"Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylüyorsunuz)?" De ki: "Lütuf Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir."
وَلَا تُؤْمِنُوا اِلَّا لِمَنْ تَبِعَ دِينَكُمْ قُلْ اِنَّ الْهُدٰى هُدَى اللّٰهِ اَنْ يُؤْتٰٓى اَحَدٌ مِثْلَ مَا اُو۫تِيتُمْ اَوْ يُحَاجُّوكُمْ عِنْدَ رَبِّكُمْ قُلْ اِنَّ الْفَضْلَ بِيَدِ اللّٰهِ يُؤْتِيهِ مَنْ يَشَاءُ وَاللّٰهُ وَاسِعٌ عَلِيمٌ
ve lā tu'minū illā li men tebiǎ dīnekum ḳul inne l-hudā hudā (a)llahi en yu'tā eHadun miṧle mā ūtītum ev yuHāccūkum ǐnde rabbikum ḳul inne l-feDle bi yedi (a)llahi yu'tīhi men yeşā'u ve(a)llahu vāsiǔn ǎlīmun
Kelimeler
Tüm mealler
Meal seçin (64 / 64 görünüyor)
Türkçe
Azerice
Almanca
English
Fransızca
Kürtçe
Hollandaca
Rusça
İsveççe
Türkçe
Abdulkadir Gölpınarlı
Ve dininize uyan kişiden başkasına inanmayın. De ki: Doğru yol, ancak Allah yoludur. Size verilenin başkalarına da verildiğine ve onların, Rabbiniz katında deliller göstererek sizinle tartışacaklarına inanmayın dediler mi de, de ki: Lütuf ve ihsân ancak Allahʼın elindedir, dilediğine lütfeder ve Allahʼın lütfü boldur ve her şeyi bilir o.
Ahmed Hulusi
"Dininize tabi olmayana inanmayın!" De ki: "Hidayet, Allah hidayetidir (hakikatiniz olan Allah Esma'sının hidayeti esastır). Size verilenin bir benzeri de başka birine veriliyor diye ya da (verilenle) Rabbinizin huzurunda size galip gelecekler diye mi muhalefetiniz?" De ki: "Muhakkak ki fazl Allah elindedir, onu dilediğine verir. Allah Vasi'dir, Aliym'dir. "
Ali Bulaç
"Ve sizin dininize uyanlardan başkasına inanıp güvenmeyin." De ki: "Şüphesiz doğru yol Allah'ın dosdoğru yoludur. Size verilenin bir benzeri birine (İslam peygamberine) veriliyor ya da Rabbinizin katında onlar (müslümanlar) size karşı deliller getiriyorlar, diye mi (bu telaşınız?) De ki: "Şüphesiz 'lutuf ve ihsan (fazl)' Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah (rahmeti) geniş olandır, bilendir."
Ali Rıza Safa
"Sizin dininize bağlı olanlardan başkasına inanmayın!" De ki: "Kuşkusuz, Allah'ın gösterdiği yol, doğru yoldur!" Size verilenin bir benzeri, başkasına da verildiği için mi? Yoksa Efendinizin karşısında, size karşı kanıt getirirler diye mi? De ki: "Kuşkusuz, lütuf, Allah'ın elindedir; onu, dilediğine verir. Çünkü Allah, Lütfu Geniştir; Bilendir!"
Bayraktar Bayraklı
"Sizin dininize uymayan hiç kimseye inanmayınız" dediler. De ki: "Doğru yol, Allah'ın yoludur. Birine size verilenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda deliller getireceklerinden dolayı mı böyle söylüyorsunuz?" De ki: "Lütuf Allah'ın kudretindedir, onu dilediğine verir. Allah'ın lütfu geniştir. O herşeyi bilendir."
Diyanet (Kur'an Yolu Meali)
Ve kendi dininize uyanlardan başka hiç kimseye inanmayın.” De ki: “Doğru olan yol ancak Allah’ın gösterdiği yoldur. Birine, size verilenin benzeri veriliyor diye mi veya rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getirecekler diye mi (böyle davranıyorsunuz)?” De ki: “Kuşkusuz lütuf Allah’ın elindedir, onu dilediğine verir.” Allah (zâtında ve sıfatlarında) sınırsızdır ve her şeyi bilmektedir.
Diyanet İşleri
"Sizin dininize uyandan başkasına inanmayın" (dediler). De ki: "Şüphesiz hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylüyorsunuz)?" De ki: "Lütuf Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, lütfu geniş olandır, hakkıyla bilendir."
Elmalılı (sadeleştirilmiş)
Ve kendi dininize uyanlardan başkasına aman vermeyin." De ki: "Muhakkak doğru yol, Allah'ın yoludur, size verilen gibisi başka birine veriliyor veya Rabbinizin katında size üstün gelecek diye midir bu?" De ki: "Doğrusu nimet Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir ve Allah, nimeti bol olan, herşeyi bilendir."
Elmalılı Hamdi Yazır
Ve kendi dininize tabi' olanlardan başkasına eman vermeyin. De ki: Her halde hidayet Allah hidayeti, size verilen gibisi birine veriliyor veya rabbınızın huzurunda size galebe edecekler diye mi bu? De ki: Doğrusu fazıl Allahın elindedir, onu dilediğine verir, ve Allah vasi'dir, alimdir
Erhan Aktaş
"Kendi dininize tabi olanlardan başkasına inanmayın." dediler. De ki: "Hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilmiş olanın benzerinin verilmesinden veya Rabb'inizin katından aleyhinize kanıt getirebileceklerinden ötürü mü böyle söylüyorsunuz?" De ki: "Lütuf, Allah'ın elindedir, onu hak edene verir." Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Erhan Aktaş (10. Baskı)
"Kendi dininize tabi olanlardan başkasına inanmayın." dediler. De ki: "Hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilmiş olanın benzerinin verilmesinden veya Rabb'inizin katından aleyhinize kanıt getirebileceklerinden ötürü mü böyle söylüyorsunuz." De ki: "Lütuf, Allah'ın elindedir, onu hak edene verir." Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Erhan Aktaş (Eski Baskı)
"Kendi dininize tabi olanlardan başkasına inanmayın." dediler. De ki: "Hidayet, Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilmiş olanın benzerinin verilmesinden veya Rabb'inizin katından aleyhinize kanıt getirebileceklerinden ötürü mü böyle söylüyorsunuz.". De ki: "Lütuf, Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir." Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Gültekin Onan
"Ve sizin dininize uyanlardan başkasına güvenmeyin / inanmayın (la tüminu)." De ki: "Şüphesiz doğru yol Tanrı'nın dosdoğru yoludur. Size verilenin bir benzeri birine (islam peygamberine) veriliyor ya da rabbinizin katında onlar (müslümanlar) size karşı deliller getiriyorlar diye mi (bu telaşınız?) De ki: "Şüphesiz fazl Tanrı'nın elindedir, onu dilediğine verir. Tanrı (rahmeti) geniş olandır, bilendir".
Hamdi Döndüren
“Ve kendi dininize uyanlardan başkasına güvenmeyin!” De ki: “Doğru yol Allah’ın yoludur. Size verilenin benzeri birine veriliyor veya Rabbinizin huzurunda size üstün gelecekler diye mi (böyle yapıyorsunuz)? Yine de ki: “Kuşkusuz, lütuf Allah’ın elindedir; onu dilediğine verir. Allah, lütfu çok geniş olan, çok iyi bilendir.”
Hasan Basri Çantay
"Ve dininize tabi olandan başkasına aman vermeyin" (Habibim onlara) de ki: "Şübhesiz doğru yol Allahın yoludur" (O güruh aralarında da şöyle derler:) "Size verilenin benzeri hiç bir kimseye verilmiş olduğuna, yahud onların (müslümanların) Rabbiniz indinde size karşı deliller, hüccetler getireceklerine (inanmayın)". De ki: "Lutf-ü inayet muhakkak Allahın elindedir. Onu kime dilerse ona verir. Allah, rahmeti bol olan, her şey'i hakkıyle bilendir".
Hasib Asutay
'Ve sizin dininize uyandan başkasına inanmayın. (Resulüm!) De ki: 'Şüphesiz doğru yol, Allah'ın yoludur'. (20) (O Yahudiler) Birbirlerine şöyle derler; 'Size verilenin benzerinin başkasına verilmesinden ya da Rabbinizin huzurunda aleyhinize delil getirilmesinden mi (böyle) söylüyorsunuz?)' De ki: 'Şüphesiz lütuf Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah lütfü geniş olandır, her şeyi hakkıyla bilendir.' (20. Bu bir ara cümlesidir. Bundan sonra yine o zümrenin sözü devam edecektir.)
