(31-32) Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dini anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.
مُنِيبِينَ اِلَيْهِ وَاتَّقُوهُ وَاَقِيمُوا الصَّلٰوةَ وَلَا تَكُونُوا مِنَ الْمُشْرِكِينَ مِنَ الَّذِينَ فَرَّقُوا دِينَهُمْ وَكَانُوا شِيَعًا كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِمْ فَرِحُونَ
munībīne ileyhi ve tteḳūhu ve eḳīmū S-Salāte ve lā tekūnū mine l-muşrikīne / mine (e)lleƶīne ferraḳū dīnehum ve kānū şiyeǎn kullu Hizbin bimā ledeyhim feriHūne
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (82 / 82 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulbaki Gölpınarlı
O şirk koşanlardan ki, dinlerinde aykırılığa düşmüşler de bölük bölük olmuşlardır ve her zümre, kendisinde bulunana râzı olup gitmiştir.
Abdulkadir Gölpınarlı
O şirk koşanlardan ki, dinlerinde aykırılığa düşmüşler de bölük bölük olmuşlardır ve her zümre, kendisinde bulunana râzı olup gitmiştir.
Adem Uğur
Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayın. Bunlardan) her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.
Ahmed Hulusi
Din anlayışları parça parça olup ve cemaatlere bölünenlerden olmayın. . . Her cemaat kendindeki (din anlayışı) ile sevinip mutlu olmakta!
Ahmet Tekin
Dinlerinden ayrılanlar, dinlerini, düzenlerini, kültürlerini, medeniyetlerini, birliklerini parçalayanlar, tefrika içinde etkisiz, itibarsız yaşayanlar gibi olmayın. Hizipleşerek, gruplaşarak, ayrılık davası güderek, birbirlerine düşmanca davranan, dinî ve insanî ilişkilerini kesen bölünmüş, baskıcı, zorba, medeniyetten nasiplenmemiş, Allah’ın kitabından, sünnetten ve ümmetten ayrılan kapalı cemaatler, toplumlar haline gelmeyin. Bütün müslümanlar, İslâm’a, Kur’ân’a, sünnete, müşterek ilkelere sarılarak Allah’ın lütfunu bekleyecekleri yerde, her hizip Kur’ân’dan, müşterek ilkelerden ayrılarak, kendi düşünceleri ve anlayışlarıyla, sahip oldukları geçici menfaatlerle avunurlar, sevinirler.
Ahmet Varol
O dinlerini parça parça eden ve kendileri de değişik gruplara ayrılanlardan (olmayın). Her grup kendi yanında olanla sevinmektedir.
Ali Bulaç
(O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.
Ali Fikri Yavuz
O müşriklerden ki, (emredildikleri) dinlerini (terk edib ihtilâfa düştüler ve onu) parçalara ayırdılar; böylece öbek öbek olmuşlardır. Her din sahibi (grup), kendindeki dine güvenmektedir.
Ali Rıza Safa
Dinlerini parçaladılar ve mezheplere ayrıldılar. Her mezhep, kendisinde olanlarla seviniyor.
Bayraktar Bayraklı
Dinlerini parçalayan ve gruplara ayrılanlardan olmayınız! Her grup, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.
Bekir Sadak
(31-32) Allah'a yonelerek O'na karsi gelmekten sakininiiz, namaz kiliniz, dinlerinde ayriliga dusup firka firka olan, her firkasinin da kendisinde bulunanla sevindigi musriklerden olmayiniz.
Celal Yıldırım
Onlar ki, dinlerini parçalayıp gruplara ayrıldılar ve her grup benimsediği şeyle sevinmektedir.
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
(31-32) Gönülden O’na yönelin, O’na saygısızlıktan sakının, namazı kılın ve şirke sapanlardan, dinlerinde ayrılığa düşüp -her bir grubun kendindekini beğendiği- fırkalara ayrılanlardan olmayın.
Diyanet İşleri
(31-32) Allah'a yönelmiş kimseler olarak yüzünüzü hak dine çevirin, O'na karşı gelmekten sakının, namazı dosdoğru kılın ve müşriklerden; dinlerini darmadağınık edip grup grup olan kimselerden olmayın. (Ki onlardan) her bir grup kendi katındaki (dini anlayış) ile sevinip böbürlenmektedir.
Diyanet İşleri (eski)
(31-32) Allah'a yönelerek O'na karşı gelmekten sakınınız, namaz kılınız, dinlerinde ayrılığa düşüp fırka fırka olan, her fırkasının da kendisinde bulunanla sevindiği müşriklerden olmayınız.
Diyanet Vakfi
Dinlerini parçalayan ve bölük bölük olanlardan (olmayın. Bunlardan) her fırka, kendilerinde olan ile böbürlenmektedir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
O müşriklerden (olmayın ki) onlar, dinlerini ayırıp öbek öbek olmuşlardır. Her grup kendilerindekine güvenmektedir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Onlardan (olmayın) ki, dinlerini ayırıp öbek öbek olmuşlardır. Her grup kendilerindekine güvenmektedir.
Elmalılı Hamdi Yazır
Onlardan ki dinlerini ayırıb öbek öbek olmuşlardır, her hizib kendilerindekine güvenmektedir
Erhan Aktaş
Dinlerini parçalara bölen, gruplara ayrılan ve her grubun kendi yanındakiyle böbürlendiği kimselerden olmayın.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
Dinlerini parçalara bölen, gruplara ayrılan ve her grubun kendi yanındakiyle böbürlendiği kimselerden olmayın.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
Dinlerini parçalara bölen, gruplara ayrılan ve her grubun kendi yanındakiyle böbürlendiği kimselerden olmayın.
Fizilal-il Kuran
Müşrikler dinlerini parçaladılar ve bölük bölük oldular. Bunlardan her fırka kendi yanındakiyle böbürlenmektedir.
Gültekin Onan
(O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayırmış ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.
Hamdi Döndüren
(O ortak koşanlardan ki) dinlerini parçalayıp bölük bölük olmuşlardır. Her fırka yanında olan ile sevinmektedir.
Hasan Basri Çantay
(O müşriklerden) ki onlar dinlerini darma dağınık etmişler, fırka fırka olmuşlardır. (Bunlardan) her zümre, nezdlerinde olanla böbürlenicidirler.
Hasib Asutay
Dinlerini parça parça eden ve kendileri de fırkalara ayrılan kimselerden (olmayın). Her grup kendi yanında olanla (inançlarıyla) sevinmektedir.
Hayrat Neşriyat
O (müşrik) kimselerden ki, dinlerini parçalayıp kısım kısım oldular. (Ve üstelik onlardan) her tâife, kendi yanlarında olan (din) ile sevinen kimselerdir.
İbni Kesir
Onlar ki; dinlerinde ayrılığa düşüp fırka fırka olmuşlardır. Her zümre kendi yanında olanla sevinir durur.
Mehmet Okuyan
Dinlerini parça parça edip gruplara ayrılanlardan (olmayın! Bunlardan) her grup, kendi yanında bulunanla sevinmektedir.
Muhammed Esed
(yahut) inançlarının bütünlüğünü bozarak parçalara bölünen ve her grubun yalnız kendi sahip olduğu (ilkelerle) övündüğü kimselerden olma!
Mustafa İslamoğlu
(Bir de) şunlardan olmayın ki, onlar dinlerini paramparça ettiler de (birbirine karşıt) taraftarlar haline geldiler; (artık) her hizip kendi elinde kalanla övünmekteler.
Ömer Nasuhi Bilmen
O kimselerden ki, dinlerini parçaladılar ve fırka fırka oldular. (Onlardan) Her tâife, kendi yanlarında olan ile sevinicidirler.
Ömer Öngüt
Onlar ki dinlerinde ayrılığa düşüp fırka fırka oldular. Her fırka kendi tuttuğu yoldan memnudur, yanında bulunan (din veya kitapla) sevinmektedir.
Suat Yıldırım
(31-32) Başka her şeyden geçerek O’na tam gönül verin, O’na karşı gelmekten sakının, namazı hakkıyla ifa edin! Ve asla dinlerini parça parça edip kendileri de öbek öbek olan o müşriklerden olmayın! Öyle ki her hizip, kendi yanındakiyle böbürlenmektedir.
Süleyman Ateş
(O ortak koşanlardan olmayın ki onlar) Dinlerini parçaladılar ve bölük bölük oldular. Her parti kendi yanındakiyle sevin(ip övün)mektedir.
Süleymaniye Vakfı
dinlerini bölüp parçalayan ve gruplar haline gelenlerden... Her hizip kendinde olanla mutludur.
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Birilerine bağlanarak dinlerini bölenlerden olmayın. Her cemaat kendinde olanla övünüp durur.
Şaban Piriş
Dinlerini parçalayan ve kendileri de grup grup olanlardan. Her parti kendi yanında olanlarla sevinir.
Tefhim-ul Kuran
(O müşrikler ki,) Kendi dinlerini fırkalara ayıran ve kendileri de parça parça olmuşlardır; ki her grup kendi elindekiyle övünüp sevinç duymaktadır.
Ümit Şimşek
O müşrikler ki, dinlerini parçalayıp bölük pörçük olmuşlardır; her topluluk kendisininkiyle övünür, durur.
Yaşar Nuri Öztürk
Onlardan ki, dinlerini parçalayıp hizipler/fırkalar haline geldiler. Her hizip kendi elindekiyle sevinip övünür.
Azerice (2)
Azerice — Alihan Musayev
O kəslərdən ki, öz dinini bölüb firqələrə ayrıldılar. Hər firqə öz təriqətini üstün bilib sevinir.
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
O kəslərdən ki, öz dinini parçalayıb firqə-firqə oldular (bəʼzisi bütlərə, bəʼzisi günəşə və aya, bəʼzisi ulduzlara səcdə etməyə başladılar). Hər bir firqə öz dininə (öz dininin haqq olduğuna) sevinər.
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
unter diejenigen, die ihre Religion durch Streitigkeiten in Sekten zersplittern! Jede Sekte hält ihre Meinung für die richtige.
Almanca — Der Edle Quran
zu denjenigen, die ihre Religion spalteten und zu Lagern geworden sind, wobei jede Gruppierung froh ist über das, was sie bei sich hat.
Almanca — M. A. Rassoul
Von denen, die ihren Glauben gespalten haben und zu Parteien geworden sind - jede Partei freut sich über das, was sie selbst hat.
Almanca — Muhammad Zaidan
von denjenigen, die ihren Din spalteten und zu Parteien wurden. Jede Partei ist über das, worüber sie verfügt, äußerst erfreut.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
who divided their same religion -Polytheism- into various denominations, each forming a bigoted adherence of a sect and each holding certain views and rejoicing at its distinctive name and its own place of worship (some worship the Jinn, others the angels, others the priests, the rabbins, stones and trees, stars, planets, fire, day, night and kings).
Abdul Haleem
those who divide their religion into sects, with each party rejoicing in their own.
Abdullah Yusuf Ali
Those who split up their Religion, and become (mere) Sects,- each party rejoicing in that which is with itself!
Abul A'la Maududi
those who have split up their religion and have become divided into sects, each party exulting in what they have.
Aisha Bewley
those who split up their deen, and form into sects, each faction exulting in what they have.
Al-Hilali & Khan
Of those who split up their religion (i.e. who left the true Islâmic Monotheism), and became sects, [i.e. they invented new things in the religion (Bid‘ah ), and followed their vain desires], each sect rejoicing in that which is with it.[1]
Ali Quli Qarai
—of those who split up their religion and became sects: each faction exulting in what it possessed.
Amatul Rahman Omar
Of those who have split up their faith and have divided themselves into sects so that every party is happy with what they have.
Arthur John Arberry
even of those who have divided up their religion, and become sects, each several party rejoicing in what is theirs.
Bijan Moeinian
The latter are those who [like Christians] divided themselves into different sects [each one adding their own man-made rules to the natural religion which was originally offered to them by God through His Prophets] each enjoying what pleases them!
E. Henry Palmer
Of those who have divided their religion and become sects, every party in what they have, rejoice.
Edip-Layth
Or like those who split up their system, and they became sects; each group happy with what it had.
George Sale
Of those who have made a schism in their religion, and are divided into various sects; every sect rejoice in their own opinion.
Hamid S. Aziz
Turning to Him only, and be careful of your duty to Him and keep up prayer and be not of those who ascribe partners to Him (polytheists),
Mahmoud Ghali
Of the ones who have caused disunity in their religion and become sects, each party exulting with what they have close to them.
Marmaduke Pickthall
Of those who split up their religion and became schismatics, each sect exulting in its tenets.
Mohamed Ahmed - Samira
(Or) one of those who created rifts in their order and are divided into sects, with each group exulting in what it has (carved out for itself) --
Muhammad Asad
[or] among those who have broken the unity of their faith and have become sects, each group delighting in but what they themselves hold [by way of tenets].
Mustafa Khattab
˹like˺ those who have divided their faith and split into sects, each rejoicing in what they have.
Progressive Muslims
Or like those who split-up their system, and they became sects, each group happy with what it had.
Sahih International
[Or] of those who have divided their religion and become sects, every faction rejoicing in what it has.
Sam Gerrans
Of those who divide their doctrine and become sects, each party exulting at what it has.
Shabbir Ahmed
The MUSHRIKEEN who split up their religion, and become sects - each sect delighting in whatever beliefs they have. ((3:104), (6:160), (23:53), (42:13). Sectarianism is invariably based upon taking humans as 'authorities').
Syed Vickar Ahamed
(And you do not be from) those who break up their Religion, and become (divided into) sects— Each sect becoming happy in that which is its own.
Taqi Usmani
- among those who split up their religion and became sects. Each group is happy with what it has before it.
The Monotheist Group
From those who have divided their system and become sects, each group is happy with what it has.
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
parmi ceux qui ont divisé leur religion et sont devenus des sectes, chaque parti exultant de ce quʹil détenait.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
Nebin ji wan ên ku dînê xwe ji hev parçe kirin û bûne bend û civat ku her hevbendiyek bi ya li cem xwe dilşad dibe.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
tot hen die hun godsdienst opsplitsen en tot sekten zijn geworden; elke sekte is blij over wat zij hebben.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Van hen die eene scheuring in hunnen godsdienst hebben gemaakt, en in verschillende secten zijn verdeeld, verblijdt iedere secte zich in hare eigen meening.
Hollandaca — Siregar
Behorend tot degenen die hun godsdienst hebben opgesplitst en tot groepen zijn geworden. Iedere groep verbeugt zich in wat zij hebben.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
из (числа) тех, которые разделили свою веру [изменили ее] и стали партиями. Каждая партия радуется тому, что у нее (думая, что она на истине, а другие заблуждаются).
Rusça — Osmanov
которые внесли раскол в свою религию и разделились на толки, [представители] каждого из которых премного довольны своими [воззрениями].
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
inte heller dem som har splittrats i sekter, där var grupp (lägger vikt vid och) gläds åt sina (särdrag).