Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!"

وَقَالُوا رَبَّنَا عَجِّلْ لَنَا قِطَّنَا قَبْلَ يَوْمِ الْحِسَابِ

ve ḳālū rabbenā ǎccil lenā ḳiTTanā ḳable yevmi l-Hisābi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler ki
2رَبَّنَاrabbenāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
3عَجِّلْǎccilع ج لAcele etmek, hızlanmak, ivmelenmek, aceleci olmak, telaşla hareket etmek, üzerinden çabucak geçmek, hızlıca yapmak. ajalun - acele, telaş. ajil - aceleyle uzaklaşan, geçici. ista'jala - acele etmeyi istemek veya arzu etmek, birini bir şeyi yapmakta acele etmeye teşvik etmek. ijlun - buzağı.hemen ver
4لَنَاlenābize
5قِطَّنَاḳiTTanāق ط طKesmek, onarmak, parçalara ayırmak. Qittun - parça, hisse.bizim (azab) payımızı
6قَبْلَḳableق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmekönce
7يَوْمِyevmiي و مGün, dönem, periyot, zaman, bugün, bu / şu gün, çağ/zaman periyodu, güneşin belli bir noktaya kadar yükseliş süreci, kaza veya olay.. Türkçe’ye girmiş türevler : yevm, eyyam, eyyamcı, yevmiye, yevmiyecigününden
8الْحِسَابِl-Hisābiح س بDüşünmek, göz önünde bulundurmak, varsaymak, hayal etmek, görüşünde olmak. Bir şeyi saymak/hesaplamak/hesap etmek/hesaplamak, hesaplamak, ölçmek, bir şeyi hesaba katmak veya değerlendirmek, bir şeyin öyle olduğunu varsaymak veya düşünmek, bir kişiyi yastıkla desteklemek veya onurlandırmak, hesap vermek veya sorumlu tutmak, bir kişiye yeten veya tatmin eden şeyi vermek, bir kişiyi memnun etmek, bir kişiye memnun eden şeyi vermek, çok vermek, haber peşinde koşmak, haberle ilgili sormak/soruşturmak, casus gibi haber aramak, yastığa yaslanmak, ödül beklemek veya aramak.hesap

Tüm mealler

Meal seçin (79 / 79 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve Rabbimiz derler, soru gününden önce tez ver azâbımızı.

Adem Uğur

Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver, dediler.

Ahmed Hulusi

(Alayla) dediler ki: "Rabbimiz! Hak ettiğimizi, yapılanların sonuçlarının açıkça görüleceği süreçten önce, hemen ver!"

Ahmet Tekin

'Ey Rabbimiz! Bizi tehdit ettiğin azâbı, hesap gününden önce âcilen ver.' dediler.

Ahmet Varol

(Alayla): 'Rabbimiz! Hesap gününden önce bizim payımızı çabucak ver' derler.

Ali Bulaç

(Alaylı alaylı) Dediler ki: "Rabbimiz, hesap gününden önce (azabdan bize vadettiğin) payımızı çabuklaştırıver."

Ali Fikri Yavuz

(O Mekke kâfirleri) bir de şöyle dediler: “- Ey Rabbimiz! Hesab gününden evvel amel defterimizi ver (de görelim neymiş o)!”

Ali Rıza Safa

Dediler ki: "Efendimiz! Hesap Günü'nden önce payımızı hemen ver!"

Bayraktar Bayraklı

"Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver!" dediler.

Bekir Sadak

Onlar ise «Rabbimiz! Bizim payimizi hesap gununden once ver» derler.

Celal Yıldırım

Onlar ise, «ey Rabbimiz! Hesap günü gelmeden payımızı hemen ver» derler. (Bununla hesap ve ceza konusunu alaya alırlar).

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar, (alaycı bir tavırla), “Rabbimiz! Hesap gününden önce payımıza düşen azabı hemen şimdi ver!” dediler.

Diyanet İşleri

Müşrikler (alay ederek) şöyle dediler: "Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce payımızı hemen ver!"

Diyanet İşleri (eski)

Onlar ise 'Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver' derler.

