Hayır, sen (onların haline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.

بَلْ عَجِبْتَ وَيَسْخَرُونَ

bel ǎcibte ve yesḣarūne

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Belki de şaştın sen ve alay eder onlar da.

Abdulkadir Gölpınarlı

Belki de şaştın sen ve alay eder onlar da.

Adem Uğur

Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.

Ahmed Hulusi

Hayır, onların alaylı hallerine şaşıp kaldın.

Ahmet Tekin

Doğrusu sen, Allah’ın kudretine hayranlıkla; yeniden diriltilmeyi inkârlarına şaşkınlığı bir arada yaşıyorsun, onlar da alay ediyorlar.

Ahmet Varol

Hayır, sen (bu yaratışa) hayret ettin; onlarsa alay ediyorlar.

Ali Bulaç

Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.

Ali Fikri Yavuz

Doğrusu (Ey Rasûlüm, Allah’ın kudretini ve öldükten sonra dirileceklerini inkâr etmelerine) sen şaştın. Onlar ise, seninle (ve taaccüb edişinle) alay ediyorlar.

Ali Rıza Safa

Hayır! Sen, hayran kaldın; oysa onlar küçümsüyorlar.

Bayraktar Bayraklı

Sen hayran kaldın; onlarsa alay ediyorlar.

Bekir Sadak

Evet; sen onlara sasiyorsun, onlar da seni alaya aliyorlar.

Celal Yıldırım

Ne var ki sen onlara (onların

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Doğrusu sen hayranlık duydun, onlarsa alay etmektedirler.

Diyanet İşleri

Hayır, sen (onların haline) şaştın, onlar ise alay ediyorlar.

Diyanet İşleri (eski)

Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seni alaya alıyorlar.

Diyanet Vakfi

Hayır, sen şaşıyorsun. Halbuki onlar alay ediyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Fakat sen onlara şaşıyorsun, ama onlar (seninle) eğleniyorlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Fakat sen hayrettesin, onlar ise alay ediyorlar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Fakat sen taaccüb ettin onlar eğleniyorlar

Erhan Aktaş

Evet, sen hayran kaldın, onlar ise alay ediyorlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Evet, sen hayran kaldın, onlar ise alay ediyorlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Evet, sen hayran kaldın, onlar ise alay ediyorlar.

Fizilal-il Kuran

Ey Muhammed! Evet; sen onlara şaşıyorsun, onlar da seninle alay ediyorlar.

Gültekin Onan

Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.

Hamdi Döndüren

Hayır, sen (Allah’ın gücüne) hayran kaldın, onlarsa alay ediyorlar!

Hasan Basri Çantay

Belki sen (Habibim) teaccüb etdin. Onlar da (bu teaccübünden dolayı) eğlenirler,

Hasib Asutay

Doğrusu, sen (bu muhteşem kudrete) şaşırdın, onlar ise alay ediyorlar.

Hayrat Neşriyat

(Ey Habîbim!) Bil'akis (sen, onların bu kadar delillere rağmen inkâr etmelerine)hayret ettin, hâlbuki (onlar senin anlattıklarınla) alay ediyorlar.

İbni Kesir

Hayır, sen; şaşırıp kaldın, onlarsa alay edip duruyorlar.

Mehmet Okuyan

Onlar alay ediyorlarken elbette sen (Allah’ın kudretine) şaşırıyorsun (hayran oluyorsun).

Muhammed Esed

Hayır, sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken onlar (yalnızca) alay ederler;

Mustafa İslamoğlu

Ama hayır, sen hayranlık ve şaşkınlık duyarken, onlar işin şakasındalar;

Ömer Nasuhi Bilmen

(12-14) Evet. Sen taaccüp ettin. Onlar ise istihzâda bulunurlar. Ve onlara nasihat verildiği zaman, düşünüp nasihat kabul etmezler. Ve bir mûcize gördükleri vakit de onunla istihzâ eder dururlar.

Ömer Öngüt

Hayır! Sen onlara şaşıyorsun. Onlar ise alay ediyorlar.

Suat Yıldırım

Ne var ki sen onların haşri inkâr etmelerine şaşırıyorsun, onlar ise seninle alay ederler.

Süleyman Ateş

Hayır sen (bu muhteşem kudrete) hayran kaldın; onlarsa (seninle) alay ediyorlar.

Süleymaniye Vakfı

Sen bu soruya hayret ettin; ama onlar alay ediyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sen bu soruya şaşırdın, ama onlar hafife alıyorlar.

Şaban Piriş

Belki sen buna hayret ediyorsun, onlar da alay ediyorlar.

Tefhim-ul Kuran

Hayır, sen (bu muhteşem yaratışa ve onların inkarına) şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.

Ümit Şimşek

Sen hayrete düştün; onlar ise eğleniyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama sen şaşırdın, onlarsa alay ediyorlar.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sən onlara təəccüb edirsən, onlar isə səni ələ salırlar.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Bəli, sən onlara (müşriklərin Allahın qüdrət əlamətlərini gördükləri halda qiyamətə inanmamalarına) təəcüblənirsən, onlar isə (sənin bu inamına) istehza edirlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Du wunderst dich über sie, und sie spotten über dich.

Almanca — Der Edle Quran

Aber nein! Du wunderst dich, während sie spotten.

Almanca — M. A. Rassoul

Nein, du staunst, und sie spotten.

Almanca — Muhammad Zaidan

Nein, sondern du bist verwundert, und sie verspotten,

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And there, you Muhammad are filled with Admiration and wonder at Allah's infinite power to create what He will and you marvel at His Omnipotence to restore the dead to life Hereafter while they mock the issue and laugh it to scorn.

Abdul Haleem

You marvel as they scoff,

Abdullah Yusuf Ali

Truly dost thou marvel, while they ridicule,

Abul A'la Maududi

You marvel (at the wondrous creations of Allah) and they scoff at it,

Aisha Bewley

No wonder you are surprised as they laugh with scorn!

Al-Hilali & Khan

Nay, you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) wondered (at their insolence) while they mock (at you and at the Qur’ân).

Ali Quli Qarai

Indeed you wonder, while they engage in ridicule,

Amatul Rahman Omar

Whereas you marvel (at this mighty spiritual revelation) they hold you in low estimation.

Arthur John Arberry

Nay, thou marvellest; and they scoff

Bijan Moeinian

Ask the disbelievers, who are created from the mud [organic matter]: "Are they more difficult for God to be recreated [on the Day of Resurrection] or the awesome realm of creation?"

E. Henry Palmer

Nay, thou dost wonder and they jest!

Edip-Layth

While you were awed, they simply mocked.

George Sale

Thou wondrest at God's power and their obstinacy; but they mock at the arguments urged to convince them:

Hamid S. Aziz

Nay! You wonder while they mock,

Mahmoud Ghali

No indeed, you wonder, and they scoff,

Marmaduke Pickthall

Nay, but thou dost marvel when they mock

Mohamed Ahmed - Samira

Yet while you are filled with wonder, they just scoff;

Muhammad Asad

Nay, but whereas thou dost marvel, they [only] scoff;

Mustafa Khattab

In fact, you are astonished ˹by their denial˺, while they ridicule ˹you˺.

Progressive Muslims

While you were awed, they simply mocked.

Sahih International

But you wonder, while they mock,

Sam Gerrans

Yet thou dost marvel; and they deride

Shabbir Ahmed

Nay, but whereas you (O Prophet) marvel at the Universe, they mock - and again you marvel at their mocking!

Syed Vickar Ahamed

Nay! Do you wonder while they mock (and make fun of you and the Quran)?

Taqi Usmani

But you wonder (at their denial), and they mock (at the idea of an Hereafter).

The Monotheist Group

While you were awed, they simply mocked.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Mais tu tʹétonnes, et ils se moquent!

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Na, belkî tu (ji inkarkirina wan) şaş dimînî, digel ku ew jî tinazê xwe dikin.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Nee, jij bent verbaasd, maar zij schimpen.

Hollandaca — Siregar

Jij verbaastje zelfs omdat zij (de door jou gebracht boodschap) bespotten.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Но, ты (о, Пророк) удивлен (тому, как они отвергают веру в воскрешение), и (еще при этом) глумятся (над тобой)

Rusça — Osmanov

Но ты поражен, а они издеваются [над тобой].