(151-152) İyi bilin ki onlar kendi uydurmaları olarak, "Allah çocuk sahibi oldu" diyorlar. Onlar elbette yalan söylüyorlar.
اَلَٓا اِنَّهُمْ مِنْ اِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ وَلَدَ اللّٰهُ وَاِنَّهُمْ لَكَاذِبُونَ
elā innehum min ifkihim le yeḳūlūne / velede (a)llahu ve innehum le kāƶibūne
Kelimeler
| # | Arapça | Okunuş | Kök | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 1 | اَلَٓا | elā | iyi bilin ki | |
| 2 | اِنَّهُمْ | innehum | elbette onlar | |
| 3 | مِنْ | min | yüzünden | |
| 4 | اِفْكِهِمْ | ifkihim | ا ف كDurumunu/tavrını değiştirmek, geri çevirmek/döndürmek, fikir/yargı değiştirmek/saptırmak, aldatmak, yalan/yanlış söylemek, devirmek, baştan çıkarmak. | iftiraları |
| 5 | لَيَقُولُونَ | le yeḳūlūne | ق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele | diyorlar ki |
| 1 | وَلَدَ | velede | و ل دdoğurmak, dünyaya getirmek | çocuk edindi |
| 2 | اللّٰهُ | (a)llahu | Allah | |
| 3 | وَاِنَّهُمْ | ve innehum | ve onlar | |
| 4 | لَكَاذِبُونَ | le kāƶibūne | ك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak. | elbette yalancıdırlar |
Tüm mealler
Meal seçin (81 / 81 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Haberin olsun ki şüphe yok, onlar, bu sözü uydurup söylemedeler.
Abdulkadir Gölpınarlı
Haberin olsun ki şüphe yok, onlar, bu sözü uydurup söylemedeler.
Adem Uğur
Dikkat edin, kesinlikle yalan uydurup söylüyorlar ki;
Ahmed Hulusi
Dikkat edin, muhakkak ki onlar iftira atarak şöyle derler:
Ahmet Tekin
Öyle mi? Kesinlikle yalan ve iftiralarından böyle söylüyorlar?'
Ahmet Varol
İyi bilin ki onlar kendi uydurmalarıyla diyorlar ki:
Ali Bulaç
Dikkat edin; gerçekten onlar, düzdükleri yalanlardan dolayı derler ki:
Ali Fikri Yavuz
Haberin olsun ki, onlar, uydurmalarından dolayı şöyle derler:
Ali Rıza Safa
Aslında, iftiralarının sonucu olarak, şunu söylemiyorlar mı?
Bayraktar Bayraklı
Dikkat ediniz, kesinlikle onlar yalan uydurup duruyorlar.
Bekir Sadak
(151-15) 2 Dikkat edin; dogrusu onlar yalan uydurup soyluyorlar, «Allah dogurdu» diyorlar. Onlar suphesiz yalancidirlar.
Celal Yıldırım
(151-152) Haberiniz olsun ki, onlar cidden yalan uydurmalarından, «Allah doğurdu» diyorlar ve gerçekten onlar yalancılardır.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(151-152) İyi bilin ki onlar, sırf kendi uydurmaları olarak, “Allah çocuk sahibi oldu!” diyorlar. Onlar katıksız yalancıdırlar.
Diyanet İşleri
(151-152) İyi bilin ki onlar kendi uydurmaları olarak, "Allah çocuk sahibi oldu" diyorlar. Onlar elbette yalan söylüyorlar.
Diyanet İşleri (eski)
(151-152) Dikkat edin; doğrusu onlar yalan uydurup söylüyorlar, 'Allah doğurdu' diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Diyanet Vakfi
(151-152) Dikkat edin, kesinlikle yalan uydurup söylüyorlar; «Allah doğurdu» diyorlar. Onlar şüphesiz yalancıdırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(151-152) Ha!.. Onlar, şüphesiz uydurdukları iftiralarından dolayı; «Allah doğurdu» derler. Hiç şüphesiz onlar, yalancıdırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ha!.. Onlar şüphesiz uydurdukları iftiralardan dolayı;
Elmalılı Hamdi Yazır
Ha!.. onlar şübhesiz ki yalancıdırlar
Erhan Aktaş
Dikkat edin! Doğrusu uydurdukları iftiralarından dolayı;
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Dikkat edin! Doğrusu uydurdukları iftiralarından dolayı;
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Dikkat edin! Doğrusu uydurdukları iftiralarından dolayı;
Fizilal-il Kuran
Dikkat edin, onlar iftiraları yüzünden diyorlar ki:
Gültekin Onan
Dikkat edin; gerçekten onlar, düzdükleri yalanlardan dolayı derler ki:
Hamdi Döndüren
Dikkat edin! Onlar kendi uydurmaları olarak diyorlar ki:
Hasan Basri Çantay
(151-52) Haberin olsun ki onlar hakıykaten yalan söyleyerek, her halde, "Allah doğurdu" derler! Onlar elbette yalancıdırlar.
Hasib Asutay
Dikkat edin; gerçekten onlar, uydurdukları yalandan dolayı derler ki:
Hayrat Neşriyat
(151-152) Dikkat edin! Muhakkak ki onlar, iftirâları yüzünden 'Allah doğurdu' diyorlar; şübhe yok ki onlar gerçekten yalancıdırlar.
