(Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kafirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur'an'ı indirdik.
لِيُنْذِرَ مَنْ كَانَ حَيًّا وَيَحِقَّ الْقَوْلُ عَلَى الْكَافِرِينَ
li yunƶira men kāne Hayyen ve yeHiḳḳa l-ḳavlu ǎlā l-kāfirīne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (79 / 79 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
Diri olanı korkutması ve kâfirler hakkındaki sözün gerçeğe çıkması için.
Abdulkadir Gölpınarlı
Diri olanı korkutması ve kâfirler hakkındaki sözün gerçeğe çıkması için.
Adem Uğur
Diri olanları uyarsın ve kâfirler cezayı hak etsinler diye.
Ahmed Hulusi
Ta ki diri olanı uyarsın ve hakikat bilgisini inkar edenler üzerine de o hüküm gerçekleşsin.
Ahmet Tekin
Bu, hakikati gören, hakkı duyan, söyleneni anlayacak uyanıklığa, düşünebilen bir akla sahip olanı uyarmak; hür iradeye, özgürce seçme hakkına sahipken, sana ve Kur’ân’a itibar etmeyerek ölü gibi davranan, kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah’a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler, nankörler üzerinde de, ceza ile ilgili gerekçeli kararımızın, hükmümüzün gerçekleşmesi içindir.
Ahmet Varol
Diri olanı uyarması ve kâfirler hakkındaki sözün hak olması için (Kur'an ona indirildi).
Ali Bulaç
(Kur'an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).
Ali Fikri Yavuz
Aklı olanı korkutmak, kâfirlere de azab gerçekleşmek için...
Ali Rıza Safa
Yaşayanları uyarsın ve nankörlük edenlerin üzerine sözü verilen gerçekleşsin diye.
Bayraktar Bayraklı
Diri olanları uyarabilsin ve kafirlere ceza hak olsun diye.
Bekir Sadak
Diri olan kimseyi uyarsin ve verilen soz de inkarcilarin aleyhine ciksin.
Celal Yıldırım
Diriyi uyarmak ve kâfirler üzerine (azâbla ilgili) sözün hakk olması içindir (bu Kur'ân)!.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Diri olanları uyarsın ve inkârcılar hakkındaki o söz (ceza) gerçekleşsin diye (gönderilmiştir).
Diyanet İşleri
(Aklen ve fikren) diri olanları uyarması ve kafirler hakkındaki o sözün (azabın) gerçekleşmesi için Kur'an'ı indirdik.
Diyanet İşleri (eski)
Diri olan kimseyi uyarsın ve verilen söz de inkarcıların aleyhine çıksın.
Diyanet Vakfi
Diri olanları uyarsın ve kâfirler cezayı hak etsinler diye.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
(Bu), diri olanları uyarmak ve kâfirlere de azab sözünün hak olması içindir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Diri olanı uyandırmak, nankörlere de o azap sözünün gerekmesi için.
Elmalılı Hamdi Yazır
Hayatı olanı uyandırmak, nankörlere de o söz hakk olmak için
Erhan Aktaş
O, diri olanları uyarmak ve Kafirlerin üzerine Söz'ün hak olması içindir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
O, diri olanları uyarmak ve Kafirlerin üzerine Söz'ün hak olması içindir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
O, diri olanları uyarmak ve gerçeği yalanlayan nankörlerin üzerine Söz'ün hak olması içindir.
Fizilal-il Kuran
Diri olanları uyarsın ve inkâr edenlere de azab hak olsun.
Gültekin Onan
(Kuran,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve kafirlerin üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).
Hamdi Döndüren
(Biz onu indirdik) ki diri olanı uyarsın ve inkâr edenlere azap sözü gerekli olsun.
Hasan Basri Çantay
(Bu da) hayatı olan kimselere (gelecek tehlikeleri) haber vermek ve kafirlere o söz hak olmak için (dir).
