"Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik ve Peygamber'e uyduk. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenlerle beraber yaz."

رَبَّنَا اٰمَنَّا بِمَا اَنْزَلْتَ وَاتَّبَعْنَا الرَّسُولَ فَاكْتُبْنَا مَعَ الشَّاهِدِينَ

rabbenā āmennā bimā enzelte ve ttebeǎ'nā r-rasūle fe ktubnā meǎ ş-şāhidīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1رَبَّنَاrabbenāر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbimiz
2اٰمَنَّاāmennāا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninandık
3بِمَاbimāşeye
4اَنْزَلْتَenzelteن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.senin indirdiğin
5وَاتَّبَعْنَاve ttebeǎ'nāت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmekve uyduk
6الرَّسُولَr-rasūleر س لBir haberci/elçi göndermek, bağış, ihsan, bırakmak, salmak. rasul (çoğul rusul) - elçi, bir mesajın taşıyıcısı, haberci. risalat - mesaj, görev, vazife, misyon, mektup. arsala (f. 4) - göndermek. mursalat (çoğul mursalatun) - gönderilen şey/ler.\" Türkçe’ye girmiş türevler : resul, resulullah, irsaliye, mürsel, risaleelçiye
7فَاكْتُبْنَاfe ktubnāك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetbizi yaz
8مَعَmeǎberaber
9الشَّاهِدِينَş-şāhidīneش ه دtanıklık etmek/bilgi vermek, görmek/şahit olmak, hazır bulunmak, kanıt/ifade vermek, şahitlik etmek. mushhad - hazır bulunma veya kanıt verme ya da dinleme zamanı veya yeri, buluşma yeri. mashhuud - şahit olunan şey.şahidlerle

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Rabbimiz, inandık indirdiğine, uyduk Peygambere, bizi buna tanık olanlarla haşret.

Abdulkadir Gölpınarlı

Rabbimiz, inandık indirdiğine, uyduk Peygambere, bizi buna tanık olanlarla haşret.

Adem Uğur

(Havârîler:) Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve Peygamber'e uyduk. Şimdi bizi (birliğini ve peygamberlerini tasdik eden) şahitlerden yaz, dediler.

Ahmed Hulusi

"Rabbimiz, iman ettik (İsa'nın) hakikatinden inzal ettiğine ve Rasulüne tabi olduk, bizi (hakikate) şahitlik edenlerle bir araya yaz. "

Ahmet Tekin

'Rabbimizin, indirdiğine iman ettik. Allah’ın Rasulüne tâbi olduk, uyduk, artık bizi kutsal kitapları bilen ve tebliğ eden, çözüm getiren, güvenilir örnek önderlerle, doğruları konuşan şâhitlerle, sâlih kimselerle beraber yaz' dediler.

Ahmet Varol

'Ey Rabbimiz! Biz senin indirdiğine inandık ve Peygamber'e uyduk. Bizi şahitlerle birlikte yaz!'

Ali Bulaç

"Rabbimiz, biz indirdiğine inandık ve elçiye uyduk. Böylece bizi şahidlerle beraber yaz."

Ali Fikri Yavuz

Ey Rabbimiz, indirdiğin İncil’e iman ettik ve peygamberin Îsa’ya tâbi olduk. Artık bizi, birliğini ve peygamberlerini tasdik eden şâhitlerle beraber yaz.”

Ali Rıza Safa

"Efendimiz! İndirdiğine inandık ve elçiyi izledik. Artık, bizi, tanıklarla birlikte yaz!"

Bayraktar Bayraklı

Havariler: "Ey Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve peygambere uyduk. Şimdi bizi şahitlerden yaz" dediler.

Bekir Sadak

«ORabbimiz! Indirdigine inandik, Peygambere uyduk; bizi sahid olanlarla beraber yaz".

Celal Yıldırım

Ey Rabbimiz! Senin indirdiğine inandık. (Gönderdiğin) Peygambere uyduk. Artık bizi (Senin varlığına birliğine, İsa'nın Peygamberliğine) şâhid olanlarla beraber yaz.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

“Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve peygambere tâbi olduk; artık bizi şahitlerle beraber yaz.”

Diyanet İşleri

"Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik ve Peygamber'e uyduk. Artık bizi (hakikate) şahitlik edenlerle beraber yaz."

Diyanet İşleri (eski)

'Rabbimiz! İndirdiğine inandık, Peygambere uyduk; bizi sahid olanlarla beraber yaz'.

Diyanet Vakfi

(Havârîler:) Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve Peygamber'e uyduk. Şimdi bizi (birliğini ve peygamberlerini tasdik eden) şahitlerden yaz, dediler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ey Rabbimiz, senin indirdiğine iman ettik, o peygambere de uyduk. Artık bizi şahidlerle beraber yaz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ey Rabbimiz, indirdiğine inandık ve Peygamber'in ardınca gittik; şimdi bizi o şahitlerle birlikte yaz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya rabbena! indirdiğine iman ettik ve Resulün ardınca gittik, imdi bizi o şahidlerle beraber yaz

Erhan Aktaş

"Ey Rabb'imiz! İndirdiğine iman ettik, Resul'üne tabi olduk. Öyleyse bizi tanıklarla birlikte yaz."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ey Rabb'imiz! İndirdiğine iman ettik, resulüne tabi olduk. Öyleyse bizi tanıklarla birlikte yaz."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ey Rabb'imiz! "İndirdiğine iman ettik, rasulüne tabi olduk. Öyleyse bizi tanıklarla birlikte yaz.

Fizilal-il Kuran

'Ey Rabbimiz, indirmiş olduğun mesaja inandık, Peygambere uyduk, bizleri bu mesajın canlı şahitleri arasına yaz!'

Gültekin Onan

"Rabbimiz, biz indirdiğine inandık ve elçiye uyduk. Böylece bizi şahitlerle beraber yaz."

Hamdi Döndüren

“Ey Rabbimiz! Senin indirdiğine inandık ve elçiye de uyduk; öyleyse bizi tanık olanlarla birlikte yaz!”

Hasan Basri Çantay

"Ey Rabbimiz, Senin indirdiğin (o Kitaba) inandık o peygambere de tabi' olduk. Artık bizi (birliğini ve peygamberlerini tanıyan) şahidlerle beraber yaz".

Hasib Asutay

(Havarîler:) 'Rabbimiz! Biz senin indirdiğine inandık ve peygambere uyduk. Artık bizi şahitlerle beraber yaz' (16) dediler. (16. Bunlar on iki kişiydiler. Bu dua âyetidir.)

Hayrat Neşriyat

(Havârîler:) 'Rabbimiz! İndirdiğine îmân ettik ve peygambere tâbi' olduk. Artık bizi(seni ve peygamberlerini tasdîk eden) şâhidlerle berâber yaz!' (dediler).

İbni Kesir

Ey Rabbımız; indirdiğine iman ettik. Ve peygamberlerin ardınca gittik. Bizi şahid olanlarla beraber yaz.

Mehmet Okuyan

(Havariler demişti ki:) “Rabbimiz! (Bize vahiy olarak) indirdiklerine inandık ve o Elçiye uyduk. Bizi şahitlerle birlikte yaz.”

Muhammed Esed

Ey Rabbimiz! Bize yücelerden indirdiğine inanıyor ve bu elçi'ye tabi oluyoruz; o halde bizi (hakikate) şahitlik yapanlarla bir tut!"

Mustafa İslamoğlu

"Rabbimiz! İndirdiklerine iman ettik, elçiye de tabi olduk: Bu nedenle bizi (hakikate) şahit olanlarla birlikte yaz!

Ömer Nasuhi Bilmen

«Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve peygambere tâbi olduk, artık bizleri şahitler ile beraber yaz.»

