Al-i İmran Suresi 68. Ayet — Elfaz
Şüphesiz, insanların İbrahim'e en yakın olanı, elbette ona uyanlar, bir de bu peygamber (Muhammed) ve mü'minlerdir. Allah da mü'minlerin dostudur.
1اِنَّinnedoğrusuHarf-i Nasb
3النَّاسِn-nāsiinsanlarınMarife (Belirlilik Takısı)+İsimن و سsallamak, durmak, hareket etmek, fırlatmak. İnsanlık, insanlar, diğerleri, erkekler.
4بِاِبْرٰهِيمَbi ibrāhīmeİbrahim'eHarf-i Cer+Özel İsim
5لَلَّذِينَle(e)lleƶīnekimselerdirLam-ı Te'kid+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
6اتَّبَعُوهُttebeǔhuona uyan(lar)Mazi Fiil+Zamir+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmek
7وَهٰذَاve hāƶāve buBağlaç+İşaret Zamiri
8النَّبِيُّn-nebiyyukastedilen/bilinen nebiMarife (Belirlilik Takısı)+İsimن ب اyüksek olmak, yüce olmak, yüceltilmek/yükseltilmek, bilgilendirmek/haberdar etmek, alçak sesle/tonda konuşmak, ağlamak, havlamak, peygamberlik armağanı, peygamber
9وَالَّذِينَve(e)lleƶīneve kimselerdirBağlaç+İsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
10اٰمَنُواāmenūinanan(lar)Mazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman
11وَاللّٰهُve(a)llahuAllah daİsti'nafiye Edatı+Lafza-i Celal
13الْمُؤْمِنِينَl-mu'minīnemü'minlerinMarife (Belirlilik Takısı)+İsimا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman