Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.

وَخَلَقْنَا لَهُمْ مِنْ مِثْلِهِ مَا يَرْكَبُونَ

ve ḣaleḳnā lehum min miṧlihi mā yerkebūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَخَلَقْنَاve ḣaleḳnāخ ل قBir şeyi ölçmek veya oranlamak, uygun ölçüye göre şekillendirmek veya yapmak, belirli bir ölçüye göre varlığa getirmek, tasarladığı bir kalıp veya modele göre ortaya çıkarmak, yokluktan varlığa getirmek (hiçten yaratmak), bir konuşma veya söz uydurmak/kurgulamak, bir şeyi adil veya eşit yapmak, bir şeyi pürüzsüz yapmak, olası veya muhtemel olmak (veya olma veya gerçekleşme ihtimali), birine o kişinin doğasına göre davranmak, bir şeyi eskitmek ve yıpratmak, uygun/yeterli/münasip/doğru olmak, yapım veya oran açısından tam veya mükemmel olmak, doğuştan gelen/doğal bir eğilime/mizaca/niteliğe sahip olmak.ve yaratmamızdır
2لَهُمْlehumkendilerine
3مِنْmin
4مِثْلِهِmiṧlihiم ث لDik durmak, hadım etmek veya iğdiş etmek (özellikle koyun veya keçi için), bir şeyi kurmak, benzemek veya taklit etmek gibi görünmek, bir atasözünü uygulamak, bir şeyi atasözü olarak uygulamak, neredeyse sağlıklı veya iyi bir durumda olmak, iyileşmeye yakın olmak, bir emre veya komutaya itaat etmek/uymak, benzemek, benzerlik veya eşdeğer olmak.onun gibi
5مَاşeyler
6يَرْكَبُونَyerkebūneر ك بBinmek, gemiye binmek, üzerine çıkmak, taşınmak, gemiye binmek, denizde seyahat etmek, yolda yürümek, (bir hata) yapmak. Rakbun - kervan. Rukban (rakib'in çoğulu) - binen kişi, binmiş olan. Rikab - develer. Rakub - bir hayvanın binmek için kullanılması. Mutarakibun - yığın halinde, birbiri üzerine binmiş, sık büyüyen, küme üstüne küme, katman katman. Tarkabunna - geçmek, yükselmek, yukarı çıkmak.binecekleri

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve daha da buna benzer nice binecekleri şeyler yarattık onlara.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve daha da buna benzer nice binecekleri şeyler yarattık onlara.

Adem Uğur

Onlar için, bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık.

Ahmed Hulusi

Onlar için onun misli, binecekleri şeyleri yaratmış olmamız!

Ahmet Tekin

Yine onlar için, onun gibi, nakil vasıtaları, şilepler, trenler, uçaklar, yaratmamızdır.

Ahmet Varol

Ve onlar için üzerine bindikleri bunun gibi şeyler yaratmamız da.

Ali Bulaç

Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.

Ali Fikri Yavuz

Ve kendilerine bunun gibi, binecekleri şeyler (türlü vasıtalar) yaratmamızdır.

Ali Rıza Safa

Onlar için, onun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık.

Bayraktar Bayraklı

Onun gibi bindikleri binekler yaratmamız da bir delildir.

Bekir Sadak

(41-42) Onlara bir delil de: Soylarini dolu gemiyle tasimamiz ve kendileri icin bunun gibi daha nice binekler yaratmis olmamizdir.

Celal Yıldırım

Ve bunun benzeri binecekleri şeyleri onlar için yaratmamızdır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(41-42) Onları ve nesillerini yüklü gemide taşımamız ve binecekleri benzer araçlar yaratmamız da kendileri için açık bir kanıttır.

Diyanet İşleri

Biz, onlar için o gemi gibi binecekleri nice şeyler yarattık.

Diyanet İşleri (eski)

(41-42) Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.

Diyanet Vakfi

Onlar için, bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Yine kendileri için onun gibi binecek şeyler yaratmamızdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ve kendilerine o gibisinden binecek şeyler yaratmamızdır.

Elmalılı Hamdi Yazır

ve kendilerine o misilliden binecekleri şeyler yaratmamızdır

Erhan Aktaş

Onlar için, onun gibi binecekleri şeyler yarattık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar için, onun gibi binecekleri şeyler yarattık.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar için, onun gibi binecekleri şeyler yarattık.

Fizilal-il Kuran

Ve kendilerine onun gibi binecekleri nice şeyler yaratmamızdır.

Gültekin Onan

Ve onlar için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.

Hamdi Döndüren

Ve kendilerine gemi gibi, binecekleri nice şeyler yaratmamızdır.

Hasan Basri Çantay

Ve kendilerine bunun gibi binecekleri (nice) şeyleri yaratmış bulunmamızdır.

Hasib Asutay

Kendilerine bunun gibi binecekleri (nice) şeyler de yarattık.

Hayrat Neşriyat

Ve onlar için bunun gibi binecekleri (daha nice) şeyleri (vâsıtaları) yarattık.

İbni Kesir

Ve kendilerine bunun gibi nice binecek şeyler yapmamız da.

Mehmet Okuyan

Kendileri için bunun gibi binecekleri başka şeyler de yarattık.

Muhammed Esed

ve (yolculuklarında) binek olarak kullanabilecekleri benzer araçlar yaratmamız da (bulunmakta)dır;

Mustafa İslamoğlu

ve onları, benzer nitelikte taşıma araçları (yapacak kabileyette) yaratmamızda da...

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlar için onun mislinden biner oldukları şeyleri de yarattık.

Ömer Öngüt

Kendileri için bunun gibi daha nice binecek şeyler yarattık.

Suat Yıldırım

Biz, onlar için, gemiye benzer, daha nice binekler yaratırız...

Süleyman Ateş

Ve kendilerine onun gibi binecekleri nice şeyler yaratmamızdır.

Süleymaniye Vakfı

Onlara bunun gibi başka binekler de yarattık.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onlara bunun gibi binecekler de yarattık.

Şaban Piriş

Ve onlar için, daha başka taşıtlar da yarattık.

Tefhim-ul Kuran

Ve kendileri için binmekte oldukları bunun benzeri (nice) şeyleri yaratmamız da.

Ümit Şimşek

Bunun gibi, binecekleri daha nice şeyleri Biz onlar için yarattık.

Yaşar Nuri Öztürk

Onlar için gemilere benzer, binecekleri başka şeyler de yarattık.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar üçün bunun kimi (başqa) minik vasitələri də yaratdıq.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wir erschufen für sie ähnliche Arten, mit denen sie sich fortbewegen.

Almanca — Der Edle Quran

Und Wir haben ihnen etwas gleicher Art erschaffen, was sie besteigen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und Wir schufen ihnen etwas von gleicher Art, worauf sie fahren.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und WIR erschufen ihnen Gleiches wie dies, worauf sie steigen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And We created for them the like thereof for their transport.

Abdul Haleem

and We have made similar things for them to ride in.

Abdullah Yusuf Ali

And We have created for them similar (vessels) on which they ride.

Abul A'la Maududi

and then created for them other vessels like those on which they ride.

Aisha Bewley

And We have created for them the like of it in which they sail.

Al-Hilali & Khan

And We have created for them of the like thereunto, on which they ride.

Ali Quli Qarai

and We have created for them what is similar to it, which they ride.

Amatul Rahman Omar

And We will make for them other (means of transport) such things as they will board.

Arthur John Arberry

and We have created for them the like of it whereon they ride;

Bijan Moeinian

I also made similar vessels for them on which they ride.

E. Henry Palmer

and we have created for them the like thereof whereon to ride;

Edip-Layth

We created for them of its similarity, to ride in.

George Sale

and that We have made for them other conveniencies like unto it, whereon they ride.

Hamid S. Aziz

And We have created for them the like of it, in which they ride.

Mahmoud Ghali

And We created for them the like of it whereon they ride.

Marmaduke Pickthall

And have created for them of the like thereof whereon they ride.

Mohamed Ahmed - Samira

And We made similar vessels for them to ride.

Muhammad Asad

and [that] We create for them things of a similar kind, on which they may embark [in their travels];

Mustafa Khattab

and created for them similar things to ride in.

Progressive Muslims

And We created for them of its similarity, to ride in.

Sahih International

And We created for them from the likes of it that which they ride.

Sam Gerrans

And We created for them the like thereof which they ride.

Shabbir Ahmed

And We have created for them similar things to ride on. (And will create things of which you have no knowledge yet (16:8)).

Syed Vickar Ahamed

And We created for them similar (ships) on which they ride.

Taqi Usmani

and created for them things similar to it on which they ride.

The Monotheist Group

And We created for them of its similarity, to ride in.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et Nous leur créâmes des semblables sur lesquels ils montent.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Me ji bo wan gelek tiştên wekî keştiyê ku ew lê siwar bibin çêkirin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En Wij hebben voor hen iets overeenkomstigs geschapen waar zij op kunnen gaan.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En dat wij voor hen andere, daaraan gelijke inrichtingen hebben gevormd, waarop zij rijden.

Hollandaca — Siregar

En Wij hebben voor hen iets dat daarop lijkt geschapen, waarop zij rijden.

Rusça (1)

Rusça — Osmanov

И Мы создали для них подобие ковчега, на который они и погружаются.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

och Vi har skapat efterbilder till den som tjänar dem på deras resor.