Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

رُسُلًا مُبَشِّرِينَ وَمُنْذِرِينَ لِئَلَّا يَكُونَ لِلنَّاسِ عَلَى اللّٰهِ حُجَّةٌ بَعْدَ الرُّسُلِ وَكَانَ اللّٰهُ عَزِيزًا حَكِيمًا

rusulen mubeşşirīne ve munƶirīne li ellā yekūne li n-nāsi ǎlā (a)llahi Huccetun beǎ'de r-rusuli ve kāne (a)llahu ǎzīzen Hakīmen

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1رُسُلًاrusulenر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleresuller
2مُبَشِّرِينَmubeşşirīneب ش رmüjde vermek, sevinçli haber vermek, güleryüz göstermek, sevindirmek, tebliğ etmek, insan, insanoğlu, deri yüzmek, cilt, ten rengi, dış görünüşmüjdeleyici
3وَمُنْذِرِينَve munƶirīneن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.ve uyarıcı
4لِئَلَّاli ellā
5يَكُونَyekūneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinkalmasın
6لِلنَّاسِli n-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
7عَلَىǎlākarşı
8اللّٰهِ(a)llahiAllah'a
9حُجَّةٌHuccetunح ج جDelil getirmek, kanıt göstermek, tartışmak, münazara etmek, yönelmek, ziyaret etmek, hac yapmak, kastetmek, amaçlamak, niyetlenmekbahaneleri
10بَعْدَbeǎ'deب ع دsonra, ardından, ardından gelen, uzaklık, öteye, bir şeyin ardından, geçiş, uzak olmak, geçmek, gecikmesonra
11الرُّسُلِr-rusuliر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risalekastedilen/bilinen resuller
12وَكَانَve kāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinve
13اللّٰهُ(a)llahuAllah
14عَزِيزًاǎzīzenع ز زgüçlü/kudretli/kuvvetli, soylu/onurlu/şanlı, direndi/dayandı, yenilmez, alt etmek (örn. tartışmada), yüceltmek, galip gelmek, çok saygı duyulan, değerli, ihtişam, kibir, mükemmel, gururlu ve sert tavır, katı/sertüstündür
15حَكِيمًاHakīmenح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hüküm ve hikmet sahibidir

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve peygamber, müjdeleyenlerdir ve korkutucu haber verenler; tâ ki insanların, peygamberler geldikten sonra Allah'a karşı bir mazeretleri, bir bahaneleri kalmasın artık ve Allah, üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve peygamber, müjdeleyenlerdir ve korkutucu haber verenler; tâ ki insanların, peygamberler geldikten sonra Allahʼa karşı bir mazeretleri, bir bahaneleri kalmasın artık ve Allah, üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Adem Uğur

(Yerine göre) müjdeleyici ve sakındırıcı olarak peygamberler gönderdik ki insanların peygamberlerden sonra Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın! Allah izzet ve hikmet sahibidir.

Ahmed Hulusi

Müjdeleyici ve uyarıcı olarak Rasuller (gönderdik) ki, Rasullerden (açıklamalarından) sonra insanların Allah'a karşı bir mazereti olmasın! Allah Aziyz'dir, Hakiym'dir.

Ahmet Tekin

Rahmetimizi, merhametimizi, ihsanımızı, sevgimizi müjdeleyici, sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan, uyarıcı olarak Rasuller gönderdik ki, Rasullerden sonra, insanların Allah’a itiraz niteliğinde bir delil ileri sürmelerine mahal kalmasın. Allah kudretli, hikmet sahibi ve hükümrandır.

Ahmet Varol

Peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahanelerinin kalmaması için müjdeleyici ve korkutucu peygamberler gönderdik. Allah yücedir, hakimdir.

Ali Bulaç

Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi). Öyle ki elçilerden sonra insanların Allah'a karşı (savunacak) delilleri olmasın. Allah, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir.

Ali Fikri Yavuz

(İman edenleri Cennetle) müjdeleyici, (küfredenleri Cehennemle) korkutucu olarak peygamberler gönderdik ki, bu peygamberlerin gelişinden sonra insanların (yarın) kıyamette: “- Bizi imana çağıran olmadı”, diye Allah’a bir hüccet ve özürleri olmasın. Allah Azîz’dir, hükmünde hikmet sahibidir.

Ali Rıza Safa

Elçilerden sonra, Allah'ın karşısında, insanların uydurma bir gerekçeleri olmaması için, muştulayıcı ve uyarıcı elçiler. Çünkü Allah, Üstündür; Bilgelik ve Adaletle Yönetendir.

Bayraktar Bayraklı

Müjdeleyici ve uyarıcı peygamberler gönderdik ki, peygamberler geldikten sonra insanların Allah'a karşı bahaneleri olmasın. Allah mağlup edilemez; işini yerli yerinde yapar.

Bekir Sadak

(164-16) 5 Peygamberlerden sonra, insanlarin Allah'a karsi bir huccetleri olmamasi icin, gonderilen mujdeci ve uyarici peygamberlerden bir kismini daha once sana anlatmis, bir kismini da anlatmamistik. Allah, Musa'ya hitabetmisti. Allah gucludur, Hakim'dir.

Celal Yıldırım

Peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı (itiraz yollu) bir delilleri olmasın diye peygamberleri rahmet müjdecileri, azâb tehlikesine karşı uyarıcılar (olarak gönderdik). Allah çok üstündür, çok güçlüdür; yegâne hikmet sahibidir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Müjdeleyen ve uyaran peygamberler gönderdik ki, insanların peygamberlerden sonra Allah’a karşı tutunacak bir delilleri olmasın! Allah izzet ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri

Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Diyanet İşleri (eski)

(164-165) Peygamberlerden sonra, insanların Allah'a karşı bir hüccetleri olmaması için, gönderilen müjdeci ve uyarıcı peygamberlerden bir kısmını daha önce sana anlatmış, bir kısmını da anlatmamıştık. Allah, Musa'ya hitabetmişti. Allah güçlüdür, Hakim'dir.

Diyanet Vakfi

(Yerine göre) müjdeleyici ve sakındırıcı olarak peygamberler gönderdik ki insanların peygamberlerden sonra Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın! Allah izzet ve hikmet sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Peygamberleri müjdeciler ve azab habercileri olarak gönderdik ki, peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah mutlak üstündür, yegane hikmet sahibidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bunlar artık insanların peygamberlerden sonra Allah'a karşı ileri sürecekleri bir özürleri olmasın diye, hep rahmet müjdecileri ve azap habercileri olarak gönderilmiş peygamberlerdir. Allah, daima güçlüdür, hikmet sahibidir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Hep rahmet müjdecileri azab habercileri olarak gönderilmiş Peygamberler ki artık insanlar için Allaha karşı Peygamberlerden sonra bir i'tizar behanesi olamasın, Allah aziz, hakim bulunuyor

Erhan Aktaş

Haber verici ve uyarıcı olarak Resuller gönderdik ki, Resullerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Haber verici ve uyarıcı olarak resuller gönderdik ki, resullerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Müjdeleyici ve uyarıcı olarak elçiler gönderdik ki, elçilerden sonra insanların Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.

Fizilal-il Kuran

Bu peygamberleri müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik ki, bu peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı ileri sürebilecekleri hiçbir bahaneleri kalmasın. Hiç kuşkusuz Allah güçlüdür ve hikmet sahibidir.

Gültekin Onan

Elçiler; müjdeciler ve uyarıcılar olarak (gönderildi). Öyle ki elçilerden sonra insanların Tanrı'ya karşı (savunacak) delilleri olmasın. Tanrı, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir.

Hamdi Döndüren

Biz bu elçileri insanların, onların gelmesinden sonra, Allah’a karşı ileri sürebilecekleri bir delili olmaması için, müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak (gönderdik). Allah mutlak üstündür, tam hüküm ve hikmet sahibi olandır.

