Fakat (kitap gelince) onu inkar ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.

فَكَفَرُوا بِهِ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ

fe keferū bihi fe sevfe yeǎ'lemūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Derken kitap geldi de inanmadılar ona, yakında ne olacaklarını bilecekler.

Abdulkadir Gölpınarlı

Derken kitap geldi de inanmadılar ona, yakında ne olacaklarını bilecekler.

Adem Uğur

İşte şimdi onu inkâr ettiler. Ama ileride bileceklerdir!

Ahmed Hulusi

Şimdiyse hakikat bilgisini inkar ettiler. . . Yakında anlayacaklar!

Ahmet Tekin

İşte şimdi onu inkâr ettiler, kâfir oldular. Yakında başlarına gelecekleri öğrenecekler.

Ahmet Varol

Şimdi ise onu inkâr ettiler. Yakında bilecekler.

Ali Bulaç

Fakat (kitap gelince) onu tanımayıp küfrettiler; yakında bileceklerdir.

Ali Fikri Yavuz

Fakat şimdi onu, (Peygamber’i ve Kur’an’ı) inkâr ettiler. Artık ileride (başlarına gelecek azabı) bileceklerdir.

Ali Rıza Safa

Yine de Onu inkar ettiler. Madem öyle, yakında öğrenecekler.

Bayraktar Bayraklı

Buna rağmen Kur'an'ı inkar ettiler. Ama ileride bileceklerdir.

Bekir Sadak

Boyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.

Celal Yıldırım

(Kitap indirilince) onu red ve inkâr ettiler. İleride (bu dönekliğin sonunun nereye varacağını) bileceklerdir.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ama şimdi bu kitabı (Kur’an) inkâr ediyorlar! Yakında her şeyi öğrenecekler!

Diyanet İşleri

Fakat (kitap gelince) onu inkar ettiler. Yakında (sonlarının ne olacağını) bilecekler.

Diyanet İşleri (eski)

Böyleyken O'nu inkar ettiler. Ama bileceklerdir.

Diyanet Vakfi

İşte şimdi onu inkâr ettiler. Ama ileride bileceklerdir!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Fakat şimdi onu inkâr ettiler. Ama ilerde bileceklerdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat şimdi O'nu inkar ettiler, artık ileride bilecekler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat şimdi ona küfrettiler, artık ileride bilecekler

Erhan Aktaş

Fakat onu yalanladılar. Artık yakında bilecekler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Fakat onu yalanladılar. Artık yakında bilecekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Fakat onu yalanladılar. Artık yakında bilecekler.

Fizilal-il Kuran

Ancak o uyarıyı inkâr ettiler, yakında inkârlarının sonucunu bileceklerdir.

Gültekin Onan

Fakat (kitap gelince) ona küfrettiler; yakında bileceklerdir.

Hamdi Döndüren

Fakat onlar o uyarıyı (Kur’an’ı) inkâr ettiler. Ama ileride anlayacaklar!

Hasan Basri Çantay

Şimdi ise ona (inanmayıb) kafir oldular, ileride (küfürlerinin akıbetini) bileceklerdir ya.

Hasib Asutay

Fakat (şimdi) onu inkâr ettiler, ama ilerde bileceklerdir.

Hayrat Neşriyat

Buna rağmen (Kur’ân gelince) onu inkâr ettiler. Ama (inkârlarının âkıbetini)ileride bilecekler.

İbni Kesir

Sonunda O'na küfrettiler, ama ilerde bileceklerdir.

Mehmet Okuyan

Hemen onu (Kur’an’ı) inkâr ettiler. İleride (gerçeği) bilecekler!

Muhammed Esed

Ama (işte bu ilahi kelam önlerine konulduğu halde,) onu kabul etmeye yanaşmıyorlar! Ama zamanla (reddettikleri şeyin ne olduğunu) öğreneceklerdir:

Mustafa İslamoğlu

Fakat (vahiy gelince de) onu inkar ettiler; ama zamanı gelince (ne fena yaptıklarını) bilecekler.

Ömer Nasuhi Bilmen

(170-171) Fakat şimdi O'nu inkar ettiler. Artık ileride bileceklerdir. Celâlim hakkı için (peygamber) gönderilmiş kullarım için Bizim bir sözümüz geçmiştir.

Ömer Öngüt

Böyle iken onu inkâr ettiler. Amma ileride bileceklerdir.

Suat Yıldırım

Ama şimdi onu red ve inkâr ettiler fakat yakında öğrenirler!

Süleyman Ateş

Ama o uyarıyı inkar ettiler, yakında (inkar etmelerinin sonunun nasıl olacağını) bileceklerdir.

