Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah'a aittir. İşte bu, Rabbim Allah'tır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve ancak O'na yöneliyorum.

وَمَا اخْتَلَفْتُمْ فِيهِ مِنْ شَيْءٍ فَحُكْمُهُ اِلَى اللّٰهِ ذٰلِكُمُ اللّٰهُ رَبِّي عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَاِلَيْهِ اُنِيبُ

ve mā ḣteleftum fīhi min şey'in fe Hukmuhu ilā (a)llahi ƶālikumu (a)llahu rabbī ǎleyhi tevekkeltu ve ileyhi unību

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māve ne varsa
2اخْتَلَفْتُمْḣteleftumخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememekayrılığa düştüğünüz
3فِيهِfīhihakkında
4مِنْmin
5شَيْءٍşey'inش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafişherhangi bir
6فَحُكْمُهُfe Hukmuhuح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm vermek
7اِلَىilāaittir
8اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
9ذٰلِكُمُƶālikumuişte budur
10اللّٰهُ(a)llahuAllah
11رَبِّيrabbīر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbim
12عَلَيْهِǎleyhiO'na
13تَوَكَّلْتُtevekkeltuو ك لGüvenmek, onaylamak, vermek, görev vermek, işleri düzenlemek, dayanmak, bel bağlamak.dayandım
14وَاِلَيْهِve ileyhive O'na
15اُنِيبُunībuن و بBir başkasının yerini doldurmak. Allah'a samimi amellerle tekrar tekrar ve ardı ardına tövbe etmek ve dönmek.yöneldim

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve bir şeyde ihtilâfa düştünüz mü onun hükmü, Allah'a âittir, budur mâbûdunuz olan Rabbim Allah, ona dayandım ben ve her hususta ona dönerim ben.

Adem Uğur

Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek, Allah'a mahsustur. İşte, bu Allah, benim Rabbimdir. O'na dayandım ve O'na yönelirim.

Ahmed Hulusi

Herhangi bir şey hakkında fikir ayrılığına düştüğünüzde, onun hükmü Allah'a aittir! İşte budur Allah, Rabbim! O'na tevekkül ettim. . . O'na dönerim!

Ahmet Tekin

Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir konuda muhakeme yetkisi, yargı ve icra Allah’a aittir. İşte bu Allah, benim Rabbimdir. Yalnız O’na dayanıp güvendim. Yalnız O’na yöneliyorum, O’na gönülden bağlanıyorum.

Ahmet Varol

Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah'a aittir. 'İşte benim Rabbim olan Allah budur. Ben O'na güvendim ve O'na gönülden yönelirim.'

Ali Bulaç

Hakkında ihtilafa düştüğünüz herhangi bir şey; artık O'nun hükmü Allah'ındır. İşte Rabbim olan Allah. Ben O'na tevekkül ettim ve yalnızca O'na dönüp yönelirim.

Ali Fikri Yavuz

(Kâfirlerle) anlaşamadığınız herhangi bir şey hakkında da hüküm Allah’a aittir, (O kıyamette hükmünü verecektir). İşte bu hükmü veren Allah benim Rabbim’dir. Ben ancak O’na tevekkül ettim ve yalnız O’na sığınırım.

Ali Rıza Safa

Ve hakkında uyuşmazlığa düştüğünüz şeylerde, yargı, Allah'a özgüdür. "İşte, benim Efendim, Allah'tır. O'na güvendim ve O'na yönelirim!"

Bayraktar Bayraklı

Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir konuda hüküm vermek Allah'a aittir. İşte bu Allah, benim Rabbimdir. O'na dayandım ve O'na yöneldim.

Bekir Sadak

Ayriliga dustugunuz herhangi bir seyde hukum vermek, Allah'a aittir. Iste bu Allah, benim Rabbimdir. O'na guvenirim ve O'na yonelirim.

Celal Yıldırım

Hakkında farklı görüşler ortaya koyduğunuz herhangi bir şey'in hükmü Allah'a aittir. İşte bu Allah, benim Rabbımdır; ancak O'na güvenip dayanır ve ancak O'na yönelip gönül veririm.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ayrılığa düştüğünüz bütün konularda (doğru) hüküm Allah’a aittir. İşte o Allah benim rabbimdir; yalnız O’na güvenip dayanmışımdır ve daima O’na yönelirim.

Diyanet İşleri

Hakkında ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah'a aittir. İşte bu, Rabbim Allah'tır. Yalnız O'na tevekkül ettim ve ancak O'na yöneliyorum.

Diyanet İşleri (eski)

Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek, Allah'a aittir; 'İşte bu Allah, benim Rabbimdir. O'na güvenirim ve O'na yönelirim.' (demek gerekir)

Diyanet Vakfi

Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek, Allah'a mahsustur. İşte, bu Allah, benim Rabbimdir. O'na dayandım ve O'na yönelirim.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hakkında ihtilafa düştüğünüz herhangi bir şeyin hükmü Allah'a aittir. İşte benim Rabbim olan Allah budur. Ben yalnız O'na güvendim ve yalnız O'na yöneliyorum.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Herhangi birşey hakkında ihtilafa düştüğünüzde hüküm Allah'a aittir. İşte de: "O Allah, benim Rabbim, Ben O'na dayanmaktayım ve hep O'na sığınırım.''

Elmalılı Hamdi Yazır

Ihtılaf ettiğiniz herhangi bir şey hakkında da huküm Allaha aiddir, işte de: o Allah benim rabbım ben ona dayanmaktayım ve hep ona sığınırım

Erhan Aktaş

Bir şey hakkında anlaşmazlığa düşerseniz, artık onun hükmü Allah'a aittir. İşte O Allah, benim Rabb'imdir. O'na tevekkül ettim ve O'na yöneldim.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bir şey hakkında anlaşmazlığa düşerseniz, artık onun hükmü Allah'a aittir. İşte o Allah, benim Rabb'imdir. O'na tevekkül ettim ve O'na yöneldim.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bir şey hakkında anlaşmazlığa düşerseniz, artık onun hükmü Allah'a aittir. İşte o Allah, benim Rabb'imdir. O'na tevekkül ettim ve O'na yöneldim.

Fizilal-il Kuran

Görüş ayrılığına düştüğünüz herhangi bir meselede hüküm vermek Allah'a aittir. İşte bu, benim Rabb'im olan Allah'tır. O'na dayandım, O'na yöneldim.

Gültekin Onan

Hakkında ihtilafa düştüğünüz herhangi bir şey; artık O'nun hükmü Tanrı'nındır. İşte rabbim olan Tanrı. Ben O'na tevekkül ettim ve yalnızca O'na dönüp yönelirim.

Hamdi Döndüren

Ayrılığa düştüğünüz bir konuda hüküm vermek Allah’a aittir. İşte, Rabbim olan Allah budur. Ben, yalnız O’na dayanıp güvendim ve yalnız O’na yöneliyorum.

Hasan Basri Çantay

(Kafirlerle) ihtilaf etdiğiniz herhangi birşey hakkında hüküm vermek Allaha aiddir, işte benim Rabbim (O haakim) olan Allahdır. Ben ancak Ona güvenib dayandım. (Her müşkilde) ben yalnız Ona dönerim.

Hasib Asutay

(Ey müminler!) Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek Allah'a aittir. İşte bu Allah, benim Rabbimdir. Yalnız O'na dayandım ve ancak O'na yönelirim.

Hayrat Neşriyat

Ve hakkında ihtilâfa düştüğünüz herhangi bir şey ki, artık onun hükmü Allah’a âiddir. (Onlara de ki:) 'İşte bu (sıfatların sâhibi olan) Allah, benim Rabbimdir. (Ben) ancak O’na tevekkül ettim ve ancak O’na yönelirim.'

İbni Kesir

İhtilafa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm Allah'ındır. İşte Rabbım Allah budur. Ben, O'na tevekkül ettim ve yalnız O'na yöneldim.

Mehmet Okuyan

Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeydeki (konunun) hükmü Allah’a aittir. "(De ki:) İşte, Rabbim Allah budur. Yalnızca O’na güvendim ve yalnızca O’na yönelirim."

Muhammed Esed

Öyleyse (ey müminler biliniz ki,) ayrılığa düştüğünüz her konuda hüküm Allah'a aittir. (De ki:) "İşte Allah! Benim Rabbim budur. O'na dayanıp güvendim ve her zaman O'na yönelirim!"

Mustafa İslamoğlu

Bu alanda ayrılığa düştüğünüz her hususta hüküm Allah'a aittir. (De ki): "Bakın, işte benim Rabbim olan Allah budur: yalnız O'na güvendim ve her daim O'na yönelirim."

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve hangi bir şeyde ihtilâfa düşmüş iseniz, artık onun hükmü Allah'a aittir. «İşte o Allah'tır benim Rabbim. O'na tevekkül ettim ve O'na müracaat ederim.»

Ömer Öngüt

Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek Allah'a mahsustur. İşte benim Rabbim olan Allah budur. Ben ancak O'na güvenirim ve yalnız O'na yönelirim.

Suat Yıldırım

Hangi hususta ihtilaf ederseniz bilin ki O’nun hükmü, Allah’a aittir. İşte Rabbim olan Allah budur. Ben de yalnız O’na dayanır ve güvenir, O’na yönelip gönül veririm.

Süleyman Ateş

Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek, Allah'a aittir. İşte Rabbim Allah budur. O'na dayandım, O'na yöneldim.

Süleymaniye Vakfı

(De ki:) "İhtilafa düştüğünüz her şeyde hüküm Allah'a aittir. İşte Allah budur. Benim Rabbimdir. Ben ona güvenip dayandım, sadece ona yönelirim."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Anlaşamadığınız her şeyin son kararı Allah'a aittir. "İşte Allah budur. Benim Sahibimdir. O'na dayanır, O'na yönelirim."

Şaban Piriş

Hakkında anlaşmazlığa düştüğünüz konuda hüküm Allah'a aittir. İşte o Allah, benim Rabbimdir. O'na bağlandım ve O'na yöneldim.

Tefhim-ul Kuran

Hakkında ihtilâfa düştüğünüz herhangi bir şey; artık O'nun hükmü Allah'ındır. İşte benim Rabbim olan Allah. Ben O'na tevekkül ettim ve yalnızca O'na dönüp yönelirim.

Ümit Şimşek

Anlaşmazlığa düştüğünüz birşey hakkında hüküm Allah'a aittir. Rabbim olan Allah işte budur. Ben Ona tevekkül eder, Ona yönelirim.

Yaşar Nuri Öztürk

Herhangi bir şeyde ihtilafa düştüğünüzde onun hükmü Allah'a bırakılır. İşte budur Rabbim olan Allah! Yalnız O'na güvenip dayandım; yalnız O'na yönelirim ben.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İxtilafa düşdüyünüz şeylər barəsində hökm vermək ancaq Allaha aiddir. Bu mənim Rəbbim olan Allahdır. Mən yalnız Ona təvəkkül edir və yalnız Ona üz tuturam.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Siz nəyin barəsində ixtilaf etsəniz, onun hökmü yalnız Allaha aiddir. Bu mənim Rəbbim olan Allahdır. Mən (bütün işlərimdə) ancaq Ona təvəkkül edir, ancaq Ona tərəf qayıdıram! (Ona tövbə edirəm!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Alles, worüber ihr euch streitet, wird von Gott allein entschieden. So ist Gott, mein Herr, auf Den ich mich verlasse und zu Dem allein ich mich wende.

Almanca — Der Edle Quran

Und worüber ihr auch immer uneinig seid, das Urteil darüber steht Allah (allein) zu. Dies ist doch Allah, mein Herr. Auf Ihn verlasse ich mich, und Ihm wende ich mich reuig zu.

Almanca — M. A. Rassoul

Und über was immer ihr uneins seid; die Entscheidung darüber ruht bei Allah. Das ist Allah, mein Herr; auf Ihn vertraue ich, und zu Ihm wende ich mich.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und Jegliches, worin ihr uneins werdet, so unterliegt dessen Entscheidung ALLAH. Dieser ist ALLAH, mein HERR. Ihm gegenüber übe ich Tawakkul, und zu Ihm wende ich mich hin.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And whatever subject or point you seem resolved to argue or dispute, refer it to Allah, the Ultimate Authority, for decision, recalling Him to the mind and speaking your thought, thus: "He is Allah, my Creator, in Whom I trust and to whom I have recourse for guidance. "

Abdul Haleem

Whatever you may differ about is for God to judge. [Say], ‘Such is God, my Lord. In Him I trust and to Him I turn,

Abdullah Yusuf Ali

Whatever it be wherein ye differ, the decision thereof is with Allah: such is Allah my Lord: In Him I trust, and to Him I turn.

Abul A'la Maududi

The judgement on whatever you differ rests with Allah. Such is Allah, my Lord; in Him I have put all my trust and to Him I always turn in devotion.

Aisha Bewley

The judgement concerning anything you differ about is Allah’s concern. That is Allah, my Lord – I have put my trust in Him and to Him I turn –

Al-Hilali & Khan

And in whatsoever you differ, the decision thereof is with Allâh (He is the ruling Judge). (And say O Muhammad صلى الله عليه و سلم to these polytheists:) Such is Allâh, my Lord in Whom I put my trust, and to Him I turn (in all of my affairs and) in repentance.

Ali Quli Qarai

Whatever thing you may differ about, its judgement is with Allah. That is Allah, my Lord. In Him I have put my trust, and to Him I turn penitently.

Amatul Rahman Omar

And whatever may your differences be in a thing, the (ultimate) decision of it rests with Allâh. Such is Allâh, my Lord! On Him alone have I (always) put my trust, and towards Him do I turn (seeking His mercy).

Arthur John Arberry

And whatever you are at variance on, the judgment thereof belongs to God. That then is God, my Lord; in Him I have put my trust, and to Him I turn, penitent.

Bijan Moeinian

God is the final judge in whatever you differ in. The same Judge is my Lord. I have put my trust in God and only to Him I return [for guidance.]

