Al-i İmran Suresi 31. Ayet — Elfaz
De ki: "Eğer Allah'ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Çünkü Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir."
1قُلْḳulde kiEmir FiilEmir · Müfred Müzekker Muhatabق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavele
2اِنْineğerŞart Edatı
3كُنْتُمْkuntumsizMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
4تُحِبُّونَtuHibbūneseviyorsanızMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatab · İf'âl Bâbıح ب بSevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, bir şeyi (su veya içecekle) doldurmak/doyurmak, pıhtılaşmak/pıhtı oluşturmak, sivilce/kabarcık/küçük püstüllerle ortaya çıkmak. Sevmek, hoşlanmak, dilemek.
5اللّٰهَ(a)llaheAllah'ıLafza-i Celal
6فَاتَّبِعُونِيfe ttebiǔnībana uyun kiSonuç Edatı+Emir Fiil+Zamir+ZamirEmir · Cem\i Müzekker Muhatab · İfti'âl Bâbıت ب عtakip etmek/arkasından gitmek/yürümek, geçmek/yakalamak, kovlamak/araştırmak/incelemek/avlamak, aramak/ulaşmak/elde etmek, dava açmak/hak aramak (hak/kan davası için), birinin diğerini takip etmesi, ardışık/art arda gelen, takipçi, taklitçi, aynı yolu izlemeye devam etmek, yardım etmek/desteklemek, birlikte gelmek, itaat etmek, arzu etmek/talep etmek
7يُحْبِبْكُمُyuHbibkumusizi sevsinMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaib · İf'âl Bâbıح ب بSevilmek/sevilen olmak, etkilenmek/hoşlanılmak/onaylanmak, sevgi objesi olmak, sevimli/hoş/çekici olmak, bir şeyden zevk almak, hareketsiz durmak veya duraklamak, yorgun/bitkin olmak, bir şeyi başka bir şeye dönüştürmek, bir şeyi (su veya içecekle) doldurmak/doyurmak, pıhtılaşmak/pıhtı oluşturmak, sivilce/kabarcık/küçük püstüllerle ortaya çıkmak. Sevmek, hoşlanmak, dilemek.
8اللّٰهُ(a)llahuAllah daLafza-i Celal
9وَيَغْفِرْve yeğfirve bağışlasınBağlaç+Muzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek
10لَكُمْlekumsizinHarf-i Cer+Zamir
11ذُنُوبَكُمْƶunūbekumsuçlarınızıİsim+Zamirذ ن بİzlemek, hikaye yapmak, ek eklemek, yakından takip etmek, benek oluşmak
12وَاللّٰهُve(a)llahuAllahİsti'nafiye Edatı+Lafza-i Celal
13غَفُورٌğafūrunbağışlayandırİsimغ ف رkorumak, örtmek, gizlemek, siper etmek, miğfer, affetmek, bağışlamak, koruma/af dilemek