Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).

اِلَّا مَنْ خَطِفَ الْخَطْفَةَ فَاَتْبَعَهُ شِهَابٌ ثَاقِبٌ

illā men ḣaTife l-ḣaTfete fe etbeǎhu şihābun ṧāḳibun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اِلَّاillā(fakat) yalnız
2مَنْmenkimseyi
3خَطِفَḣaTifeخ ط فBir şeyi zorlayarak almak/kapmak/götürmek, bir şeyi hızlıca almak (kapmak), aniden almak, hızlıca gitmek (tempoyu veya gidiş hızını artırmak), bir şeyi kısaltmak (bir söylevi veya anlatıyı), neredeyse kaçırmak bir şeyi (ve neredeyse vurmak bir şeyi), karın boşluğunda zayıf veya cılız olmakkapan
4الْخَطْفَةَl-ḣaTfeteخ ط فBir şeyi zorlayarak almak/kapmak/götürmek, bir şeyi hızlıca almak (kapmak), aniden almak, hızlıca gitmek (tempoyu veya gidiş hızını artırmak), bir şeyi kısaltmak (bir söylevi veya anlatıyı), neredeyse kaçırmak bir şeyi (ve neredeyse vurmak bir şeyi), karın boşluğunda zayıf veya cılız olmakbir söz
5فَاَتْبَعَهُfe etbeǎhuت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekonu izler
6شِهَابٌşihābunش ه بYakmak/kavurmak, beyazlığın siyahlığa üstün geldiği bir renk haline gelmek. Şihab (çoğulu şuhub) - alevli ateş, parlak alev/meteor, yıldız, nüfuz eden alev, parlayan yıldız, canlı/neşeli, alev, meşale, ışık saçan veya parlayan ateş, kayan veya düşen yıldız. Şihab el-harb - korkusuz savaşçı, savaşta keskin ve enerjik olan kişi.bir şihab (ışın)
7ثَاقِبٌṧāḳibunث ق بDelik, delikten geçmek, delmek/perfore etmek/delmek/delmek, yoğun (yükseliş), parlak yanmak/alevlenmek/parlamak (örneğin geceyi delercesine), yükselmek/ulaşmak, nüfuz etmek, ateş yakmak/tutuşturmak, ateş yakıtı, çok kırmızı bir adam, parlak (bilgiye uygulanabilir), matkap (delen alet).delici

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ancak hırsızlama bir söz duyan olursa hemen onun ardından da aydınlatıcı ve delip geçen bir ateştir atılır, onu yakar.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ancak hırsızlama bir söz duyan olursa hemen onun ardından da aydınlatıcı ve delip geçen bir ateştir atılır, onu yakar.

Adem Uğur

Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.

Ahmed Hulusi

Ancak bir söz kapan olursa, bu yüzden onu yakıcı bir alev takip eder.

Ahmet Tekin

Ancak bilgi sızdıranlar, uzaya kulak verip bilgi hırsızlığı yapanlar var. Hiç fırsat vermeden, gökten yere doğru delip geçen kor halinde düşen gök cisimleri, alevler, gök mermileri onların peşlerini bırakmaz, işlerini bitirir.

Ahmet Varol

Ancak bir (söz) çalıp kapan olursa onu da parlak bir ateş izler.

Ali Bulaç

Ancak (sözü hırsızlama) çalıp kapan olursa, artık onu da delip geçen 'yakıcı bir alev' izler (ve yok eder).

Ali Fikri Yavuz

Ancak (o şeytanlar içinden, meleklerin sözünü) bir çalıb kapan olur. Onu da yakan parlak bir yıldız tâkib eder.

Ali Rıza Safa

Ancak, bir söz çalan olursa, delip geçen bir alev onu izler.

Bayraktar Bayraklı

Yüce konseyden/topluluktan bir söz kapan olursa, onu da delice bir alev izler.

Bekir Sadak

Hele bir tek soz kapan olsun; delici bir alev onun pesine dusuverir.

Celal Yıldırım

Ancak bir söz dinleyip kapan olursa, peşine çok parlak bir kıvılcım takılır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ancak, (o yüce topluluktan) bir bilgi kırıntısı kapan olursa onu da delip geçen bir ışık topu kovalar.

Diyanet İşleri

Ancak onlardan söz kapan olur. Onu da delip geçen bir alev izler (ve yok eder).

Diyanet İşleri (eski)

Hele bir tek söz kapan olsun; delici bir alev onun peşine düşüverir.

Diyanet Vakfi

Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delip geçen bir parlak ışık takip eder.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ancak kulak hırsızlığı yapanlar olur. Onu da yakıcı bir alev takip eder.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ancak bir çalıp çarpan (olursa), onunda peşine delip geçen bir ateş takılır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ancak bir çalıp çarpan, onun da peşine bir şihabı sakıb takılır

Erhan Aktaş

Ancak oradan bir söz kapan olursa, kayıp giden parlak bir alev ona yetişir ve onu yakar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ancak oradan bir söz kapan olursa, kayıp giden parlak bir alev ona yetişir ve onu yakar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ancak oradan bir söz kapan olursa, kayıp giden parlak bir alev ona yetişir ve onu yakar.

Fizilal-il Kuran

Ancak meleklerin konuşmalarından bir sözü kapan olursa, onu da delen ve yakan alevli yıldızlar takip eder.

Gültekin Onan

Ancak (sözü hırsızlama) çalıp kapan olursa, artık onu da delip geçen 'yakıcı bir alev' izler (ve yok eder).

Hamdi Döndüren

Ancak (yüce topluluktan) bir söz kapan olursa, onu da delici bir alev izler.

Hasan Basri Çantay

Meğer ki (içlerinden) bir çalıb çarpan (ı) olsun. Fakat onu da delib geçen bir alev ta'kıyb etmişdir.

Hasib Asutay

Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz kapan olursa, onu da delici bir alev izler.

Hayrat Neşriyat

Ancak bir söz kapan olursa, onu da delici, alevli bir yıldız ta'kib eder.

İbni Kesir

Ancak çalıp çırpan olursa; onu da hemen delip geçen yakıcı bir alev takib eder.

Mehmet Okuyan

Ancak (meleklerin konuşmalarından) bir söz çalmaya kalkışan olursa, onu hemen delip geçen parlak bir ışık takip eder.

Muhammed Esed

ama eğer birisi (bu bilgiden) bir kırıntı koparmayı başarırsa, (bundan dolayı) yakıcı bir alevin pençesine düşsün.

Mustafa İslamoğlu

ancak bir (bilgi) kırıntısı kapanlar olursa, onlar da delik deşik eden bir ateş korunun pençesine düşsünler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ancak bir çalıp çarpan müstesna. Ona da hemen bir parça ateş parçası ulaşıverir.

Ömer Öngüt

Hele bir tek söz kapan olursa delici bir alev onun peşine düşüverir.

Suat Yıldırım

Ne var ki içlerinden birisi bir söz kırıntısı kapmayı başarırsa, derhal yakıcı ve delici bir ışın onu kovalar.

Süleyman Ateş

Yalnız (yüce topluluktan) bir söz kapan olursa, onu da delici bir şihab (ışın) izler.

Süleymaniye Vakfı

Ama her kim bir söz kapacak olsa onu da hemen delici bir ışın takip eder.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlardan kim bilgi hırsızlığı yaparsa, delici bir ateş parçası hemen onun peşine düşer.

Şaban Piriş

Ancak, tek bir söz kapan olursa, hemen onu delip geçen bir alev takip eder.

Tefhim-ul Kuran

Ancak (sözü hırsızlama) çalıp kapan olursa, artık onu da delip geçen 'yakıcı bir alev' izler (ve yok eder).

Ümit Şimşek

Ancak kulak hırsızlığıyla birşey kapan olursa, onu da delip geçen bir alev izler.

Yaşar Nuri Öztürk

Yüce konseyden bir söz çalıp çarpan olabilirse de onun peşine hemen delici, alevli bir yıldız takılır.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Lakin şeytanlardan hər kim o söhbətlərdən bir söz qapıb qaçarsa, onu yandırıb-yaxan parlaq bir alov təqib edər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Ancaq (şeytanlar içərisində mələklərin söhbətlərindən bir sözü, bir xəbəri) çırpışdıran (oğrun-oğrun öyrənən) olsa, onu da dərhal yandırıb-yaxan bir ulduz (hər şeyi dəlib keçən bir məʼşəl) təʼqib edər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Mit Ausnahme dessen, der etwas aufgeschnappt hat. Er wird von einem Feuerschweif verfolgt, der blendend hell vorbeischießt.

