(137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?

وَاِنَّكُمْ لَتَمُرُّونَ عَلَيْهِمْ مُصْبِحِينَ وَبِالَّيْلِۜ اَفَلَا تَعْقِلُونَ

ve innekum le temurrūne ǎleyhim muSbiHīne / ve bi l-leyli e fe lā teǎ'ḳilūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِنَّكُمْve innekumşüphesiz siz
2لَتَمُرُّونَle temurrūneم ر رGeçmek veya yanından geçmek veya ötesine geçmek, ilerlemek, boyunca gitmek veya içinden geçmek veya üzerinden geçmek, uzaklaşmak veya yok olmak, koşmak veya akmak (yani su), bir şeyin üzerinden geçmek, başına gelmek, üstesinden gelmek, bir şeyi acı veya hoşa gitmeyen hale getirmek, bir şeyi sürüklemek, bir şeyi yere düşürmek için bükmek veya çevirmek, sürekli/sabit bir şekilde veya yolda devam etmek, kararlı/azimli/kararlı/güçlü olmak, bir şeye karşı sıkıca direnmek, mırıldanmak veya homurdanmak, titremek veya ürpermek veya sallanmak, ileri geri veya yandan yana hareket etmek, çalkalanma halinde olmak, safra tarafından alt edilmek.geçip gidiyorsunuz
3عَلَيْهِمْǎleyhimonların yanlarından
4مُصْبِحِينَmuSbiHīneص ب حSabahleyin ziyaret etmek veya selamlamak. Subhun/sabahun/isbaahun - sabah. Misbaahun (çoğulu masaabih) - lamba. Sabbah (fiil 2) - gelmek, ulaşmak, selamlamak, sabahleyin içmek. Asbaha - sabah vaktine girmek, ortaya çıkmak, bir şey yapmaya başlamak, olmak, meydana gelmek, vuku bulmak. Musbih - sabahleyin bir şey yapan veya sabaha giren kişi.sabahleyin
1وَبِالَّيْلِۜve bi l-leyliل ي لGece, karanlık, akşam karanlığı, ışıksız zaman dilimi, gece karanlığı, geceleyinve geceleyin
2اَفَلَاe fe lā
3تَعْقِلُونَteǎ'ḳilūneع ق لBağlamak, alıkoymak, akıllı olmak, bilge olmak, anlamak, birisi için kan bedeli ödemek, bir dağın zirvesine tırmanmak, anlayış kullanmak, sakınmak.düşünmüyor musunuz?

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve şüphe yok ki siz de onların yurtlarına uğramadasınız sabahları.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve şüphe yok ki siz de onların yurtlarına uğramadasınız sabahları.

Adem Uğur

(Ey insanlar!) Siz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz, sabahleyin

Ahmed Hulusi

Muhakkak ki siz sabahları onların yurtlarından geçersiniz. . .

Ahmet Tekin

Siz, elbette seyahatlerinizde, sabah saatlerinde onların yaşadıkları yerlere uğrarsınız.

Ahmet Varol

Muhakkak ki siz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz; sabahleyin

Ali Bulaç

Siz onların üstünden muhakkak geçip gidiyorsunuz; sabah vakti.

Ali Fikri Yavuz

(137-138) Elbette siz, sabah ve akşam onlara (harabeye dönmüş yurdlarına ticaret maksadıyla gelib geçerken) uğrarsınız. Artık düşünüb ibret almaz mısınız?

Ali Rıza Safa

Aslında, her sabah, kesinlikle yanlarından geçiyorsunuz.

Bayraktar Bayraklı

Sizler sabahleyin, onların helak oldukları yerden geçersiniz.

Bekir Sadak

(137-13) 8 Sabah aksam, onlarin yerleri uzerinden gecersiniz. Akletmez misiniz? *

Celal Yıldırım

(137-138) Ve siz (ey yaşayanlar!) sabah akşam onların kalıntılarına uğrar geçersiniz. Artık aklınızı kullanmaz mısınız?

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(137-138) Siz de sabah akşam onların yurtlarından gelip geçmektesiniz. (Bunları görüp de) aklınızla değerlendirmiyor musunuz?

Diyanet İşleri

(137-138) Şüphesiz sizler (yolculuklarınız sırasında) sabah akşam onların (harap olmuş) yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz. Hala düşünmeyecek misiniz?

Diyanet İşleri (eski)

(137-138) Sabah akşam, onların yerleri üzerinden geçersiniz. Akletmez misiniz?

Diyanet Vakfi

(137-138) (Ey insanlar!) Elbette siz de sabah ve akşam onlara uğruyorsunuz. Hâla akıllanmayacak mısınız?

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

(137-138) Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz. Hâlâ akıl edip düşünmez misiniz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve siz sabahları onlara uğrar ve üzerlerinden geçersiniz,

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve siz elbette onlara uğrar ve üzerinden geçerseniz, sabahleyin

Erhan Aktaş

Siz, gündüz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Siz, gündüz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Siz, gündüz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz.

Fizilal-il Kuran

Ey insanlar! Sabahleyin onların yanından geçip gidiyorsunuz.

Gültekin Onan

Siz onların üstünden muhakkak geçip gidiyorsunuz; sabah vakti.

Hamdi Döndüren

Siz onların yurtlarına uğrayıp duruyorsunuz; sabahleyin,

Hasan Basri Çantay

(137-138) Elbet siz de sabah ve akşam onlar (ın yurdların) a uğruyorsunuz. Haala akıllanmayacak mısınız?.

