Diğerleri de onlara şöyle derler: "Hayır, siz zaten mü'min kimseler değildiniz."

قَالُوا بَلْ لَمْ تَكُونُوا مُؤْمِنِينَ

ḳālū bel lem tekūnū mu'minīne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Hayır derler öbürleri, siz inanmamıştınız.

Abdulkadir Gölpınarlı

Hayır derler öbürleri, siz inanmamıştınız.

Adem Uğur

(Ötekiler de:) "Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz".

Ahmed Hulusi

(Onlar da) dediler ki: "Hayır, siz iman etmediniz (bildirilenlere)!"

Ahmet Tekin

Güç ve iktidar sahipleri de: 'Aksine, siz zaten inanmamıştınız.' diyorlar.

Ahmet Varol

(Ötekiler de) derler ki: 'Hayır siz zaten mü'minler değildiniz.

Ali Bulaç

(Diğerleri de:) "Hayır" derler. "Zaten sizler mü'min kimseler değildiniz."

Ali Fikri Yavuz

(Öncüler de yardakçılarına cevap verib şöyle) diyecekler: “- Hayır, doğrusu siz Allah’a iman etmemiştiniz.

Ali Rıza Safa

"Hayır!" diyecekler; "Aslında, inanmıyordunuz!"

Bayraktar Bayraklı

Uyulanlar da şöyle diyecekler: "Siz zaten inanmıyordunuz."

Bekir Sadak

Onlar da soyle derler: «Hayir; siz inanmis kimseler degildiniz.»

Celal Yıldırım

(Diğerleri), yok, sizler aslında inanmamıştınız.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Diğerleri, “Aksine” derler, “Siz inanmış kimseler değildiniz.

Diyanet İşleri

Diğerleri de onlara şöyle derler: "Hayır, siz zaten mü'min kimseler değildiniz."

Diyanet İşleri (eski)

Onlar da şöyle derler: 'Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz.'

Diyanet Vakfi

(29-30) (Ötekiler de:) «Bilâkis, derler, siz inanan kimseler değildiniz. Bizim sizi zorlayacak bir gücümüz yok. Fakat siz kendiniz azgın bir toplum idiniz.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(İleri gelenler de) derler ki: «Hayır, siz inanmamıştınız.»

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(Bunlar da): "Hayır, siz inanmamıştınız,

Elmalılı Hamdi Yazır

Yok, diyorlardır: siz inanmamıştınız

Erhan Aktaş

"Hayır, siz zaten iman eden kimseler değildiniz." derler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Hayır, siz zaten inanan kimseler değildiniz." derler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Hayır, siz zaten inanan kimseler değildiniz." derler.

Fizilal-il Kuran

Onlar da şöyle derler: «Hayır; siz inanmış kimseler değildiniz.»

Gültekin Onan

(Diğerleri de:) "Hayır" derler. "Zaten sizler inançlılar / inançlı olmuşlar değildiniz."

Hamdi Döndüren

Diğerleri der ki: “Hayır, siz zaten inanan kimseler değildiniz.”

Hasan Basri Çantay

(Metbu'ları da:) "Hayır, siz (esasen) iman ediciler değildiniz", derler,

Hasib Asutay

(Onlar da) 'Hayır, siz inanan kimseler değildiniz' derler;

Hayrat Neşriyat

(O reisler ise) derler ki: 'Bil'akis, (siz zâten) mü’min kimseler olmamıştınız.'

İbni Kesir

Onlar da derler ki: Hayır, siz zaten iman edenler olmamıştınız.

Mehmet Okuyan

(Saptıranlar ise) şöyle diyecekler: “Aksine siz inananlar değildiniz.

Muhammed Esed

Ötekiler, "Hayır" diyecekler, "aslında siz kendiniz imandan zerre kadar nasip almamıştınız!

Mustafa İslamoğlu

(Diğerleri) "Asla" diyecekler, "Siz zaten hiç inanmamıştınız!

Ömer Nasuhi Bilmen

Metbû bulunanlar da derler ki: «Hayır. Siz mü'min kimse olmuş değildiniz.»

Ömer Öngüt

Dediler ki: "Hayır! Zaten siz inanan kimseler değildiniz. "

Suat Yıldırım

(29-32) "Hayır, bilakis! derler öbürleri, siz zaten iman eden kimseler değildiniz. Hem bizim, sizi zorlayacak bir gücümüz yoktu ki! Bilakis, siz azgın bir gürûh idiniz!" "Ne dersek boş! Artık Rabbimizin azap hükmü hakkımızda kesinleşti. Biz hak ettiğimiz cezayı mutlaka tadacağız. Evet, sizi biz kışkırttık, çünkü biz de azmış durumdaydık."

