Al-i İmran Suresi 139. Ayet — Elfaz
Gevşemeyin, hüzünlenmeyin. Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz üstün olan sizlersiniz.
1وَلَاve lāİsti'nafiye Edatı+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
2تَهِنُواtehinūgevşemeyinMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabو ه نZayıf/güçsüz/bitkin/sakat olmak, gevşek, uyuşuk.
3وَلَاve lāBağlaç+Nehiy Edatı (Olumsuzluk Edatı)
4تَحْزَنُواteHzenūüzülmeyinMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Muhatabح ز نÜzülmek, yas tutmak/ağlamak/inlemek, kederli/üzgün/mutsuz olmak, bir kişinin üzülmesine veya mutsuz ya da kederli olmasına neden olmak, engebeli veya sert olmak [bir yer veya zemin için], ayrıca (bir hayvan için) yürüyüşünün düzensiz olması veya binilmesi kolay olmaması, ince ve yakınmalı bir sesle okumak veya ezberden söylemek, insanlara karşı kabalık kullanmak, acı/keder/üzüntü ifade etmek.
5وَاَنْتُمُve entumumutlaka sizHaliye Edatı+Zamir
6الْاَعْلَوْنَl-eǎ'levneüstün geleceksinizMarife (Belirlilik Takısı)+İsimع ل وYüksek olmak, yükseltilmiş olmak, yüce olmak, yüceltilmek, yükselmek, üstesinden gelmek, gururlu olmak, üstünde olmak, yukarı çıkmak, yükselmek, rütbe veya onurda yükselmek, kaldırmak, yukarı almak, binmek, üstüne çıkmak
7اِنْineğerŞart Edatı
8كُنْتُمْkuntumisenizMazi Fiil+ZamirFi'l-i Mazi · Cem\i Müzekker Muhatabك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin
9مُؤْمِنِينَmu'minīneinanıyorİsimا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elaman