Hasan Basri Çantay

(Biz) peygamberler (i rahmet) müjdeciler (i) ve azab haberciler (i) olarak (gönderdik). Ta ki peygamberlerden sonra insanların Allaha karşı (özür diye ileri sürebilecekleri) bir behaneleri olmasın. Allah mutlak gaalibdir, yegane hüküm ve hikmet sahibidir.

Hasib Asutay

(Yerine göre) müjdeleyici ve sakındırıcı olarak peygamberler gönderdik ki, insanların peygamberlerden sonra Allah'a karşı bir bahaneleri olmasın! Allah mutlak üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Hayrat Neşriyat

(Biz) müjdeleyiciler ve (aynı zamanda) korkutucular olarak nice peygamberler(gönderdik) ki, o peygamberlerden sonra, insanların Allah’a karşı bir delil(ler)i(ma'zeretleri) olmasın! Çünki Allah, Azîz (kudreti dâimâ galib gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.

İbni Kesir

Müjdeleyici ve uyarıcı peygamberler olarak. Ta ki peygamberler geldikten sonra insanların Allah'a karşı hüccetleri kalmasın. Allah; Aziz, Hakim olandır.

Mehmet Okuyan

Müjdeleyiciler ve uyarıcılar olarak (gönderilen) elçilere de (vahy etmiştik) ki elçilerden sonra insanların Allah’a karşı herhangi bir delili (bahanesi) olmasın! Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.

Muhammed Esed

(Bütün bu) elçileri güzel haberlerin müjdecileri ve uyarıcılar olarak (gönderdik) ki onlar(ın gelişi)nden sonra insanın Allah karşısında bir mazereti kalmasın: Allah gerçekten güç ve hikmet sahibidir.

Mustafa İslamoğlu

Onlar, müjdeli ve uyarıcı haber taşıyan elçiler; ki (o) elçilerden sonra insanın Allah karşısında bir mazereti bulunmasın: Allah zatında sonsuz izzet ve her hükmünde tam isabet sahibidir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Müjdeleyici ve korkutucu oldukları halde peygamberler (gönderdik ki) O peygamberlerden sonra nâs için Cenâb-ı Hakk'a karşı bir mazeret bulunmasın. Ve Allah Teâlâ azîzdir, hakîmdir.

Ömer Öngüt

Biz peygamberleri müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Tâ ki, bu peygamberlerin gelişinden sonra insanların Allah'a karşı bahaneleri kalmasın. Allah Azîz'dir, hükmünde hikmet sahibidir.

Suat Yıldırım

Biz o elçileri rahmetimizin müjdecileri, cezamızın habercileri olarak gönderdik. Ta ki resullerden sonra, artık insanların Allah’a karşı ileri sürebilecekleri bir bahaneleri kalmasın. Allah aziz ve hakîmdir (mutlak galiptir, tam hüküm ve hikmet sahibidir).

Süleyman Ateş

(Bunları) Müjdeleyici ve uyarıcı elçiler olarak (gönderdik) ki, elçiler geldikten sonra insanların Allah'a karşı bahaneleri kalmasın. Allah üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.

Süleymaniye Vakfı

Onları müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik ki o elçilerden sonra insanların Allah'a karşı bir delilleri kalmasın. Daima üstün olan ve bütün kararları doğru olan Allah'tır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Müjdeci ve uyarıcı elçiler gönderdik ki onlardan sonra insanların elinde Allah'a karşı ileri sürecekleri bir mazeretleri olmasın. Allah güçlüdür, doğru kararlar verir.

Şaban Piriş

(Bunlar) Peygamberlerin ardından insanların Allah'a karşı bir delilleri olmasın diye müjdeci ve uyarıcı elçiler olarak (gelmiştir). Allah güçlüdür, hakimdir.

Tefhim-ul Kuran

Peygamberler; müjdeciler ve uyarıcı-korkutucular olarak (gönderildi) . Öyleki peygamberlerden sonra insanların Allah'a karşı (savunacak) delilleri olmasın. Allah, üstün ve güçlü olandır, hikmet ve hüküm sahibidir.

Ümit Şimşek

Biz o peygamberleri müjdeleyici ve uyarıcı gönderdik-tâ ki, kendilerine peygamberler geldikten sonra, insanların artık Allah'a karşı öne sürecekleri bir bahaneleri kalmasın. Allah'ın kudreti herşeye üstün, hikmeti sınırsızdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Müjdeleyici ve uyarıcı resuller gönderdik ki, elçiler geldikten sonra insanların Allah'a karşı kanıtı olmasın. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Biz müjdə verən və qorxudan elçilər göndərdik ki, insanların elçilərdən sonra Allaha qarşı bir bəhanəsi olmasın. Allah Qüdrətlidir, Müdrikdir.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Es waren Gesandte, die frohe Botschaften und Warnungen überbrachten, damit die Menschen Gott gegenüber nicht argumentieren können, sie hätten es nicht gewußt. Gott kann und weiß alles.

Almanca — Der Edle Quran

Gesandte als Verkünder froher Botschaft und als Überbringer von Warnungen, damit die Menschen nach den Gesandten kein Beweismittel gegen Allah haben. Und Allah ist Allmächtig und Allweise.

Almanca — M. A. Rassoul

(Es sind) Gesandte, Überbringer froher Botschaften und Warner, so daß die Menschen nach den Gesandten keinen Beweisgrund gegen Allah haben. Und Allah ist Allmächtig, Allweise.

Almanca — Muhammad Zaidan

(UndWIR entsandten) Gesandte, als Überbringer froher Botschaft und als Ermahner, damit die Menschen ALLAH gegenüber nach (der Entsendung) der Gesandten keine Ausflüchte machen können. Und ALLAH bleibt immer allwürdig, allweise.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Such Messengers were sent as spectacles and warnings so that people shall have no excuse nor can they hold a plea against Allah in mitigation of censure after they had been warned by Allah's Messengers. And Allah has always been Azizun and Hakimun.

Abdul Haleem

They were messengers bearing good news and warning, so that mankind would have no excuse before God, once the messengers had been sent: God is almighty and all wise.

Abdullah Yusuf Ali

Messengers who gave good news as well as warning, that mankind, after (the coming) of the messengers, should have no plea against Allah: For Allah is Exalted in Power, Wise.

Abul A'la Maududi

These Messengers were sent as bearers of glad tidings and as warners so that after sending the Messengers people may have no plea against Allah. Allah is All-Mighty, All-Wise.

Aisha Bewley

Messengers bringing good news and giving warning, so that people will have no argument against Allah after the coming of the Messengers. Allah is Almighty, All-Wise.

Al-Hilali & Khan

Messengers as bearers of good news as well as of warning in order that mankind should have no plea against Allâh after the (coming of) Messengers. And Allâh is Ever All-Powerful, All-Wise.

Ali Quli Qarai

apostles, as bearers of good news and warners, so that mankind may not have any argument against Allah, after the [sending of the] apostles; and Allah is all-mighty, all-wise.

Amatul Rahman Omar

All these Messengers (were) Bearers of good tidings (to the believers) and Warners (to the disbelievers, and were sent) so that people may have no plea against Allâh after (the advent of) the Messengers. And Allâh is All-Mighty, All-Wise.

Arthur John Arberry

Messengers bearing good tidings, and warning, so that mankind might have no argument against God, after the Messengers; God is All-mighty, All-wise.

Bijan Moeinian

Prophets have been sent to give good news [about the rewards for their good deeds] and warn people [of the consequences of their evil deeds and their responsibilities. ] They are sent so that people could not justify their wrongdoings by the reason of ignorance. Indeed God is the Most Wise and the Highest in rank.

E. Henry Palmer

apostles giving glad tidings and warning, that men should have no argument against God, after the apostles, for God is mighty, wise!

Edip-Layth

Messengers who were bearers of good news and warners, so that there will be no excuse for the people with God after the messengers. God is Noble, Wise.

