Dediler ki: "Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!" De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

وَقَالُوا لَوْلَا اُنْزِلَ عَلَيْهِ اٰيَاتٌ مِنْ رَبِّهِ قُلْ اِنَّمَا الْاٰيَاتُ عِنْدَ اللّٰهِ وَاِنَّمَٓا اَنَا۬ نَذِيرٌ مُبِينٌ

ve ḳālū levlā unzile ǎleyhi āyātun min rabbihi ḳul innemā l-āyātu ǐnde (a)llahi ve innemā enā neƶīrun mubīnun

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve dediler ki
2لَوْلَاlevlādeğil miydi?
3اُنْزِلَunzileن ز لinmek, aşağı gelmek, olaylara rastlamak, bir yere inip konmak, bir yerde konakmak. indirmek, gönderme. Bir misafir için hazırlanan şey, ikametgah, hediye. Konak, mevki. Aşağı indirmek, göndermek. Aşağı inme, vahiy, düzenli derleme, kademeli vahiy.indirilmeli
4عَلَيْهِǎleyhiona
5اٰيَاتٌāyātunا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetler
6مِنْmin-nden
7رَبِّهِrabbihiر ب بUsta ve efendi olan, toparlayan, bir araya getiren, sahip olan/elinde tutan, kural, yükseltmek, yetiştirmek, korumak, şef, gardiyan, düzenleyen, belirleyen, bekçi, sağlayan, esirgeyen, koruyan, mükemmelleştiren, ödüllendiren, yaratan, sürdüren, özellikleri yeniden düzenleyen, geliştiren, büyümenin kural ve kanunlarını belirleyen, bir şeyi tamamlanma hedefine ulaşıncaya kadar birbirini takip eden en uygun koşullarlarla karşı karşıya getirerek teşvik eden, derece derece tamamlanmaya doğru götüren, kim ki bir şeye sahip olur onun rabbidir. Türkçe’ye girmiş türevler : erbap, rabbena, rabbi, terbiye, murabba, mürebbi, mürebbiye, rabbani, rabbi, rabbülalemin, yarabbi ~ Aram rab, rabbā רַב/רַבָּא 1. büyük (sıfat), 2. ulu kişi, efendi < Aram #rb רב büyük olma, artma, büyüme = Akad rabū büyükRabbi-
8قُلْḳulق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukavelede ki
9اِنَّمَاinnemāşüphesiz
10الْاٰيَاتُl-āyātuا ي يİmza, belirgin işaret, alamet, iz, im, damga, gösterge, mesaj, kanıt, ispat, mucize, iletişim, Kuran-ı Kerim ayeti. Tam olarak, normalde pek belirgin olmayan bir şey üzerindeki herhangi belirgin bir şeyi ifade eder; öyleki, onu algıladığımızda, normalde kendi kendine algılayamayacağımız diğer şeyi de onun vasıtasıyla algılamış oluruz.ayetler (mu'cizeler)
11عِنْدَǐndeع ن دEdat: burada, ile, tarafından, noktasında, hakkında, -den/-dan, huzurunda. Kelime yakınlık fikrini ifade eder, ister sahiplik anlamında fiili olsun ister düşünsel olsun, ayrıca rütbe veya haysiyet veya görüş, zaman ve yer anlamını ifade eder. Doğru yoldan çıkmak, gerilemek, sapmak, asi olmak, zorba, karşı çıkan, inatçı direnmek, sınırları aşmak.yanındadır
12اللّٰهِ(a)llahiAllah'ın
13وَاِنَّمَٓاve innemāve şüphesiz
14اَنَا۬enāben ancak
15نَذِيرٌneƶīrunن ذ رadamak, adak adamak, uyarmak, ikazda bulunmak, sakındırmak, gönüllü olarak söz vermek, hediye sunmak. nadhiir - uyarıcı, felaketten haberdar eden ve uzak tutan, uyaran ve tedbirli olmaya sevk eden.bir uyarıcı
16مُبِينٌmubīnunب ي نBir şeyden ayrılmak, kopmak veya ayrı olmak; ayrılmış veya belirgin olmak; basit, açık, bariz, birbirinden ayırt edilebilir olmak; bütünle ayrılma ve birleşme; ortaya çıkmak, iki şey (örneğin, toprak) arasındaki ayrılma veya bölünme; bir kanıt, bir işaret, bir tezahür, kanıt, açık bir argüman Türkçe’ye girmiş türevler : beyan, beyn (beynelmilel, mabeyn), beyyine, mübinapaçık

Tüm mealler

Meal seçin (80 / 80 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve derler ki ona Rabbinden deliller indirilseydi. De ki: Deliller, ancak Allah katında ve ben, ancak apaçık bir korkutucuyum.

