Yasin Suresi 67. Ayet — Elfaz
Yine eğer dileseydik, oldukları yerde başka yaratıklara dönüştürürdük de ne ileri gidebilirler, ne geri dönebilirlerdi.
1وَلَوْve levve eğerBağlaç+Şart Edatı
2نَشَاءُneşā'udilesekMuzari FiilFi'l-i Muzari · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrش ي اirade etmek / dilemek, planlamak, var etmek, meydana getirmek - şey/eşya, herhangi bir mesele, bir şey, istenen veya dilenen, zerre, herhangi bir kapsam. Doğrudan nesnel bir durum söz konusu olduğunda \"azıcık\", \"biraz\", \"hiç\" anlamında kullanılır. Zarf olarak anlamı \"herhangi bir şekilde\"dir. <br><br><strong>SK Not:</strong> Kuranda, \"dilediği\" şeklinde ne yazık ki eksik olarak çevrilen \"şae\" fiili; kök Arapçada \"sünnetullah ilkeleri çerçevesinde meydana getirmek, var etmek, oluşturmak\" anlamına geliyor, ve kula nispet edildiğinde \"uzun vadeli, planlı iş yapmak\" anlamındadır.\" <br><br><strong>Türkçe’ye girmiş türevler : </strong>şey, beleş (tebelleş), eşya, inşallah (maşallah), mafiş
3لَمَسَخْنَاهُمْle meseḣnāhumdeğiştirip dondururdukLam-ı Te'kid+Mazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Nefs-i Mütekellim Meal Gayrم س خBir şeyi dönüştürmek veya başkalaştırmak, bir şeyi değiştirmek veya değişiklik yapmak, tatsız veya lezzetsiz olmak, bir hayvanı yaralamak veya zayıflatmak, çözünmek, şeklini bozmak, bir şeyi görünüş veya biçim olarak çirkinleştirmek, eğilmek veya baş eğmek.
4عَلٰىǎlāHarf-i Cer
5مَكَانَتِهِمْmekānetihimonları oldukları yerdeİsim+Zamirك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
6فَمَاfe māartıkİsti'nafiye Edatı+Harf-i Nefi
7اسْتَطَاعُواsteTāǔgüçleri yetmezMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İstif'âl Bâbıط و عitaat etmek, izin vermek/onaylamak, itaat, gönüllü olarak yapmak, çaba göstererek bir eylem yapmak. yapabilmek - muktedir olmak, güce sahip olmak, yapabilir durumda olmak.
9وَلَاve lāne deBağlaç+Harf-i Nefi
10يَرْجِعُونَyerciǔnegeri dönmeyeMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibر ج عgeri dönmek, kapatmak, (bir kimseye) itham etmek, geri gelmek, tekrarlamak, cevap vermek, cevap getirmek, geri getirilmek. raji'un - geri dönen. murji'un - dönüş, sonuç. taraja'a (vb. 6) - birbirine dönmek.