Ömer Öngüt

“Ey Rabbimiz! Senin indirdiğine inandık, Peygamber'e uyduk. Bizi şâhit olanlarla beraber yaz!”

Suat Yıldırım

"Ya Rabbenâ! İndirdiğin kitaba iman edip elçinin yolunu tuttuk. "Sen de bizi, birliğini ve nebîlerini tanıyan şahitlerle birlikte yaz!" dediler.

Süleyman Ateş

"Rabbimiz, senin indirdiğine inandık, elçiye uyduk; bizi şahidlerle beraber yaz!"

Süleymaniye Vakfı

Rabbimiz! indirdiğin kitaba inanıp güvendik ve bu elçiye uyduk. Sen de bizi (buna) şahit olanlarla birlikte yaz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Sahibimiz! İndirdiğin her şeye inandık ve Elçi'ne uyduk. Artık bizi buna şahitlik edenlerle birlikte yaz."

Şaban Piriş

Rabbimiz, indirdiğine inandık, Peygamber'e uyduk, bizi şahit olanlarla beraber yaz.

Tefhim-ul Kuran

«Rabbimiz, biz indirdiğine inandık ve peygambere uyduk. Böylece bizi şahidlerle beraber yaz.»

Ümit Şimşek

'Ey Rabbimiz! İndirdiğin kitaba iman ettik, Peygambere uyduk. Sen de bizi şahitlerle beraber yaz.'

Yaşar Nuri Öztürk

"Ey Rabbimiz! Senin indirdiğine iman ettik, resule uyduk; artık bizi gerçeğin tanıklarıyla beraber yaz!"

Azerice (1)

Azerice — Alihan Musayev

Ey Rəbbimiz! Biz sənin nazil etdiyinə iman gətirdik və göndərdiyin elçinin ardınca getdik. Bizi də şahidlərlə bir yerdə yaz!”

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Unser Herr! Wir glauben an die von Dir herabgesandte Offenbarung, und wir folgen dem Gesandten. Reihe uns unter die Bekenner ein!ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Unser Herr, wir glauben an das, was Du (als Offenbarung) herabgesandt hast, und folgen dem Gesandten. So schreibe uns auf unter die Zeugnis Ablegenden!ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Unser Herr, wir glauben an das, was Du herabgesandt hast, und folgen dem Gesandten. Darum führe uns unter den Bezeugenden auf.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Unser HERR! Wir haben den Iman an das verinnerlicht, was DU hinabgesandt hast, und wir folgten dem Gesandten, so registriere uns mit den Bezeugenden!ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And to strengthen their purpose, they prayed: "O Allah, our Creator, we recognize all that You have revealed and we have fallen in line with the Messenger. O Allah, our Creator incorporate us with those who bear witness to the truth and to the glory of Your system of faith and worship".

Abdul Haleem

Lord, we believe in what You have revealed and we follow the messenger: record us among those who bear witness [to the Truth].’

Abdullah Yusuf Ali

"Our Lord! we believe in what Thou hast revealed, and we follow the Messenger; then write us down among those who bear witness."

Abul A'la Maududi

Our Lord! We believe in the com-mandment You have revealed and we obey the Messenger; make us, then, one of those who bear witness (to the Truth).'

Aisha Bewley

Our Lord, we have iman in what You have sent down and have followed the Messenger, so write us down among the witnesses. ’

Al-Hilali & Khan

Our Lord! We believe in what You have sent down, and we follow the Messenger [(‘Îsâ (Jesus)]; so write us down among those who bear witness (to the truth i.e. Lâ ilâha illallâh - none has the right to be worshipped but Allâh).

Ali Quli Qarai

Our Lord, we believe in what You have sent down, and we follow the apostle, so write us among the witnesses. ’

Amatul Rahman Omar

(The disciples then prayed, ) `Our Lord! We believe in that which You have revealed and we follow this Messenger, so count us with the witnesses (of the truth). '

Arthur John Arberry

Lord, we believe in that Thou hast sent down, and we follow the Messenger. Inscribe us therefore with those who bear witness.'

Bijan Moeinian

[The disciples then prayed:] "Lord, we believe in what you have reveled to us. We will follow your Prophet. May you enroll us among those who witness [the truth.]"

E. Henry Palmer

Lord, we have believed in what Thou hast revealed, and we have followed the Apostle, so write us down with those which bear witness. '

Edip-Layth

"Our Lord, we acknowledged what You have sent down; we followed the messenger, so record us with those who bear witness."

George Sale

O Lord, we believe in that which thou hast sent down, and we have followed thy apostle; write us down therefore with those who bear witness of him.

Hamid S. Aziz

Lord, we believe in what Thou hast revealed, and we follow him whom Thou hast sent, so write us down with those who bear witness. "

Mahmoud Ghali

Our Lord, we have believed in what You have sent down, and we have closely followed the Messenger, so write us down with (the ones) who bear witness. "

Marmaduke Pickthall

Our Lord! We believe in that which Thou hast revealed and we follow him whom Thou hast sent. Enrol us among those who witness (to the truth).

Mohamed Ahmed - Samira

"O Lord, we believe in Your revelations and follow this Apostle. Enroll us among the witnesses."

Muhammad Asad

O our Sustainer! We believe in what Thou hast bestowed from on high, and we follow this Apostle; make us one, then, with all who bear witness [to the truth]!"

Mustafa Khattab

˹They prayed to Allah,˺ "Our Lord! We believe in Your revelations and follow the messenger, so count us among those who bear witness."

Progressive Muslims

"Our Lord, we believe in what You have sent down, and followed the messenger, so record us with those who bear witness. "

Sahih International

Our Lord, we have believed in what You revealed and have followed the messenger Jesus, so register us among the witnesses [to truth]. "

Sam Gerrans

“Our Lord: we believe in what Thou hast sent down, and we follow the Messenger, so write Thou us down with the witnesses.”

Shabbir Ahmed

They said, "Our Lord! We believe in what You have revealed and we shall follow this Messenger, so count us among those who become living witnesses to the Truth. "

Syed Vickar Ahamed

"Our Lord! We believe in what you have revealed, and we follow the messenger (Isa); So write us down with those who bear witness. "

Taqi Usmani

"Our Lord, we have believed in what You have revealed, and we have followed the messenger. So, record us with those who bear witness (to the Truth)."

The Monotheist Group

"Our Lord, we believe in what You have sent down, and followed the messenger, so record us with those who bear witness."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Seigneur! Nous avons cru à ce que Tu as fait descendre et suivi le messager. Inscris-nous donc parmi ceux qui témoignentʺ.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Onze Heer, wij geloven in wat U hebt neergezonden en wij volgen de gezant. Schrijf ons dus op bij hen die getuigen.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

O Heer! wij gelooven aan wat gij geopenbaard hebt, wij gelooven uwen afgezant; schrijf ons daarom in, bij het getal der getuigen.

Hollandaca — Siregar

Onze Heer, wij geloven in wat U neergezonden hebt en wij volgen de Boodschapper en schrijf ons daarom op bij de getuigen (van de Eenheid van Allah).ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(О,) Господь наш! Мы уверовали в то, что Ты ниспослал [в Евангелие], и последовали за Посланником [за пророком Иисой]. Запиши же нас вместе со свидетельствующими [которые свидетельствуют о том, что только Аллах является истинным богом и признают Его посланников]!»

Rusça — Osmanov

Господи наш! Мы уверовали в то, что Ты ниспослал, и последовали за посланником. Так зачисли же нас в число признающих [истинную веру]ʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Herre! Vi tror på det som Du har uppenbarat och vi vill följa Sändebudet; räkna oss därför bland (sanningens) vittnen.ʺ