Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

وَنَجَّيْنَاهُمَا وَقَوْمَهُمَا مِنَ الْكَرْبِ الْعَظِيمِ

ve necceynāhumā ve ḳavmehumā mine l-kerbi l-ǎZīmi

Tefsirler

Kelimeler

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

İkisini ve kavimlerini, büyük bir sıkıntıdan kurtardık.

Abdulkadir Gölpınarlı

İkisini ve kavimlerini, büyük bir sıkıntıdan kurtardık.

Adem Uğur

Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Ahmed Hulusi

O ikisini ve onların kavimlerini aziym tasadan kurtardık.

Ahmet Tekin

Onları ve kavimlerini, büyük sıkıntılardan, kölelik felâketinden kurtardık.

Ahmet Varol

Onları da kavimlerini de o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Ali Bulaç

Onları ve kavimlerini o büyük üzüntüden kurtardık.

Ali Fikri Yavuz

Hem kendilerini, hem (kendilerine iman eden) kavimlerini o büyük felâketten, (suda boğulmaktan) kurtardık.

Ali Rıza Safa

Hem ikisini hem de toplumlarını büyük bir üzüntüden kurtardık.

Bayraktar Bayraklı

O ikisini ve kavimlerini, o büyük felaketten kurtardık.

Bekir Sadak

Ikisini ve milletlerini buyuk bir sikintidan kurtarmistik.

Celal Yıldırım

İkisini de, milletlerini de büyük bir sıkıntı ve üzüntüden kurtardık.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onları ve kavimlerini büyük bir sıkıntıdan kurtardık.

Diyanet İşleri

Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Diyanet İşleri (eski)

İkisini ve milletlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.

Diyanet Vakfi

Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hem kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık,

Elmalılı Hamdi Yazır

Hem kendilerini ve kavmlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık

Erhan Aktaş

O ikisini ve onlarla birlikte hareket eden halkı büyük sıkıntıdan kurtardık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O ikisini ve onlarla birlikte hareket eden halkı büyük sıkıntıdan kurtardık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O ikisini ve onlarla birlikte hareket eden halkı büyük sıkıntıdan kurtardık.

Fizilal-il Kuran

Onları ve kavimlerini büyük sıkıntılardan kurtardık.

Gültekin Onan

Onları ve kavimlerini o büyük üzüntüden kurtardık.

Hamdi Döndüren

O ikisini ve onların kavmini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Hasan Basri Çantay

Hem onlar, hem kavmlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Hasib Asutay

Onları ve kavimlerini o büyük sıkıntılardan kurtardık.

Hayrat Neşriyat

Çünki kendilerini ve kavimlerini o büyük sıkıntıdan (Fir'avun’un işkencesinden)kurtardık.

İbni Kesir

O ikisini de, kavimlerini de büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.

Mehmet Okuyan

Onları ve toplumlarını o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.

Muhammed Esed

onları ve kavimlerini büyük bir (kölelik) felaket(in)den kurtardık,

Mustafa İslamoğlu

o ikisini ve onların kavmini büyük bir musibetten kurtarmıştık;

Ömer Nasuhi Bilmen

(114-115) Andolsun ki, Mûsa ve Harun üzerine de ihsanda bulunduk. Ve ikisini de ve kavimlerini de pek büyük bir gamdan kurtardık.

Ömer Öngüt

Hem onları hem kavimlerini o büyük sıkıntıdan kurtardık.

Suat Yıldırım

Onları da, milletlerini de müthiş bir gaileden kurtardık.

Süleyman Ateş

Onları ve kavimlerini büyük sıkıntıdan kurtardık.

Süleymaniye Vakfı

O ikisini ve halklarını büyük bir sıkıntıdan kurtardık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları ve halklarını da büyük bir üzüntüden kurtarmıştık.

Şaban Piriş

O ikisini ve kavimlerini büyük bir sıkıntıdan kurtarmıştık.

Tefhim-ul Kuran

Onları ve kavimlerini o büyük üzüntüden kurtardık.

Ümit Şimşek

Her ikisini ve kavmini o büyük dertten kurtardık.

Yaşar Nuri Öztürk

Onları ve toplumlarını büyük sıkıntıdan kurtardık.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların hər ikisini və tayfalarını böyük sıxıntıdan qurtardıq.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onların hər ikisini böyük fəlakətdən (Firʼonun əsarətindən, yaxud suda boğulmaqdan) qurtardıq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir erretteten sie beide und ihr Volk aus der großen Not.

Almanca — Der Edle Quran

und erretteten sie beide und ihr Volk aus der großen Trübsal.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir erretteten sie beide und ihr Volk aus der großen Bedrängnis.

Almanca — Muhammad Zaidan

und erretteten beide und ihre Leute von der riesengroßen Not.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We saved them and delivered them together with their people from the distressful event which was really exhaustive to the mind.

Abdul Haleem

We saved them and their people from great distress;

Abdullah Yusuf Ali

And We delivered them and their people from (their) Great Calamity;

Abul A'la Maududi

and We delivered both of them and their people from the great calamity.

Aisha Bewley

We rescued them and their people from their terrible plight.

Al-Hilali & Khan

And We saved them and their people from the great distress,

Ali Quli Qarai

and delivered them and their people from the great agony,

Amatul Rahman Omar

We delivered them both and their people from the great distress.

Arthur John Arberry

and We delivered them and their people from the great distress.

Bijan Moeinian

I delivered them and their people from a great distress (Pharaoh’s slavery. )

E. Henry Palmer

We saved them and their people from mighty trouble,

Edip-Layth

We saved them and their people from the great disaster.

George Sale

And We delivered them and their people from a great distress.

Hamid S. Aziz

And We delivered them both and their people from the mighty distress.

Mahmoud Ghali

And We safely delivered them both and their people from the tremendous agony.

Marmaduke Pickthall

And saved them and their people from the great distress,

Mohamed Ahmed - Samira

And saved them and their people from great distress,

Muhammad Asad

and We saved them and their people from the awesome calamity [of bondage],

Mustafa Khattab

and delivered them and their people from the great distress.

Progressive Muslims

And We saved them and their people from the great disaster.

Sahih International

And We saved them and their people from the great affliction,

Sam Gerrans

And delivered them and their people from the great distress,

Shabbir Ahmed

And We saved them and their people from the awesome distress (of bondage).

Syed Vickar Ahamed

And We saved them and their people from (their) great misfortune;

Taqi Usmani

and We delivered them and their people from the great agony,

The Monotheist Group

And We saved them and their people from the great disaster.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et les sauvâmes ainsi que leur peuple, de la grande angoisse,

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me ew herdu û gelên wan jî ji tengasiya mezin rizgar kirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij redden hen beiden en hun volk uit de geweldige benardheid.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En wij bevrijdden hen en hun volk van eene groote ellende.

Hollandaca — Siregar

En Wij hebben hen beiden en hun volk gered van de geweldige ramp.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И спасли их двоих вместе с их народом из великого бедствия [от унижения, рабства и от утопления в Красном море].

Rusça — Osmanov

Мы спасли их обоих и их народ от великой беды.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

då Vi räddade dem och deras landsmän ur (träldomens) förbannelse