Almanca — Der Edle Quran

außer jemandem, der rasch etwas aufschnappt und den dann ein durchbohrend heller Leuchtkörper verfolgt.

Almanca — M. A. Rassoul

mit Ausnahme dessen, der etwas aufschnappt, doch ihn verfolgt ein flammendes Feuer von durchbohrender Helligkeit.

Almanca — Muhammad Zaidan

außer demjenigen, der etwas Aufzuschnappendes aufschnappt, dann ihm eine durchdringende Flamme folgte.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And he who ventures upon catching whatever comes to his hearing of the secrets or future events is pursued by a piercing flame which does not miss.

Abdul Haleem

if any [of them] stealthily snatches away a fragment, he will be pursued by a piercing flame.

Abdullah Yusuf Ali

Except such as snatch away something by stealth, and they are pursued by a flaming fire, of piercing brightness.

Abul A'la Maududi

And if any is able to snatch a fragment, he is pursued by a piercing flame.

Aisha Bewley

except for him who snatches a snippet and then is pursued by a piercing flame.

Al-Hilali & Khan

Except such as snatch away something by stealing, and they are pursued by a flaming fire of piercing brightness.

Ali Quli Qarai

except him who snatches a snatch, whereat there pursues him a piercing flame.

Amatul Rahman Omar

Yet if anyone of them snatches away but once (to find out something), he is pursued by a bright shining flame.

Arthur John Arberry

except such as snatches a fragment, and he is pursued by a piercing flame.

Bijan Moeinian

If one of them dares to escape the lower universe, a flashing projectile will be charged against him.

E. Henry Palmer

save such as snatches off a word, and there follows him a darting flame!

Edip-Layth

Any of them who snatches something away, he is pursued by a piercing flame.

George Sale

except him who catcheth a word by stealth, and is pursued by a shining flame.

Hamid S. Aziz

Except him who snatches a fragment by stealth, then there follows him a brightly shining flame.

Mahmoud Ghali

Except him who snatches a snatching (away); then a piercing flaming (meteor) follows him up.

Marmaduke Pickthall

Save him who snatcheth a fragment, and there pursueth him a piercing flame.

Mohamed Ahmed - Samira

Except those who eavesdrop and are pursued by a shooting flame.

Muhammad Asad

but if anyone does succeed in snatching a glimpse [of such knowledge], he is [henceforth] pursued by a piercing flame.

Mustafa Khattab

But whoever manages to stealthily eavesdrop is ˹instantly˺ pursued by a piercing flare.

Progressive Muslims

Any of them who snatches something away, he is pursued by a piercing flame.

Sahih International

Except one who snatches [some words] by theft, but they are pursued by a burning flame, piercing [in brightness].

Sam Gerrans

Save he who snatches a fragment; and a piercing flame follows him.

Shabbir Ahmed

Even if a thing of their conjecture comes to pass, they are pursued by a Flame of Brightness. (The Divine Revelation exposes the claimants to the 'occult sciences' (18:22), (26:210-212), (52:38), (67:5), (72: 8-9)).

Syed Vickar Ahamed

Except such who may snatch something by stealing: And they are being followed by a flaming Fire of stabbing brightness.

Taqi Usmani

however, if one snatches a little bit, he is pursued by a bright flame.

The Monotheist Group

Any of them who snatches a part, he is pursued by a piercing flame.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Sauf celui qui saisit au vol quelque (information); il est alors pourchassé par un météore transperçant.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Lê belê yê ku (ji gotinên firîşteyan) tiştekî bidestxe bizotên şewatok û qulker wî dişopînin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

behalve als iemand toch iets opvangt; hij wordt dan achtervolgd door een brandende staartster.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Behalve hij, die een woord steelsgewijze opvangt, en door eene vlammende schicht wordt getroffen.

Hollandaca — Siregar

Behalve wie afluisterend luistert: een gloeiende vlam achtervolgt hem.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Не могут дьяволы слышать высшее общество) кроме тех (из них), кто (быстро) подхватит подхватываемое [услышит слова ангелов], и за ним (также) следует пылающий светоч. (При этом, он может быть сожжен светочем, но может и успеть передать услышанное тому дьяволу, который находится под ним).

Rusça — Osmanov

А если какой-либо шайтан ненароком поймает словечко [из речей ангелов], то его поражает яркая падучая звезда.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Men den som snappar upp något (av den förbjudna kunskapen) skall förföljas av en flamma av eld som borrar sig igenom allt.