(Ey Muhammed!) Bunu (bildirdiklerimizi) biz sana ayetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.

ذٰلِكَ نَتْلُوهُ عَلَيْكَ مِنَ الْاٰيَاتِ وَالذِّكْرِ الْحَكِيمِ

ƶālike netlūhu ǎleyke mine l-āyāti ve ƶ-ƶikri l-Hakīmi

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1ذٰلِكَƶālikeişte bu
2نَتْلُوهُnetlūhuت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.okuduğumuz
3عَلَيْكَǎleykesana
4مِنَmine-den
5الْاٰيَاتِl-āyātiا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetler-
6وَالذِّكْرِve ƶ-ƶikriذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekve Zikir(Kitap)dandır
7الْحَكِيمِl-Hakīmiح ك مEngellemek, yetki kullanmak, emir vermek, hüküm vermek, yargılamak, bilge olmak. Bir kişiyi kötü veya yozlaşmış bir şekilde davranmaktan alıkoymak/engellemek/men etmek, yargılamak veya hüküm vermek, karar vermek, adli yetkiyi/yargı yetkisini/kuralı/egemenliği/yönetimi uygulamak, bir şeyi emretmek veya düzenlemek veya karara bağlamak, bilge olmak, sağlam muhakeme yeteneğine sahip olmak, bilgi veya bilim ve hikmet sahibi olmak, beceri kullanarak bir şeyi sağlam/kararlı/kusursuz/eksikliklerden arınmış hale getirmek.hikmetli

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Bunları, sana âyetlerimizden ve doğrulukla hükmeden Kur'ân'dan okuyoruz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Bunları, sana âyetlerimizden ve doğrulukla hükmeden Kurʼânʼdan okuyoruz.

Adem Uğur

(Resûlüm!) Bu söylenenleri biz sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.

Ahmed Hulusi

İşte bu bilgiler, (sana gayb olan geçmiş olaylara) işaretler ve hikmetli zikirdir (olayların hikmetini açıklamaktır).

Ahmet Tekin

Bu bilgileri biz sana âyetlerden ve hikmetlerle dolu hükümranlık sağlayan, okunması ibadet olan, övünç kaynağı, muhkem Kur’ân’dan okuyoruz.

Ahmet Varol

Bizim sana okuduğumuz bu şeyler ayetlerden ve hikmetli zikir (Kur'an-ı Kerim)'dendir. [9]

Ali Bulaç

Bunları biz sana ayetlerden ve hikmetli zikr'den (Kur'an'dan) okuyoruz.

Ali Fikri Yavuz

Geçmiş peygamberlere âit bu hükümleri âyetlerden ve hikmet dolu Kur’an’dan Cebrâil vasıtasıyla biz sana okuyoruz.

Ali Rıza Safa

İşte, bu sana okuduklarımız, ayetlerden ve bilgelik dolu öğretidendir.

Bayraktar Bayraklı

Bu bildirdiklerimizi, sana ayetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.

Bekir Sadak

Sana okudugumuz bunlar, ayetlerden ve hikmet dolu Kuran'dandir.

Celal Yıldırım

İşte bu, sana okuduğumuz âyetlerden ve hikmet dolu Kur'ân'dan (indirdiklerimiz)dır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

İşte bu sana okuduğumuz apaçık delillerdir, hikmet dolu sözlerdir.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Bunu (bildirdiklerimizi) biz sana ayetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.

Diyanet İşleri (eski)

Sana okuduğumuz bunlar, ayetlerden ve hikmet dolu Kuran'dandır.

Diyanet Vakfi

(Resûlüm!) Bu söylenenleri biz sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur'an'dan okuyoruz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

İşte bu sana okuduğumuz, âyetlerden ve hikmetli Kur'ân'dandır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İşte o hükmü, Biz sana bu ayetlerde ve hikmetlerle dolu Kur'an'dan aşama aşama okuyoruz.

Elmalılı Hamdi Yazır

İşte o hüküm, biz onu sana bu ayetlerden ve hikmetli zikirden peyderpey okuyoruz.

Erhan Aktaş

Bu sana anlattıklarımız, ayetlerden ve hakim olan Zikir'dendir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Bu sana anlattıklarımız, ayetlerden ve hakim olan Zikir'dendir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Bu sana anlattıklarımız, ayetlerden ve hakim olan Zikir'dendir.

Fizilal-il Kuran

Sana okuduğumuz bu kıssalar ve direktifler, ayetlerden ve hikmetli zikirdendirler.

Gültekin Onan

Bunları biz sana ayetlerden ve hikmetli zikirden (Kuran'dan) okuyoruz.

Hamdi Döndüren

İşte, bunları sana âyetlerden ve hikmet dolu Kur’an’dan okuyoruz.

Hasan Basri Çantay

(Bu hükümler, bu vak'alar yok mu?) biz bunları sana ayetlerden, hikmet dolu Kur'andan okuyoruz.

Hasib Asutay

(Resulüm!) Bunu sana âyetlerden ve hikmetli zikirden (Kur'an'dan) okuyoruz.

Hayrat Neşriyat

(Ey Resûlüm!) Bu (anlatılanlar) ki, onu sana âyetlerden ve hikmetli olan zikirden(Kur’ândan) okuyoruz.

İbni Kesir

İşte bunları; sana, ayetlerden bir hikmet dolu Kur'an' dan okuyoruz.

Mehmet Okuyan

Bu, sana tilavet etmekte (okuyup aktarmakta) olduğumuz ayetlerden ve doğru hükümler içeren hatırlatma(lar)dandır.

Muhammed Esed

Bu bildirdiklerimiz, sana ilettiğimiz mesajlardan ve hikmet yüklü haberlerdendir.