George Sale

apostles declaring good tidings, and denouncing threats, lest men should have an argument of excuse against God, after the apostles had been sent unto them; God is mighty and wise.

Hamid S. Aziz

Messengers giving glad tidings and warning, that men should have no argument against Allah, after the coming of messengers, for Allah is Mighty, Wise!

Mahmoud Ghali

Messengers (who are) constant bearers of good tidings and constant warners lest mankind should have argument against Allah after the Messengers; and Allah has been Ever-Mighty, Ever-Wise.

Marmaduke Pickthall

Messengers of good cheer and of warning, in order that mankind might have no argument against Allah after the messengers. Allah was ever Mighty, Wise.

Mohamed Ahmed - Samira

All these apostles of good news and admonition were sent so that after the apostles men may have no argument against God. God is all-powerful and all-wise.

Muhammad Asad

[We sent all these] apostles as heralds of glad tidings and as warners, so that men might have no excuse before God after [the coming of] these apostles: and God is indeed al­mighty, wise.

Mustafa Khattab

˹All were˺ messengers delivering good news and warnings so humanity should have no excuse before Allah after ˹the coming of˺ the messengers. And Allah is Almighty, All-Wise.

Progressive Muslims

Messengers who were bearers of good news and warners, so that there will be no excuse for the people with God after the messengers. God is Noble, Wise.

Sahih International

[We sent] messengers as bringers of good tidings and warners so that mankind will have no argument against Allah after the messengers. And ever is Allah Exalted in Might and Wise.

Sam Gerrans

Messengers as bearers of glad tidings and warners, that men might have no argument against God after the messengers; and God is exalted in might and wise.

Shabbir Ahmed

All Messengers gave good news, as well as warning, so that humans won't have an argument against God, after the Messengers conveyed to them the Guidance. Allah is Almighty, Wise.

Syed Vickar Ahamed

The messengers gave good news as well as warning, that after (the coming) of the messengers, Mankind should have no (reason to) complain against Allah: Because Allah is Almighty (Aziz), All Wise (Hakeem).

Taqi Usmani

- Messengers giving good tidings and warning, so that people may have no plea against Allah after the Messengers (have come). Allah is All-Mighty, All-Wise.

The Monotheist Group

Messengers who were bearers of good news and warners, so that there will be no excuse for the people with God after the messengers. God is Noble, Wise.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

en tant que messagers, annonciateurs et avertisseurs, afin quʹaprès la venue des messagers il nʹy eût pour les gens point dʹargument devant Allah. Allah est Puissant et Sage.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew pêxemberên mizgînber û hişyarker bûn da ku piştî pêxemberan, li hemberî Xwedê, ji mirovan re tu behane çênebe! Xwedê serdest e, karbinecih e.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

gezanten als verkondigers van goed nieuws en als waarschuwers, opdat de mensen tegen God geen argument zouden hebben na (het optreden van) de gezanten. God is machtig en wijs.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wij zonden gezanten, om u goede tijdingen te brengen en u te waarschuwen, opdat de menschen geene verontschuldiging tegenover God zouden kunnen aanvoeren, nadat de gezanten waren gekomen. God is machtig en wijs.

Hollandaca — Siregar

(Wij zonden) Boodschappers als brengers van verheugende tijdingen en als waarschuwers opdat de mens geen excuus tegenover Allah zou hebben no de Boodschappers. En Allah is Almachtig, Alwijs.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(И направляли Мы к людям) посланников как радующих (о награде от Аллаха) вестников и увещателей (которые предостерегают от наказания Аллаха), чтобы не было для людей против Аллаха (оправдательного) довода после посланников. И Аллах – величественный (в Своем владычестве), (и) мудрый (в Своих решениях и повелениях)!

Rusça — Osmanov

[Мы послали] посланников благовествующих и увещевающих, дабы у [неверующих] людей не было довода против [предписаний] Аллаха, после того [как к ним явились] посланники. Воистину, Аллах велик, мудр.