Nisa Suresi 166. Ayet — Elfaz
Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik eder. Şahit olarak Allah yeter.
1لٰكِنِlākinioysaİstidrak Edatı
2اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
3يَشْهَدُyeşheduşahidlik ederMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.
4بِمَاbimāne kiHarf-i Cer+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
5اَنْزَلَenzeleindirdiMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.
6اِلَيْكَileykesanaHarf-i Cer+Zamir
7اَنْزَلَهُenzelehuindirmiş olduğunaMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.
8بِعِلْمِهِbi ǐlmihikendi bilgisiyleHarf-i Cer+İsim+Zamirع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
9وَالْمَلٰٓئِكَةُve l-melāiketuve melekler deHaliye Edatı+Marife (Belirlilik Takısı)+İsimم ل كHükmetmek/emretmek/saltanat sürmek, muktedir olmak/yapabilmek, kontrol etmek, güç/yetki/otorite, kral/hükümdar, krallık/hükümdarlık.
10يَشْهَدُونَyeşhedūneşahidlik ederlerMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.
11وَكَفٰىve kefākafidirİsti'nafiye Edatı+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك ف يYeterli olmak, yetmek.
12بِاللّٰهِbi(a)llahiAllah'ınHarf-i Cer+Lafza-i Celal