Adem Uğur

Ona Rabbinden (başkaca) mucizeler indirilmeli değil miydi? derler. De ki: Mucizeler ancak Allah'ın katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.

Ahmed Hulusi

Dediler ki: "O'na Rabbinden mucizeler inzal edilmeliydi!". . . De ki: "Mucizeler sadece Allah indindendir. . . Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım. "

Ahmet Tekin

'Ona, Rabbinden maddî mûcizeler gelmeli, değil miydi?' dediler. 'Mûcizeler, ancak Allah katındadır. Ben ise, sorumluluk hesap ve cezanın varlığını açıklayan, apaçık bir uyarıcıyım' de.

Ahmet Varol

'Ona Rabbinden mucizeler indirilmeli değil miydi?' dediler. De ki: 'Mucizeler ancak Allah katındadır. Ben yalnızca apaçık bir uyarıcıyım.'

Ali Bulaç

Dediler ki: "Ona Rabbinden ayetler (birtakım mucizeler) indirilmeli değil miydi?" De ki: "Ayetler yalnızca Allah'ın katındadır. Ben ise, ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Ali Fikri Yavuz

(Nitekim Mekke kâfirleri şöyle) dediler: “- O’na (Peygambere Mûsa’nın asası gibi) mucizeler indirilse ya.” (Ey Rasûlüm, onlara) de ki: O mucizeler ve ayetler, hep Allah’ın katındadır. Ben sadece açık ifade ile korkutucu bir peygamberim.

Ali Rıza Safa

Üstelik dediler ki: "Efendisinden, Ona, bir mucize indirilmeliydi; öyle değil mi?" De ki: "Mucizeler, ancak Allah'ın katındandır. Aslında, ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım!"

Bayraktar Bayraklı

Onlar, "Ona, Rabbinden ayetler/mucizeler indirilseydi ya!" dediler. De ki, "Mucizeler yalnız Allah'ın katındadır. Ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım."

Bekir Sadak

«Ona Rabbinden mucizeler indirilmesi gerekmez miydi?» derler. De ki: «Mucizeler ancak Rabbimin katindadir. Dogrusu ben, sadece apacik bir uyariciyim.»

Celal Yıldırım

Dediler ki: O'na (Muhammed'e) Rabbından birtakım mu'cizeler (veya başka başka âyetler de) indirilseydi ya ? De ki: Âyetler, mu'cizeler ancak Allah'ın yanındadır. Ben ise sadece açık bir uyarıcıyım.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar hâlâ, “Rabbinden ona bazı mûcizeler indirilmeli değil miydi?” diyorlar. De ki: “Mûcizeler yalnız Allah’ın katındadır; ben sadece bir uyarıcıyım.”

Diyanet İşleri

Dediler ki: "Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!" De ki: "Mucizeler ancak Allah katındadır ve ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Diyanet İşleri (eski)

'Ona Rabbinden mucizeler indirilmesi gerekmez miydi?' derler. De ki: 'Mucizeler ancak Rabbimin katındadır. Doğrusu ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım.'

Diyanet Vakfi

«Ona Rabbinden (başkaca) mucizeler indirilmeli değil miydi?» derler. De ki: Mucizeler ancak Allah'ın katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Ve 'Ona Rabbinden (bizim istediğimiz gibi) mu'cizeler indirilmeli değil miydi?' dediler. De ki: 'Mu'cizeler ancak Allah katındadır. Ben ise sâdece (O’nun azâbından haber veren) apaçık bir korkutucuyum.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Nitekim "Ona Rabbinden mucizeler indirilse ya!" dediler. De ki: "O mucizeler hep Allah'ın katındadır. Ben ise sadece açık bir uyancıyım."