Hasib Asutay
Diri olanları (18) uyarsın ve inkâr edenlere de (azap) söz(ü) gerçekleşsin diye. (18. Aklı ve şuuru olanları.)
Hayrat Neşriyat
Tâ ki hayatta olanları (Allah’ın azâbıyla) korkutsun, kâfirlerin üzerine ise (azab husûsundaki) söz hak olsun!
İbni Kesir
Diri olanları uyarsın ve kafirlerin üzerine söz hak olsun diye.
Mehmet Okuyan
Biz ona (Peygamber’e) şiir öğretmedik. Zaten ona gerekmez de. O(nun söyledikleri), sağ olanları uyarsın ve kâfirlere de (azap) sözü gerçekleşsin diye (gerçeğin) hatırla(tıl)ması ve apaçık bir Kur’an’dan başka bir şey değildir.
Muhammed Esed
ki (kalben) diri olanları uyarabilsin ve (Allah'ın) sözü hakikati inkara şartlanmış olanlara karşı tanıklık yapabilsin diye.
Mustafa İslamoğlu
ki bu sayede, (kalben) diri olanları uyarsın ve bunu ısrarla inkar edenlere karşı verilmiş söz gerçekleşsin.
Ömer Nasuhi Bilmen
Hayat sahibi olan kimseyi korkutması ve kâfirler üzerine de azabın tahakkuk etmesi için (O Kur'an'ı) indirdik.
Ömer Öngüt
Tâ ki diri olan kimseyi uyarasın ve verilen söz de kâfirlerin aleyhine gerçekleşsin.
Suat Yıldırım
Yaşayan her kişiyi uyarsın diye, böylece ilahî hüküm kâfirler hakkında kesinleşsin diye, gönderilmiştir.
Süleyman Ateş
(Bu Kur'an Muhammed'e vahyedilmiştir) ki, diri olanları uyarsın ve inkar edenlere de (azab) söz(ü) hak olsun.
Süleymaniye Vakfı
Bu, hayatta olanları (Kur'an ile) uyarması, onu görmezlikten gelenlere de o sözün /cezalandırma sözünün hak olması içindir.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Diri olan kimseleri uyarsın ve onun Allah'ın sözü olduğu, görmezlik edenler açısından da kesinleşsin diye indirilmiştir.
Şaban Piriş
Diri olanları uyarmak ve sözün nankörler aleyhinde gerçekleşmesi içindir.
Tefhim-ul Kuran
(Kur'an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve küfre sapanların üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).
Ümit Şimşek
Diri olanı uyarsın ve kâfirler hakkındaki hüküm yerini bulsun diye Biz ona Kur'ân'ı verdik.
Yaşar Nuri Öztürk
Diri olanı uyarsın ve inkarcılar üzerine söz hak olsun diye indirilmiştir.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
diri olanları qorxutsun və kafirlər barəsindəki söz gerçəkləşsin.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Onunla diri olanları (ağıl və bəsirət sahiblərini) qorxutsun və o deyilən söz (əzəldən buyurduğumuz əzab hökmü) kafirlər barəsində gerçək olsun.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Er soll diejenigen warnen, die wahrhaftig in Frömmigkeit leben und damit Gottes Urteil über die Ungläubigen berechtigt ist.
Almanca — Der Edle Quran
damit er warne, wer (da) lebt, und das Wort gegen die Ungläubigen unvermeidlich fällig werde.
Almanca — M. A. Rassoul
auf daß er jeden warne, der am Leben ist und auf daß das Wort gegen die Ungläubigen in Erfüllung gehe.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
To use it as the means for a profitable end and to exhort those who are living and spiritually receptive to Allah's commands and to warn those who are spiritually dead to alter their irreverent course of action when warned of its danger, wherefore infidelity shall be justly laid to their charge.
