Rum Suresi 59. Ayet — Elfaz
Allah, bilmeyenlerin kalplerini işte böyle mühürler.
1كَذٰلِكَke ƶālikeişte böyleHarf-i Cer+İşaret Zamiri
2يَطْبَعُyeTbeǔmühürlerMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibط ب عMühürlemek/damgalamak/basmak/kazımak/baskı yapmak/damgalamak/şekillendirmek, kirletmek, paslandırmak, bir şeyin üzerini örtmek ve bir şeyin girmesini engellemek, bir şeye uyum sağlama/eğilim, uyuşuk/tembel/miskin olmak, utandırmak/onurunu kırmak, keskin zihin gücü olmamak, yani çok paslı kılıç gibi keskinliği olmamak, iyice/ağırca yüklemek, güçlü bir şekilde etki bırakmak.
3اللّٰهُ(a)llahuAllahLafza-i Celal
4عَلٰىǎlāüzeriniHarf-i Cer
6الَّذِينَ(e)lleƶīnekimselerinİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
7لَاlāHarf-i Nefi
8يَعْلَمُونَyeǎ'lemūnebilmeyen(lerin)Muzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaibع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname