Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.

وَاٰيَةٌ لَهُمْ اَنَّا حَمَلْنَا ذُرِّيَّتَهُمْ فِي الْفُلْكِ الْمَشْحُونِ

ve āyetun lehum ennā Hamelnā ƶurriyyetehum fī l-fulki l-meşHūni

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاٰيَةٌve āyetunا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ve bir ayet
2لَهُمْlehumonlar için
3اَنَّاennā
4حَمَلْنَاHamelnāح م لTaşımak, yüklenmek, sırtlamak, götürmek, iletmek, göstermek/sergilemek, bir şeyi sırtında veya başında taşımak, yük taşımak, hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak (kadın), iftira veya dedikodu yaymak, birine binmesi için hayvan vermek, birini yük hayvanına bindirmek, öfke göstermek veya sergilemek, kendini yormak veya zorlamak, sorumluluk üstlenmek, birini bir şey yapmaya teşvik etmek, bir şey üretmek veya ortaya koymak [ağacın meyve vermesi gibi], bir şeyi anlatmak ve yazmak [özellikle bilim ve bilgi konuları], bir şeyi taşımak veya yapmak, iftira yükünü taşımak, suç isnat etmektaşımamızdır
5ذُرِّيَّتَهُمْƶurriyyetehumذ ر رSaçmak, serpmek, serpişdirmek, yükselmek.onların çoçuklarını
6فِي
7الْفُلْكِl-fulkiف ل كYuvarlak olmak, dairesel olan herhangi bir şey, ısrar etmek/sebat etmek, gemi, gemi, yıldızların dönme yeri, gök küresi, gökyüzü kubbesi, gökyüzü, çevreleyen küreler, gökyüzü, dönme, dönme, devre, gidip gelme, çalkalanma durumunda, iğin dönüşü, etrafında dönen kişigemide
8الْمَشْحُونِl-meşHūniش ح نDoldurmak/yüklemek/döşemekdolu

Tüm mealler

Meal seçin (81 / 81 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlara bir delil de, soylarını, dopdolu gemide taşımamızdır.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onlara bir delil de, soylarını, dopdolu gemide taşımamızdır.

Adem Uğur

Onların zürriyetlerini dopdolu bir gemide taşımamız da onlar için büyük bir ibrettir.

Ahmed Hulusi

Bizim onların zürriyetlerini o dopdolu gemilerde yüklenip taşımamız da onlar için bir işarettir!

Ahmet Tekin

Kudretimizi gösteren, onlar için bir delil de, tufan sırasında, bizim onların neslini istiap haddi aşılarak yüklenmiş, donanımlı gemilerde taşımamızdır.

Ahmet Varol

Soylarını yüklü gemide taşımamız da onlar için bir ayettir.

Ali Bulaç

Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir.

Ali Fikri Yavuz

İnsanlar için (kudretimize delâlet eden) bir alâmet de (ticarete gönderdikleri) evlâdlarını dolu gemide taşımamız;

Ali Rıza Safa

Yüklü gemilerde soylarını taşımamız da onlar için bir kanıttır.

Bayraktar Bayraklı

Onların nesillerini dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.

Bekir Sadak

(41-42) Onlara bir delil de: Soylarini dolu gemiyle tasimamiz ve kendileri icin bunun gibi daha nice binekler yaratmis olmamizdir.

Celal Yıldırım

Onlar için ayrı bir açık belge de, soylarını o dolu gemiye yükleyip taşımamız,

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

(41-42) Onları ve nesillerini yüklü gemide taşımamız ve binecekleri benzer araçlar yaratmamız da kendileri için açık bir kanıttır.

Diyanet İşleri

Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.

Diyanet İşleri (eski)

(41-42) Onlara bir delil de: Soylarını dolu gemiyle taşımamız ve kendileri için bunun gibi daha nice binekler yaratmış olmamızdır.

Diyanet Vakfi

Onların zürriyetlerini dopdolu bir gemide taşımamız da onlar için büyük bir ibrettir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar için bir delil de bizim, onların neslini dolu bir gemide taşımamızdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlara bir delil de o dolu gemide zürriyetlerini taşımamız;

Elmalılı Hamdi Yazır

Bir ayet de onlara o dolu gemide zürriyyetlerini taşımamız

Erhan Aktaş

Onların soyunu dolu gemilerde taşımamız onlar için bir ayettir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onların soyunu dolu gemilerde taşımamız onlar için bir ayettir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onların soyunu dolu gemilerde taşımamız onlar için bir ayettir.

Fizilal-il Kuran

Onlar için bir delil de, onların çocuklarını dolu gemide taşımamız.

Gültekin Onan

Onların soylarını dolu gemilerde taşımamız da kendileri için bir ayettir.

Hamdi Döndüren

Onlar için bir delil de, onların soylarını dolu gemide taşımamız,

Hasan Basri Çantay

Onlar için bir ayet (ve ibret) de bizim, onların zürriyyetlerini o dopdolu gemilerde taşımış olmamız,

Hasib Asutay

Onların soylarını dopdolu bir gemide taşımamız da, onlar için bir ibrettir.

Hayrat Neşriyat

Yine onlar için (kudretimize) bir delildir ki, gerçekten biz zürriyetlerini o dolu gemide taşıdık.

İbni Kesir

Soylarını dolu gemiyle taşımış olmamız da onlar için bir ayettir.

Mehmet Okuyan

Nesillerini dolu bir gemide taşımamız da onlar için bir delildir.

Muhammed Esed

Onlar için bir işaret de, soylarını/hemcinslerini dolu gemilerle (denizlerde) taşımamızda

Mustafa İslamoğlu

Bizim onların nesillerini dolu gemilerde taşımamızda da onlar için bir ders vardır;

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlar için bir alâmettir, onların çoluk çocuklarını dolmuş bir gemiye muhakkak bizim yükletmiş olmamız.

Ömer Öngüt

Onların zürriyetlerini (soylarını) dopdolu bir gemide taşımış olmamız da onlar için büyük bir âyet (ibret)dir.

Suat Yıldırım

Bir delil daha onlara; Nesillerini dopdolu gemilerde taşımamızdır.

Süleyman Ateş

Onlar için bir ayet de, onların çoçuklarını dolu gemide taşımamız,

Süleymaniye Vakfı

İnsan soyunu, dolu gemilerde taşımamız da onlar için bir ayet /göstergedir.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsan neslini tam donanımlı gemiye bindirmemiz onlar için bir ayettir.

Şaban Piriş

Soylarını dolu bir gemide taşımamız da onlar için bir ayettir.

Tefhim-ul Kuran

Onların soylarını dolu gemilerde (ana rahimlerinde) taşımamız da kendileri için bir ayettir.

Ümit Şimşek

Onlar için bir âyet de, nesillerini dolu gemide taşımamızdır.

Yaşar Nuri Öztürk

Zürriyetlerini o dopdolu gemilerde taşımamız da onlar için bir ayettir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onların nəslini yüklü gəmidə daşımağımız da onlar üçün bir dəlildir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Övladlarını (yaxud Nuhun tufanı vaxtı ulu babalarını müxtəlif yüklərlə) dolu gəmiyə mindirməyimiz (sonra dənizdə istədikləri yerə getmələri) də onlar üçün (qüdrətimizə) bir dəlildir.

Almanca (3)

Almanca — Al-Azhar

Ein Zeichen für sie ist, daß Wir ihre Nachkommenschaft auf beladenen Schiffen befördern.

Almanca — Der Edle Quran

Und ein Zeichen ist es für sie, daß Wir ihre Nachkommenschaft vollbeladenen Schiff trugen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und ein Zeichen ist es ihnen, daß Wir ihre Nachkommenschaft in dem beladenen Schiff trugen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Another outward and visible sign reflecting for them an inward and spiritual grace is that We carried their descendants in the loaded ark.

Abdul Haleem

Another sign for them is that We carried their seed in the laden Ark,

Abdullah Yusuf Ali

And a Sign for them is that We bore their race (through the Flood) in the loaded Ark;

Abul A'la Maududi

Another Sign for them is that We carried all their offspring in the laden vessel

Aisha Bewley

A Sign for them is that We carried their families in the laden ship.

Al-Hilali & Khan

And an Ayâh (sign) for them is that We bore their offspring in the laden ship [of Nûh (Noah)].

Ali Quli Qarai

A sign for them is that We carried their progeny in the laden ship,

Amatul Rahman Omar

And it is a sign for these people that We carry their children in the fully laden ships.

Arthur John Arberry

And a sign for them is that We carried their seed in the laden ship,

Bijan Moeinian

Yet another sign [of the existence and the greatness] of God is that I carried your ancestors in a heavily loaded vessel.

E. Henry Palmer

And a sign for them is that we bear their seed in a laden ship,

Edip-Layth

A sign for them is that We carried their ancestors on the charged Ship.

George Sale

It is a sign also unto them, that We carry their offspring in the ship filled with merchandize;

Hamid S. Aziz

And a sign to them is that We bear their offspring in the laden vessels (or their race in an ark through the flood).

Mahmoud Ghali

And a sign for them is that We carried their offspring in the laden ship (s).

Marmaduke Pickthall

And a token unto them is that We bear their offspring in the laden ship,

Mohamed Ahmed - Samira

That We bore their progeny in the laden ark is a sign for them;

Muhammad Asad

And [it ought to be] a sign for them that We bear their offspring [over the seas] in laden ships,

Mustafa Khattab

Another sign for them is that We carried their ancestors ˹with Noah˺ in the fully loaded Ark,

Progressive Muslims

And a sign for them is that We carried their ancestors on the charged Ship.

Sahih International

And a sign for them is that We carried their forefathers in a laden ship.

Sam Gerrans

And a proof for them is that We bore their progeny in the laden ship.

Shabbir Ahmed

Another Sign for them is that We carry the Children of Adam on the loaded ship.

Syed Vickar Ahamed

And a Sign for them is that We held together their race (through the Flood) in the loaded Ark (of Nuh, or Noah);

Taqi Usmani

And it is a sign for them that We boarded their children in the loaded ship,

The Monotheist Group

And a sign for them is that We carried their ancestors on the charged ship.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et un (autre) signe pour eux est que Nous avons transporté leur descendance sur le bateau chargé;

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ji bo wan nîşan û delîl e ku Me kinêsa mirovan di keştiya tije de hilgirtiye.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En een teken is het voor hen dat Wij hun nakomelingen op het volbeladen schip gedragen hebben.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Het is ook een teeken voor hen, dat zij hunne nakomelingschap in een schip bewaarden met alles gevuld.

Hollandaca — Siregar

En het is een Teken voor hen dat Wij hun nakomelingen dragen in een volgeladen schip.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И знамением для них [неверующих] является то, что Мы перенесли потомство их [прежних поколений] (а это отцы и праотцы тех неверующих, которые не принимают Истину) в переполненном ковчеге (пророка Нуха).

Rusça — Osmanov

Знамением им служит то, что Мы спасли их род в переполненном ковчеге.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och ett tecken för dem är att Vi i den tungt lastade arken räddade deras (förfäder och dessas) efterkommande,