İbni Kesir
Kendi dininize uyanlardan başkasına inanmayın. De ki: Doğru yol, Allah'ın yoludur. Derler ki: Size verilen bir benzerinin de birine verildiğini veya Rabbınızın katında size delil gösterecekleri bir şeyi açıklamayın. De ki: Doğrusu lütuf Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir. Allah Vasi'dir, Alim'dir.
Mehmet Okuyan
Sizin dininize uyanlardan başka kimseye de inanmayın!” (Onlara) de ki: “Şüphesiz ki (gerçek) rehberlik, Allah’ın rehberliğidir. Birine size verilenin benzerinin verilmesinden dolayı veya Rabbinizin huzurunda (aleyhinize) deliller getirecekleri için mi (böyle söylüyorsunuz)?” De ki: “Şüphesiz ki lütuf, Allah’ın elindedir. Onu dilediğine (layık olana) verir. Allah (imkânları) geniş olandır, bilendir.
Muhammed Esed
ama sizin inancınıza uymayan hiç kimseye (gerçekten) inanmayın." De ki: "Tek (gerçek) rehberlik, Allah'ın rehberliğidir; size verilen (vahy)in benzerinin başka birine de verilmesi şeklinde ifa edilen (bir rehberlik)". Yoksa onlar, Rabbiniz'in huzurunda size muhalefet mi edeceklerdi? De ki: "Lütuf ve ihsan, Allah'ın elindedir; onu dilediğine bağışlar: çünkü Allah (rahmet ve cömertliğinde) sınırsızdır, her şeyi bilendir,
Mustafa İslamoğlu
fakat sizin dininize uymayan kimseye asla (yürekten) inanmayın!" (Şu hakikati) ilan et: "Doğru rehberlik sadece Allah'ın rehberliğidir; size verilenin bir benzerinin başka birine de verilmesi (zorunuza mı gitti), yoksa Rabbinizin huzurunda aleyhinize delil getirirler diye mi (korkuyorsunuz)? (Şunu da) ekle: "Lütuf ve ihsan Allah'ın elindedir, onu dilediğine bahşeder; zira Allah (lutfunda) sınırsız olandır, her şeyi bilendir:
Süleyman Ateş
"Sizin dininize uyandan başkasına güvenmeyin!" (dediler.) De ki: "Hidayet Allah'ın hidayetidir. Birine, size verilenin benzerinin verilmesinden veya Rabbinizin huzurunda aleyhinize deliller getireceklerinden ötürü mü (böyle söylüyorsunuz)?, De ki: "Lutuf Allah'ın elindedir, onu dilediğine verir, Allah(ın lutfu) geniştir, (O her şeyi) bilendir.
Süleymaniye Vakfı
Sizin dininize uymuş olandan başkasına inanıp güvenmeyin!" (dediler.) Sen de ki: "Doğru yol, Allah'ın gösterdiği yoldur." (Onlar şunu da söylediler:) "Size verilenin bir denginin başkasına da verildiğine veya Allah katında size karşı delil getireceklerine de inanmayın!" De ki: "Lütuf, Allah'ın elindedir. Onu, tercih ettiği kişiye verir. Allah, imkanları geniş olan ve daima bilendir."
Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)
Dininize uyandan başkasına güvenmeyin!" De ki "Yol Allah'ın yoludur. Bütün bunları; size verilenin bir dengi başkasına verildi veya Allah katında size karşı delil getirirler diye mi yapıyorsunuz?" De ki "Her iyilik Allah'ın elindedir. Onu, tercihini doğru yapana verir. İmkanları geniş olan ve her şeyi bilen Allah'tır."
Şaban Piriş
Dininize uyanlardan başkasına inanmayın, dediler. De ki: -Doğru yol, sadece Allah'ın gösterdiği yoldur. Size verilen bir başkasına da verildi veya Rabbiniz katında size üstün gelecekler diye mi (telaşlanıyorsunuz)? De ki: -Nimet ve ihsan Allah'ın elindedir. Onu dilediğine verir. Allah, ihsanı bol olan, her şeyi bilendir.
Yaşar Nuri Öztürk
Dininize uyandan başkasına inanmayın." Söyle onlara: "Hidayet, Allah'ın kılavuzlamasıdır. Size verilenin benzeri bir başkasına veriliyor yahut Rabbinizin katında tartışarak size üstün gelecekler diye mi bütün bunlar?" De ki: "Lütuf Allah'ın elindedir; onu dilediğine verir. Allah Vasi'dir, varlığı sürekli genişletir; Alim'dir, herşeyi en iyi şekilde bilir."
