Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.

وَالْقَمَرَ قَدَّرْنَاهُ مَنَازِلَ حَتّٰى عَادَ كَالْعُرْجُونِ الْقَدِيمِ

ve l-ḳamera ḳaddernāhu menāzile Hattā ǎāde ke l-'ǔrcūni l-ḳadīmi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَالْقَمَرَve l-ḳameraق م رBeyaz olmak. Ay, kamer (özellikle 3. geceden 26. geceye kadar).ve aya
2قَدَّرْنَاهُḳaddernāhuق د رölçmek/kararlaştırmak/belirlemek/sınırlamak/daraltmak, güce sahip olmak, muktedir olmak, bir ölçü, araç, yetenek, bir süre/karar, kader, yazgı, ölçülü, kararlaştırılmıştayin ettik
3مَنَازِلَmenāzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.konaklar
4حَتّٰىHattānihayet
5عَادَǎādeع و دGeri dönmek, uzaklaşmak, geri gelmek, tekrarlamak, eski haline getirmek. Aidun - geri dönen kişi. Ma'adun - geri dönülen yer A'ada (fiil 4) - geri döndürmek, eski haline getirmek. A'ada fiili geçişli olup birinin geri dönmesini sağlamak veya geri getirmek ya da (geçip gitmiş olanı) geri getirmek anlamına gelir.bir hale geldi
6كَالْعُرْجُونِke l-'ǔrcūniع ر ج نBir sopa ile vurmak, hurma sapı ile damgalamak ve mühürlemek. Urjun - kuru hurma sapı, ağacın dalı veya budağı.hurma sapına benzer
7الْقَدِيمِl-ḳadīmiق د مÖne geçmek, ileri gelmek, bir topluluğa liderlik etmek. Qadima - gelmek, dönmek, geri dönmek, yönelmek, ilerlemek, üzerine gitmek, kendini vermek. Qadamun - liyakat, rütbe, öncelik, insan ayağı, ayak basma, temel, örnek, güç. Qadama sidqin - mükemmellikte ilerleme, sağlam duruş, güçlü ve onurlu duruş, gerçek rütbe, dürüstlük önceliği. Qadim - eski, kadim. Aqdamuna - atalar. Qaddama (fiil 2) - getirmek, tercih etmek, önceden göndermek, önceden hazırlamak. Taqaddama (fiil 5) - ilerlemek, devam etmek, ileri gitmek, önceden yapılmış veya söylenmiş olmak, getirmek, önceden göndermek, tehdit savurmak, önceden tehdit etmek, görüş belirtmek, terfi etmek, teklif edilmek, geçmek, birini geride bırakmak. İstaqdama - ilerlemeyi istemek, öngörmek istemek, cesurca ilerlemek. Mustaqdimun - ileri giden veya ilerlemeyi isteyen, öne geçen, daha önce yaşamış olan, en öndeki.eski, kuru

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve ay için de muayyen zamanlarda konaklar takdîr ettik, her devrin sonunda, eski, kuru ve eğri hurma salkımının çöpüne döner.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve ay için de muayyen zamanlarda konaklar takdîr ettik, her devrin sonunda, eski, kuru ve eğri hurma salkımının çöpüne döner.

Adem Uğur

Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner.

Ahmed Hulusi

Ay'a gelince, ona konak yerleri takdir ettik. . . Nihayet kadim urcun (kuruyup incelen eski hurma dalı) gibi görülür.

Ahmet Tekin

Ay için de, bir takım menziller, evreler tayin edip planladık. Parlaklığı artarak devam ederken, eksilmeye başlayarak yıllanmış, kuru, eğri hurma dalı gibi hilâl olarak geri döner.

Ahmet Varol

Ay için de belli menziller tayin ettik. Sonunda o eğri bir hurma dalına döner.

Ali Bulaç

Ay'a gelince, biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner).

Ali Fikri Yavuz

Ayın da seyrine menziller (miktarlar) takdir ettik. Nihayet kurumuş eski hurma dalının yay şeklini alır.

Ali Rıza Safa

Ve ay; kuru ve eğik bir hurma dalı gibi oluncaya değin, ona evreler belirledik.

Bayraktar Bayraklı

Aya da safhalar belirledik; sonunda kuru bir hurma dalı gibi olur.

Bekir Sadak

Ay icin de sonunda kuru bir hurma dalina donecegi konaklar tayin etmisizdir.

Celal Yıldırım

Ay için de konaklar belirledik ; sonunda kuru hurma çubuğu gibi (incelip eğik) döner.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Ay için de menziller belirledik; sonunda o, hurma salkımının (ağaçta kalan) yıllanmış sapı gibi olur.

Diyanet İşleri

Ayın dolaşımı için de konak yerleri (evreler) belirledik. Nihayet o, eğrilmiş kuru hurma dalı gibi olur.

Diyanet İşleri (eski)

Ay için de sonunda kuru bir hurma dalına döneceği konaklar tayin etmişizdir.

Diyanet Vakfi

Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ay'a gelince, ona menziller tayin ettik. Nihayet o eski hurma salkımının çöpü gibi (yay haline) dönmüştür.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Aya da; ona da bir takım menziller tayin etmişizdir, nihayet dönmüş (dolanmış) eğri bir hurma dalı gibi olmuştur.

Elmalılı Hamdi Yazır

Aya da; menzil menzil ona miktarlar biçmişizdir, nihayet dönmüş eski urcun gibi olmuştur

Erhan Aktaş

Ay'a da menziller takdir ettik. Sonunda kuru bir hurma dalına döner.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ay'a da menziller takdir ettik. Sonunda kuru bir hurma dalına döner.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ay'a da menziller takdir ettik. Sonunda kuru bir hurma dalı gibi olur.

Fizilal-il Kuran

Ay içinde bir takım yörüngeler tayin ettik. Nihayet o eğri hurma dalı gibi hilal olur da geri döner.

Gültekin Onan

Aya gelince, biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner).

Hamdi Döndüren

Aya da birtakım konaklar belirledik. Sonunda o, eğri hurma dalı gibi olur da geri döner.

Hasan Basri Çantay

Ay (a gelince:) Biz ona da menzil menzil mıkdarlar ta'yin etdik. Nihayet o, eski hurma salkımının eğri çöpü gibi bir haale dönmüşdür (döner).

Hasib Asutay

Aya gelince, ona da birtakım uğrak yerleri belirledik. Sonunda o, eğri bir hurma dalı gibi geri döner. (10) (10. Ay ilk gecede aydınlığı az ve zayıf olarak doğar, sonraki gecede ışığı artar ve bir menzil yükselir. Daha sonra her yükseldikçe ışığı artar. 14. gecede dolunay haline gelir. Sonra ayın sonuna kadar eksilip hurma salkımının eğri sapına döner.)

Hayrat Neşriyat

Aya da (kendi yörüngesinde birtakım) menziller takdîr ettik; nihâyet (bir menzilinde de eğrilmiş) eski hurma dalı gibi olmuştur.

İbni Kesir

Ay için de konaklar ta'yin etmişizdir. Sonunda eski hurma dalına döner.

Mehmet Okuyan

Aya da eski bir hurma dalı gibi oluncaya kadar birtakım evreler belirledik.

Muhammed Esed

ve ay(da da bir işaret vardır ki) Biz onu, kuru ve eğik bir hurma dalını andırır hale gelinceye kadar çeşitli safhalardan geçirdik:

Mustafa İslamoğlu

Aya da sonunda kuru ve eğri bir hurma dalı haline gelinceye kadar farklı evreler takdir ettik:

Ömer Nasuhi Bilmen

Biz kamer'e de konaklar takdir ettik. Nihâyet hurma salkımının eski kurumuş eğri dalı gibi bir hale dönmüş olur.

Ömer Öngüt

Ay için de konak yerleri tayin etmişizdir. Nihayet o eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner.

Suat Yıldırım

Ay için de birtakım safhalar, duraklar tâyin ettik; dolaşa dolaşa, nihayet eski hurma salkımının çöpü gibi kuru, sarı, kavisli bir hâle gelir.

Süleyman Ateş

Aya da konaklar tayin ettik. Nihayet o, eski urcun(hurma salkımının sapın)a benzer bir hale geldi.

Süleymaniye Vakfı

Ay'ı da kurumuş bir hurma salkımı sapı gibi olana kadar menzil menzil /evre evre ölçülendirdik.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Aya (ışığın) iniş yerleri için ölçü koyduk; sonunda kuru hurma dalına döner.

Şaban Piriş

Ay'a da duraklar belirledik ki sonunda kuru bir hurma dalı gibi olur.

Tefhim-ul Kuran

Ay'a gelince, biz onun için de birtakım uğrak yerleri takdir ettik; sonunda o, eski bir hurma dalı gibi döndü (döner).

Ümit Şimşek

Ay için de menziller belirledik ki, git gide kurumuş hurma dalına döner.

Yaşar Nuri Öztürk

Ay'a gelince, biz onun için de bir takım durak noktaları/birtakım evreler belirledik. Nihayet o, eski hurma sapının eğrilmişi gibi geri döner.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Ay üçün də mənzillər müəyyən etmişik. Nəhayət, o tədricən dönüb xurma ağacının qurumuş budağı kimi əyri olur.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Biz ay üçün mənzillər müəyyən etdik. Nəhayət, o (həmin mənzilləri başa vurduqdan sonra) dönüb xurma ağacının qurumuş əyri budağı kimi (hilal şəklində) olar.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Für den Mond haben Wir Stationen bestimmt, bis er wieder schmal und gekrümmt wird wie der Stiel einer alten Dattelrispe.

Almanca — Der Edle Quran

Und dem Mond haben Wir das rechte Maß in Himmelspunkten festgesetzt, bis er wieder wie ein alter Dattelrispenstiel wird.

Almanca — M. A. Rassoul

Und für den Mond haben Wir Stationen bestimmt, bis er wie der alte Dattelrispenstiel wiederkehrt.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und den Mond bestimmten WIR in Phasen, bis er wieder wie die alte (dünne, krumme und gelbliche) Rispe (am Dattelbaum) wird.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And for the moon We have determined mansions or divisions of the ecliptic which it occupies on 28 successive days and there it falls in a swoon and be like a shriveled and withered date-stalk.

Abdul Haleem

We have determined phases for the moon until finally it becomes like an old date-stalk.

Abdullah Yusuf Ali

And the Moon,- We have measured for her mansions (to traverse) till she returns like the old (and withered) lower part of a date-stalk.

Abul A'la Maududi

We have appointed stages for the moon till it returns in the shape of a dry old branch of palm-tree.

Aisha Bewley

And We have decreed set phases for the moon, until it ends up looking like an old palm spathe.

Al-Hilali & Khan

And the moon, We have measured for it mansions (to traverse) till it returns like the old dried curved date stalk.

Ali Quli Qarai

As for the moon, We have ordained its phases, until it becomes like an old palm leaf.

Amatul Rahman Omar

And (think over the phase of) the moon, We have determined its various mansions, so that (after traversing these mansions) it returns (to the stage when it appears) like an old dry twig of a palm-tree.

Arthur John Arberry

And the moon -- We have determined it by stations, till it returns like an aged palm-bough.

Bijan Moeinian

Look at the moon which God has designed it to appear in different stages.

E. Henry Palmer

And the moon, we have ordered for it stations, until it comes again to be like an old dry palm branch.

Edip-Layth

The moon: We have measured it to appear in stages, until it returns to being like an old curved sheath.

George Sale

And for the moon have We appointed certain mansions, until she change and return to be like the old branch of a palm-tree.

Hamid S. Aziz

And as for the moon, We have ordained for it stages till it becomes again as an old dry palm leaf.

Mahmoud Ghali

And the moon, We have determined it by phases, till it becomes again (Literally: goes back) like the old date-stalk.

Marmaduke Pickthall

And for the moon We have appointed mansions till she return like an old shrivelled palm-leaf.

Mohamed Ahmed - Samira

We have determined the stations of the moon, so that (after its wanderings) it returns as a dried up inflorescent spike of dates.

Muhammad Asad

and [in] the moon, for which We have determined phases [which it must traverse] till it becomes like an old date-stalk, dried-up and curved:

Mustafa Khattab

As for the moon, We have ordained ˹precise˺ phases for it, until it ends up ˹looking˺ like an old, curved palm stalk.

Progressive Muslims

And the moon We have measured it to appear in stages, until it returns to being like an old curved sheath.

Sahih International

And the moon - We have determined for it phases, until it returns [appearing] like the old date stalk.

Sam Gerrans

And the moon: We have determined for it phases, until it returns like the old date-leaf stalk.

Shabbir Ahmed

And the moon: We have measured for it phases until it becomes (a crescent) like an old curved date-stalk.

Syed Vickar Ahamed

And the moon— We have measured for it stages (to travel) till it comes back like the old (and worn out like the) lower part of a (crescent, dried out) date stalk.

Taqi Usmani

And for the moon We have appointed measured phases, until it turned (pale, curved and fine) like an old branch of date palm.

The Monotheist Group

And the moon We have measured it to appear in stages, until it returns like an old palm sheath.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et la lune, Nous lui avons déterminé des phases jusquʹà ce quʹelle devienne comme la palme vieillie.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Heyv jî ji bo wan nîşan û delîl e, Me ji bo heyvê jî hin qonax (rêgeh) terxan kirine, heyanî paşê ew wekî çiqlê dara xurmê xwar dibe (dibe hîlal) û vedigere.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En voor de maan hebben Wij standen verordend zodat zij er ten slotte uitziet als een oude verschrompelde dadelstengel.

Hollandaca — Salomo Keyzer

En voor de maan hebben wij zekere verblijfplaatsen aangewezen, opdat zij verandere, en weder gelijk worde aan den ouden, gekromden tak van een palm.

Hollandaca — Siregar

En Wij hebben voor de maan standen bepaald, zodat zij terugkeert als een oud sikkeltje van een dadeltros.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И (также знамением является то, что) луну Мы определили по стоянкам [[По 28 положениям, которые соответствуют каждой ночи месяца.]], (в начале месяца луна появляется) пока она (вновь) не возвращается (в такой вид), как (выглядит) старая пальмовая ветвь [как выглядит новая луна].

Rusça — Osmanov

Для луны Мы предопределили [разные] состояния, пока она не становится изогнутой, подобно высохшей пальмовой ветви.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och månen, för vilken Vi har föreskrivit faser (som den måste passera) tills den blir lik den vissna, krökta stjälken till en dadelklase.