O halde, bir süreye kadar onlardan yüz çevir
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتّٰى حِينٍ
fe tevelle ǎnhum Hattā Hīnin
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | فَتَوَلَّ | fe tevelle | و ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak | o halde dön |
| 2 | عَنْهُمْ | ǎnhum | onlardan | |
| 3 | حَتّٰى | Hattā | kadar | |
| 4 | حِينٍ | Hīnin | ح ي نVarmak, gelmek, zamanı gelmek (zaman, mevsim), uygun olmak, hasat edilmek | bir süreye |
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık yüz çevir onlardan bir zamana dek.
Abdulkadir Gölpınarlı
Artık yüz çevir onlardan bir zamana dek.
Adem Uğur
Onun için sen bir süreye kadar onlara aldırma.
Ahmed Hulusi
Artık bir süre onlardan yüz çevir!
Ahmet Tekin
Onun için sen, başlarına gelecek sıkıntılarla karşılaşıncaya kadar, onlardan uzak dur.
Ahmet Varol
Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Ali Bulaç
Öyleyse sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Ali Fikri Yavuz
Onun için bir zamana kadar o kâfirlerden yüz çevir (Rasûlüm).
Ali Rıza Safa
Artık, bir süre onlardan uzaklaş.
Bayraktar Bayraklı
Bir süreye kadar onlara aldırış etme.
Bekir Sadak
Bir sureye kadar onlara aldiris etme.
Celal Yıldırım
Artık sen onlardan bir süreye kadar yüzçevir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(Ey resulüm!) Şimdi sen bir süre için o inkârcıları kendi hallerine bırak.
Diyanet İşleri
O halde, bir süreye kadar onlardan yüz çevir
Diyanet İşleri (eski)
Bir süreye kadar onlara aldırış etme.
Diyanet Vakfi
Onun için sen bir süreye kadar onlara aldırma.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
Onun için sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onun için bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onun için yüz çevir de onlardan bir zamana kadar
Erhan Aktaş
Artık bir süre onlardan yüz çevir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Artık bir süre onlardan yüz çevir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Artık bir süre onlardan yüz çevir.
Fizilal-il Kuran
Ey Muhammed! Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Gültekin Onan
Öyleyse sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Hamdi Döndüren
Şimdi sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir!
Hasan Basri Çantay
Onun için (Habibim) sen bir zamana kadar onlardan yüz çevir,
Hasib Asutay
(Resulüm!) Bir süreye kadar onlardan (27) yüz çevir. (27. Mekke kâfirlerinden.)
Hayrat Neşriyat
(Ey Habîbim!) Onun için bir zamâna kadar onlardan yüz çevir!
İbni Kesir
Sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Mehmet Okuyan
Belirli bir süreye kadar onlardan yüz çevir!
Muhammed Esed
Bu sebeple, o (hakikati inkar ede)nlerden bir süre uzak dur
Mustafa İslamoğlu
Bu yüzden artık onlardan bir süreliğine uzak dur;
Ömer Nasuhi Bilmen
(174-176) Artık sen, onlardan (O muhaliflerden) bir zamana kadar yüz çevir. Ve onlara bak! Elbette ki, yakında göreceklerdir. Ya Bizim azabımızı mı alelacele istiyorlar?
Ömer Öngüt
Bir süreye kadar sen onlardan yüz çevir.
Suat Yıldırım
Artık bir süre sen onlardan uzak dur!
Süleyman Ateş
Bir süreye kadar onlardan dön (onların sözlerine aldırış etme).
Süleymaniye Vakfı
Sen, bir süre onlardan yüz çevir!
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Öyleyse sen bir süreye kadar onlarla dostluğu kes de
Şaban Piriş
Öyleyse bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Tefhim-ul Kuran
Öyleyse sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Ümit Şimşek
Şimdi sen bir süre için onları kendi haline bırak.
Yaşar Nuri Öztürk
Bir vakte kadar onlardan yüz çevir!
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Sən bir müddət onlardan üz çevir!
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
(Ya Peyğəmbər!) Sən bir müddət (Bədr vuruşuna, yaxud Məkkənin fəthinədək) onlardan üz çevir!
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Wende dich von ihnen ab und warte eine bestimmte Zeit!
Almanca — Der Edle Quran
So kehre dich für eine gewisse Zeit von ihnen ab
Almanca — M. A. Rassoul
Darum wende dich von ihnen für eine Zeitlang ab
Almanca — Muhammad Zaidan
So wende dich von ihnen bis zu einer Zeit ab!
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Therefore keep away from them O Muhammad for a while.
Abdul Haleem
So [Prophet] turn away from the disbelievers for a while.
Abdullah Yusuf Ali
So turn thou away from them for a little while,
Abul A'la Maududi
So, (O Prophet), leave them alone for a while,
Aisha Bewley
Therefore turn from them for a time.
Al-Hilali & Khan
So turn away (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) from them for a while,
Ali Quli Qarai
So leave them alone for a while,
Amatul Rahman Omar
So turn away from them until a time (of your success),
Arthur John Arberry
So turn thou from them for a while,
Bijan Moeinian
So (Mohammad), leave them alone for a while.
E. Henry Palmer
Then turn thou thy back upon them for a time,
Edip-Layth
So turn away from them for awhile.
George Sale
Turn aside therefore from them, for a season:
Hamid S. Aziz
Therefore, turn away from them till a time,
Mahmoud Ghali
So turn away from them for a while.
Marmaduke Pickthall
So withdraw from them (O Muhammad) awhile,
Mohamed Ahmed - Samira
So you ignore them for a time
Muhammad Asad
Hence, turn thou aside for a while from those [who deny the truth],
Mustafa Khattab
So turn away from the deniers for a while ˹O Prophet˺.
Progressive Muslims
So turn away from them for awhile.
Sahih International
So, [O Muúammad], leave them for a time.
Sam Gerrans
So turn thou from them for a time.
Shabbir Ahmed
So (O Prophet) withdraw from the disbelievers for a while.
Syed Vickar Ahamed
So you (O Prophet!) turn away from them for a little while,
Taqi Usmani
So, withdraw your attention from them for some time.
The Monotheist Group
So turn away from them for awhile.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Eloigne-toi dʹeux, jusquʹà un certain temps;
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Ya Muhemmed!) Vêca heta demekê tu berê xwe ji wan vegerîne.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Keer je dus tijdelijk van hen af.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Wend u dus gedurende eenen tijd van hen af.
Hollandaca — Siregar
Wend je (O Moehammad) dan voor een bepaalde tijd van hen (de gelovigen) af.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И отвернись же (о, Пророк) от них [от тех, кто не принимает истину] до определенного срока [пока не пройдет время отсрочки] (и придет наказание Аллаха)
Rusça — Osmanov
Отвернись же [, Мухаммад,] от них на какое-то время
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Håll dig nu en tid ifrån dem (Muhammad)