Azerice (1)
Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov
Sizin dininizə tabe olanlardan başqa heç kəsə inanmayın!″ (Ya Rəsulum! Onlara) söylə: ″Əlbəttə, doğru yol, Allahın yoludur″. (Yəhudilər öz adamlarına dedilər:) ″Sizə verilən şeyin (Tövratın və bəʼzi digər neʼmətlərin) bənzərinin başqa birisinə (müsəlmanlara) veriləcəyinə, yaxud Rəbbiniz yanında onların sizinlə mübahisə edəcəyinə (inanmayın)!″ (Ya Rəsulum!) De: ″Həqiqətən, neʼmət Allahın əlindədir və onu istədiyi şəxsə bəxş edər. Allah (rəhməti ilə) genişdir. (O, hər şeyi) biləndir!″
Almanca (4)
Almanca — Al-Azhar
Verlaßt euch nur auf diejenigen, die euren Glauben befolgen!ʺ Sprich: ʺDie wahre Rechtleitung kommt von Gott. Es widerstrebt euch, (ihr Schriftbesitzer,) daß andere eine Offenbarung bekommen wie ihr oder daß sie sich ihrer vor Gott als Argument gegen euch bedienen. ʺ Sprich: ʺAlle Gunst liegt in Gottes Hand. Er gewährt sie, wem Er will. Gott ist allumfassend, allwissend.
Almanca — Der Edle Quran
Und glaubt nur jemandem, der eurer Religion folgt. Sag: Gewiß, die (wahre) Rechtleitung ist Allahs Rechtleitung. (Und glaubt nicht,) daß (auch) jemandem (anderen) das gleiche gegeben werde, was euch gegeben wurde, oder daß man mit euch (zu Recht) vor eurem Herrn streite. Sag: Gewiß, die Huld liegt in Allahs Hand. Er gewährt sie, wem Er will. Und Allah ist Allumfassend und Allwissend.
Almanca — M. A. Rassoul
Und glaubt nur denen, die eure Religion befolgen.ʺ Sprich: ʺSeht, die (wahre) Rechtleitung ist die Rechtleitung Allahs.ʺ Daß (auch) einem (anderen) gegeben werde was euch gegeben worden ist, oder wenn sie mit euch vor eurem Herrn streiten, so sprich: ʺSeht, die Huld ist in Allahs Hand, Er gewährt sie, wem Er will. Und Allah ist Allumfassend und Allwissend.
Almanca — Muhammad Zaidan
Und glaubt niemandem außer dem, der eurem Din gefolgt ist - sag: ʺGewiß, die (wahre) Rechtleitung ist die Rechtleitung ALLAHs.ʺ - damit keinem etwas Ähnliches zuteil wird, was euch zuteil wurde und damit sie mit euch vor eurem HERRN nicht disputieren können.ʺ Sag: ʺGewiß, die Gunst liegt bei ALLAH. ER läßt sie zuteil werden, wem ER will.ʺ Und ALLAH ist allumfassend, allwissend.
English (26)
Abdel Khalek Himmat
They caution their people against you and express their thoughts in words. "Do not trust any one, " they say, "except those who follow the same law." Say to them, O Muhammad: "Indeed the only law consented to by Allah is the law based on the course steered by Allah; the only course leading to the path of righteousness where Providence is the guide." They caution their people against discoursing you Muslims on divine matters lest you use this knowledge to claim a Book and a Prophet of your own or that you may use the part of it which is against their interest and confound them before Allah, your Creator when all assemble in His Venerable and revered Majestic presence. Say to them, O Muhammad "grace rests in the hands of Allah. He confers it on whom He will and Allah is Wasi’un(Omnipresent) and 'Alimun".
Abdul Haleem
but do not sincerely believe in anyone unless he follows your own religion’- [Prophet], tell them, ‘True guidance is the guidance of God’- [they say], ‘Do not believe that anyone else could be given a revelation similar to what you were given, or that they could use it to argue against you in your Lord’s presence.’ [Prophet], tell them, ‘All grace is in God’s hands: He grants it to whoever He will- He is all embracing, all knowing-
Abdullah Yusuf Ali
"And believe no one unless he follows your religion." Say: "True guidance is the Guidance of Allah: (Fear ye) Lest a revelation be sent to someone (else) Like unto that which was sent unto you? or that those (Receiving such revelation) should engage you in argument before your Lord?" Say: "All bounties are in the hand of Allah: He granteth them to whom He pleaseth: And Allah careth for all, and He knoweth all things."
