(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab'ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et.

اِنَّٓا اَنْزَلْنَٓا اِلَيْكَ الْكِتَابَ بِالْحَقِّ فَاعْبُدِ اللّٰهَ مُخْلِصًا لَهُ الدِّينَ

innā enzelnā ileyke l-kitābe bi l-Haḳḳi fe ǎ'budi (a)llahe muḣliSen lehu d-dīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِنَّٓاinnāelbette biz
2اَنْزَلْنَٓاenzelnāن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirdik
3اِلَيْكَileykesana
4الْكِتَابَl-kitābeك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetbu Kitabı
5بِالْحَقِّbi l-Haḳḳiح ق قAdaletin, bilgeliğin, gerçeğin, doğrunun veya gerçekliğin gerekliliklerine uygun olmak, adil/uygun/doğru/yerinde olmak, özgün/hakiki/sağlam/geçerli/esaslı/gerçek olmak, ayrıca yerleşmiş/onaylanmış/bağlayıcı/kaçınılmaz/zorunlu olmak, açık olmak, şüphe veya belirsizlik olmaksızın, bir gerçek olarak kabul edilmiş olmak, zorunlu veya gerekli olmak, bir şey üzerinde hak veya yetki veya talepte bulunmak, bir şeyi hak etmek veya değer olmak, en değerli olmak, tespit etmek, emin veya kesin olmak, doğru veya doğrulanabilir veya gerçek olmak, ciddi veya samimi olmak, başkasıyla tartışmak veya dava açmak veya mücadele etmek, doğruyu söylemek, bir gerçeği veya hakkı ortaya çıkarmak/göstermek/sergilemek, doğru olduğu kanıtlanmak, delmek veya nüfuz etmekhak ile
6فَاعْبُدِfe ǎ'budiع ب دhizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmeksen kulluk et
7اللّٰهَ(a)llaheAllah'a
8مُخْلِصًاmuḣliSenخ ل صSaf/hakiki/karışımsız/berrak olmak, güvende/emniyette/utanç veya zorluk ya da yıkımdan uzak olmak, insanların yanından çekilmek/ayrılmak, gelmek/yaklaşmak/ulaşmak, bir şeyi berrak veya saf yapmak, açıklamak/izah etmek/yorumlamak, birisiyle karşılıklı saflıkla davranmak, saf ve samimi olmak, bir şeyi veya kişiyi tamamen kendine mal etmek, saf ve samimi şekilde inanmak (ikiyüzlülükten uzak).halis kılarak
9لَهُlehuyalnız O'na
10الدِّينَd-dīneد ي نİtaat/teslimiyet, kulluk/kölelik, din, yüce/yüksek/asil/şanlı rütbe/durum/hal, borç almak/kredi kullanmak, borçlanmak, borç altında olmak, borç yükümlülüğü altında olmak, borç almak/yapmak, borcu geri ödemek/tazmin etmek, onu yönetmek/idare etmek, ona sahip olmak, bir şeye alışmak/adet edinmek, tasdik/onaylama, ölüm (herkesin ödemek zorunda olduğu bir borç olduğu için), belirli bir yasa/kanun, sistem, adet/alışkanlık/iş, bir davranış/hareket tarzı/yolu, geri ödeme/tazminat.dini

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz, o kitabı gerçek olarak indirdik sana, artık sen de, onun dininde bütün özünü ona bağla da ona kulluk et yalnız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Şüphe yok ki biz, o kitabı gerçek olarak indirdik sana, artık sen de, onun dininde bütün özünü ona bağla da ona kulluk et yalnız.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Şüphesiz ki Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah'a has kılarak (ihlâs ile) kulluk et.

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki biz sana O BİLGİyi Hak olarak (hakikatin olan Esma boyutundan açığa çıkardık) inzal ettik! O halde Din'i, (varlıktaki sistem ve düzenin mutlak hakimi - hükümranı olarak) Allah'a kulluğunun farkındalığıyla yaşa!

Ahmet Tekin

Biz bu kitabı, sana, gerekçeli, hikmete dayalı, toplumda hakça düzeni gerçekleştirmen için indirdik. O halde, Allah’ın dinini ve düzenini içtenlikle benimseyerek, samimiyetle ümmetin içinde uygulayıp Allah’ı ilâh tanı, candan müslüman olarak Allah’a teslim ol, saygıyla Allah’a kulluk ve ibadet et, Allah’ın şeriatına bağlan, Allah’a boyun eğ.

Ahmet Varol

Şüphesiz biz sana Kitab'ı hak olarak indirdik. O halde dini yalnız O'na halis kılarak Allah'a ibadet et.

Ali Bulaç

Şüphesiz, sana bu Kitabı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a ibadet et.

Ali Fikri Yavuz

(Ey Rasûlüm), emin ol ki, biz sana bu Kitab’ı hak olarak indirdik. O halde sen de, Allah’a ibadette, O’na ihlâs ile kulluk et.

Ali Rıza Safa

Kuşkusuz, Kitap'ı, gerçek olarak sana indirdik. Artık, dini yalnızca Allah'a özgüleyerek, O'na hizmet et.

Bayraktar Bayraklı

Bizim bu kitabı sana gerçek olarak indirdiğimizde şüphe yoktur. O halde sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et.

Bekir Sadak

Biz sana Kitap'i gercekle indirdik. Oyle ise dini Allah icin halis kilarak O'na kulluk et.

Celal Yıldırım

Şüphesiz biz sana bu Kitab'ı hakk ile indirdik. O halde dini (ve dindarlığı) Allah'a hâlis kılıp samimiyetle ibâdete devam et.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Biz bu kitabı sana gerçeğin bilgisi olarak indirdik; öyleyse içten bir inanç ve bağlılık göstererek sadece Allah’a ibadet et.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Şüphesiz biz o Kitab'ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah'a has kılarak O'na kulluk et.

Diyanet İşleri (eski)

Biz sana Kitap'ı gerçekle indirdik. Öyle ise dini Allah için halis kılarak O'na kulluk et.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Şüphesiz ki Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah'a has kılarak (ihlâs ile) kulluk et.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Emin ol, biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun için dini yalnız kendisine halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Emin ol, Biz sana kitabı hakkıyla indirdik. Onun için dini yalnız O'na halis kılarak Allah'a ibadet ve kulluk et!

Elmalılı Hamdi Yazır

Emin ol biz sana kitabı hakkıyle indirdik onun için Allaha öyle ıbadet ve kulluk et ki dini ona halis kılarak

Erhan Aktaş

Biz, bu Kitap'ı sana Hakk ile indirdik. Öyleyse dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a kulluk et.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz, bu Kitap'ı sana hakk ile indirdik. Öyleyse dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a kulluk et.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz, bu Kitap'ı sana hakk ile indirdik. Öyleyse dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a kulluk et.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed! Şüphesiz ki, Kitab'ı sana hak olarak indirdik. O halde sen de dini Allah'a has kılarak ihlas ile kulluk et.

Gültekin Onan

Şüphesiz, sana bu Kitabı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O'na halis kılarak Tanrı'ya ibadet et.

Hamdi Döndüren

Hiç kuşkusuz biz, sana bu kitabı gerçek olarak indirdik. Öyleyse sen, dini yalnız Allah’a hâlis kılarak kulluk et.

Hasan Basri Çantay

(Habibim) şübhesiz ki biz o kitabı sana hak olarak indirdik. O halde Allaha, dinde Ona ihlas edici olarak, ibadet et.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Şüphesiz biz bu kitabı sana hak olarak indirdik. Öyle ise, dini yalnız O'na halis kılarak Allah'a kulluk et.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz ki biz, sana bu Kitâb’ı hak ile indirdik; öyle ise (sen de) dinde O’na (karşı)ihlâslı (samîmî) bir kimse olarak Allah’a kulluk et!

İbni Kesir

Şüphesiz ki Biz, kitabı sana, hak olarak indirdik. Öyleyse dini Allah için tahsis ederek O'na ibadet et.

Mehmet Okuyan

Şüphesiz ki Kitabı sana bir amaç ile biz indirdik. Sen de dini O’na özgü kılarak Allah’a kulluk et!

Muhammed Esed

hakikati ortaya koyan bu vahyi sana indiren Biziz. Öyleyse içten bir inançla Allah'a bağlanarak yalnız O'na kulluk et!

Mustafa İslamoğlu

Bu ilahi mesajı gerçek bir amaçla elbette Biz indirdik; şu halde, sadece Zatına hasredilmiş saf ve samimi bir borçluluk bilinciyle Allah'a kulluk et!

Ömer Nasuhi Bilmen

Şüphe yok ki, Biz sana kitabı hak olarak indirdik. O halde Allah'a, dini onun için halisane tahsis ederek ibadet eyle.

Ömer Öngüt

Şüphesiz ki biz Kitab'ı sana hak olarak indirdik. Öyle ise sen de dini Allah'a has kılarak ihlâs ile kulluk et.

Suat Yıldırım

Biz sana kitabı gerçeğin ta kendisi olarak indirdik. O halde sen de yalnız Allah’a ibadet et!

Süleyman Ateş

Biz bu Kitabı sana hak ile indirdik; sen dini yalnız Allah'a halis kılarak O'na kulluk et.

Süleymaniye Vakfı

Bu Kitab'ı sana gerçekleri içerir bir şekilde biz indirdik. Öyleyse sen de dine bir şey katmadan kulluğu Allah'a yap!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Gerçekleri içeren bu Kitab'ı sana Allah indirmiştir. Öyleyse dinine bir şey katmadan kulluğu Allah'a yap.

Şaban Piriş

Biz, sana kitabı hak olarak indirdik. Öyleyse, dini ona tahsis ederek Allah'a kulluk et!

Tefhim-ul Kuran

Hiç şüphesiz, biz sana bu Kitabı hak ile indirdik; öyleyse sen de dini yalnızca O'na halis kılarak Allah'a ibadet et.

Ümit Şimşek

Biz sana kitabı hak ile indirdik; sen de saf bir inançla Ona yönelerek yalnız Allah'a kulluk et.

Yaşar Nuri Öztürk

Emin ol, bu Kitap'ı biz sana hak olarak indirdik. O halde, dini yalnız Allah'a özgüleyerek O'na kulluk/ibadet et!

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Biz Kitabı sənə bir həqiqət kimi nazil etmişik. Sən də, dinin yalnız Allaha məxsus olduğuna iman gətirərək, Ona ibadət et!

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Peyğəmbər!) Biz Kitabı sənə haqq olaraq nazil etdik. Buna görə sən də dini məhz Allaha aid edərək yalnız Ona ibadət et! (Bütpərəstlər kimi Ona şərik qoşma. Allaha ixlasla tapın!)

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir haben dir das Buch mit der Wahrheit herabgesandt, so diene aufrichtig Gott allein!

Almanca — Der Edle Quran

Wir haben das Buch mit der Wahrheit zu dir hinabgesandt. So diene Allah und sei Ihm gegenüber aufrichtig in der Religion.

Almanca — M. A. Rassoul

Wahrlich, Wir haben dir das Buch mit der Wahrheit hinabgesandt; so diene denn Allah in lauterem Gehorsam Ihm gegenüber.

Almanca — Muhammad Zaidan

Gewiß, WIR sandten dir die Schrift mit der Wahrheit hinab, so diene ALLAH als Aufrichtiger im Din Ihm gegenüber!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

We have revealed to you; O Muhammad the Book -the Quran- in truth and in agreement with reality, therefore worship Allah devoting to Him alone all religious rites.

Abdul Haleem

It is We who sent down the Scripture to you [Prophet] with the Truth, so worship God with your total devotion:

Abdullah Yusuf Ali

Verily it is We Who have revealed the Book to thee in Truth: so serve Allah, offering Him sincere devotion.

Abul A'la Maududi

(O Prophet), it is We Who have revealed this Book to you with Truth. So serve only Allah, consecrating your devotion to Him.