Abdul Haleem
This is a revelation, an illuminating Quran to warn anyone who is truly alive, so that God’s verdict may be passed against the disbelievers.
Abdullah Yusuf Ali
That it may give admonition to any (who are) alive, and that the charge may be proved against those who reject (Truth).
Abul A'la Maududi
that he may warn him who is alive and establish an argument against those that deny the Truth.
Aisha Bewley
so that you may warn those who are truly alive and so that the Word may be carried out against the kafirun.
Al-Hilali & Khan
That he or it (Muhammad صلى الله عليه وسلم or the Qur’ân) may give warning to him who is living (a healthy minded - the believer), and that Word (charge) may be justified against the disbelievers (dead, as they reject the warnings).
Ali Quli Qarai
so that anyone who is alive may be warned, and that the word may come due against the faithless.
Amatul Rahman Omar
(It has been revealed) so that he (- the Prophet) may warn those who are still (somewhat spiritually) alive (and so capable of receiving and responding to the call of truth), and (that) the verdict (of condemnation) be justified against the disbelievers.
Arthur John Arberry
that he may warn whosoever is living, and that the Word may be realized against the unbelievers.
Bijan Moeinian
Qur’an is revealed to guide every living person [who is not thoughtless and motionless like a statue] to the right path and to disclose the irrationality of the disbelievers.
E. Henry Palmer
to warn him who is living; but the sentence is due against the misbelievers.
Edip-Layth
To warn those who are alive, and so that the retribution will be deserved by the ingrates.
George Sale
that he may warn him who is living: And the sentence of condemnation will be justly executed on the unbelievers.
Hamid S. Aziz
That it may warn him who would have life, and that the word may prove true against the disbelievers.
Mahmoud Ghali
That he may warn whomever is living and that the Saying may come true against the disbelievers.
Marmaduke Pickthall
To warn whosoever liveth, and that the word may be fulfilled against the disbelievers.
Mohamed Ahmed - Samira
So that he may warn him who is alive and feels, and justify the word against those who do not believe.
Muhammad Asad
to the end that it may warn everyone who is alive [of heart], and that the word [of God] may bear witness against all who deny the truth.
Mustafa Khattab
to warn whoever is ˹truly˺ alive and fulfil the decree ˹of torment˺ against the disbelievers.
Progressive Muslims
To warn those who are alive, and so that the retribution will be deserved by the rejecters.
Sahih International
To warn whoever is alive and justify the word against the disbelievers.
Sam Gerrans
To warn whoso is alive, and that the word might become binding against the false claimers of guidance.
Shabbir Ahmed
That it may warn everyone who is alive of heart and that the Word may prove True concerning the rejecters. (That violation of the Divine Laws brings Requital in both lives).
Syed Vickar Ahamed
(And also) that it may warn anyone (who is alive), and that its Word (Message) may be justified against the disbelievers.
Taqi Usmani
so that it may warn him who is alive (to listen to the truth), and so that the word may prove true against the disbelievers.
The Monotheist Group
To warn those who are alive, and so that the retribution will be deserved by the rejecters.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
pour quʹil avertisse celui qui est vivant et que la Parole se réalise contre les mécréants.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
om wie er leven te waarschuwen en opdat de uitspraak aan de ongelovigen bewaarheid wordt.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Opdat hij die leeft, daardoor moge gewaarschuwd worden; en het vonnis der veroordeeling zal rechtvaardig op de ongeloovigen worden uitgevoerd.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
чтобы увещевать [предостерегать] (Кораном) тех, кто жив (и принимает истину), и чтобы сбылось слово [обещание о наказании] над неверными. {Коран – милость для верующих, и довод против неверующих.}
Rusça — Osmanov
чтобы он увещевал тех, кто жив [разумом], чтобы оправдалось предопределение [Аллаха] относительно неверных.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
för att varna dem som är levande (i anden), och för att (Guds) dom över dem som förnekar sanningen, som den måste, skall bli verklighet.