Abul A'la Maududi
They also say among themselves: 'Do not follow anyone except him who follows your faith.' Say: 'Surely true guidance is Allah's. It is His favour that anyone should be given the like of what you have been given in the past, and that others should have been given firm evidence to proffer against you before your Lord.' Say: 'Surely bounty is in the Hand of Allah; He gives it to whom He wills. Allah is All-Embracing, All-Knowing.
Aisha Bewley
Do not trust anyone except for those who follow your deen. ’ Say, ‘Allah’s guidance is true guidance. But you think it is impossible for anyone to be given the same as you were given, or to argue with you before your Lord.’ Say, ‘All favour is in Allah’s Hand and He gives it to whoever He wills. Allah is All-Encompassing, All-Knowing.
Al-Hilali & Khan
And believe no one except the one who follows your religion. Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Verily! Right guidance is the Guidance of Allâh" and do not believe that anyone can receive like that which you have received, otherwise they would engage you in argument before your Lord. Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "All the bounty is in the Hand[1] of Allâh; He grants to whom He wills. And Allâh is All-Sufficient for His creatures’ needs, All-Knower."
Ali Quli Qarai
‘And do not believe anyone except him who follows your religion. ’ Say, ‘Indeed [true] guidance is the guidance of Allah.’ ‘[And do not believe] that anyone may be given the like of what you were given, or that he may argue with you before your Lord.’ Say, ‘Indeed all grace is in Allah’s hand; He grants it to whomever He wishes, and Allah is all-bounteous, all-knowing.
Amatul Rahman Omar
`Yet avow this belief only for the sake of those who follow your creed. ' Say, `Surely, the true guidance is Allâh's guidance', (and they also said, `Do not believe,) that anyone will ever be given the like of that (gift of prophethood) which you have been given, or that they will ever be able to prevail upon you in argument before your Lord.' Say, `Eminence (of prophethood and sovereignty) is entirely in the hands of Allâh. He confers it to whomsoever He will.' And Allâh is All-Embracing, All-Knowing.
Arthur John Arberry
and believe not any but him who follows your religion. ' Say: 'The true guidance is God's guidance -- that anyone should be given the like of what you have been given, or dispute with you before your Lord.' Say: 'Surely bounty is in the hand of God; He gives it unto whomsoever He will; and God is All-embracing, All-knowing.
Bijan Moeinian
[Their contention is:] "follow only the one who is of your own religion. " [In response to such statement] say to them: “The true guidance comes from God (and not necessarily from someone of your own religion) Now if they start disputing with you about the subject Say: “ Blessing someone with His revelation is at the discretion of God, the Generous, the knowledgeable [He may, therefore, bless whoever He wills with His revelations whether the person is a Jew or not.)”
E. Henry Palmer
'do not believe save one who followeth your religion. ' Say, 'Verily, the (true) guidance is the guidance of God, that one should be given like what ye are given.' Or would they dispute with you before your Lord, say, 'Grace is in the hand of God, He gives it to whom he pleases, for God both comprehends and knows.
Edip-Layth
"Do not acknowledge except for those who follow your system."-- say, "The guidance is God's guidance."-- "That anyone should be given similar to what you have been given, or that they debate with you at your Lord." Say, "The bounty is in God's hand, He gives it to whom He chooses, and God is Encompassing, Knowledgeable."
George Sale
And believe him only who followeth your religion. Say, verily the true direction is the direction of God, that there may be given unto some other a revelation like unto what hath been given unto you. Will they dispute with you before your Lord? Say, surely excellence is in the hand of God, he giveth it unto whom he pleaseth; God is bounteous and wise:
Hamid S. Aziz
"Do not believe save one who follows your religion. " Say (unto them), "Verily, the (true) guidance is the guidance of Allah (alone), that any one should be given like what you are given." Or would they dispute with you before your Lord. Say, "The Bounty is in the hand of Allah, He gives it to whom he pleases, for Allah is All-Embracing, All-Knowing.
