Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ سُنَنٌ فَسِيرُوا فِي الْاَرْضِ فَانْظُرُوا كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبِينَ

ḳad ḣalet min ḳablikum sunenun fe sīrū fī l-erDi fe nZurū keyfe kāne ǎāḳibetu l-mukeƶƶibīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1قَدْḳadşüphesiz
2خَلَتْḣaletخ ل وBoş/müştak/metruk/muhtaç/meşgul olmayan, kabahat veya bir şey veya meseleden azade, suçlama veya kuşkudan uzak, yalnız veya refakatsiz, biri ile müştak/meşgul olmayan bir yerde karşılaşmak, geçmek, serbest bırakmak veya bir şeyi salmak, izin vermek veya bir şeye müsaade etmek, bir şeyi terk etmek/vazgeçmek/terketmek/bırakmak, bir şeyden uzak olmak, boş vakitli, işsizuygulanmıştır
3مِنْmin
4قَبْلِكُمْḳablikumق ب لkabul etmek/almak/karşılamak/razı olmak, birisiyle karşılaşmak/buluşmak, karşı koymak/karşılaştırmak/dengelemek/tazmin etmek, ön taraf (12:26), onaylamak, lütfetmeksizden önce de
5سُنَنٌsunenunس ن نYol, metot, kural, davranış biçimi, adet, tarz, gelenek, görenek, kalıp, gidişat, alışkanlıkyasalar
6فَسِيرُواfe sīrūس ي رYürümek, gitmek, hareket etmek, ilerlemek, seyahat etmek, gezmek, dolaşmak, davranmak, tutum takınmak, hal ve gidiş, yaşam tarzı, biyografi, hayat hikayesidolaşın
7فِي
8الْاَرْضِl-erDiا ر ضyer, yeryüzü, ülke, toprak. En, genişlik. Dönmek, yeşerip dal budak sarmak. Verimli, bereketli, üretken, bitki yönünden bol arazi. İnişli çıkışlı hareket için yer. Oyalanmak, beklemek, ummak, sabırlı olmak. Cennetin karşıtı olarak dünya, ve yerkürenin toprak yüzeyi anlamında, üzerinde yürüdüğümüz, oturduğumuz, uzandığımız yer. İyi arazi. Kalan, sabit, yerde beklenti içinde oyalanmak. Ağır, yavaş, halsiz, eğimli, veya yere doğru eğilimli olmak. Itaatkâr. Rahat bir durumdan kaynaklanan ürperme, baş dönmesi. Türkçe’ye girmiş türevler : arz, arazi, ardiyeyeryüzünde
9فَانْظُرُواfe nZurūن ظ رgörmek, bakmak, göz atmak, gözlemlemek, seyretmek, düşünmek, değerlendirmek, dinlemek, sabırlı olmak, beklemek, tefekkür etmek, mühlet vermek, ertelemek, incelemek, nezaket göstermek, araştırmak, derinlemesine bakmak, şefkat göstermek. nazara - sevgiyle bakmak, şaşırtmak, göz kamaştırmakve görün
10كَيْفَkeyfeك ي فNasıl, ne şekilde, ne suretle, ne biçimde, ne tarzda, ne durumda, ne haldenasıl
11كَانَkāneك و نOlmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanan. makaan - taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart. makaanatun - yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer. Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvinolduğunu
12عَاقِبَةُǎāḳibetuع ق بBaşarmak, yerini almak, sonra gelmek, topuğuna vurmak, topukta gelmek, birini yakından takip etmek. Aqqaba - tekrar tekrar çabalamak, geri dönmek, cezalandırmak, karşılık vermek, adımlarını geri izlemek. Aqab - ölmek, nesil bırakmak, karşılığında vermek. Aqabatun - tırmanması zor yer. Uqbun - başarı. Ta'aqqaba - dikkatli bilgi almak, bağırmak, adım adım takip etmek. Aqub - topuk, oğul, torun, nesil, mihver, eksen. Uqba - karşılık, sonuç, ödül, son, başarı. İqab (çoğulu aqubat) - günahtan sonraki ceza, erteleyen veya tersine çeviren, işin sonucuna veya neticesine bakan. Mu'aqqibat - birbirinin yerini alan, başka bir şeyin hemen ardından gelen veya kesintisiz olarak başka bir şeyi takip eden şey. Bu, mu'aqqib kelimesinin çift çoğul dişil halidir. Çoğul dişil form, Arapçada dişil formun bazen vurgu ve sıklık katmak için kullanılmasından dolayı eylemlerin sıklığını gösterir.sonunun
13الْمُكَذِّبِينَl-mukeƶƶibīneك ذ بYalan söylemek, gerçek olmayan şeyleri söylemek, uydurma bir yalan söylemek, bir yalan ileri sürmek, bir yalan anlatmak, bir yalan söylemek, yanlış olmak, kesilmek, aldatmak, beklentileri boşa çıkarmak.yalanlayıcıların

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Sizden önce nice dinler gelip geçti. Yeryüzünü gezin, dolaşın da yalanlayanların sonucu ne olmuş, bakın, görün.

Abdulkadir Gölpınarlı

Sizden önce nice dinler gelip geçti. Yeryüzünü gezin, dolaşın da yalanlayanların sonucu ne olmuş, bakın, görün.

Adem Uğur

Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allah'ın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!

Ahmed Hulusi

Sizden önce kendine özgü yaşam tarzları olan toplumlar gelip geçti. Arzda (fiilen veya bilgi yollu) gezinin de (hakikati) yalanlayanların sonu ne oldu görün.

Ahmet Tekin

Sizden önce nice ilâhî ceza kanunları uygulanmıştır. Yeryüzünde dolaşın. Allah’ın âyetlerini yalanlayanların âkıbetlerinin nasıl olduğuna ibret nazarıyla bir bakın, inceleyin.

Ahmet Varol

Sizden önce değişik düzenler gelip geçti. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonları nasıl olmuş bir bakın.

Ali Bulaç

Gerçek şu ki, sizden önce nice sünnetler gelip geçmiştir. Bundan dolayı yeryüzünde gezip dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonuç nasıl oldu bir görün.

Ali Fikri Yavuz

Sizden önce bir takım vak’alar geçti. Onun için yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların âkibetleri nasıl olduğuna bakın. İbret alın.

Ali Rıza Safa

Sizden önce de yasalar gelip geçmiştir. Artık, yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!

Bayraktar Bayraklı

Sizden önce nice milletlerin çöküş olguları gelip geçti. Öyleyse yeryüzünde dolaşınız ve inkar edenlerin sonunun ne olduğunu görünüz.

Bekir Sadak

Sizden once neler gelip gecmistir. Yeryuzunde gezin de, yalancilarin sonunun ne olduguna bir bakin.

Celal Yıldırım

Muhakkak ki, sizden önce (Allah'ın koymuş olduğu hayat kanunları gereği) birtakım olaylar, yollar, yöntemler, şeriatler gelip geçti. O halde yeryüzünde gezip dolaşın da (Hakk'ı inkâr edip Peygamberleri) yalan sayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Sizden önce nice uygulamalar geçmiştir. Yeryüzünde gezin de yalanlayanların sonunun ne olduğuna bir bakın.

Diyanet İşleri

Sizden önce(ki milletlerin başından) nice olaylar gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

Diyanet İşleri (eski)

Sizden önce neler gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin de, yalancıların sonunun ne olduğuna bir bakın.

Diyanet Vakfi

Sizden önce nice (milletler hakkında) ilâhî kanunlar gelip geçmiştir. Onun için, yeryüzünde gezin dolaşın da (Allah'ın âyetlerini) yalan sayanların âkıbeti ne olmuş, görün!