Süleymaniye Vakfı

(Kur'an gelince) onu görmezlikte direndiler; ileride öğrenirler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(O bilgi gelince) onu görmezlikten geldiler; ama yakında her şeyi öğrenirler.

Şaban Piriş

Şimdi ise O'nu inkar ettiler. Ama bilecek onlar.

Tefhim-ul Kuran

Fakat (kitap gelince) onu tanımayıp küfrettiler; yakında bileceklerdir.

Ümit Şimşek

Oysa onlar o kitabı inkâr ettiler! Yakında görecekler.

Yaşar Nuri Öztürk

Fakat ardından onu inkar ettiler. Yakında bilecekler.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Lakin onlar onu inkar etdilər. Onlar tezliklə biləcəklər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Amma onu (Qurʼanı) inkar etdilər. Onlar (küfrlərinin aqibətini) mütləq biləcəklər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Als das Buch zu ihnen kam, verleugneten sie es. Sie werden zu wissen bekommen, welchem Ende sie zusteuern.

Almanca — Der Edle Quran

Dennoch verleugnen sie Ihn. Aber sie werden (es noch) erfahren.

Almanca — M. A. Rassoul

Dennoch glauben sie nicht an ihn (den Quran), allein sie werden es bald erfahren.

Almanca — Muhammad Zaidan

So betrieben sie Kufr an ihn. So werden sie noch wissen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And when the Quran was revealed to them they denied its divine nature and rejected it, but they shall come to know that

Abdul Haleem

yet now they reject [the Quran]. They will soon realize.

Abdullah Yusuf Ali

But (now that the Qur'an has come), they reject it: But soon will they know!

Abul A'la Maududi

But when it came to them, they rejected it. They shall soon come to know (the end of such an attitude).

Aisha Bewley

But they have rejected it and they will soon know!

Al-Hilali & Khan

But (now that the Qur’ân has come) they disbelieve therein (i.e. in the Qur’ân and in Prophet Muhammad صلى الله عليه وسلم , and all that he brought, - the Divine Revelation), so they will come to know![1]

Ali Quli Qarai

But they disbelieved it [when it came to them]. Soon they will know.

Amatul Rahman Omar

But (now) they have disbelieved in this (Book, the Qur'ân when it has come to them). So they will soon come to know (the consequences of their disbelief).

Arthur John Arberry

But they disbelieved in it; soon they shall know!

Bijan Moeinian

Now that their wish is granted to them, they prefer to continue their way of disbelief.

E. Henry Palmer

But they misbelieved in it; but soon shall they know.

Edip-Layth

But they rejected it. They will come to know.

George Sale

Yet now the Koran is revealed, they believe not therein; but hereafter shall they know the consequence of their unbelief.

Hamid S. Aziz

But (now that it is come) they disbelieve in it; but they will come to know.

Mahmoud Ghali

Yet they disbelieved in it; then eventually they will know!

Marmaduke Pickthall

Yet (now that it is come) they disbelieve therein; but they will come to know.

Mohamed Ahmed - Samira

Yet now (that it has come) they refuse to believe in it; but they will come to know soon.

Muhammad Asad

And yet, [now that this divine writ has been placed before them,] they refuse to acknowledge it as true! In time, however, they will come to know [what it was that they had rejected]:

Mustafa Khattab

But ˹now˺ they reject it, so they will soon know.

Progressive Muslims

But they rejected it. They will come to know.

Sahih International

But they disbelieved in it, so they are going to know.

Sam Gerrans

But they denied it; and they will come to know!

Shabbir Ahmed

And yet, now they are denying the Truth. In time, they will come to know what they denied.

Syed Vickar Ahamed

But (now that the Quran has come), they (still) reject it: But soon will they know (the penalty)!

Taqi Usmani

Then (once the divine book came to them,) they disbelieved in it. So, very soon they will come to know.

The Monotheist Group

But they rejected it. They will come to know.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ils y ont mécru et ils sauront bientôt.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Vêca (dema kitêb ji bo wan hat) wan bawerî pê neanî. Paşê ew ê bizanin ka domahîka wan dê bibe çi.

Hollandaca (1)

Hollandaca — Salomo Keyzer

Maar thans, nu de Koran is geopenbaard, gelooven zij daarin niet; doch hier namaals zullen zij het gevolg van hun ongeloof kennen.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Но (когда к ним пришло такое же напоминание, как и то, которое приходило к предыдущим поколениям) [пришел пророк Мухаммад с Книгой Аллаха – Кораном] они стали неверующими в него. И вскоре они узнают (какое наказание их ожидает).

Rusça — Osmanov

Но они не уверовали в Него, и скоро они познают [последствия своего неверия].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och (nu när ordet från Gud har nått dem) vill de inte tro på det! Men de skall få veta (vad det var som de förnekade)!