Mahmoud Ghali
And do not believe anyone except him who has followed your religion. " Say, "Surely the guidance is the guidance of Allah, "- that anyone should be brought the like of what you have been brought, or that they would argue against you in the (Meeting) with your Lord. Say, "Surely Grace is in the Hand of Allah; He brings it to whomever He decides; and Allah is Ever- Embracing, Ever-Knowing."
Marmaduke Pickthall
And believe not save in one who followeth your religion - Say (O Muhammad): Lo! the guidance is Allah's Guidance - that anyone is given the like of that which was given unto you or that they may argue with you in the presence of their Lord. Say (O Muhammad): Lo! the bounty is in Allah's hand. He bestoweth it on whom He will. Allah is All-Embracing, All-Knowing.
Mohamed Ahmed - Samira
"And do not believe those who do not belong to your faith. " Say: "True guidance is the guidance of God -- that any may be given the like of what has been given you." Will they argue with you before your Lord? Say: "God's is the bounty. He gives whomsoever He please, for He is infinite and all-wise."
Muhammad Asad
but do not [really] believe anyone who does not follow your own faith. " Say: "Behold, all [true] guidance is God's guidance, consisting in one's being granted [revelation] such as you have been granted." Or would they contend against you before your Sustainer? Say: "Behold, all bounty is in the hand of God; He grants it unto whom He wills: for God is infinite, all-knowing,
Mustafa Khattab
And only believe those who follow your religion." Say, ˹O Prophet,˺ "Surely, ˹the only˺ true guidance is Allah’s guidance.” ˹They also said,˺ “Do not believe that someone will receive ˹revealed˺ knowledge similar to yours or argue against you before your Lord.” Say, ˹O Prophet,˺ “Indeed, all bounty is in the Hands of Allah—He grants it to whoever He wills. And Allah is All-Bountiful, All-Knowing.”
Progressive Muslims
"And do not believe except to those who follow your system. " Say: "The guidance is God's guidance." "That anyone should be given similar to what you have been given, or that they debate with you at your Lord." Say: "The bounty is in God's hand, He gives it to whom He chooses, and God is Encompassing, Knowledgeable."
Sahih International
And do not trust except those who follow your religion. " Say, "Indeed, the [true] guidance is the guidance of Allah. [Do you fear] lest someone be given [knowledge] like you were given or that they would [thereby] argue with you before your Lord?" Say, "Indeed, [all] bounty is in the hand of Allah - He grants it to whom He wills. And Allah is all-Encompassing and Wise."
Sam Gerrans
“And believe not save him who follows your doctrine.” Say thou: “Guidance is the guidance of God, that one be given the like of what you have been given.” Or would they argue with you before your Lord? Say thou: “Bounty is in the hand of God, He gives it to whom He wills.” And God is encompassing and knowing,
Shabbir Ahmed
"And do not really believe in anyone who does not follow your own religion. " Say (O Messenger), "The True Guidance is God's Guidance that has been revealed to this Prophet as it came to you before. Do you wish to contend about your Sustainer?" Say, "All Grace is in Allah's hand. He bestows His Grace of Revelation according to His Laws. Allah is all-Embracing, all-Knowing." And He has chosen a non-Israelite Prophet for this Grace (7:157).
Syed Vickar Ahamed
"And believe no one except the one who follows your religion. " Say: "The True guidance is the Guidance of Allah: (Be sure) that a revelation may be sent to someone (else) like that which was sent to you: Or that those (receiving such revelation) should argue with you before your Lord?" Say: "All bounties are in the hands of Allah: He grants them to whom He pleases: And Allah is Enough (Wasi’), All Knowing (Aleem)."
Taqi Usmani
But do not believe (for real) except in those who follow your faith." Say, "(Real) guidance is the guidance of Allah.” (But all that you do is due to your envy) that someone is given what is similar to that which you have been given, or that they argue against you before your Lord.” Say, “The bounty is in the hands of Allah. He gives it to whom He wills. Allah is All-Embracing, All-Knowing.
The Monotheist Group
"And do not believe except in he who follows your system." Say: "The guidance is the guidance of God." That anyone should be given similar to what you have been given, or that they debate with you at your Lord. Say: "The bounty is in the hand of God, He gives it to whom He chooses, and God is Encompassing, Knowledgeable."
