Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır.

اَوَلَمْ يَكْفِهِمْ اَنَّٓا اَنْزَلْنَا عَلَيْكَ الْكِتَابَ يُتْلٰى عَلَيْهِمْ اِنَّ فِي ذٰلِكَ لَرَحْمَةً وَذِكْرٰى لِقَوْمٍ يُؤْمِنُونَ

e ve lem yekfihim ennā enzelnā ǎleyke l-kitābe yutlā ǎleyhim inne fī ƶālike le raHmeten ve ƶikrā li ḳavmin yu'minūne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1اَوَلَمْe ve lem
2يَكْفِهِمْyekfihimك ف يYeterli olmak, yetmek.onlara yetmedi mi?
3اَنَّٓاennā-ki biz
4اَنْزَلْنَاenzelnāن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirdik
5عَلَيْكَǎleykesana
6الْكِتَابَl-kitābeك ت بyazmak, dikte ettirmek, emretmek/tayin etmek/buyurmak, hüküm vermek/karar çıkarmak, bir araya getirmek, toplamak, birleştirmek/bağlamak, dikmek, yazılı (kanun gibi), yazı biçimi/şekli, kitap, kitapçı, yazılan şey, kayıt/defter/belge, kutsal kitap, yazar/katip/sekreter, ordu/asker kuvveti, kuvvetKitabı
7يُتْلٰىyutlāت ل وTakip etmek, arkasından yürümek, taklit etmek, peşinden gitmek, ardışık. Okumak, ezberden okumak, dikkatle incelemek, prova yapmak, beyan etmek, derin düşünmek.okunan
8عَلَيْهِمْǎleyhimkendilerine
9اِنَّinneşüphesiz
10فِيvardır
11ذٰلِكَƶālikebunda
12لَرَحْمَةًle raHmetenر ح مmerhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.bir rahmet
13وَذِكْرٰىve ƶikrāذ ك رhatırlamak/anmak/hatırlatmak, ezberlemek için çalışmak, hatırlatmak, akılda tutmak, düşünceli/özenli olmak, bahsetmek/anlatmak/aktarmak, yüceltmek/övmek, uyarmak/ikaz etmek (örn. dhikra 2. çekimdir ve dhikr'den daha güçlüdür), vaaz vermek, övmek, statü vermekve öğüt
14لِقَوْمٍli ḳavminق و مKıpırdamadan veya sağlam duran, yükselmiş / ayakta, yönetti / yürüttü / sıraya koydu / düzenledi / kurallara bağladı / nezaret etti, kurdu, düz / doğrultmak, korumak / dik tutmak / gözlemlemek / yapmak, insan / topluluk / şirket kurmak, mesken, endam / saygınlık / rütbe. aqama: bir şeyi veya meseleyi doğru bir şekilde korumak, devam ettirmek. Türkçe’ye girmiş türevler : kavim, kavmi, kavmiyet, akvam, kamet, ikame (ikamet), istikamet (müstakim), kaim (kaymakam), kaime, kavim (akvam), kayme, kayyım, kayyum, kıvam, kıyam, kıyamet, kıymet, makam (kaymakam), mukavemet (mukavim), takvim, ikamet (mukim), ikametgâhbir toplum için
15يُؤْمِنُونَyu'minūneا م نgüvenli, sağlam, emin, emniyette olmak veya hissetmek; güvenlik/emniyet/selamet/güven durumu, güven, emanet; Kalpte/zihinde sessiz, sakin, huzurlu, dingin olmak; kötülük beklentisinden özgür olmak; veya beğenilmeyen bir nesneden özgür olmak; güvenlik / emniyet vaadi, güvencesi, teminatı; kendine güvenen, güven veren, güvenen hale gelmek; inanmak, kabul etmek, onaylamak Türkçe’ye girmiş türevler: mümin, emanet, iman, aman, amenna, amentü, âmin, emin (yeddiemin), emniyet, temin, teminat, emanetçi, emaneten, şehremaneti, amanın, amanin, amansız, biaman, elamaninanan

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Onlara yetmez mi ki şüphe yok, sana kitap indirdik, onlara okunup durmada; şüphe yok ki bu kitapta elbette inanan topluluğa hem rahmet var, hem öğüt.

Abdulkadir Gölpınarlı

Onlara yetmez mi ki şüphe yok, sana kitap indirdik, onlara okunup durmada; şüphe yok ki bu kitapta elbette inanan topluluğa hem rahmet var, hem öğüt.

Adem Uğur

Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmemiş mi? Elbette iman eden bir kavim için onda rahmet ve ibret vardır.

Ahmed Hulusi

Kendilerine bildirilen O BİLGİ'yi sana inzal etmiş olmamız, onlara yeterli gelmedi mi? Muhakkak ki bunda iman eden topluma elbette bir rahmet ve öğüt vardır.

Ahmet Tekin

Sana indirdiğimiz, kendilerine okunmakta olan kitap, Kur’ân onlara yetmiyor mu? Elbette iman eden bir kavim için Kuran’da rahmet, öğüt ve ibretler vardır.

Ahmet Varol

Kendilerine okunan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda iman eden bir topluluk için bir rahmet ve öğüt vardır.

Ali Bulaç

Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz, bunda iman eden bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.

Ali Fikri Yavuz

Sana indirdiğimiz bu Kur’an, o mucize istiyenlere karşı okunub dururken, (hâlâ mucize olarak) kendilerine kâfi gelmedi mi? Şübhesiz ki Kur’an’da, iman edecek bir millet için büyük bir rahmet ve bir öğüd var.

Ali Rıza Safa

Kendilerine okunan Kitap'ı, sana indirmiş olmamız, onlara yetmedi mi? Aslında, işte bunda, inanan bir toplum için kesinlikle bir rahmet ve bir öğreti vardır.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine okuduğun kitabı sana indirmiş olmamız onlara mucize olarak yetmedi mi? Çünkü bunda, inanacak bir toplum için kesinlikle rahmet ve öğüt vardır.

Bekir Sadak

Kendilerine okunan bir Kitap'i sana indirmis olmamiz onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan topluluk icin rahmet ve ibret vardir. *

Celal Yıldırım

Bizim sana indirdiğimiz Kitab'ın onlara karşı okunması kendilerine yetmiyor mu ? Şüphesiz ki bunda imân eden bir millete rahmet ve öğüt vardır.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Kendilerine okunan bu kitabı sana göndermiş olmamız onlara yetmiyor mu? Elbette inanan bir topluluk için onda rahmet ve ibret vardır.

Diyanet İşleri

Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Şüphesiz bunda inanan bir kavim için bir rahmet ve bir öğüt vardır.

Diyanet İşleri (eski)

Kendilerine okunan bir Kitap'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan topluluk için rahmet ve ibret vardır.

Diyanet Vakfi

Kendilerine okunmakta olan Kitab'ı sana indirmemiz onlara yetmemiş mi? Elbette iman eden bir kavim için onda rahmet ve ibret vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Sana indirdiğimiz ve onlara okunmakta olan kitap, kendilerine yetmedi mi? Bunda iman edecek bir kavim için elbette bir rahmet ve öğüt vardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Karşılarında okunup duran Kitab'ı sana indirmemiz yetmedi mi onlara? Şüphesiz bunda iman edecek bir kavim için elbette bir rahmet ve ilahi bir ihtar vardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Yetişmedi mi daha onlara ki sana kitab indirdik, karşılarında okunup duruyor? Şübhesiz ki onda iyman edecek bir kavm için muhakkak bir rahmet ve ilahi bir ıhtar var

Erhan Aktaş

Kendilerine okunan Kitap'ı sana indirmemiz onlara yetmedi mi? Kuşkusuz bunda iman eden bir toplum için bir rahmet ve zikir vardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kendilerine okunan Kitap'ı sana indirmemiz onlara yetmedi mi? Kuşkusuz bunda inanan bir toplum için bir rahmet ve zikir vardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kendilerine okunan Kitap'ı sana indirmemiz onlara yetmedi mi? Kuşkusuz bunda inanan bir toplum için bir rahmet ve zikir vardır.

Fizilal-il Kuran

Kendilerine okunan bu Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu ? Bu olay, mü'minler için ders alınacak, düşündürücü bir rahmettir.

Gültekin Onan

Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Şüphesiz, bunda inanan bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.

Hamdi Döndüren

Kendilerine okunmakta olan kitabı sana indirmemiz, onlara yetmedi mi? Kuşkusuz bunda, inanan bir toplum için bir rahmet ve bir öğüt vardır.

Hasan Basri Çantay

Sana indirdiğimiz o kitab — ki (müstemirren) karşılarında okunub duruyor — onlara kafi gelmedi mi? Onda iman edecek bir kavm için elbette (büyük) bir rahmet (ve ni'met) ve bir öğüt var.

Hasib Asutay

Kendilerine okunmakta olan kitabı sana indirmemiz, onlara yetmez mi? Şüphesiz iman eden bir toplum için bunda bir rahmet ve öğüt vardır.

Hayrat Neşriyat

Şübhesiz bizim sana indirdiğimiz (ve) kendilerine okunup durmakta olan bu Kitab, onlara yetmedi mi? Şübhesiz bunda, îmân edecek bir kavim için, gerçekten bir rahmet ve bir nasîhat vardır.

İbni Kesir

Kendilerine okunan bu kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda inanan bir kavim için rahmet ve öğüt vardır.

Mehmet Okuyan

Kendilerine tilavet edilmekte (okunup aktarılmakta) olan Kitabı (Kur’an’ı) sana indirmemiz onlara yetmedi mi? Elbette iman eden bir toplum için onda rahmet ve (gerçeğin) hatırla(t)ması vardır.

Muhammed Esed

Hayret! Bu ilahi kelamı, kendilerine iletmen için sana göndermiş olmamız onlara yetmez mi? Kuşkusuz onda rahmet(imizin tezahürü) ve iman edecek kimseler için bir uyarı vardır.

Mustafa İslamoğlu

Ne yani! Şimdi bu ilahı kelamı, kendilerine iletmen için sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? Elbet bunda, inanancak bir toplum için tarifsiz bir rahmet ve ilahi bir uyarı zaten vardır.

Ömer Nasuhi Bilmen

Onlara kafi gelmedi mi ki, şüphesiz Biz senin üzerine kitabı indirdik, onlara karşı tilâvet olunmaktadır. Muhakkak ki, onda imân eden bir kavim için elbette bir rahmet ve bir nasihat vardır.

Ömer Öngüt

Kendilerine okunan Kitab'ı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Şüphesiz ki iman eden bir kavim için bunda rahmet ve öğüt vardır.

Suat Yıldırım

Hem kendilerine okunan bu kitabı indirmemiz onlara kâfi gelmiyor mu? Elbette bunda iman edecek kimseler için bir rahmet ve yeterli bir ders vardır.

Süleyman Ateş

Kendilerine okunan Kitabı sana indirmemiz, onlara yetmedi mi? Şüphesiz inanan bir toplum için bunda bir rahmet ve öğüt vardır.

Süleymaniye Vakfı

Kendilerine bağlantılarıyla birlikte okunan bu kitabı sana indirmiş olmamız (mucize olarak) onlara yetmiyor mu? Bu kitapta, inanıp güvenen bir topluluk için kesinlikle bir ikram ve akılda tutmaları gereken bilgi vardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Anlaşılır bir şekilde okunan bu Kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? İnanan bir topluluk için bu bir ikram ve doğru bilgidir.

Şaban Piriş

Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız, onlara yetmez mi? Çünkü onda inanacak bir toplum için rahmet ve öğüt vardır.

Tefhim-ul Kuran

Kendilerine okunmakta olan Kitabı sana indirmemiz onlara yetmiyor mu? Hiç şüphe yok, bunda iman etmekte olan bir kavim için gerçekten bir rahmet ve bir öğüt (zikir) vardır.

Ümit Şimşek

Kendilerine okunan kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmedi mi? İman edecek bir topluluk için, hiç kuşkusuz, onda bir rahmet ve öğüt vardır.

Yaşar Nuri Öztürk

Karşılarında okunup duran bir kitabı sana indirmiş olmamız onlara yetmiyor mu? Bunda, inanan bir toplum için elbette ki bir rahmet ve bir öğüt vardır.

Azerice (1)

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Məgər (müşriklər) oxunmaqda olan Kitabı sənə nazil etməyimiz onlara kifayət etmədimi? Həqiqətən, bunda iman gətirən bir tayfa üçün həm mərhəmət, həm də öyüd-nəsihət (ibrət) vardır!

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Genügt ihnen nicht, daß Wir dir das Buch herabsenden, das ihnen vorgetragen wird? Darin sind Barmherzigkeit und Ermahnung für Menschen, die zu glauben willens sind.

Almanca — Der Edle Quran

Genügt es ihnen denn nicht, daß Wir das Buch auf dich hinabgesandt haben, das ihnen verlesen wird? Darin ist wahrlich eine Barmherzigkeit und eine Ermahnung für Leute, die glauben.

Almanca — M. A. Rassoul

Genügt es ihnen denn nicht, daß Wir dir das Buch herniedergesandt haben, das ihnen verlesen wird? Wahrlich, hierin ist eine Barmherzigkeit und Ermahnung für ein Volk, das glaubt.

Almanca — Muhammad Zaidan

War es ihnen denn nicht genug, daßWIR dir die Schrift hinabsandten, die ihnen vorgetragen wird?! Gewiß, darin ist doch Gnade und Ermahnung für Leute, die den Iman verinnerlichen.

English (26)

Abdel Khalek Himmat

Do they -the infidels- not consider it enough that We have sent down to you -O Muhammad- the Book -the Quran- to recite to them the truth that guides into all truth! This by itself evokes reminiscence of Allah's mercy and blessings and a reminder to a people who acknowledge His system of faith and worship.

Abdul Haleem

Do they not think it is enough that We have sent down to you the Scripture that is recited to them? There is a mercy in this and a lesson for believing people.

Abdullah Yusuf Ali

And is it not enough for them that we have sent down to thee the Book which is rehearsed to them? Verily, in it is Mercy and a Reminder to those who believe.

Abul A'la Maududi

Does it not suffice for them (as a Sign) that We revealed to you the Book that is recited to them? Surely there is mercy and good counsel in it for those who believe.

Aisha Bewley

Is it not enough for them that We have sent down to you the Book which is recited to them? There is certainly a mercy and reminder in that for people who have iman.

Al-Hilali & Khan

Is it not sufficient for them that We have sent down to you the Book (the Qur’ân) which is recited to them? Verily, herein is mercy and a reminder (or an admonition) for a people who believe[1].

Ali Quli Qarai

Does it not suffice them that We have sent down to you the Book which is recited to them? There is indeed a mercy and admonition in that for a people who have faith.

Amatul Rahman Omar

Well, is this (sign of mercy) not enough for them that We have revealed to you this perfect Book which is recited to them. As a matter of fact it comprises mercy (and blessings) and is a means to rise to eminence for the people who would believe.

Arthur John Arberry

What, is it not sufficient for them that We have sent down upon thee the Book that is recited to them? Surely in that is a mercy, and a reminder to a people who believe.

Bijan Moeinian

Is this book (which I have revealed to you and you recite it to them) not enough of a miracle? In this Qur’an [which is the biggest miracle], those who believe will find the mercy of the Lord and [the most valuable] admonitions.

E. Henry Palmer

Is it not enough for them that we have sent down to thee the Book which thou dost recite to them? verily, in that is a mercy and a reminder to a people who believe.

Edip-Layth

Is it not enough for them that We have sent down to you the book, being recited to them? In that is a mercy and a reminder for people who acknowledge.

George Sale

Is it not sufficient for them that We have sent down unto thee the book of the Koran, to be read unto them? Verily herein is a mercy, and an admonition unto people who believe.

Hamid S. Aziz

And still they say, "Why have not signs been sent down upon him from his Lord. " Say, "Verily, signs are with Allah only, and I am but a plain Warner."

Mahmoud Ghali

And does it not suffice them that We have sent down upon you the Book (that is) recited to them? Surely in that is indeed a mercy and reminding to a people who believe.

Marmaduke Pickthall

Is it not enough for them that We have sent down unto thee the Scripture which is read unto them? Lo! herein verily is mercy, and a reminder for folk who believe.

Mohamed Ahmed - Samira

Is it not sufficient for them that We have revealed the Book to you which is read out to them? It is indeed a grace and reminder for people who believe.

Muhammad Asad

Why - is it not enough for them that We have bestowed this divine writ on thee from on high, to be conveyed [by thee] to them? For, verily, in it is [manifested Our] grace, and a reminder to people who will believe.

Mustafa Khattab

Is it not enough for them that We have sent down to you the Book, ˹which is˺ recited to them. Surely in this ˹Quran˺ is a mercy and reminder for people who believe.

Progressive Muslims

Is it not enough for them that We have sent down to you the Scripture, being recited to them In that is a mercy and a reminder for people who believe.

Sahih International

And is it not sufficient for them that We revealed to you the Book which is recited to them? Indeed in that is a mercy and reminder for a people who believe.

Sam Gerrans

Does it not suffice them that We have sent down upon thee the Writ recited to them? In that is a mercy and a reminder for people who believe.

Shabbir Ahmed

Why - Is it not enough of a miracle for them that We have bestowed upon you this Book that is conveyed to them? For, verily, herein is Grace, and a Reminder, a giver of eminence to people who will accept it.

Syed Vickar Ahamed

And is it not enough for them that We have sent down to you the Book that has been told (and given) to them? Surely, in it is Mercy and a Reminder to those who believe.

Taqi Usmani

Is it not sufficient for them that We have sent down to you the Book that is being recited to them? Surely in it there is mercy and advice for a people who believe.

The Monotheist Group

Is it not enough for them that We have sent down to you the Book that is being recited to them? In that is a mercy and a reminder for people who believe.

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Ne leur suffit-il donc point que Nous ayons fait descendre sur toi le Livre et quʹil leur soit récité? Il y a assurément là une miséricorde et un rappel pour des gens qui croient.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Erê ma (bi mucîzetî) ne besî wan e ku Me ev kitêb ji te re hinartiye ku ji wan re tê xwendin? Bêguman di vê de ji bo miletekî ku bawerî bîne rehmet û bîranîn heye.

Hollandaca (2)

Hollandaca — Fred Leemhuis

Is het dan niet genoeg voor hen dat Wij tot jou het boek hebben neergezonden dat aan hen wordt voorgelezen? Daarin is barmhartigheid en een vermaning voor mensen die geloven.

Hollandaca — Salomo Keyzer

Is het niet toereikend voor hen, dat wij u het boek van den Koran hebben nedergezonden om hun voorgelezen te worden? Waarlijk, hierin is eene genade en eene vermaning voor hen die gelooven.

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

Разве им [этим многобожникам] не достаточно того, что Мы ниспослали тебе (о, Пророк) Писание [Коран], которое читается им (чтобы признать твою правдивость)? Поистине, в этом [в ниспослании Корана] – однозначно, милость и напоминание для людей, которые веруют (и исполняют Слово Аллаха)!

Rusça — Osmanov

Неужели не достаточно для них того, что Мы ниспослали тебе Писание, которое читается им [тобой]? Воистину, в этом и милость, и назидание тем, кто верует.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Är det inte nog för dem att Vi har uppenbarat för dig (denna) Skrift (så att) den kan läsas upp för dem? I den ligger nåd och en påminnelse till dem som vill tro.