Hasib Asutay

Şüphesiz siz onlara (onların yurtlarına) elbette uğruyorsunuz, sabahleyin

Hayrat Neşriyat

(137-138) (Ey Mekkeliler!) Elbette siz de sabaha ulaşan kimseler iken ve geceleyin doğrusu onlar(ın harâb olmuş yerlerin)e uğruyorsunuz. Hiç akıl erdirmez misiniz?

İbni Kesir

Doğrusu siz, sabahleyin onlara uğrar üzerlerinden geçersiniz.

Mehmet Okuyan

Siz sabah ve gece onlara (şehirlerine) uğruyorsunuz. Akıl etmiyor musunuz?

Muhammed Esed

siz (bugüne kadar) onların yurtlarından gelip geçmektesiniz her sabah

Mustafa İslamoğlu

ve siz onların mekanlarından gelip geçmektesiniz; her sabah

Ömer Nasuhi Bilmen

(136-137) Sonra diğerlerini de helâk ediverdik. Ve şüphe yok ki, siz elbette onların üzerlerine sabahleyin uğrarsınız.

Ömer Öngüt

Siz onların yerlerinden (yurtlarından) sabahları geçip gidiyorsunuz.

Suat Yıldırım

(137-138) Siz de sabah akşam onların diyarlarına uğrarsınız. Hâla aklınızı kullanmayacak mısınız?

Süleyman Ateş

Siz onların yanlarından geçip gidiyorsunuz; sabahleyin,

Süleymaniye Vakfı

Siz elbette sabahleyin onların üzerlerinden geçiyorsunuz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Siz sabahları onların üzerlerinden geçiyorsunuz,

Şaban Piriş

(137-138) Siz de sabah akşam onların üzerinden geçiyorsunuz da aklınızı kullanmıyor musunuz?

Tefhim-ul Kuran

Siz onların üstünden muhakkak geçip gidiyorsunuz; sabah vakti.

Ümit Şimşek

(137-138) Sabah akşam onların yurtlarından geçiyorsunuz. Hâlâ akıl etmeyecek misiniz?

Yaşar Nuri Öztürk

Kuşkusuz ki, siz onların yanından sabahları geçiyorsunuz.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Siz həm səhər çağı onların yanından keçirsiniz,

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Siz (Şama getdiyiniz zaman) səhər vaxtı onların yurdundan keçirsiniz;

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Ihr (Mekkaner) kommt auf euren Reisen an ihren Wohnstätten am Morgen vorbei

Almanca — Der Edle Quran

Ihr kommt ja an ihnen vorbei, bei Tagesanbruch

Almanca — M. A. Rassoul

Und wahrlich, ihr geht an ihnen am Morgen vorüber

Almanca — Muhammad Zaidan

Und gewiß, ihr geht doch bei ihnen vorbei morgens

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And you -people- go by their ruined dwellings and you evidence the fatal consequence by day.

Abdul Haleem

You [people] pass by their ruins morning

Abdullah Yusuf Ali

Verily, ye pass by their (sites), by day-

Abul A'la Maududi

You pass by their desolate habitations in the morning

Aisha Bewley

And you pass by them in the daytime and at night.

Al-Hilali & Khan

Verily, you pass by them in the morning

Ali Quli Qarai

And indeed you pass by them at dawn

Amatul Rahman Omar

And you surely pass by them, (their ruins sometimes), in the morning,

Arthur John Arberry

and you pass by them in the morning

Bijan Moeinian

You pass by their ruins [when you travel] by day and night; ….

E. Henry Palmer

verily, ye pass by them in the morning

Edip-Layth

You pass by their ruins in the morning;

George Sale

And ye, O people of Mecca, pass by the places where they once dwelt, as ye journey in the morning,

Hamid S. Aziz

And most surely you pass by their (ruins) in the morning,

Mahmoud Ghali

And surely you pass by them in the (early) morning.

Marmaduke Pickthall

And lo! ye verily pass by (the ruin of) them in the morning

Mohamed Ahmed - Samira

You pass by (their habitations) in the morning

Muhammad Asad

and, verily, [to this day] you pass by the remnants of their dwellings at morning-time

Mustafa Khattab

You ˹Meccans˺ certainly pass by their ruins day

Progressive Muslims

And you pass by their ruins in the morning;

Sahih International

And indeed, you pass by them in the morning

Sam Gerrans

And you pass by them in the morning

Shabbir Ahmed

And verily, you pass by their sites by day.

Syed Vickar Ahamed

Surely, you pass by their (sites) by the morning—

Taqi Usmani

and you do pass by them at daybreak

The Monotheist Group

And you pass by them in the morning;

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et vous passez certainement auprès dʹeux le matin

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Jullie komen er immers nog voorbij, ʹs morgens

Hollandaca — Siregar

En voorwaar, jullie gaan in de ochtend aan hen (de ruïnes van hun steden) voorbij.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (ведь) вы (о, мекканцы), поистине, проходите (в своих торговых поездках) мимо них [мимо селения, где жил народ, которых увещевал пророк Лут] утром

Rusça — Osmanov

И вы ходите мимо [развалин их жилищ] с утра

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Ni passerar (ännu i dag) deras (ödelagda boplatser) tidigt om morgonen