Ahzab Suresi 15. Ayet — Elfaz
Andolsun ki, onlar, daha önce geri dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a söz vermişlerdi. Allah'a verilen söz ise sorumluluğu gerektirir.
1وَلَقَدْve leḳadoysaBağlaç+Lam-ı Te'kid+Kesinlik Edatı
2كَانُواkānūidilerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
3عَاهَدُواǎāhedūsöz vermişlerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · Mufâ'ale Bâbıع ه دYükümlü kılmak/görev vermek/dayatmak/yemin ettirmek. Ahit - antlaşma/sözleşme/söz/anlaşma/pakt/yemin, bağ, koşul, vasiyet, sorumluluk, garanti, zaman, çağ, tanıdık, doğru, dostluk, sevgi, güvenlik.
4اللّٰهَ(a)llaheAllah'aLafza-i Celal
5مِنْminHarf-i Cer
7لَاlāHarf-i Nefi
8يُوَلُّونَyuvellūnedön(üp kaç)mayacaklarınaMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · Tef'îl Bâbıو ل يyakın olmak, yanında olmak, takip etmek, kadar olmak
9الْاَدْبَارَl-edbāraarkalarınaMarife (Belirlilik Takısı)+İsimد ب رArkasını dönmek, kaçmak, peşinden gitmek, arkada olmak, yaşlanmak, bir şeyi almak/götürmek, batı rüzgarına doğru yönelmek, (gün, gece) geçmek, saygıyla takip etmek.
10وَكَانَve kāneve idilerBağlaç+Mazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaibك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
12اللّٰهِ(a)llahiAllah'aLafza-i Celal