İbni Kesir
İyi bilin ki; gerçekten onlar, iftiralarından ötürü şöyle diyorlar:
Mehmet Okuyan
Dikkat edin! Şüphesiz ki yalan uydurarak “Allah çocuk edindi!” diyorlar. Şüphesiz ki onlar yalancıdır.
Muhammed Esed
Bazı insanlar tamamen sahte ve yalan(a olan temayüllerin)den dolayı,
Mustafa İslamoğlu
Bakın, işte bu tiplerin iftiraya düşkünlüklerinden dolayı ısrarla dedikleri şudur:
Ömer Nasuhi Bilmen
(151-152) Agâh ol, şüphe yok ki, onlar iftiralarından dolayı elbette derler ki; «Allah doğurdu!» Ve şüphe yok ki, onlar elbette yalancı kimselerdir.
Ömer Öngüt
Dikkat edin! Gerçekten onlar uydurmalarından dolayı diyorlar ki:
Suat Yıldırım
(151-152) Haberiniz olsun ki onlar sırf iftira ederek "Allah doğurdu" derler. Onlar yalancıların ta kendileridirler.
Süleyman Ateş
İyi bilin, onlar iftiraları yüzünden diyorlar ki:
Süleymaniye Vakfı
Dikkat et; uydurdukları yalandan dolayı kesinlikle şöyle diyeceklerdir:
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Dikkat et; uydurdukları yalandan dolayı söyleyecekleri sadece şudur:
Şaban Piriş
(151-152) Bak, onlar nasıl da uydurarak, "Allah'ın oğlu oldu" diyorlar. Gerçekten onlar yalancıdırlar.
Tefhim-ul Kuran
Dikkat edin; gerçekten onlar, düzdükleri yalanlardan dolayı derler ki:
Ümit Şimşek
(151-152) Bilin ki 'Allah çocuk sahibi oldu' demeleri de onların kendi uydurmalarındandır. Hiç şüphe yok ki onlar yalancılardır.
Yaşar Nuri Öztürk
Dikkat edin, onlar, iftiralarının bir eseri olarak mutlaka şöyle diyecekler:
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Həqiqətən, onlar yalan uydurub deyirlər:
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Xəbərin olsun ki, onlar öz yalanları üzündən mütləq belə deyəcəklər:
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Das sind lauter Lügen. Sie sagen sogar:
Almanca — Der Edle Quran
Dabei ist es fürwahr aus ihrer ungeheuren Lügenhaftigkeit, daß sie sagen:
Almanca — Muhammad Zaidan
Ja! Sie sagen doch aufgrund ihrer Ifk-Lüge:
English (26)
Abdel Khalek Himmat
Indeed their perversion of facts and their intentional assertion of falsehood induced them to falsify the words, wittingly, endeavouring to attain their blasphemous and irreverent object, namely:
Abdul Haleem
No indeed! It is one of their lies when they say,
Abdullah Yusuf Ali
Is it not that they say, from their own invention,
Abul A'la Maududi
Behold, it is one of their fabrications that they say:
Aisha Bewley
No indeed, it is one of their blatant lies to say,
Al-Hilali & Khan
Verily, it is of their falsehood that they (Quraish pagans) say:
Ali Quli Qarai
Look! It is indeed out of their mendacity that they say,
Amatul Rahman Omar
Beware! it is (one) of their fabrications that they say,
Arthur John Arberry
Is it not of their own calumny that they say,
Bijan Moeinian
Saying that God has begotten a son is an insult to the God’s dignity. …
E. Henry Palmer
is it not of their lie that they say,
Edip-Layth
Indeed, it is out of their falsehood that they say,
George Sale
Do they not say of their own false invention,
Hamid S. Aziz
Verily, it is of their own lies that they say,
Mahmoud Ghali
Verily, surely it is of their falsehood, indeed, (that) they say,
Marmaduke Pickthall
Lo! it is of their falsehood that they say:
Mohamed Ahmed - Samira
Is it not a lie invented by them when they say:
Muhammad Asad
Oh, verily, it is out of their own [inclination to] falsehood that some people assert,
Mustafa Khattab
Indeed, it is one of their ˹outrageous˺ fabrications to say,
Progressive Muslims
Indeed, it is out of their falsehood that they Say:
Sahih International
Unquestionably, it is out of their [invented] falsehood that they say,
Sam Gerrans
(In truth, it is of their falsehood that they say:
Shabbir Ahmed
Attention! It is out of their own invention that they say,
Syed Vickar Ahamed
Verily, is it not they who say (in their disbelief and), from their own lies and sayings:
Taqi Usmani
Beware! They are the ones who, by way of a lie of theirs, (have the audacity to) say,
The Monotheist Group
Indeed, it is out of their falsehood that they say:
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Certes, ils disent dans leur mensonge:
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Agahdar bin! Bi rastî ew bi derew û bêbextî dibêjin…
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Met hun lasterlijke leugen zeggen zij immers:
Hollandaca — Salomo Keyzer
Zeggen zij niet, volgens hunne eigene, valsche uitvinding:
Hollandaca — Siregar
Weet dat zij wegens hun verzonnen leugens zeker zullen zeggen:
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
О, да! Поистине, они из своих ложных измышлений, конечно же, говорят:
Rusça — Osmanov
Аллах породил [сына]. Ведь они просто лгут.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
I sin lögnaktighet säger de ju: