"O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum."
اِنِّٓي اِذًا لَفِي ضَلَالٍ مُبِينٍ
innī iƶen le fī Delālin mubīnin
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (80 / 80 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O vakit şüphe yok ki apaçık bir sapıklık içinde kalırım elbet.
Abdulkadir Gölpınarlı
O vakit şüphe yok ki apaçık bir sapıklık içinde kalırım elbet.
Adem Uğur
İşte o zaman ben apaçık bir sapıklığın içine gömülmüş olurum.
Ahmed Hulusi
"O takdirde muhakkak ki ben apaçık bir dalalet içinde olurum!"
Ahmet Tekin
'İşte o zaman ben, apaçık bir dalâlete, bir yanılgıya düşmüş olurum.'
Ahmet Varol
O takdirde ben apaçık bir sapıklık içinde olurum.
Ali Bulaç
"O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum."
Ali Fikri Yavuz
Şüphe yok ki, o takdirde ben, apaçık bir sapıklık içindeyim.
Ali Rıza Safa
"O zaman, kesinlikle, apaçık bir sapkınlığın içinde olurum!"
Bayraktar Bayraklı
"Bu durumda ben elbette ki açık bir sapıklığın içine düşerim."
Bekir Sadak
Dogrusu o takdirde apacik bir sapiklik icinde olurum.»
Celal Yıldırım
O takdirde ben, mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
İşte o takdirde (başka bir tanrı edinirsem) ben apaçık bir sapkınlık içine düşmüş olurum.
Diyanet İşleri
"O taktirde ben mutlaka açık bir sapıklık içinde olurum."
Diyanet İşleri (eski)
'Doğrusu o takdirde apaçık bir sapıklık içinde olurum.'
Diyanet Vakfi
«İşte o zaman ben apaçık bir sapıklığın içine gömülmüş olurum.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
«Şüphesiz ki ben, o zaman apaçık bir sapıklık içinde olurum.»
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Şüphesiz ben, o takdirde açık bir sapıklık içindeyimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Şübhesiz ben o vakıt açık bir dalal içindeyim
Erhan Aktaş
"Öyle olsaydı ben, kesinlikle apaçık bir sapkınlık içinde olurdum."
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Öyle olsaydı ben, kesinlikle apaçık bir sapkınlık içinde olurdum."
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Öyle olsaydı ben, kesinlikle apaçık bir sapkınlık içinde olurdum."
Fizilal-il Kuran
O takdirde apaçık bir sapıklık içinde olurum.
Gültekin Onan
"O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olurum."
Hamdi Döndüren
“İşte o zaman ben, apaçık bir sapıklığa düşmüş olurum.”
Hasan Basri Çantay
"Şübhesiz ben o takdirde mutlak apaçık bir sapıklık içindeyim (demek) dir".
Hasib Asutay
O takdirde ben gerçekten apaçık bir sapıklık içinde olurum.'
Hayrat Neşriyat
'Şübhesiz ki o zaman ben, elbette apaçık bir dalâlet içinde olurum.'
İbni Kesir
O takdirde ben de gerçekten apaçık bir sapıklık içerisinde olurum.
Mehmet Okuyan
(Başka ilahlar edinirsem) işte o zaman elbette apaçık bir sapkınlıkta olurum.
Muhammed Esed
işte o zaman ben apaçık bir sapıklığa düşmüş olurum!"
Mustafa İslamoğlu
Elbet o zaman ben, apaçık bir sapıklığa düşmüş olurum.
Ömer Nasuhi Bilmen
«Muhakkak ki, ben o vakit apaçık bir sapıklıkta bulunmuş olurum.»
Ömer Öngüt
"O takdirde ben de gerçekten apaçık bir sapıklık içinde olurum. "
Suat Yıldırım
"O durumda ben, besbelli bir sapıklıkta olurum."
Süleyman Ateş
"O takdirde ben, apaçık bir sapıklık içinde olurum."
Süleymaniye Vakfı
Öyle yaparsam kesinlikle açık bir sapkınlık içinde olurum.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Öyle yapsam, açık bir sapıklık içinde olurum.
Şaban Piriş
Üstelik ben o zaman apaçık sapıklıkta olurum.
Tefhim-ul Kuran
«O durumda ise, gerçekten ben apaçık bir sapıklık içinde olmuş olurum.»
Ümit Şimşek
'O zaman ben apaçık bir aldanış içinde olurum.
Yaşar Nuri Öztürk
"Bu durumda ben elbette ki açık bir sapıklığın içine düşerim."
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
Bax onda mən açıq-aydın azğınlığa düşmüş olaram.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Belə olacağı təqdirdə mən (haqq yoldan) açıq-aşkar azmış olaram.
Almanca (3)
Almanca — Al-Azhar
Ich wäre dann in offenkundigem Irrtum.
Almanca — Der Edle Quran
Ich würde mich dann wahrlich in deutlichem Irrtum befinden.
Almanca — Muhammad Zaidan
Gewiß, ich bin dann doch in einem eindeutigen Irrtum.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
"For then the work of the devil will have been manifest in me and I would have been led by the nose to the loss in the maze of error".
Abdul Haleem
Then I would clearly be in the wrong.
Abdullah Yusuf Ali
"I would indeed, if I were to do so, be in manifest Error.
Abul A'la Maududi
Surely in that case I should indeed be in evident error.
Aisha Bewley
In that case I would clearly be misguided.
Al-Hilali & Khan
"Then verily, I should be in plain error.
Ali Quli Qarai
Indeed then I would be in manifest error.
Amatul Rahman Omar
`Surely, in case (I do anything of the kind) I should be (falling) in (to) a clear error.
Arthur John Arberry
Surely in that case I should be in manifest error.
Bijan Moeinian
"I will be totally wrong by doing so. "
E. Henry Palmer
Verily, I should then be in obvious error;
Edip-Layth
"Then I would be clearly astray."
George Sale
Then should I be in a manifest error.
Hamid S. Aziz
"What! Shall I take besides Him gods whose intercession, if the Beneficent Allah should desire to afflict me with harm, shall not avail me aught, nor shall they be able to deliver me?
Mahmoud Ghali
Lo, surely (in that case) I should indeed be in evident error.
Marmaduke Pickthall
Then truly I should be in error manifest.
Mohamed Ahmed - Samira
In that case I would surely be in clear error.
Muhammad Asad
and so, behold, I would have indeed, most obviously, lost myself in error!
Mustafa Khattab
Indeed, I would then be clearly astray.
Progressive Muslims
"Then I would be clearly astray. "
Sahih International
Indeed, I would then be in manifest error.
Sam Gerrans
“Then should I be in manifest error.
Shabbir Ahmed
Then, behold, I would have been lost in error manifest.
Syed Vickar Ahamed
"If I do so, truly I will be (making) a clear mistake.
Taqi Usmani
In that case, I will be in open error indeed.
The Monotheist Group
"Then I would be clearly astray."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
Je serai alors dans un égarement évident.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Eger ez ji bilî bilî Ellah li xwedayekî din bigerim), wê çaxê teqez ez di rêşaşiyeke aşkera de me.
Hollandaca (2)
Hollandaca — Fred Leemhuis
Dan zou ik werkelijk in duidelijke dwaling verkeren.
Hollandaca — Siregar
Voorwaar, dan zou ik zeker in duidelijke dwaling verkeren.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
Ведь я (окажусь) тогда в явном заблуждении.
Rusça — Osmanov
В таком случае и я окажусь в явном заблуждении.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Vilket grovt misstag hade jag då inte begått!