdin, fakat Biz onu, kullarımızdan dilediğimizi onunla doğru yola eriştirdiğimiz bir nur kıldık. Şüphesiz sen de insanlara, göklerde ve yerde ne varsa kendisininolan Allah'ın yolunu, doğru yolu göstermektesin. İyi bilin ki işler sonunda Allah'a döner.

Diyanet Vakfi

(O yol) göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın yoludur. Dikkat edin, bütün işler sonunda Allah'a döner.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Göklerde ve yerde bulunanların sahibi olan Allah'ın yoluna götürüyorsun. İyi bilin ki bütün işler sonunda yalnız Allah'a dönecektir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O Allah'ın yoluna ki, göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi O'nundur. Uyan, bütün işler döner dolaşır Allah'a varır.

Elmalılı Hamdi Yazır

O Allahın yoluna ki Göklerde ne var, Yerde ne varsa hep onundur, uyan! bütün işler döner dolaşır Allaha varır

Erhan Aktaş

Göklerde ve yerde olanların kendisine ait olduğu Allah'ın yoluna. İyi bilin ki bütün işler sonunda Allah'a döner.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Göklerde ve yerde olanların kendisine ait olduğu Allah'ın yoluna. İyi bilin ki bütün işler sonunda Allah'a döner.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde olanların kendisine ait olduğu Allah'ın yoluna. İyi bilin ki bütün işler sonunda Allah'a döner.

Fizilal-il Kuran

Göklerde ve yerde bulunan herşeyin sahibi Allah'ın yoluna. Dikkat edin, bütün işler sonunda Allah'a döner.

Gültekin Onan

Göklerde ve yerde bulunanların tümü kendisine ait olan Tanrı'nın yoluna. Haberiniz olsun, buyruklar Tanrı'ya döner.

Hamdi Döndüren

Göklerde ve yerde bulunan her şeyin sahibi Allah’ın yoluna. Dikkat edin! Bütün işler, sonunda Allah’a döner.

Hasan Basri Çantay

(Öyle doğru bir yol ki, o) göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi kendisinin olan Allahın yoludur. Gözünüzü açın: (Bütün) işler ancak Allaha dönüb varır.

Hasib Asutay

Göklerde ve yerde bulunan her şeyin kendisine ait olan Allah'ın yoluna. İyi bilin ki (bütün) işler Allah'a döner.

Hayrat Neşriyat

Göklerde ne var, yerde ne varsa kendisinin olan Allah’ın yoluna! Dikkat edin!(Bütün) işler ancak Allah’a döner.

İbni Kesir

Göklerde ve yerde olanların kendisine ait olduğu Allah'ın dosdoğru yolunu. İyi bilin ki; bütün işler sonunda Allah'a döner.

Mehmet Okuyan

Yani göklerdekiler ve yerdekiler kendisine ait olan Allah’ın yolunu. Dikkat edin! Bütün işler yalnızca Allah’a döner.

Muhammed Esed

göklerde ve yerdeki her şeyin maliki olan Allah'a götüren yola. Gerçek şu ki, her şeyin başı ve sonu Allah'tadır.

Mustafa İslamoğlu

göklerde ve yerdeki her şeyin asli sahibi olan Allah'ın yoluna... Bakın: Her iş döner dolaşır sonunda mutlaka Allah'a varır!

Ömer Nasuhi Bilmen

O Allah'ın yoluna ki, göklerde ne varsa ve yerde ne varsa hep O'nundur. Agâh ol! Bütün işler Allah'a dönüp varacaktır.

Ömer Öngüt

O Allah yolunu ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. İyi bilin ki bütün işler sonunda O'na döner.

Suat Yıldırım

Yani göklerde ve yerde bulunan her şeyin sahibi olan Allah’ın yolunu gösterirsin. İyi bilin ki bütün işler eninde sonunda Allah’a döner, kararlar O’ndan çıkar.

Süleyman Ateş

Göklerde ve yerde bulunan herşeyin sahibi Allah'ın yoluna. İyi bilin ki bütün işler sonunda Allah'a varır.

Süleymaniye Vakfı

Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsinin sahibi olan Allah'ın yolunu. Bilin ki bütün işler sonunda Allah'a varır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde ne varsa hepsinin Sahibi olan Allah'ın yolunu gösterirsin. Bilin ki işler, döner dolaşır Allah'a ulaşır.

Şaban Piriş

Göklerde ve yerde olan her şeyin sahibi olan Allah'ın yoluna... İyi bilin ki, Allah'a döner bütün işler!

Tefhim-ul Kuran

Göklerde ve yerde bulunanların tümü kendisine ait olan Allah'ın yoluna. Haberiniz olsun; işler Allah'a döner.

Ümit Şimşek

O Allah'ın yoluna ki, göklerde olan ve yerde olan herşey Onundur. Bilmiş olun ki, bütün işler sonunda Allah'a döner.

Yaşar Nuri Öztürk

Göklerde ve yerdeki her şeyin sahibi olan Allah'ın yoludur o. Gözünüzü açın, bütün iş ve oluşlar Allah'a varır!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

göylərdə və yerdəkilərin sahibi Allahın yoluna. Şübhəsiz ki, bütün işlər Allaha qayıdır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

O Allahın yoluna ki, göylərdə və yerdə nə varsa (hamısı) Onundur. Bil ki, bütün işlər axırda Allaha qayıdacaqdır!

Almanca (3)

Almanca — Der Edle Quran

Allahs Weg, Dem gehört, was in den Himmeln und was auf der Erde ist. Sicherlich, zu Allah nehmen die Angelegenheiten ihren Ausgang.

Almanca — M. A. Rassoul

den Weg Allahs, Dem alles gehört, was in den Himmeln und was auf Erden ist. Wahrlich, zu Allah kehren alle Dinge zurück.

Almanca — Muhammad Zaidan

zum Weg ALLAHs, Dem gehört, was in den Himmeln und was auf Erden ist. Ja! Zu ALLAH werden die Angelegenheiten werden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

The path of Allah Who has the rightful claim to all that is in the heavens and to all that is on earth; supremacy, authority and power over them are acknowledged as His own. Indeed all affairs are Allah's concern; they are referred to Him, the Ultimate Authority, for consideration, decision and execution.

Abdul Haleem

the path of God, to whom belongs all that is in the heavens and earth: truly everything will return to God.

Abdullah Yusuf Ali

The Way of Allah, to Whom belongs whatever is in the heavens and whatever is on earth. Behold (how) all affairs tend towards Allah!

Abul A'la Maududi

the Way of Allah, to Whom belongs the dominion of all that is in the heavens and the earth. Lo, it is to Allah that all things ultimately revert.

Aisha Bewley

the Path of Allah to Whom everything in the heavens and everything on the earth belongs. Indeed all matters return eventually to Allah.

Al-Hilali & Khan

The Path of Allâh to Whom belongs all that is in the heavens and all that is in the earth. Verily, all matters at the end go to Allâh (for decision).

Ali Quli Qarai

the path of Allah, to whom belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth. Look! To Allah do all matters return!

Amatul Rahman Omar

The path of Allâh to whom belongs all that lies in the heavens and all that lies in the earth. Behold! to Allâh do all things eventually return.

Arthur John Arberry

the path of God, to whom belongs whatsoever is in the heavens, and whatsoever is in the earth. Surely unto God all things come home.

Bijan Moeinian

The path of God, to whom belongs everything in the heavens and on the earth. Know that the final decision belongs to God.

E. Henry Palmer

the way of God, whose is what is in the heavens and what is in the earth. Ay, to God affairs do tend!

Edip-Layth

The path of God; to Him belongs what is in the heavens and what is in the earth. Ultimately, all matters revert to God.

George Sale

the way of God, unto whom belongeth whatever is heaven and in earth. Shall not all things return unto God?

Hamid S. Aziz

The Way of Allah, to Whom belongs whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth; now surely to Allah do all affairs eventually come.

Mahmoud Ghali

The Path of Allah, to Whom belongs whatever is in the heavens and whatever is in the earth. Verily to Allah all Commands are destined to Him.

Marmaduke Pickthall

The path of Allah, unto Whom belongeth whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth. Do not all things reach Allah at last?

Mohamed Ahmed - Samira

The path of God to whom belongs the kingdom of the heavens and the earth. And will not all things go back to God?

Muhammad Asad

the way that leads to God, to whom all that is in the heavens and all that is on earth belongs. Oh, verily, with God is the beginning and the end of all things!

Mustafa Khattab

the Path of Allah, to Whom belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. Surely to Allah all matters will return ˹for judgment˺.

Progressive Muslims

The path of God, to whom belongs what is in the heavens and what is in the Earth. Ultimately, all matters revert to God.

Sahih International

The path of Allah, to whom belongs whatever is in the heavens and whatever is on the earth. Unquestionably, to Allah do [all] matters evolve.

Sam Gerrans

The path of God, to whom belongs what is in the heavens and what is in the earth. In truth, to God do all matters come.

Shabbir Ahmed

The Path that leads to Allah, to Whom belongs all that is in the heavens and all that is in the earth. Oh, verily, with Allah is the beginning and with Him is the end of all affairs. (All things go back to Him as their Source, and all things pursue their course according to His Laws).

Syed Vickar Ahamed

The (Straight) Way of Allah, to Whom belongs all that is in the heavens and all that is in the earth. Verily! (How) all things (and events) return back to Allah (for Judgment)!

Taqi Usmani

the path of Allah, the One to whom belongs all that is in the heavens and all that is in the earth. Be aware that towards Allah all matters shall finally return.

The Monotheist Group

The path of God, to whom belongs what is in the heavens and the earth. Ultimately, to God all matters return.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

le chemin dʹAllah à Qui appartient ce qui est dans les cieux et ce qui est sur la terre. Oui cʹest à Allah que sʹacheminent toutes les choses.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

naar de weg van God, van wie is wat er in de hemelen en wat er op de aarde is. Zeker, aan God worden uiteindelijk alle zaken voorgelegd.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Den weg van God, aan wien alles behoort, wat in den hemel en op de aarde is. Zullen niet alle dingen tot God terugkeeren?

Hollandaca — Siregar

Het is het Pad van Allah, Degene aan Wie alles wat in de hemelen en op de aarde is toebehoort. Weet: alle zaken keren tot Allah terug.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

путь Аллаха, которому принадлежит (все) то, что в небесах и (все) то, что на земле. О да, ведь к Аллаху возвращаются все дела (как благие, так и плохие) (и Он воздаст за них соответственно)!

Rusça — Osmanov

путь Аллаха, которому принадлежит то, что на небесах и на земле. О да! К Аллаху возвращается все сущее.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

vägen till Gud, som allt det som himlarna rymmer och det som jorden bär tillhör. Allt är förvisso på väg tillbaka till Gud!