Elmalılı Hamdi Yazır

Netekim ona rabbından ayetler indirilse ya dediler, de ki: o ayetler, hep Allahın ındindedir, ben ancak açık bir nezirim

Erhan Aktaş

"Ona Rabb'inden ayetler indirilmeli değil miydi?" dediler. De ki: "Ayetler ancak Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Ona Rabb'inden ayetler indirilmeli değil miydi?" dediler. De ki: "Ayetler ancak Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

"Ona Rabb'inden ayetler indirilmeli değil miydi?" dediler. De ki: "Ayetler ancak Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Fizilal-il Kuran

Onlar «Allah Muhammed'e mucizeler indirseydi ya!» derler. Onlara de ki; «Mucizeler, Allah'ın tekelindedir. Ben sadece açık sözlü bir uyarıcıyım.»

Gültekin Onan

Dediler ki: "Ona rabbinden ayetler indirilmeli değil miydi?" De ki: "Ayetler Yalnızca Tanrı'nın katındadır. Ben ise, ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Hamdi Döndüren

Onlar, “Ona Rabbinden mucizeler indirilmeli değil miydi?” dediler. De ki: “Mucizeler ancak Allah’ın katındadır. Bana gelince, ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.”

Hasan Basri Çantay

"Ona Rabbinden (başkaca) ayetler de indirilmeli değil miydi?" dediler. De ki: O ayetler ancak Allahın nezdindedir. Ben sade (eğri yolun başınıza getireceği fena sonuçları) apaşikar haber verenim".

Hasib Asutay

'Ona Rabbinden (başkaca) mucizeler indirilmeli değil miydi?' derler. De ki: Mucizeler ancak Allah'ın katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.

Hayrat Neşriyat

Ve 'Ona Rabbinden (bizim istediğimiz gibi) mu'cizeler indirilmeli değil miydi?' dediler. De ki: 'Mu'cizeler ancak Allah katındadır. Ben ise sâdece (O’nun azâbından haber veren) apaçık bir korkutucuyum.'

İbni Kesir

Rabbından ona ayetler indirilmeli değil miydi? dediler. De ki: O ayetler, ancak Allah'ın nezdindedir. Ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım.

Mehmet Okuyan

(O zalimler:) “Ona Rabbinden (başka) ayetler (mucizeler) indirilmeli değil miydi?” demişlerdi. De ki: “Ayetler (mucizeler) ancak Allah katında(n)dır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”

Muhammed Esed

Onlar, hala, "Neden o'na Rabbinden hiç mucizevi işaretler indirilmiyor?" diye sorarlar. De ki: "Mucize (göstermek) yalnız Allah'ın kudretindedir; ben ise sadece bir uyarıcıyım".

Mustafa İslamoğlu

Bir de kalkıp, "Rabbinden ona mucizevi bir belge indirilmesi gerekmez miydi?" dediler. De ki: "Tüm mucizevi belgeler Allah katındadır; ben ise yalnızca açık ve net bir uyarıcıyım."

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve dediler ki: «Onun üzerine Rabbinden âyetler indirilmiş olmalı değil mi idi?» De ki: «O âyetler ancak Allah'ın indindedir ve ben ancak bir apaçık nezirim.»

Ömer Öngüt

Ve derler ki: “Rabbinden ona âyetler (mucizeler) indirmeli değil miydi?” De ki: “O âyetler (mucizeler) ancak Allah katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım. ”

Suat Yıldırım

Onlar diyorlar ki: "Ona Rabbinden âyetler (mûcizeler) indirilseydi ya! De ki: "Âyetler sadece Allah’ın nezdindedir. Sizin keyfinize göre değil, kendi hikmeti gerektirdiğinde Peygamberine verir. Ben ancak gerçek durumu bildiren, uyaran bir elçiyim."

Süleyman Ateş

Dediler ki: "Ona Rabbinden ayetler indirilmeli değil miydi?" De ki: "Ayetler (mu'cizeler) Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."

Süleymaniye Vakfı

"Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!" dediler. De ki: "Mucizeler ancak Allah katındandır. Ben yalnızca açık bir uyarıcıyım."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ona Sahibinden mucizeler indirilseydi ya!" derler. De ki: "Mucizeler sadece Allah katındadır. Ben açıkça uyarıda bulunan bir kişiyim; o kadar."

Şaban Piriş

-O'na, Rabbinden bir mucize indirilmeli değil miydi? dediler. De ki: -Mucizeler sadece Allah'ın yanındadır. Ben, yalnızca apaçık bir uyarıcıyım!

Tefhim-ul Kuran

Dediler ki: «Ona Rabbinden ayetler (birtakım mucizeler) indirilmeli değil miydi?» De ki: «Ayetler yalnızca Allah'ın katındadır. Ben ise, ancak apaçık bir uyarıcı korkutucuyum.»

Ümit Şimşek

'Ona Rabbinden âyetler indirilseydi ya' dediler. Sen de ki: Âyetler Allah katındadır. Ben ise apaçık bir uyarıcıyım.

Yaşar Nuri Öztürk

Dediler ki: "Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!" De ki: "Mucizeler Allah katındadır. Bana gelince, ben açıkça uyaran biriyim. Hepsi bu."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar dedilər: “Bəs nə üçün Rəbbindən ona möcüzə nazil olmadı?” De: “Möcüzələr ancaq Allahdadır. Mən isə ancaq açıq-aydın xəbərdarlıq edənəm”.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

(Müşriklər:) ″Bəs nə üçün Rəbbindən ona (başqa peyğəmbərlər kimi) möʼcüzə nazil olmadı?″ – dedilər. (Ya Rəsulum!) De: ″Möʼcüzələr ancaq Allahın əlindədir. Mən isə sadəcə olaraq (insanları Allahın əzabı ilə) açıq-aşkar qorxudan bir peyğəmbərəm!″

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Sie sagen: ʺWarum wird ihm kein sinnfälliges, wunderbares Zeichen von seinem Herrn herabgesandt?ʺ Sage: ʺDie Zeichen sind bei Gott. Ich bin nur ein aufklärender Warner.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und sie sagen: ʺWenn doch Zeichen von seinem Herrn auf ihn herabgesandt würden!ʺ Sag: Über die Zeichen verfügt (allein) Allah . Und ich bin nur ein deutlicher Warner.

Almanca — M. A. Rassoul

Und sie sagten: ʺWarum wurden keine Zeichen zu ihm von seinem Herrn herabgesandt?ʺ Sprich: ʺDie Zeichen sind allein bei Allah, und ich bin nur ein deutlicher Warner.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und sie sagten: ʺWürden ihm doch Ayat von seinem HERRN hinabgesandt!ʺ Sag: ʺDie Ayat sind nur bei ALLAH und ich bin doch nur ein erläuternder Warner.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

And they -the infidels- say: "If only some convincing sign would be sent down to him from Allah, his Creator!". Say to them: "Allah has all sorts of divine signs evincing both His Omnipotence and Authority but I am only sent as a spectacle and a warning."

Abdul Haleem

They say, ‘Why have no miracles been sent to him by his Lord?’ Say, ‘Miracles lie in God’s hands; I am simply here to warn you plainly.’

Abdullah Yusuf Ali

Ye they say: "Why are not Signs sent down to him from his Lord?" Say: "The signs are indeed with Allah: and I am indeed a clear Warner."

Abul A'la Maududi

They say: "Why were Signs from his Lord not sent down upon him?" Say: “The Signs are only with Allah. As for me, I am no more than a plain warner.”

Aisha Bewley

They say, ‘Why have no Signs been sent down to him from his Lord?’ Say: ‘The Signs are with Allah. I am only a clear warner.’

Al-Hilali & Khan

And they say: "Why are not signs sent down to him from his Lord? Say: "The signs are only with Allâh, and I am only a plain warner."

Ali Quli Qarai

They say, ‘Why has not some sign been sent down to him from his Lord?’ Say, ‘The signs are only with Allah, and I am only a manifest warner. ’

Amatul Rahman Omar

And they say, `Why have no signs (of punishment) been revealed to him from his Lord?' Say (to them), `The signs are many with Allâh, accordingly I am about to give you plain warning (concerning some of the signs of punishment). '

Arthur John Arberry

They say, 'Why have signs not been gent down upon him from his Lord?' Say: 'The signs are only with God, and I am only a plain warner.

Bijan Moeinian

They say: "Why this man (Mohammad0 does not produce any miracle?" Say: “It is only God Who produces the miracles; [I cannot make a miracle of my own, ] My only mission is to relay God’s message to you. ”

E. Henry Palmer

They say, 'Unless there be sent down upon him signs from his Lord -;' say, 'Verily, signs are with God, and, verily, I am an obvious warner!'

Edip-Layth

They said, "If only signs would come down to him from his Lord!" Say, "All signs are with God, and I am but a clear warner."

George Sale

They say, unless a sign be sent down unto him from his Lord, we will not believe. Answer, signs are in the power of God alone; and I am no more than a public preacher.

Hamid S. Aziz

Nay, but it is a clear revelation in the heart of those who are endowed with knowledge, and none deny Our revelations save the wrongdoers (or unjust).

Mahmoud Ghali

And they have said, " (if only) the had been signs sent down upon him from his Lord!" Say, "Surely the signs are only in the Providence of Allah, and surely I am only an evident warner. "

Marmaduke Pickthall

And they say: Why are not portents sent down upon him from his Lord? Say: Portents are with Allah only, and I am but a plain warner.

Mohamed Ahmed - Samira

For they say: "How Is it no signs were sent down to him from his Lord?" Say: "The signs are with God. I am only a warner, plain and simple."

Muhammad Asad

And yet they say, "Why have no miraculous signs ever been bestowed upon him from on high by his Sustainer?" Say: “Miracles are in the power of God alone; and as for me - I am but a plain warner. ”

Mustafa Khattab

They say, "If only ˹some˺ signs had been sent down to him from his Lord!" Say, ˹O Prophet,˺ “Signs are only with Allah. And I am only sent with a clear warning.”

Progressive Muslims

And they said: "If only signs would come down to him from his Lord!" Say: "All signs are with God, and I am but a clear warner. "

Sahih International

But they say, "Why are not signs sent down to him from his Lord?" Say, "The signs are only with Allah, and I am only a clear warner. "

Sam Gerrans

And they say: “Oh, that proofs were but sent down upon him from his Lord!” Say thou: “The proofs are only with God, and I am only a clear warner.”

Shabbir Ahmed

And yet they say, "Why are not miracles bestowed upon him from his Lord?" Say, "These Verses are in themselves miraculous Signs concerning Allah and with Him are the miracles (you behold in the Universe). And as for me, I am but a plain Warner (drawing your attention to His Signs and to the consequences of your actions)."

Syed Vickar Ahamed

And yet they say: "Why are not Signs sent down to him from his Lord?" (O Prophet!) Say: "The Signs are truly with Allah: And I am indeed a clear Warner. "

Taqi Usmani

And they say, "Why is it that no signs (miracles) have been sent down to him from his Lord?" Say, “Signs are only with Allah, and I am only a plain warner.”

The Monotheist Group

And they said: "If only signs would come down to him from his Lord!" Say: "All signs are with God, and I am but a clear warner."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

Et ils dirent: ʺPourquoi nʹa-t-on pas fait descendre sur lui des prodiges de la part de son Seigneur?ʺ Dis: ʺLes prodiges sont auprès dʹAllah. Moi, je ne suis quʹun avertisseur bien clairʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Gotin: De bila ji Xwedayê wî hin mucîze jê re bihatina. Bibêje: Mucîze bes li cem Xwedê ne. Bêguman ez tenê hişyarkerekî aşkera me.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En zij zeggen: ʺHad er dan geen teken van zijn Heer vandaan tot hem neergezonden kunnen worden?ʺ Zeg: ʺDe tekenen zijn slechts bij God en ik ben alleen maar een duidelijke waarschuwer.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

Zij zeggen: Zoolang geen teeken van zijn Heer wordt nedergezonden, zullen wij niet gelooven. Antwoord: Teekenen zijn alleen in de macht van God, en ik ben slechts een openbaar prediker.

Hollandaca — Siregar

En zij zeiden: ʺWas er maar een Teken (wonder) van zijn Heer aan hem gezonden?ʺ Zeg: ʺVoorwaar, de Tekenen zijn slechts bij Allah. En voorwaar, ik ben slechts een duidelijke waarschuwer.ʺ

Rusça (1)

Rusça — Ebu Adel

И сказали они [многобожники]: «Почему не ниспосланы ему [Мухаммаду] знамения от его Господа (такие как верблюдица пророка Салиха и посох пророка Мусы, которые мы могли бы видеть собственными глазами)?» Скажи (им) (о, Посланник): «Ведь знамения только у Аллаха [только Он Сам решает когда, кому и какое чудо показать], и ведь я только разъясняющий увещеватель (который предупреждает вас о наказании Аллаха и разъясняет путь Истины)».

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och de säger: ʺVarför har hans Herre inte gett honom ett tecken?ʺ Säg: ʺGud ensam råder över tecken och under; jag är ingenting mer än en varnare, som varnar klart och entydigt.ʺ