Mustafa İslamoğlu

Bütün bunlar, sana bildirdiğimiz mesajlardan ve hikmetli haberlerdendir.

Ömer Nasuhi Bilmen

Bunu sana âyetlerden ve zikr-i hakîmden tilâvet ediyoruz.

Ömer Öngüt

Resulüm! İşte bunları sana âyetlerden ve hikmet dolu Zikir'den okuyoruz.

Suat Yıldırım

Ey Resulüm! İşte bunlar, bu vak’alar, sana bildirdiğimiz âyetlerden ve hikmet dolu Kur’ân’dandır.

Süleyman Ateş

İşte bu sana okuduğumuz, o ayetlerden ve o hikmetli Zikir(Kitap)dandır.

Süleymaniye Vakfı

Bunları sana ayetlerden; doğru hükümler içeren Zikir'den /Kitap'tan bağlantılarıyla birlikte okuyoruz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Bunları sana, ayetlerimizden; hikmetlerle dolu o Zikir'den okumaktayız."

Şaban Piriş

Sana okuduğumuz bunlar, ayetlerden ve hikmet sahibi, Zikir/Kur'an'dandır.

Tefhim-ul Kuran

Bunları biz sana ayetlerden ve hikmetli zikr'den (Kur'an'dan) okuyoruz.

Ümit Şimşek

İşte bu kıssalar, sana okuduğumuz âyetlerden ve hikmetli Kur'ân'dandır.

Yaşar Nuri Öztürk

İşte bu sana ayetlerden ve hikmetlerle dolu Zikir'den okuduğumuzdur.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Bunlar sənə oxuduğumuz ayələrdən və hikmətli Zikrdəndir.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ya Rəsulum!) Bunları ayələrdən və himətlə dolu olan zikrdən (Qurʼandan Cəbrail vasitəsilə) sənə söyləyirik.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

So tragen Wir dir einige Unserer Zeichen und weise Ermahnung vor.

Almanca — Der Edle Quran

Dies verlesen Wir dir von den Zeichen und den weisen Sprüchen.

Almanca — M. A. Rassoul

Dies verlesen Wir dir von den Zeichen und der weisen Ermahnung.

Almanca — Muhammad Zaidan

Dies tragen WIR dir vor aus den Ayat und aus der weisen Ermahnung.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Such discourse as We have narrated to you, O Muhammad, is a disclosure of facts and revelations streaming from the Fountainhead the Quran, the sublime source of all manner of wisdom.

Abdul Haleem

We relate to you [Muhammad] this revelation, a decisive statement.

Abdullah Yusuf Ali

"This is what we rehearse unto thee of the Signs and the Message of Wisdom."

Abul A'la Maududi

What We recite to you consists of signs and wise admonition.

Aisha Bewley

That is what We recite to you of the Signs and the wise Reminder.

Al-Hilali & Khan

This is what We recite to you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) of the Verses and the Wise Reminder (i.e. the Qur’ân).

Ali Quli Qarai

These that We recite to you are from the signs and the Wise Reminder.

Amatul Rahman Omar

That is what We recite to you; the Messages and the Reminder full of wisdom.

Arthur John Arberry

This We recite to thee of signs and wise remembrance.

Bijan Moeinian

These revelations are being recited to you as a wise reminder.

E. Henry Palmer

That is what we recite to thee of the signs and of the wise reminder.

Edip-Layth

This We recite to you is from the revelation and the wise reminder.

George Sale

These signs, and this prudent admonition do we rehearse unto thee.

Hamid S. Aziz

This which We recite unto you is of the Signs (revelations) and of the Wise Reminder (the Message of Wisdom, the Quran).

Mahmoud Ghali

This We recite to you of the signs and the Wise Remembrance.

Marmaduke Pickthall

This (which) We recite unto thee is a revelation and a wise reminder.

Mohamed Ahmed - Samira

These verses that We read to you are signs and reminder full of wisdom.

Muhammad Asad

THIS MESSAGE do We convey unto thee, and this tiding full of wisdom:

Mustafa Khattab

We recite ˹all˺ this to you ˹O Prophet˺ as one of the signs[1] and ˹as˺ a wise reminder.

Progressive Muslims

This We recite to you from the revelation and the wise reminder.

Sahih International

This is what We recite to you, [O Muúammad], of [Our] verses and the precise [and wise] message.

Sam Gerrans

That do We recite to thee of the proofs and the wise remembrance.

Shabbir Ahmed

(O Messenger) These are the Revelations that We convey to you, a wise Reminder.

Syed Vickar Ahamed

"This is what We (repeatedly) recite to you about the Verses and the Message of Wisdom. "

Taqi Usmani

This We recite to you of the Verses and the Message that is full of wisdom.

The Monotheist Group

This We recite to you from the revelations and the wise reminder.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Voilà ce que Nous te récitons des versets et de la révélation précise.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

(Ya Muhemmed!) Ev qiseya (Îsa û diya wî ya) ku em ji te re dixwînin, ji ayet û bîranînên xwedanhîkmet in.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Dat is wat Wij jou van de tekenen en de wijze vermaning voorlezen.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Deze teekens en wijze waarschuwingen maken wij u bekend.

Hollandaca — Siregar

Zo dragen Wij jou voor van de Tekenen en de wijze Vermaning (de Koran).

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Это [то, что рассказывается в Коране о пророке Иисе, его матери, и его бабушке – жене Имрана, о Закарийе и Йахье] Мы читаем тебе (о, Мухаммад) из знамений [это – откровения, которые ясно доказывают то, что являешься посланником Аллаха] и Мудрого Напоминания [Корана].

Rusça — Osmanov

Так Мы сообщаем тебе знамения и даем тебе мудрые назидания.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

DETTA SOM Vi framför till dig (Muhammad) är en del av (Våra) budskap och den visa Påminnelsen.