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Muhakkak ki sizden önce birçok olaylar, şeriatler gelip geçmiştir. Yeryüzünde gezin, dolaşın da yalancıların sonunun nasıl olduğunu bir görün.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sizden önce kanun olmuş bir takım olaylar geçti, onun için yer yüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların akibetlerinin nasıl olduğunu görün!

Elmalılı Hamdi Yazır

Sizden evvel kanun olmuş bir takım vak'alar geçti, onun için Arzda dolaşın da bir bakın: Peygamberleri tekzib edenlerin akıbetleri nasıl olmuş?

Erhan Aktaş

Sizden önce de yasalar uygulandı. Yeryüzünü dolaşın da yalanlayanların sonları nasıl oldu görün.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sizden önce de yasalar uygulandı. Yeryüzünü dolaşın da yalanlayanların sonları nasıl oldu görün.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sizden önceki nesillerin başına, sünnettullah gereği birtakım olaylar gelip geçti. Yeryüzünü dolaşın da, yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün.

Fizilal-il Kuran

Sizden önce ilahi yasaların değişmezliğini kanıtlayan birçok olaylar gelip geçti. Yeryüzünü geziniz ve Allah'ın ayetlerini yalan sayanların akıbetini görünüz.

Gültekin Onan

Gerçek şu ki, sizden önce nice sünnetler gelip geçmiştir. Bundan dolayı yeryüzünde gezip dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonuç nasıl oldu bir görün.

Hamdi Döndüren

Sizden önce de birtakım ilâhî yasalar uygulanmıştır. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların başlarına neler geldiğini görün!

Hasan Basri Çantay

Gerçek sizden evvel bir çok vak'alar, şeriatler gelib geçmişdir. Onun için yer yüzünde gezin, dolaşın da (peygamberleri) yalan sayanların akıbeti nice oldu görün.

Hasib Asutay

Gerçekten, sizden önce nice olaylar (38) gelip geçmiştir. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün. (38. Tarihte kanun özelliğini kazanmış olaylar.)

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz sizden önce(ki ümmetlere tatbîk edilen) nice yollar gelip geçmiştir; öyle ise yeryüzünde dolaşın da (peygamberleri) yalanlayanların âkıbeti nasıl olmuş, bir bakın!

İbni Kesir

Sizden önce neler gelip geçti. Onun için gezin de yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün.

Mehmet Okuyan

Sizden önce (nice milletler hakkında, ilahi) kanunlar elbette gelip geçmiştir. (Onun için) yeryüzünde dolaşın; sonra yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bakın!

Muhammed Esed

Sizden önce (nice) hayat tarzları gelip geçti. Öyleyse, yeryüzünde dolaşın ve hakikati yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün:

Mustafa İslamoğlu

Sizden önce de nice hayat tarzları gelip geçti. Öyleyse gezin yeryüzünü ve hakikati yalanlayanların sonunun nasıl olduğunu görün!

Ömer Nasuhi Bilmen

Muhakkak sizden evvel birçok vak'alar gelip geçmiştir. Artık yerde dolaşınız da bakınız ki, tekzîp edenlerin akıbetleri nasıl olmuştur?

Ömer Öngüt

Sizden önce de nice sünnetler (hadiseler) gelip geçti. Onun için yeryüzünde gezip dolaşın da, yalanlayanların sonunun nasıl olduğuna bir bakın!

Suat Yıldırım

Sizden önce, Allah’ın koymuş olduğu hayat kanunlarına uygun olarak, nice olaylar, ümmetler geçti... İsterseniz dünyayı gezip dolaşın da dîni yalan sayanların âkıbetlerini görün!

Süleyman Ateş

Sizden önce de yasalar uygulanmıştır. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayıcıların sonunun nasıl olduğunu görün.

Süleymaniye Vakfı

Sizden önce (nice topluluklara) sünnetler /Allah'ın koyduğu kurallar uygulandı. Yeryüzünü dolaşın da yalana sarılanların sonu nasıl olmuş bir görün!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Sizden önce de doğru yolda olan niceleri (bu Kitapta size) açıkça anlatıldı. Yeryüzünü gezin dolaşın da yalancıların sonunun nasıl olduğunu görün.

Şaban Piriş

-Sizden önce nice hayat tarzları gelip geçmiştir. Yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların akıbetinin nasıl olduğunu görün!

Tefhim-ul Kuran

Gerçek şu ki, sizden önce nice sünnetler gelip geçmiştir. Bundan dolayı yeryüzünde gezip dolaşın da yalanlayanların uğradıkları sonuç nasıl oldu bir görün.

Ümit Şimşek

Sizden önce de nice hadiseler gelip geçti. Yeryüzünde dolaşın da, yalanlayanların âkıbetleri nice olmuş, bir bakın.

Yaşar Nuri Öztürk

Sizden önce de yollar-yöntemler gelip geçmiştir. O halde yeryüzünde dolaşın da yalanlayanların sonu nice olmuştur görün.

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Sizdən öncə də neçə-neçə əhvalatlar olub keçmişdi. Odur ki, yer üzündə gəzib dolaşın və görün haqqı yalan sayanların aqibəti necə olmuşdur.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Ey Müsəlmanlar!) Sizdən əvvəl bir çox vaqilər (ibrətli əfvalatlar) olub keçmişdir. İndi yer üzünü dolaşıb haqqı təkzib edənlərin aqibətinin necə olduğunu görün!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Schon vor euch hat es wegweisende Verordnungen gegeben. Geht also auf der Erde umher und seht, wie das Ende derer war, die die offenbarte Wahrheit leugneten.

Almanca — Der Edle Quran

Schon vor euch sind Gesetzmäßigkeiten ergangen. So reist doch auf der Erde umher und schaut, wie das Ende der Leugner war.

Almanca — M. A. Rassoul

Schon vor euch hat es Lebensweisen gegeben. So durchwandert die Erde und schaut, wie der Ausgang derer war, welche (die Wahrheit) für eine Lüge erklärt haben.

Almanca — Muhammad Zaidan

Bereits vergingen vor euch Vorbilder, so geht auf der Erde umher und betrachtet euch, wie das Anschließende von den Lügnern war.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

A narration of events, modes of action and examples from ages past serve as evidence for each instance forming a particular case of principle and a signal instance of punishment. Therefore, journey the land you Muslims and pause to think and meditate what you see with your minds’ eyes in order to realize the fatal consequence which united all those who persisted in their intentional assertion of falsehood.

Abdul Haleem

God’s ways have operated before your time: travel through the land, and see what was the end of those who disbelieved.

Abdullah Yusuf Ali

Many were the Ways of Life that have passed away before you: travel through the earth, and see what was the end of those who rejected Truth.

Abul A'la Maududi

Many eras have passed before you. Go about, then, in the land and behold the end of those who gave the lie to (the directives and ordinances of Allah).

Aisha Bewley

Whole societies have passed away before your time, so travel about the earth and see the final fate of the deniers.

Al-Hilali & Khan

Many similar ways (and mishaps of life) were faced by nations (believers and disbelievers) that have passed away before you (as you have faced in the battle of Uhud), so travel through the earth, and see what was the end of those who disbelieved (in the Oneness of Allâh, and disobeyed Him and His Messengers).

Ali Quli Qarai

Certain [Divine] precedents have passed before you. So travel over the land and then observe how was the fate of the deniers.

Amatul Rahman Omar

Surely, there have been diverse dispensations before you, so travel in the land and see how evil was the fate of those who cried lies (to the Prophets).

Arthur John Arberry

Divers institutions have passed away before you; journey in the land, and behold how was the end of those that cried lies.

Bijan Moeinian

As to those who turned their back [to the revelations of God and chose the disobedience] you may see their miserable end for yourselves by traveling on earth [and passing through their ruins. ]

E. Henry Palmer

Incidents have passed before your time, go on then in the earth, and see what was the end of those who called (the prophets) liars.

Edip-Layth

Many nations have come before you. So roam the earth and see what the consequence of the liars was.

George Sale

There have already been before you examples of punishment of infidels, therefore go through the earth, and behold what hath been the end of those who accuse God's apostles of imposture.

Hamid S. Aziz

Systems have passed away before your time. Do travel in the earth, and see what was the consequence of those who denied (the prophets or Allah’s guidance).

Mahmoud Ghali

Enactments (Reward for good or punishment for evil) have already passed away before you; so travel in the earth, then look into how was the end of the beliers.

Marmaduke Pickthall

Systems have passed away before you. Do but travel in the land and see the nature of the consequence for those who did deny (the messengers).

Mohamed Ahmed - Samira

There have been many dispensations before you; so travel in the land and see what befell those who denied the truth.

Muhammad Asad

[MANY] WAYS of life have passed away before your time. Go, then, about the earth and behold what happened in the end to those who gave the lie to the truth:

Mustafa Khattab

Similar situations came to pass before you, so travel throughout the land and see the fate of the deniers.

Progressive Muslims

Many nations have come before you, so roam the Earth and see how the punishment for the liars was.

Sahih International

Similar situations [as yours] have passed on before you, so proceed throughout the earth and observe how was the end of those who denied.

Sam Gerrans

Practices have passed away before you; so travel in the earth and see how was the final outcome of the deniers.

Shabbir Ahmed

Systems have passed away before you. (Man-made systems before you, and now before your eyes, are there to reflect upon). Do but travel in the land and see the outcome of nations that rejected the Divine Laws.

Syed Vickar Ahamed

There were many Ways of Life that have passed away before you: Travel through the earth, and see what was the end of those who rejected Truth.

Taqi Usmani

Many patterns of behavior have passed before you. So, traverse the land and see what was the fate of those who rejected (the prophets).

The Monotheist Group

Many nations have come before you, so roam the earth and see how the punishment was for the deniers.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Avant vous, certes, beaucoup dʹévénements se sont passés. Or, parcourez la terre, et voyez ce quʹil est advenu de ceux qui traitaient (les prophètes) de menteurs.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Bêguman adetên (Rebbê te) di bara umetên beriya we de bihurîne. Ji ber vê yekê, de heydê li ser erdê bigerin û binêrin ka encama wan ên ku ayetên Xwedê mandel kirin (bawerî pê neanîn) çawa bûye?

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Al voor jullie tijd is de gebruikelijke behandeling meermaals toegepast. Reist dus op de aarde rond en kijkt hoe het einde was van de loochenaars.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Reeds vóór u waren er voorbeelden van straffen op boozen. Doorloop de aarde, en zie hoe het einde was van hen, die Gods gezanten van bedrog hebben beschuldigd.

Hollandaca — Siregar

Er wijn er vóór julile geweest die op de (voor Allah) gebruikelijke wijze behandeld werden: reist dan rond op aarde en ziet hoe het einde was van de loochenaars.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

(Аллах Всевышний обращается к верующим после того, что постигло их при битве на горе Ухуд, утешая их): «Уже прошли [произошли] до вас примеры (того, как Аллах погубил тех, которые возводили ложь на Аллаха и Его посланников в прежних общинах); так странствуйте же по земле [путешествуйте или размышляйте] и посмотрите [получите назидание], каков был конец [какое наказание постигало] возводящих ложь!»

Rusça — Osmanov

Задолго до вас случалось [, что Аллах откладывал наказание неверных]. Так походите же по земле и посмотрите, каков был конец тех, кто опровергал [посланников].

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

FÖRE ER tid har (andra) seder och levnadsmönster varit förhärskande (och i sin tur avlöst dem som tidigare rådde). Gå därför ut i världen och se (spåren som visar) hur slutet blev för dem som påstod att sanningen är lögn.