İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekat verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.

وَمَا اٰتَيْتُمْ مِنْ رِبًا لِيَرْبُوَ۬ا فِي اَمْوَالِ النَّاسِ فَلَا يَرْبُوا عِنْدَ اللّٰهِ وَمَا اٰتَيْتُمْ مِنْ زَكٰوةٍ تُرِيدُونَ وَجْهَ اللّٰهِ فَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْمُضْعِفُونَ

ve mā āteytum min riben li yerbuve fī emvāli n-nāsi fe lā yerbū ǐnde (a)llahi ve mā āteytum min zekātin turīdūne veche (a)llahi fe ulāike humu l-muD'ǐfūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَمَاve māne ki
2اٰتَيْتُمْāteytumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekverdiniz
3مِنْmin
4رِبًاribenر ب وArtmak, yükselmek, çoğalmak, şişmek, büyümek, nefes nefese kalmak, solumak. Tefecilik yapmak, faiz almak, aşırı artış göstermek, normal alınması gerekenden fazlasını elde etmek. Rabiyatun - sürekli artan, şiddetli. Arba (karşılaştırmalı form) - daha çok, daha fazla artmış.riba (faiz)
5لِيَرْبُوَ۬اli yerbuveر ب وArtmak, yükselmek, çoğalmak, şişmek, büyümek, nefes nefese kalmak, solumak. Tefecilik yapmak, faiz almak, aşırı artış göstermek, normal alınması gerekenden fazlasını elde etmek. Rabiyatun - sürekli artan, şiddetli. Arba (karşılaştırmalı form) - daha çok, daha fazla artmış.artması için
6فِيiçinde
7اَمْوَالِemvāliم و لZenginliğe sahip olmak, bol miktarda mülk sahibi olmak.malları
8النَّاسِn-nāsiن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.insanların
9فَلَاfe lāasla
10يَرْبُواyerbūر ب وArtmak, yükselmek, çoğalmak, şişmek, büyümek, nefes nefese kalmak, solumak. Tefecilik yapmak, faiz almak, aşırı artış göstermek, normal alınması gerekenden fazlasını elde etmek. Rabiyatun - sürekli artan, şiddetli. Arba (karşılaştırmalı form) - daha çok, daha fazla artmış.artmaz
11عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.katında
12اللّٰهِ(a)llahiAllah
13وَمَاve māama
14اٰتَيْتُمْāteytumا ت يGelmek, getirmek, gelip geçmek, rastlamak, yapmak, vaat etmek, ulaşmak, takip etmek, ortaya koymak, gösteri, artış, üretim, ödeme, erişmek, vuku bulmak, sollamak, yanaşmak, gitmek, vurmak, karşılaşmak, katılmak, ilişikli ya da meşgul olmak, suç işlemek, üstlenmekverdiğiniz
15مِنْmin-tan
16زَكٰوةٍzekātinز ك وArttı/çoğaldı, gelişti/iyi büyüdü/gelişti/serpildi ve meyve verdi, saf/temiz oldu/hale geldi, arınma/temizlenme, iyilik/doğruluk, bolluk içinde/rahat/yumuşak/narin bir yaşam sürmek, iyi/doğru bir duruma/koşula sokmak, sadaka, zekatzekat-
17تُرِيدُونَturīdūneر و دaramak, bir şeyi nazikçe istemek, (yiyecek için) araştırmak, otlakta gidip gelmek, etrafında dolaşmak. iradatun - irade, özgür irade. mirwad - makaranın aksı. rawada - özlemek, arzu etmek, baştan çıkarmak, kandırmak, isteğe karşı baştan çıkarmak (12:126'daki gibi 'an ile). yuridu - o diler, niyet eder. 18:77'deki gibi yardımcı fiil olarak kullanılır. iradah kelimesi, hem boyun eğdirme hem de seçenek ve tercih açısından güç ve kapasite için kullanılır. ruwaidan - kısa bir süre için, nazikçe git (bazı dilbilgisi uzmanlarına göre kelime, sözlü ismi kullanımda olmayan bir küçültme formudur, tekil çoğul eril dişil olarak kullanılır).isteyerek
18وَجْهَvecheو ج هYüzleşmek/karşılaşmak/yüz yüze gelmek, yüz, irade, takip edilen amaç/hedef, gidilen/bakılan yer/yön, bir şeyin yolu, değerlendirme/saygı.yüzünü (rızasını)
19اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
20فَاُو۬لٰٓئِكَfe ulāikeişte
21هُمُhumuonlar
22الْمُضْعِفُونَl-muD'ǐfūneض ع فZayıf/güçsüz/hasta olmak. Bir kişiyi zayıf düşünmek, saymak, davranmak veya görmek. Aşmak, iki kat, çok katlı, ikiye katlamak, üçe katlamak, çoklu kelimeler. Benzer, eşit miktar veya bir o kadar daha.kat kat artıranlardır

Tüm mealler

Meal seçin (65 / 65 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulkadir Gölpınarlı

Halkın malı artsın diye fâize âit verdiğiniz şeyler, Allah katında artmaz; Allahʼın rızâsını dileyerek verdiğiniz zekât artar ve sevaplarını kat kat arttıranlar, onlardır.

Ahmed Hulusi

İnsanların, malları artsın amacıyla riba almak üzere verdiğiniz şey, Allah indinde artmaz! Vechullahı isteyerek zekat (tezkiye, saflaştırma) olarak verdiğinize gelince; işte onlar kat kat arttıranların ta kendileridir!

Ali Bulaç

İnsanların mallarından artsın diye, verdiğiniz faiz Allah katında artmaz. Ama Allah'ın yüzünü (rızasını) isteyerek verdiğiniz zekat ise, işte (sevablarını ve gelirlerini) kat kat arttıranlar onlardır.

Ali Rıza Safa

İnsanların mallarında artış olması için verdiğiniz faiz, Allah'ın katında artmaz. Allah'ın hoşnutluğunu dileyerek verdiğiniz zekat; katlayarak artıranlar, işte onlardır.

Bayraktar Bayraklı

İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını umarak verdiğiniz zekata gelince, işte zekatı veren o kimseler, evet işte onlar sevaplarını ve mallarını kat kat arttıranlardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İnsanların mallarında artış olsun diye faizli ödünç verdikleriniz Allah katında artmaz. Allah’ın hoşnutluğunu isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte (mânevî kârlarını) kat kat arttıranlar onu verenlerdir.

Diyanet İşleri

İnsanların malları içinde artsın diye faizle her ne verirseniz, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın hoşnutluğunu isteyerek her ne zekat verirseniz; işte bunu yapanlar sevaplarını kat kat arttıranlardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın yüzünü dileyerek verdiğiniz zekat ise, katlayanlar (kat kat artıranlar) işte onlardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Nasın mallarında nemalansın diye verdiğiniz riba (faiz) Allah yanında nemalanmaz, Allah yüzünü murad ederek verdiğiniz zekat ise katlayanlar işte onlardır

Erhan Aktaş

İnsanların mallarında artsın diye ribadan verdiğiniz, Allah'ın katında artmaz. Allah'ın yüzünü dileyerek zekattan verenler, işte bunu yapanlar kat kat arttıranlardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanların mallarında artsın diye ribadan verdiğiniz, Allah'ın katında artmaz. Allah'ın yüzünü dileyerek zekattan verenler, işte bunu yapanlar kat kat arttıranlardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanların mallarında artsın diye ribadan verdiğiniz, Allah'ın katında artmaz. Allah'ın yüzünü dileyerek zekattan verenler, işte bunu yapanlar kat kat arttıranlardır.

Gültekin Onan

İnsanların mallarından artsın diye, verdiğiniz faiz Tanrı katında artmaz. Ama Tanrı'nın yüzünü (rızasını) isteyerek verdiğiniz zekat ise, işte (sevablarını ve gelirlerini) kat kat arttıranlar onlardır.

Hamdi Döndüren

İnsanların malları içinde artması için verdiğiniz fâiz, Allah katında artmaz. Allah’ın hoşnutluğunu kazanmak için verdiğiniz zekata gelince; (bilin ki), işte onlar, mallarını kat kat arttıranlardır.

Hasan Basri Çantay

İnsanların mallarında artış olması için faiz (cinsin) den verdiğiniz şey (nakd, mal, sadaka ve saire) Allah katında artmaz. Allahın rızasını dileyerek verdiğiniz zekat ise, sevablarını kat kat artıranlar onlar (onu verenler) dir.

Hasib Asutay

İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte onlar (sevaplarını) kat kat artıranlardır. (10) (10. Âyet, faizin malı artırmayacağı, zekâtı verilen malın bereketlenip artacağını vurgulamaktadır. Burada kesin faiz yasağı gelmemekle birlikte ilerde faizin yasaklanacağına işaret vardır.)

İbni Kesir

İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faiz Allah katında artmaz. Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekat ise böyle değildir. İşte onlar; sevablarını kat kat artıranlardır.

Mehmet Okuyan

İnsanların mallarında artış olsun diye verdiğiniz herhangi bir faiz, Allah katında artmaz. Allah’ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekâta gelince, işte (zekât veren) o kişiler -evet onlar- (sevaplarını) katlayanlardır.

Muhammed Esed

Ve (unutmayın! Başka) insanların malvarlığı sayesinde, artsın diye faizle verdikleriniz (size) Allah katında bir artış sağlamaz. Oysa, Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak için karşılıksız verdikleriniz (O'nun tarafından bereketlendirilir,) işte onlar, (bu şekilde Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak isteyenler,) ödüllerini kat kat artıranlardır!

Mustafa İslamoğlu

Yine (iyi bilin ki), başka insanların mal varlığı sayesinde artsın diye faiz karşılığı verdikleriniz asla Allah katında size artış sağlamaz. Bir de Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz arındırıcı mali yükümlülükler var. İşte böyle yapanlar, ödüllerini kat kat artıranların ta kendileridir.

Süleyman Ateş

İnsanların malları içinde, artması için verdiğiniz riba, Allah katında artmaz. Ama Allah'ın yüzünü (O'nun rızasını) isteyerek verdiğiniz zekat(a gelince); işte (onu verenler sevaplarını ve mallarını) kat kat artıranlardır.

Süleymaniye Vakfı

İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faizli borç Allah katında (Allah'ın koyduğu ekonomik sistemde) artmaz, Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekat ise (öyle değildir). İşte zekat verenler, mallarını kat kat artıranlardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanların malları içinde artsın diye verdiğiniz faizli borç Allah'ın yanında artmaz. Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekata gelince; mallarını kat kat artıranlar zekat verenlerdir.

Şaban Piriş

Başkalarının malı artsın diye faize verdiğinizin Allah katında bereketi yoktur. Fakat, Allah'ın rızasını isteyerek verdiğiniz zekat böyle değildir. Kat kat artıranlar işte bunlardır.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanların malları içinde artsın diye riba olarak verdiğiniz, Allah katında artmaz. Allah'ın yüzünü isteyerek verdiğiniz zekata gelince, işte onu verenler kat kat artıranların ta kendileridir.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

İnsanların var-dövləti sayəsində artırmaq məqsədilə sələmlə verdiyiniz mal Allah yanında artmaz. Allahın Üzünü diləyərək verdiyiniz zəkata gəlincə, bilin ki, bunu edənlər mallarının bərəkətini qat-qat artıranlardır.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Sərvətinizin) xalqın mal-dövləti hesabına artması üçün sələmlə (faizlə) verdiyiniz malın Allah yanında heç bir bərəkəti (artımı) olmaz. Allah rizasını diləyərək verdiyiniz sədəqə (zəkat) isə belə deyildir. Bunu edənlər (dünyada mallarının bərəkətini, axirətdə isə öz mükafatlarını) qat-qat artıranlardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Was ihr den Wucherern an Geld gebt, damit es sich aus dem Vermögen der Menschen mehrt, vermehrt sich bei Gott nicht. Diejenigen aber, die Zakat-Spenden geben, mit denen sie Gottes Wohlgefallen anstreben, sie sind es, deren Belohnung vervielfacht werden wird.

Almanca — Der Edle Quran

Und was ihr an Ausgaben aufwendet, damit sie sich aus dem Besitz der Menschen vermehren, sie vermehren sich nicht bei Allah. Was ihr aber an Abgaben entrichtet im Begehren nach Allahs Angesicht ... - das sind diejenigen, die das Vielfache erzielen.

Almanca — M. A. Rassoul

Und was immer ihr auf Zinsen verleiht, damit es sich mit dem Gut der Menschen ver mehre; es vermehrt sich nicht vor Allah; doch was ihr an Zakah entrichtet, indem ihr nach Allahs Antlitz verlangt, sie sind es, die vielfache Mehrung empfangen werden.

Almanca — Muhammad Zaidan

Und was ihr mit Riba verleiht, damit es sich durch die Vermögenswerte der Menschen vermehrt, dies vermehrt sich bei ALLAH nicht. Doch was ihr an Zakat entrichtet, mit der ihr (das Wohlgefallen) ALLAHs anstrebt, diese sind die wirklichen Vervielfachenden.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And whatever you invest of money expecting interest or profit by way of usury to appropriate people's property wrongfully to yourselves is an ill- gotten gain which shall never yield an increment with Allah nor shall it ever grow with Him, like benevolence does and excessively. Whereas what you invest in charity or benevolence as an obligation to Allah and to satisfy your conscience shall Allah increase immeasurably and such persons are those to whom what is saved with Allah shall be redoubled to their credit.

Abdul Haleem

Whatever you lend out in usury to gain value through other people’s wealth will not increase in God’s eyes, but whatever you give in charity, in your desire for God’s approval, will earn multiple rewards.

Abdullah Yusuf Ali

That which ye lay out for increase through the property of (other) people, will have no increase with Allah: but that which ye lay out for charity, seeking the Countenance of Allah, (will increase): it is these who will get a recompense multiplied.

Abul A'la Maududi

Whatever you pay as interest so that it may increase the wealth of people does not increase in the sight of Allah. As for the Zakah that you give, seeking with it Allah's good pleasure, that is multiplied manifold.

Aisha Bewley

What you give with usurious intent, aiming to get back a greater amount from people’s wealth, does not become greater with Allah. But anything you give as zakat, seeking the Face of Allah – all who do that will get back twice as much.

Al-Hilali & Khan

And that which you give in gift[1] (to others), in order that it may increase (your wealth by expecting to get a better one in return) from other people’s property, has no increase with Allâh; but that which you give in Zakât (sadaqa - charity etc.) seeking Allâh’s Countenance, then those, they shall have manifold increase.

Ali Quli Qarai

That which you give in usury in order that it may increase people’s wealth does not increase with Allah. But what you pay as zakāt seeking Allah’s pleasure —it is they who will be given a manifold increase.

Amatul Rahman Omar

And that which you lay out as interest and usuary with a view to increase the wealth of the people does not help increase it in the sight of Allâh. But that which you present as Zakât (purifying dues) with a view to seek (thereby) the pleasure of Allâh, it is they (- the regular payers of Zakât) then who will increase (their wealth) many times over.

Arthur John Arberry

And what you give in usury, that it may increase upon the people's wealth, increases not with God; but what you give in alms, desiring God's Face, those -- they receive recompense manifold.

Bijan Moeinian

If you pay interest to someone who has loaned you money, you have not increased his wealth in the sight of God. The only way that a wealthy person may increase his "wealth" at the sight of God is through charity aimed to please God.

E. Henry Palmer

And what ye put out to usury that it may increase with the wealth of men, it shall not increase with God; but what ye put out in alms, desiring the face of God - these it is who shall gain double.

Edip-Layth

Any financial interest you have placed to grow in the people's money, it will not grow with God. But, any contribution that you have placed seeking His presence; those will be multiplied.

George Sale

Whatever ye shall give in usury, to be an increase of men's substance, shall not be increased by the blessing of God: But whatever ye shall give in alms, for God's sake, they shall receive a twofold reward.

Hamid S. Aziz

Then give to the near of kin his due, and to the needy and the wayfarer; this is best for those who desire Allah's countenance (presence, pleasure), and these it is who are successful.

Mahmoud Ghali

And whatever you bring in riba (Usury and other forms of unlawful gain) that it may augment upon (other) persons' (Usury and other forms of unlawful gain) wealth, then it does not augment in the Providence of Allah; and whatever you bring in Zakat, (Poor-dues) willing to seek the Face of Allah, then those are they who will get (recompense) manifold.

Marmaduke Pickthall

That which ye give in usury in order that it may increase on (other) people's property hath no increase with Allah; but that which ye give in charity, seeking Allah's Countenance, hath increase manifold.

Mohamed Ahmed - Samira

What you give on interest to increase (your capital) through others' wealth, does not find increase with God; yet what you give (in alms and charity) with a pure heart, seeking the way of God, will be doubled.

Muhammad Asad

And [remember:] whatever you may give out in usury so that it might increase through [other] people’s possessions will bring [you] no increase in the sight of God whereas all that you give out in charity, seeking God’s countenance, [will be blessed by Him:] for it is they, they [who thus seek His countenance] that shall have their recompense mul­tiplied!

Mustafa Khattab

Whatever loans you give, ˹only˺ seeking interest at the expense of people’s wealth[1] will not increase with Allah. But whatever charity you give, ˹only˺ seeking the pleasure of Allah—it is they whose reward will be multiplied.

Progressive Muslims

And any financial interest you have placed to grow in the people's money, it will not grow with God. And any contribution that you have placed seeking His presence, then those will be multiplied.

Sahih International

And whatever you give for interest to increase within the wealth of people will not increase with Allah. But what you give in zakah, desiring the countenance of Allah - those are the multipliers.

Sam Gerrans

And what you give of usury that it might increase in the wealth of men, there is no increase with God; but what you give of purity, desiring the face of God: it is they who receive recompense manifold.

Shabbir Ahmed

And the wealth you give in usury in order that it may increase on other people's money has no increase with Allah. But that you give in charity, seeking Allah's Approval, these are the ones who will have their return multiplied. (2:275-276), (3:129), (74:6).

Syed Vickar Ahamed

And that which you put aside in interest (as your own to be spent) to grow by using the property of (other) people, (that) will have no increase with Allah: But that which you give for charity, in search of Allah’s Holy Face, that will grow: These (are the people) who will get a reward many times larger.

Taqi Usmani

Whatever Ribā (increased amount) you give, so that it may increase in the wealth of the people, it does not increase with Allah; and whatever Zakāh you give, seeking Allah’s pleasure with it, (it is multiplied by Allah, and) it is such people who multiply (their wealth in real terms.)

The Monotheist Group

And any usury you have taken to grow from the money of the people, it will not grow with God. And any contribution that you have placed seeking the face of God, then those will be multiplied.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Tout ce que vous donnerez à usure pour augmenter vos biens aux dépens des biens dʹautrui ne les accroît pas auprès dʹAllah, mais ce que vous donnez comme Zakât, tout en cherchant la Face dʹAllah (Sa satisfaction)... Ceux-là verront (leurs récompenses) multipliées.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Ew malê ku we (bi selef ) daye xelkê da ku ji malê wan malê we zêde bibe, vêca ew li cem Xwedê qet zêde nabe. Ew a ku we bi zekat daye ku hûn bi wê rizaya Xwedê divên, vêca ha ew in ên ku xêra wan qat bi qat zêde dibe.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En de (lening op) woeker, die jullie geven om het ten koste van de bezittingen van de mensen te laten groeien, groeit bij God niet. Maar de zakaat die jullie geven terwijl jullie Gods aangezicht zoeken? zij zijn het die het laten verveelvoudigen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Wat gij in woeker zult geven, om het uwe met der menschen bezittingen te vergrooten, zal niet vergroot worden, dan door Gods zegen; maar wat gij aan aalmoezen geeft voor Gods zaak, daarvoor zult gij eene tweevoudige belooning ontvangen.

Hollandaca — Siregar

Wat jullie van eigendommen van de mensen gegevon hebben als rente om te vermeerderen: het vermeerdert niets bij Allah. Maar wat jullie aan zakât hebben gegeven, het welbehagen van Allah wensend: zij zijn degenen voor wie (hun beloningen) verveelvuldigd worden.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

И то (имущество), что вы даете (в долг) (людям) (с целью) роста, чтобы оно увеличилось в имуществе людей (будь оно ростовщическим займом или даже подарком), – не увеличится оно у Аллаха. А то, что вы даете из закята, желая (этим) (в Вечной жизни) (увидеть) лик Аллаха, то такие (являются) теми, которые увеличивают (свое имущество).

Rusça — Osmanov

То, что вы отдаете в рост с целью увеличить [вашу долю] в людских богатствах, не умножит ничего перед Аллахом. А то, что вы подаете в виде заката, стремясь к благоволению Аллаха, [посредством] такого [воздаяние вам] приумножится.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Vad ni lånar ut i ockersyfte för att det skall växa (i värde) på bekostnad av (andra) människors egendom, växer inte (i värde) inför Gud; men det ni ger till de behövande för att vinna Guds välbehag (välsignar Han) med en mångdubbel belöning.