Rum Suresi 29. Ayet — Elfaz
Fakat, zulmedenler bilgisizce nefislerinin arzularına uydular. Allah'ın (bu şekilde) saptırdığı kimseleri kim doğru yola iletir? Onların hiçbir yardımcıları yoktur.
1بَلِbelihayırİdrab (Vazgeçme) Edatı
2اتَّبَعَttebeǎuydularMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmek
3الَّذِينَ(e)lleƶīneİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
4ظَلَمُواZelemūzulmedenlerMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaibظ ل مkaranlık, zulüm, haksızlık, adaletsizlik, hak gaspı, haksız yere birini sıkıntıya sokmak
6بِغَيْرِbi ğayriolmaksızınHarf-i Cer+İsimغ ي رgetirmek, iletmek, fayda, bahşedilmiş; bir şeyi kötüye doğru değiştirmek veya bozmak, bozulmuş, kirletilmiş, bulaşmış, kötü kokulu hale getirmek; ayarlama, onarım; iki kişi arasındaki fark; kıskanç olmak; temin etmek; dışında (münhasıran), hariç, olmadan; yalan; [a manãs] başkasının sözde hakkı olan şeye katılımından hoşlanmama; küçümseme şüphesinden kaçınmak için kutsal veya dokunulmaz olana özen gösterme; Müslüman bir hükümette özgür gayrimüslim tebaanın tanınma simgesi; devesinin eşyalarını üzerinden çıkarıp onu rahatlatmak ve kolaylaştırmak isteyen kişi. mughiraat - akıncılar.
7عِلْمٍǐlminbilgi(leri)İsimع ل مİşaretlemek / imzalamak / ayırt etmek, yaratılmışlar / varlıklar, dünya, bilim / öğrenme / bilgi / enformasyon, farkındalık / bilmek. Dünyanın ve yarattıklarının üzerindeki belirtilerden dolayı Yaratanı bilmek. alim (çoğul. ulema) - iyi bilen, öğrenen/bilge kimse. Türkçe’ye girmiş türevler : ilim, alem, âlem, âlemci, bezmiâlem, harcıâlem, alim (ulema), alimallah, allame, allem kallem, ilam, ilmihal, ilmühaber, malum, talim (muallim), muallime, ulum, ilmen, ilmi, ilmiyat, ilmiye, malumat, malumatfüruş, talimat, talimatname
8فَمَنْfe menkim?İsti'nafiye Edatı+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
9يَهْدِيyehdīyola getirebilirMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibه د يYol göstermek/yönlendirmek, doğru yolu takip etmek/tutmak, doğru yola yönlendirilmiş/hidayete ermiş, bir yol/gidiş/metot/davranış tarzı/tutum. Hediye.
10مَنْmenkimseyiİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
11اَضَلَّeDelleşaşırttığıMazi FiilFi'l-i Mazi · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıض ل لYanlış yola saptı, sapmış, yolunu şaşırmış. Doğru yoldan sapmış. Doğru yolu kaçırmış veya kaybetmiş. Bir şeyi kaybetmiş ve yerini bilmiyor. Şaşırmış ve doğru yolu görememiş.
12اللّٰهُ(a)llahuAllah'ınLafza-i Celal
13وَمَاve māve yokturBağlaç+Harf-i Nefi
14لَهُمْlehumonlarınHarf-i Cer+Zamir
15مِنْminhiçbirHarf-i Cer