Diyanet Vakfi

Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce ver, dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Bir de: «Ey Rabbimiz! Hesap gününden önce bizim azabdan payımızı acele ver» dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de: "Ey Rabbimiz, hesap gününden önce bizim pusulamızı (payımızı) acele ver!" dediler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir de ya rabbena bizim pusulamızı hisab gününden evvel acele ver, dediler

Erhan Aktaş

Ve: "Rabb''imiz, Hesap Günü'nden önce azaptan payımıza düşeni hemen ver." dediler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve: "Rabb'imiz, Hesap Günü'nden önce azaptan payımıza düşeni hemen ver." dediler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve: "Rabb'imiz, Hesap Günü'nden önce azaptan payımıza düşeni hemen ver." dediler.

Fizilal-il Kuran

İnkârcılar ise dediler ki; «Rabb'imiz! Bizim azab payımızı hesap gününden önce ver.»

Gültekin Onan

(Alaylı alaylı) Dediler ki: "Rabbimiz, hesap gününden önce (azabdan bize vadettiğin) payımızı çabuklaştırıver."

Hamdi Döndüren

Dediler ki: “Ey Rabbimiz! Sen, bize hesap gününden önce, azap payımızı hemen ver!”

Hasan Basri Çantay

(Şöyle) dediler: "Ey Rabbimiz, hesab gününden evvel bizim amel defterimizi acele ver (de görelim)".

Hasib Asutay

'Rabbimiz! Bizim (azap) payımızı hesap gününden önce ver' dediler.

Hayrat Neşriyat

Bir de (alay ederek) dediler ki: 'Rabbimiz! Bize (azabdan) payımızı, hesab gününden önce hemen ver!'

İbni Kesir

Ve dediler ki: Rabbımız; hesab gününden önce bizim payımızı çabuklaştırıver.

Mehmet Okuyan

(Müşrikler, alay ederek) “Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce acele ver!” demişlerdi.

Muhammed Esed

Onlar (alaylı bir şekilde): "Ey Rabbimiz!" derler, "Hesap Günü'nden önce payımıza düşen (cezayı) hemen ver bize!"

Mustafa İslamoğlu

İşte onlar, "Rabbimiz! Bizim hesabımızı Hesap Günü'nden önce, hemen şimdi kes!" diye (alay ederler).

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve dediler ki: «Ey Rabbimiz! Bizim için amel defterimizi hesap gününden evvel çabucak ver.»

Ömer Öngüt

Ve dediler ki: "Rabbimiz! Bizim payımızı hesap gününden önce hemen ver!"

Suat Yıldırım

Bir de o kâfirler alayla şöyle dediler: "Ey bizim Rabbimiz, bizim azap payımızı hesap günü gelmeden çabuklaştır."

Süleyman Ateş

(Alay ederek) Dediler ki: "Rabbimiz, bizim (azab) payımızı hesap gününden önce, hemen ver."

Süleymaniye Vakfı

Bunlar (alay ederek) şöyle dediler: "Rabbimiz! Bizim payımızı /cezamızı hesap gününden önce dünyada iken ver!"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar şöyle derler: "Sahibimiz! Hesap gününü beklemeden payımıza düşeni hemen ver!"

Şaban Piriş

Ve diyorlardı ki: -Rabb'imiz, bize düşeni hesap gününden önce acele ver!..

Tefhim-ul Kuran

(Alaylı alaylı) Dediler ki: «Rabbimiz, hesap gününden önce (azabdan bize vadettiğin) payımızı çabuklaştırıver.»

Ümit Şimşek

Yine de 'Rabbimiz, bizim azaptan payımızı hesap gününden önce hemen ver' dediler.

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle dediler: "Rabbimiz, bizim payımızı/hesap defterimizi, hesap gününden önce çabucak ver!"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar istehza edərək: “Ey Rəbbimiz! Bizim payımızı Hesablaşma günü gəlməmişdən əvvəl tezliklə ver!”– dedilər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar (istehza ilə): ″Ey Rəbbimiz! Tez ol, bizim payımızı (əməl dəftərimizi, yaxud xeyirdən, şərdən payımıza nə düşəcəksə) haqq-hesab (qiyamət) günü gəlməmişdən əvvəl ver!″ – dedilər.

Almanca (2)

Almanca — Der Edle Quran

Und sie sagen: ʺUnser Herr, gib uns schnell unser Buch noch vor dem Tag der Abrechnung.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie sagen: ʺUnser Herr, beschleunige Unseren Teil (der Strafe) vor dem Tage der Abrechnung.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And in their insolent challenge, they pray "O Allah, our Creator, let our share of punishment be hastened on before the Day of Judgement".

Abdul Haleem

They say, ‘Our Lord! Advance us our share of punishment before the Day of Reckoning!’

Abdullah Yusuf Ali

They say: "Our Lord! hasten to us our sentence (even) before the Day of Account!"

Abul A'la Maududi

They say: "Our Lord, hasten to us our share (of chastisement) before the Day of Reckoning."

Aisha Bewley

They say, ‘Our Lord, advance our share to us before the Day of Reckoning. ’

Al-Hilali & Khan

They say: "Our Lord! Hasten to us Qittanâ (i.e. our Record of good and bad deeds so that we may see it) before the Day of Reckoning!"

Ali Quli Qarai

They say, ‘Our Lord! Hasten on for us our share before the Day of Reckoning. ’

Amatul Rahman Omar

They say, `Our Lord! hurry up with our portion (of punishment in this very life) before the Day of Reckoning. '

Arthur John Arberry

They say, 'Our Lord, hasten to us our share before the Day of Reckoning. '

Bijan Moeinian

The [foolish] disbelievers mockingly say: "Our Lord, why wait for the Day of Judgment? send down our punishment now!"

E. Henry Palmer

But they say, 'O our Lord, hasten for us our share before the day of reckoning!'

Edip-Layth

They said, "Our Lord, hasten for us our punishment, before the day of Reckoning."

George Sale

And they scoffingly say, O Lord, hasten our sentence unto us, before the day of account.

Hamid S. Aziz

And they say, "Our Lord! Hasten on to us our portion before the Day of Reckoning. "

Mahmoud Ghali

And they have said, "Our Lord, hasten (quickly) to us our sentence before the Day of Reckoning. "

Marmaduke Pickthall

They say: Our Lord! Hasten on for us our fate before the Day of Reckoning.

Mohamed Ahmed - Samira

Still they say: "O Lord, give us our share before the Day of Reckoning. "

Muhammad Asad

As it is, they say [mockingly]: "O our Sus­tainer! Hasten on to us our share [of punishment even] before the Day of Reckoning!"

Mustafa Khattab

They say ˹mockingly˺, "Our Lord! Hasten for us our share ˹of the punishment˺ before the Day of Reckoning."

Progressive Muslims

And they said: "Our Lord, hasten for us our punishment, before the Day of Reckoning. "

Sahih International

And they say, "Our Lord, hasten for us our share [of the punishment] before the Day of Account"

Sam Gerrans

And they say: “Our Lord: hasten Thou for us our lot before the Day of Reckoning!”

Shabbir Ahmed

And they mock, "Our Lord! Bring for us our sentence before the Day of Account. "

Syed Vickar Ahamed

They (the unbelievers will) say: "Our Lord! Hasten our sentence (of punishment, even) before the Day of Reckoning (and account)!"

Taqi Usmani

And they say, "O our Lord, give us our share (of the punishment) sooner, before the Day of Reckoning."

The Monotheist Group

And they said: "Our Lord, hasten for us our punishment, before the Day of Reckoning."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils disent: ʺSeigneur, hâte-nous notre part avant le jour des Comptesʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Kafiran ) Gotin: Xwedayê me! Beriya roja hesabdîtinê, para me (ji ceza) zû bide me.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zeggen: ʺOnze Heer, geef ons snel ons aandeel, nog voor de dag van de afrekening.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En zij zeggen spottende: O Heer! geef ons ons deel voor den dag der rekenschap.

Hollandaca — Siregar

En zij zeggen: ʺOnze Heer, bespoedig voor ons ons deel (van de bestraffing) vóór de Dag des Oordeels.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И сказали они (насмехаясь): «Господь наш! Ускорь нам нашу долю (наказания) прежде Дня Расчета!»

Rusça — Osmanov

Они сказали: ʺГосподи наш, приблизь нашу долю [наказания] до наступления дня расплатыʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

De (vågar) säga: ʺHerre! Låt oss få vår del (av straffet) genast, före Räkenskapens dag!ʺ