Aisha Bewley

We have sent down the Book to you with truth. So worship Allah, making your deen sincerely His.

Al-Hilali & Khan

Verily We have sent down the Book to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) in truth: So worship Allâh (Alone) by doing religious deeds sincerely for Allâh’s sake only.

Ali Quli Qarai

Indeed We have sent down the Book to you with the truth; so worship Allah, putting exclusive faith in Him.

Amatul Rahman Omar

Surely, it is We Who have revealed the Book to you with the established truth to suit the requirements of truth and wisdom. So worship Allâh, being truly sincere to Him in obedience.

Arthur John Arberry

We have sent down to thee the Book with the truth; so worship God, making thy religion His sincerely.

Bijan Moeinian

I (God) have sent down this Book (that contains nothing but the truth) to you to invite you to worship none but God and be sincere in your religion.

E. Henry Palmer

Verily, we have sent down to thee the Book in truth, then serve God, being sincere in religion unto Him.

Edip-Layth

We have sent down to you the book with truth, so serve God while devoting the system to Him.

George Sale

Verily We have revealed this book unto thee with truth: Wherefore serve God, exhibiting the pure religion unto Him.

Hamid S. Aziz

Surely We have revealed to you the Book with the truth, therefore serve Allah, being sincere to Him in obedience (or making religion pure for Him only).

Mahmoud Ghali

Surely We have sent down to you the Book with the Truth; so worship Allah, making the religion faithfully His.

Marmaduke Pickthall

Lo! We have revealed the Scripture unto thee (Muhammad) with truth; so worship Allah, making religion pure for Him (only).

Mohamed Ahmed - Samira

We have revealed to you the Scripture with exactitude; so worship God with devotion all exclusive for Him.

Muhammad Asad

for, behold, it is We who have bestowed this revela­tion upon thee from on high, setting forth the truth: so worship Him, sincere in thy faith in Him alone!

Mustafa Khattab

Indeed, We have sent down the Book to you ˹O Prophet˺ in truth, so worship Allah ˹alone˺, being sincerely devoted to Him.

Progressive Muslims

We have sent down to you the Scripture with truth, so serve God while devoting the system to Him.

Sahih International

Indeed, We have sent down to you the Book, [O Muúammad], in truth. So worship Allah, [being] sincere to Him in religion.

Sam Gerrans

We sent down to thee the Writ with the truth; so serve thou God, sincere to Him in doctrine.

Shabbir Ahmed

Behold, it is We Who have revealed this Book to you (O Prophet) setting forth the Truth. Therefore, serve Allah sincere in your Faith in Him alone.

Syed Vickar Ahamed

Surely, it is We Who have revealed (and made known) the Book to you in Truth: So, worship Allah, giving Him (your) sincere love and prayer.

Taqi Usmani

Surely We have revealed the Book to you with truth; so worship Allah making your submission exclusive for Him.

The Monotheist Group

We have sent down to you the Book with the truth, so serve God while devoting the system to Him.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Nous tʹavons fait descendre le Livre en toute vérité. Adore donc Allah en Lui vouant un culte exclusif.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman me ev Quran bi duristî ji te re hinartiye, vêca tu jî ji bo Xwedê ji dil îbadet bike.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Wij hebben het boek met de waarheid naar jou neergezonden. Dien God dus en wijd de godsdienst geheel aan Hem.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Waarlijk, wij hebben u dit boek met waarheid geopenbaard: dient dus God, en vertoont hun den waren godsdienst.

Hollandaca — Siregar

Voorwaar, Wij hebben het Boek met de Waarheid aan jou (O Moehammad) gezonden, aanbid daarom Allah, Hem zuiver aanbiddend.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Поистине, Мы ниспослали тебе (о, Посланник) (эту) Книгу [Коран] с истиной [в котором повелевается истина и справедливость]; поклоняйся же (только одному) Аллаху, делая исключительным только Ему (всю свою) веру!

Rusça — Osmanov

Воистину, Мы ниспослали тебе Писание (т. е. Коран) в истине. Посему поклоняйся Аллаху, будучи искренним в вере.