E. Henry Palmer

But whatsoever ye dispute about, the judgment of it is God's. There is God for you!- my Lord! upon Him do I rely, and unto Him I turn repentant.

Edip-Layth

Anything you dispute in, then its judgment shall be with God. Such is God my Lord. In Him I put my trust, and to Him I repent.

George Sale

Whatever matter ye disagree about, the decision thereof appertaineth unto God. This is God, my Lord: In him do I trust, and unto him do I turn me;

Hamid S. Aziz

And in whatever thing you disagree, the judgment thereof is in the hands of Allah; such is Allah, my Lord, on Him do I trust and to Him do I turn.

Mahmoud Ghali

And in whatever things you differ about, then the judgment thereof belongs to Allah. "That is Allah, my Lord; in Him I have put my trust, and to Him I turn penitent".

Marmaduke Pickthall

And in whatsoever ye differ, the verdict therein belongeth to Allah. Such is my Lord, in Whom I put my trust, and unto Whom I turn.

Mohamed Ahmed - Samira

In whatever matter you disagree the ultimate judgement rests with God. This is God, my Lord; in Him have I placed my trust, if to Him I turn.

Muhammad Asad

AND ON WHATEVER you may differ, [O believers,] the verdict thereon rests with God. [Say, therefore:] "Such is God, my Sustainer: in Him have I placed my trust, and unto Him do I always turn!"

Mustafa Khattab

˹Say to the believers, O  Prophet,˺ "Whatever you may differ about, its judgment rests with Allah. That is Allah—my Lord. In Him I put my trust, and to Him I ˹always˺ turn."

Progressive Muslims

And anything you dispute in, then its judgment shall be with God. Such is God my Lord. In Him I put my trust, and to Him I repent.

Sahih International

And in anything over which you disagree - its ruling is [to be referred] to Allah. [Say], "That is Allah, my Lord; upon Him I have relied, and to Him I turn back."

Sam Gerrans

And that wherein you differ in anything, the judgment thereof is to God: “That is God, my Lord; in whom I place my trust, and to whom I turn.”

Shabbir Ahmed

And in whatever you humans may differ, the Decision rests with Allah. (Say), "Such is Allah, my Lord. In Him I trust and unto Him I always turn." ((42:8). Turning to Allah = Turning to His Laws in the Qur'an).

Syed Vickar Ahamed

And, in whatever (matters) which you differ, the decision about them is with Allah, (and) so is Allah, my Lord: In Him, I trust and to Him, I turn (in repentance).

Taqi Usmani

And (Say O prophet to your opponents,) "Whatever dispute you have in any matter, its judgment lies with Allah. That One is Allah, the Lord of mine; in Him alone I have placed my trust, and to Him alone I turn (in every matter)."

The Monotheist Group

And anything you dispute in, then its judgment shall be with God. Such is God my Lord. In Him I place my trust, and to Him I repent.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Sur toutes vos divergences, le jugement appartient à Allah. Tel est Allah mon Seigneur; en Lui je place ma confiance et cʹest à Lui que je retourne (repentant)

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Çi dema hûn ji kar û barên xwe di tiştekî de ketin îxtilafê, vêca hukmê wî bidin bal Xwedê ve. Ha ew Xwedayê ku hukmê her tiştî li cem e, perwerdegarê min e. Min xwe spartiyê û ez ê bi bal ve vegerim.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En waarover jullie het ook oneens zijn, het oordeel erover komt God toe. Dat is God, mijn Heer. Op Hem stel ik mijn vertrouwen en tot Hem wend ik mij schuldbewust.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Over welke zaak gij ook moogt verschillen, de beslissing daarvan behoort aan God. Dit is God, mijn Heer, op hem vertrouw ik, en tot hem wend ik mij.

Hollandaca — Siregar

En waar jullie ook van mening over verschillen: de beslissing daarover is aan Allah. (Zeg:) ʺDat is Allah, mijn Heer, op Hem vertrouw ik en tot Hem keer ik weer.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (любое) то, относительно чего вы (о, люди) разошлись [стали разногласить], то его решение (нужно искать, обратившись) к Аллаху [в Его Книге и в Сунне Его Посланника]. Вот таков Он вам Аллах – Господь мой, на Него я положился (в моем деле) и к Нему обратился (во всех моих делах).

Rusça — Osmanov

Разногласия между вами может разрешить [только] Аллах. [Скажи, Мухаммад]: ʺТаков для вас Аллах - мой Господь, на Него я уповаю и перед Ним предстануʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(TROENDE!) Vilken sak det än gäller där ni är oense, är det Gud som har avgörandet. (Säg, Muhammad:) ʺSådan är Gud, min Herre! Till Honom litar jag och till Honom vänder jag mig (i min ånger).ʺ