Süleyman Ateş

(Ötekiler de): "Hayır, dediler, zaten siz kendiniz inanan insanlar değildiniz."

Süleymaniye Vakfı

Diğerleri şöyle cevap verir: "Siz zaten inanıp güvenen kimseler değildiniz ki!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlar da şöyle cevap verirler: "Hayır, siz inanan kimseler değildiniz.

Şaban Piriş

Diğerleri de derler ki; -Hayır, siz inanan kimseler değildiniz.

Tefhim-ul Kuran

(Diğerleri de:) «Hayır» derler. «Zaten sizler mü'min olanlar değildiniz.»

Ümit Şimşek

Diğerleri de 'Siz zaten inanmamıştınız ki,' diye cevap verirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Ötekiler dediler: "Hayır, siz zaten inanmıyordunuz?"

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Başçılar deyəcəklər: “Xeyr! Siz inanan adamlar deyildiniz.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Başçıları) deyəcəklər: ″Xeyr, siz (Allahın vəhdaniyyətinə) inanmırdınız.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie werden antworten: ʺNein, so war es nicht. Ihr wart selbst nicht gläubig.

Almanca — Der Edle Quran

Sie sagen: ʺAber nein! Ihr wart ja nicht gläubig.

Almanca — M. A. Rassoul

Jene werden antworten: ʺNein, ihr waret selbst keine Gläubigen.

Almanca — Muhammad Zaidan

Sie sagten: ʺNein, sondern ihr wart keine Mumin!

English (26)

Abdel Khalek Himmat

"But", the accused will say: "You yourselves were a people whose hearts never reflected the image of religious and spiritual virtues nor were you receptive of the truth".

Abdul Haleem

They will say, ‘No! It was you who would not believe-

Abdullah Yusuf Ali

They will reply: "Nay, ye yourselves had no Faith!

Abul A'la Maududi

They will say: "Nay, you yourselves were not the ones who would believe.

Aisha Bewley

The others will say, ‘The truth is that you were not muminun.

Al-Hilali & Khan

They will reply: "Nay, you yourselves were not believers.

Ali Quli Qarai

They will answer, ‘Rather you [yourselves] had no faith.

Amatul Rahman Omar

They (- seducers) will reply, `It was not so. Rather you yourselves were not (inclined to be) the believers.

Arthur John Arberry

Those say, 'No; on the contrary, you were not believers;

Bijan Moeinian

The leaders will reply: "[Do not blame us. ] You yourself chose the disbelief."

E. Henry Palmer

They shall say, 'Nay, ye were not believers,

Edip-Layth

They replied: "No, it was you who were not those who acknowledge."

George Sale

and the seducers shall answer, nay, rather ye were not true believers:

Hamid S. Aziz

They shall say, "Nay, you (yourselves) were not believers;

Mahmoud Ghali

They say, "No indeed, but you were not believers.

Marmaduke Pickthall

They answer: Nay, but ye (yourselves) were not believers.

Mohamed Ahmed - Samira

They will say: "No, you were the ones who would not believe.

Muhammad Asad

[To which] the others will reply: "Nay, you yourselves were bereft of all faith!

Mustafa Khattab

The misleaders will reply, "No! You disbelieved on your own.

Progressive Muslims

They replied: "No, it was you who were not believers. "

Sahih International

The oppressors will say, "Rather, you [yourselves] were not believers,

Sam Gerrans

Those will say: “Nay, you were not believers,

Shabbir Ahmed

The leaders will reply, "Nay, it were you yourself who were devoid of Faith.

Syed Vickar Ahamed

They will reply: "No, you, yourselves were not believers!

Taqi Usmani

They (the chiefs) will say, "On the contrary, you yourselves were not believers.

The Monotheist Group

They replied: "No, it was you who were not believers."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

ʺCʹest vous plutôt (diront les chefs) qui ne vouliez pas croire.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Pêşrew jî ji peyrewan re wiha) Dibêjin: Na, belkî we bawerî neanîbû…

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Zij zeggen: ʺWelnee, wij waren geen gelovigen

Hollandaca — Salomo Keyzer

En de verleiders zullen antwoorden: Neen! gij waart veeleer geene ware geloovigen;

Hollandaca — Siregar

Zij (de leiders) zullen antwoorden: ʺJullie was waren zelfs geen gelovigen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Их предводители же) скажут (им) (в ответ): «Нет, (совсем не так, как вы утверждаете)! Вы сами не были верующими [склонялись к неверию и грехам],

Rusça — Osmanov

Другие ответят: ʺДа ведь вы были неверующими,

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

(Och de andra) svarar: ʺNej, ni var människor utan tro.