Fransızca (1)
Fransızca — Muhammad Hamidullah
(Et les gens du Livre disent à leurs coreligionnaires): ʺNe croyez que ceux qui suivent votre religion...ʺ Dis: ʺLa vraie direction est la direction dʹAllahʺ - (et ils disent encore: Vous ne devez ni approuver ni reconnaître) que quelquʹun dʹautre que vous puisse recevoir comme ce que vous avez reçu de sorte quʹils (les musulmans) ne puissent argumenter contre vous auprès de votre Seigneur. Dis-(leur): En vérité, la grâce est en la main dʹAllah. Il la donne à qui Il veut. La grâce dʹAllah est immense et Il est Omniscient.
Kürtçe (1)
Kürtçe Meal
(Cihûyan ji hev re gotin:) Hûn bes ji yê ku li ser dînê we be bawerî pê bînin -(Ji wan re) bibêje: rêka rast û durist encax rêka Xwedê ye- da ku ya ji bo we hatî dayîn ji kesekî din re neyê dayîn û da ku li cem Xwedê we şermezar û bêdelîl neêxin. Bibêje: Dayîn û kerem bi destê Xwedê ye, Ew kê bivê dide wî. Teqez Xwedê (bi kerem û dayîna xwe) destfireh û zana ye.
Hollandaca (3)
Hollandaca — Fred Leemhuis
En gelooft slechts hen die jullie godsdienst volgen.ʺ -- Zeg: ʺDe leidraad is Gods leidraadʺ -- ʺ(en gelooft niet) dat er aan iemand hetzelfde gegeven is als aan jullie of dat zij tegen jullie bij jullie Heer twisten.ʺ Zeg: ʺDe goedgunstigheid is in Gods hand. Hij geeft haar aan wie Hij wil. God is alomvattend en wetend.
Hollandaca — Salomo Keyzer
Geloof slechts hem, die uwen godsdienst volgt. Zeg: De ware leiding is Gods leiding; indien zij ook een ander is geopenbaard, zooals zij u gegeven is. Zullen zij voor God met u strijden? Zeg hun: Al het goede is in Gods hand. Hij geeft het aan wien hij wil; want hij is goed en wijs.
Hollandaca — Siregar
En gelooft slechts hen die jullie godsdienst volgen, zegt: ʺVoorwaar, de Lieding is de Leiding van Allah en (gelooft niet) dat er aan iemand hetzelfde is gegeven als aan jullie werd gegeven, of dat Zij tegen jullie bij jullie Heer twisten.ʺ Zeg: ʺVoorwaar, de gunst is van de Hand van Allah, die Hij geeft aan wie Hij wil; Allah is Alomvattend, Alwetend.
Rusça (2)
Rusça — Ebu Adel
И не верьте никому, кроме того, кто последовал за вашей религией [кроме иудеев]». Скажи (им) (о, Посланник): «Поистине, наставление (и содействие) (на Веру) – это наставление (и содействие) Аллаха» [Аллах дарует Веру тому, кому пожелает]. (И также люди Писания говорят: «Не давайте сподвижникам Мухаммада узнать хоть что-либо из того знания, которое есть у вас, ибо этим самым получится так), что будет дано кому-нибудь (из людей) то же, что было дано вам или они [верующие] станут препираться [спорить] с вами пред вашим Господом (приводя в качестве доводов ваши же слова, и одержат верх над вами)» [Иудеи не хотели, чтобы верующие знали наравне с ними, опасаясь, что этим самым верующие обретут превосходство над ними]. Скажи (им) (о, Посланник): «Поистине, (превосходящая) щедрость – в руке Аллаха: Он дарует ее тем, кому пожелает!» И ведь Аллах – объемлющий, знающий!
Rusça — Osmanov
И верьте только тем, кто последовал вашей религииʺ. Скажи [, Мухаммад]: ʺВоистину, прямое руководство - только от Аллахаʺ. Разве они станут [, о муслимы], препираться с вами пред вашим Господом? Скажи [, Мухаммад]: ʺВоистину, милость - во власти Аллаха. Он дарует ее, кому пожелаетʺ. Воистину, Аллах - всеобъемлющий, знающий.
İsveççe (1)
İsveççe — Knut Bernström
Tro inte på någon som inte bekänner sig till er religion!ʺ Säg: ʺDen (sanna) vägledningen är Guds vägledning; (är ni rädda) att andra skall få del av sådana (uppenbarelser) som ni har tagit emot? Eller att de skall tvista med er inför er Herre?ʺ Säg: ʺGuds nådegåvor är i Hans hand; Han skänker dem till den Han vill. Gud når överallt och Han vet allt,