Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selam olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz" derler.

وَاِذَا سَمِعُوا اللَّغْوَ اَعْرَضُوا عَنْهُ وَقَالُوا لَنَا اَعْمَالُنَا وَلَكُمْ اَعْمَالُكُمْ سَلَامٌ عَلَيْكُمْ لَا نَبْتَغِي الْجَاهِلِينَ

ve iƶā semiǔ l-leğve eǎ'raDū ǎnhu ve ḳālū lenā eǎ'mālunā ve lekum eǎ'mālukum selāmun ǎleykum lā nebteğī l-cāhilīne

Tefsirler

Kelimeler

#ArapçaOkunuşKökAnlam
1وَاِذَاve iƶāve zaman
2سَمِعُواsemiǔس م عduymak, işitmek, kulak vermek, işitme gücü, ses duyma, fark etme, dinlemek, anlamakişittikleri
3اللَّغْوَl-leğveل غ وSaçma konuşmak, bilerek veya bilmeyerek hata yapmak, boş sözler kullanmak, boş konuşmak, gürültü yapmak ve yaygara koparmak (sözü kesmek için), hafifçe konuşmak (başkasının duymasını engellemek için), konuşma hatası, istem dışı konuşma, gevezelik.boş söz
4اَعْرَضُواeǎ'raDūع ر ضGerçekleşmek, olmak, teklif etmek, sunmak, göstermek, öne sürmek, önüne koymak, ipucu vermek, karşı gelmek, önermek, maruz bırakmak, (askerleri) gözden geçirmek, görüntülemek, hazırlamak. aruDa - geniş olmak, genişletilmek. arDun - mallar, genişlik. irDun - onur. urDatun - niyet, hedef, amaç. a'raD - uzaklaşmak, geri dönmek, kaymak, (bulut) üzerinden geçmek. 'ariiDz - uzatılmış, çok, birçok. UrDzatun - ama, mazeret.yüz çevirirler
5عَنْهُǎnhuondan
6وَقَالُواve ḳālūق و لkonuşmak / söylemek, çağırmak, iletmek, nakletmek, düşünmek, ilan etmek, görüş yaymak, bir durumu, şartı ya da vaziyeti göstermek. kelime / konuşma, söyleyiş, söylenen şey, tebrik, söylem Türkçe’ye girmiş türevler : kavl, kavlen, kavli, kale al-, kalubela, kaval, kilükal, makale, makule, mukaveleve derler
7لَنَاlenābizimdir
8اَعْمَالُنَاeǎ'mālunāع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatbizim işlerimiz
9وَلَكُمْve lekumve sizindir
10اَعْمَالُكُمْeǎ'mālukumع م لiş, işlem, eylem, yapmak/hareket etmek/çalışmak/işletmek/inşaa etmek/üretmek, bir el sanatı uygulama, aktif olmak Türkçe’ye girmiş türevler : amel, aksülamel, amal, ameliyat, amil (amele), imal, istimal (müstamel, suistimal), mamul, muamele, teamül, imalatsizin işleriniz
11سَلَامٌselāmunس ل مbarış, güvenlik, selamet, kurtuluş, esenlik, teslim olmak, boyun eğmek, barışmak, teslim etmek, merdiven, sağlıklı olmak, kusursuz olmakselam
12عَلَيْكُمْǎleykumsize olsun
13لَا
14نَبْتَغِيnebteğīب غ يAzgınlık etmek, haddi aşmak, zulmetmek, isyan etmek, haksızlık etmek, fahişelik yapmak, taşkınlık göstermek, kibirlenmek, talep etmek, istemek, aramakbiz istemeyiz
15الْجَاهِلِينَl-cāhilīneج ه لCahil olmak, bir şeyden haberdar olmamak, aptal veya akılsız olmak, şiddetle kaynamak, cahillik taklidi yapmak, bilmezlikten gelmek, birini hesaba katmak veya değer vermek, kargaşa veya istikrarsızlık yaratmak, yanlış davranış sergilemek, bilgiden yoksun olmak, bir şeyi gerçekte olduğundan farklı zannetmek, bir şeyi yapılması gerektiği şekilden farklı yapmak, bilgi olmadan ilerlemek, bir şeyi görmezden gelmek, pagan olmak.cahilleri

Tüm mealler

Meal seçin (82 / 82 görünüyor)

Türkçe

Azerice

Almanca

English

Fransızca

Kürtçe

Hollandaca

Rusça

İsveççe

Türkçe

Abdulbaki Gölpınarlı

Ve onlar, kötü ve çirkin söz duyunca yüz çevirirler ve bizim yaptıklarımız derler, bize âit, sizin yaptıklarınız size, esenlik size, biz bilgisizleri dilemez, sevmeyiz.

Abdulkadir Gölpınarlı

Ve onlar, kötü ve çirkin söz duyunca yüz çevirirler ve bizim yaptıklarımız derler, bize âit, sizin yaptıklarınız size, esenlik size, biz bilgisizleri dilemez, sevmeyiz.

Adem Uğur

Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz, derler.

Ahmed Hulusi

Boş laf, dedi-kodu işittiklerinde ondan yüz çevirdiler ve dediler ki: "Bizim yaptıklarımız bizim, sizin fiillerinizin sonucu da sizindir! Selamu aleyküm! Cahilleri istemeyiz! (Hakikati kavramayanlarla konuşacak bir şeyimiz yoktur!)

Ahmet Tekin

Onlar, ilâhî hükümlerde tahrifat ve dine hakaret duydukları zaman engelleme tedbirleri alarak yüz çevirirler ve : 'Bizim amellerimizin karşılığı, mükâfatı bize ait, sizin amellerinizin sorumluluğu ve cezası da size aittir. Bizden uzak durun. Biz, bilgiden muhakemeden yoksun, ihtiraslı, tutarsız davranan, kendini bilmezlerle bir arada bulunmak istemeyiz.' derler.

Ahmet Varol

Onlar boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve: 'Bizim yaptıklarımız bize sizin yaptıklarınız sizedir. Size selam olsun. [4] Biz cahilleri benimsemeyiz' derler.

Ali Bulaç

'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz" derler.

Ali Fikri Yavuz

Çirkin söz işittikleri zaman da ondan yüz çevirirler ve şöyle derler: “- Bizim amellerimiz (Allah’a ibadetlerimiz) bize ve sizin amelleriniz (putlara ibadetleriniz) size aiddir. Bizden emin olabilirsiniz, size sövmeyiz. Biz cahilleri arayıb onlarla arkadaş olmayız.”

Ali Rıza Safa

Boş sözleri duyduklarında, ondan yüz çevirirler ve şöyle derler: "Bizim yaptıklarımız bizim, sizin yaptıklarınız sizindir. Size selam olsun; bilisizleri istemiyoruz!"

Bayraktar Bayraklı

Onlar boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler. "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size. Size selam olsun. Biz cahillerle arkadaş olmayız" derler.

Bekir Sadak

Onlar, bos soz isittikleri vakit ondan yuz cevirirler. «Bizim isledigimiz bize, sizin islediginiz sizedir. Size selam olsun, cahillerle ilgilenmeyiz» derler.

Celal Yıldırım

Boş ve anlamsız bir söz işittiklerinde (vakar ile) ondan yüzçevirirler ve «bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir; selâm size olsun ; biz kendini bilmezleri (o gibilerin dostluk ve arkadaşlığını) arzu etmeyiz !» derler.

Diyanet (Kur'an Yolu Meali)

Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve “Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size. Esen kalın. Bizim cahillerle işimiz yok” derler.

Diyanet İşleri

Boş sözü işittikleri vakit ondan yüz çevirirler ve, "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz de size. Selam olsun size (bizden size zarar gelmez). Biz cahilleri istemeyiz" derler.

Diyanet İşleri (eski)

Onlar, boş söz işittikleri vakit ondan yüz çevirirler. 'Bizim işlediğimiz bize, sizin işlediğiniz sizedir. Size selam olsun, cahillerle ilgilenmeyiz' derler.

Diyanet Vakfi

Onlar, boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri (arkadaş edinmek) istemeyiz, derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)

Onlar, boş söz işittikleri zaman, ondan yüz çevirirler ve «Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri istemeyiz» derler.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Onlar, boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve: "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size; selam size! Allah'a ısmarladık! Biz, cahillik edenleri aramayız." derler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve lağiv işittikleri zaman ondan yüzlerini çevirirler de "bize kendi amellerimiz size de kendi amelleriniz, selamün aleyküm Allaha ısmarladık biz cahillik edenleri aramayız" derler

Erhan Aktaş

Onlar, kötü ve çirkin bir söz duydukları zaman, ondan yüz çevirirler. Ve: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Selam üzerinize olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz." derler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlar, kötü ve çirkin bir söz duydukları zaman, ondan yüz çevirirler. Ve: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Selam üzerinize olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz." derler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlar, kötü ve çirkin bir söz duydukları zaman, ondan yüz çevirirler. Ve: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da size aittir. Selam üzerinize olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz." derler.

Fizilal-il Kuran

Boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler. «Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz sizedir. Size selâm olsun, biz cahillerle sohbet etmeyi istemeyiz.» derler.

Gültekin Onan

'Boş ve yararsız olan sözü' işittikteri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz" derler.

Hamdi Döndüren

Onlar, boş söz işittiklerinde, ondan yüz çevirirler ve “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Esen kalın. Çünkü biz, bilmeyenlerle (birlikte olmak) istemiyoruz.” derler.

Hasan Basri Çantay

Bunlar yaramaz lakırdı (lar) işitdikleri zaman ondan yüz çevirdiler ve: "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size aaiddir. Size selam (olsun). Biz cahilleri aramayız" dediler.

Hasib Asutay

Boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve 'Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selâm olsun (hoşça kalın). Biz cahilleri istemeyiz' derler.

Hayrat Neşriyat

Boş söz işittikleri zaman ise, ondan yüz çevirirler ve: 'Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de sizedir; size selâm olsun; (biz) câhilleri (arkadaş edinmek) istemeyiz' derler.

İbni Kesir

Ve boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirdiler. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz sizedir. Selam olsun size, biz cahilleri aramayız derler.

Mehmet Okuyan

Onlar, boş söz duydukları zaman ondan yüz çevirip “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun! Biz, cahillere itibar etmeyiz!” der (geçer)ler.

Muhammed Esed

onlar ki, boş ve anlamsız sözler işittikleri zaman ondan hemen yüz çevirip, "Bizim yapıp ettiklerimizin hesabını biz vereceğiz, sizin yapıp ettiklerinizin hesabını da siz vereceksiniz. Size selam olsun; bizim, (doğru ile yanlışın anlamından) habersiz kimselerle işimiz yok" derler.

Mustafa İslamoğlu

İşte onlar, düşüncesizce söylenmiş bir söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve "Bizim yaptıklarımızın sorumluluğu da size aittir; yolunuz açık olsun; biz kendini bilmezlerle bir arada bulunmak istemeyiz" derler.

Ömer Nasuhi Bilmen

Ve onlar, lüzumsuz bir söz işitince ondan yüz çevirirler ve derler ki: «Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Üzerinize selâm. Biz cahilleri aramayız.»

Ömer Öngüt

Onlar ki boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve derler ki: “Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz sizedir. Selâm size! Biz câhilleri aramayız. ”

Suat Yıldırım

Anlamsız, çirkin sözler işitince yüzlerini çevirip uzak durur ve şöyle derler: "Bizim işlerimiz bize, sizinkiler de size aittir. Selâm olsun size, hoşça kalın! Cahillerle arkadaşlık etmeyi arzulamayız biz"

Süleyman Ateş

Boş söz işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: "Bizim işlerimiz bize, sizin işleriniz size. Size selam olsun (haydi hoşça kalın), biz cahiller(le sohbet etmey)i istemeyiz" derler.

Süleymaniye Vakfı

Boş sözler işitince o sözlerle aralarına mesafe koyar, şöyle derler: "Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız da sizedir! Size esenlik ve güvenlik dileriz. Kendini bilmezlerle işimiz olmaz."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bunlar, gerçek dışı sözler işitince de yüz çevirip şöyle derler: "Bizim işimiz bize, sizin işiniz size. Size selam olsun! biz cahillere takılmayız."

Şaban Piriş

Boş söz işittiklerinde, ondan yüz çevirirler. -Bizim yaptıklarımız bize, sizin yaptıklarınız size... Size selam olsun, bizim cahillerle işimiz yoktur, derler.

Tefhim-ul Kuran

'Boş ve yararsız olan sözü' işittikleri zaman ondan yüz çevirirler ve: «Bizim yapıp ettiklerimiz bizim, sizin yapıp ettikleriniz sizindir; size selam olsun, biz cahilleri benimsemeyiz» derler.

Ümit Şimşek

Boş söz işittiklerinde ondan yüz çevirirler ve 'Bizim işimiz bize, sizin işiniz size,' derler. 'Size selâm olsun. Bizim cahillerle işimiz olmaz.'

Yaşar Nuri Öztürk

Boş lakırdıyı duyduklarında, ondan yüz çevirir şöyle derler: "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size. Selam olsun hepinize. Biz cahilleri önemsemeyiz."

Azerice (2)

Azerice — Alihan Musayev

Onlar lağlağı eşitdikləri zaman ondan üz çevirib: “Bizim əməllərimiz bizə, sizin əməlləriniz də sizə aiddir. Sizə salam olsun! Biz cahillərə qoşulmaq istəmirik!”– deyirlər.

Azerice — V. Memmedeliyev ve Ziya Bünyadov

Onlar boş (yersiz) bir söz eşitdikləri zaman ondan üz çevirib: ″Bizim əməllərimiz bizə, sizin əməlləriniz də sizə aiddir. (Hərə öz əməlinə cavabdehdir). Sizə salam olsun! (Salamat qalın. Bizimki bizdə, sizinki də sizdə!) Biz cahilləri (cahillərlə yoldaşlıq etmək, onların söz-söhbətinə qulaq asmaq, sonra da onlarla çənə-boğaz olmaq) istəmirik!″ – deyirlər.

Almanca (4)

Almanca — Al-Azhar

Wenn sie das sinnloses Gerede der Ungläubigen hören, wenden sie sich davon ab und sagen: ʺWir haben unsere Werke und ihr habt eure. Friede sei mit euch! Wir wollen nicht mit Unwissenden verkehren.ʺ

Almanca — Der Edle Quran

Und wenn sie unbedachte Rede hören, wenden sie sich davon ab und sagen: ʺWir haben unsere Taten und ihr habt eure Taten (zu verantworten). Friede sei auf euch! Wir trachten nicht nach (dem Umgang mit) den Toren.ʺ

Almanca — M. A. Rassoul

Und wenn sie leeres Gerede hören, so wenden sie sich davon ab und sagen: ʺFür uns (seien) unsere Taten und für euch (seien) eure Taten. Friede sei mit euch! Wir suchen keine Unwissenden.ʺ

Almanca — Muhammad Zaidan

Und wenn sie das Sinnlose hören, wenden sie sich davon ab und sagen: ʺUns gehören unsere Handlungen und euch gehören eure Handlungen, Salam sei mit euch! WIR möchten keine Unwissenden sein.ʺ

English (26)

Abdel Khalek Himmat

These are they who do not pervert their senses. When they hear idle talk gossip or slander they refrain from listening and turn away and say to the profaners: "We are responsible for our deeds and you are response for yours; peace be upon you. We are not interested in the ignorant who have no shame of their sins".

Abdul Haleem

and turn away whenever they hear frivolous talk, saying, ‘We have our deeds and you have yours. Peace be with you! We do not seek the company of ignorant people.’

Abdullah Yusuf Ali

And when they hear vain talk, they turn away therefrom and say: "To us our deeds, and to you yours; peace be to you: we seek not the ignorant."

Abul A'la Maududi

and when they hear any vain talk, they turn away from it, saying: "We have our deeds and you have your deeds. Peace be to you. We do not desire to act like the ignorant."

Aisha Bewley

When they hear worthless talk they turn away from it and say, ‘We have our actions and you have your actions. Peace be upon you. We do not desire the company of the ignorant.’

Al-Hilali & Khan

And when they hear Al-Laghw (dirty, false, evil vain talk), they withdraw from it and say: "To us our deeds, and to you your deeds. Peace be to you. We seek not (the way of) the ignorant."

Ali Quli Qarai

and when they hear vain talk, they avoid it and say, ‘Our deeds belong to us, and your deeds belong to you. Peace be to you. We do not court the ignorant.’

Amatul Rahman Omar

And when they hear something vain they turn away from it and say (to those who indulge in vain talk), `We shall reap the fruit of our deeds and you shall reap the fruit of yours. ' (Bidding them good bye then say,) `Peace be upon you. We have no desire to have any concern with the ignorant.'

Arthur John Arberry

When they hear idle talk, they turn away from it and say, 'We have our deeds, and you your deeds. Peace be upon your We desire not the ignorant.'

Bijan Moeinian

When they hear any vain talk, they leave that place saying: "We are responsible for our deeds and you are responsible for yours. May peace be with you; we are not interested in talks based upon the ignorance."

E. Henry Palmer

And when they hear vain talk, they turn away from it and say, 'We have our works, and ye have your works. Peace be upon you! we do not seek the ignorant!'

Edip-Layth

If they come across vain talk, they disregard it and say, "To us are our deeds, and to you is your deeds. Peace be upon you. We do not seek the ignorant."

George Sale

and when they hear vain discourse, avoid the same, saying, we have our works, and ye have your works: Peace be on you; we covet not the acquaintance of the ignorant.

Hamid S. Aziz

These shall be given their reward twice over, because they were steadfast, and repelled evil with good, and spend of what We have bestowed upon them.

Mahmoud Ghali

And when they hear idle talk, they veer away from it and say, "We have our deeds, and you have your deeds. Peace be upon you; we do not seek after the ignorant."

Marmaduke Pickthall

And when they hear vanity they withdraw from it and say: Unto us our works and unto you your works. Peace be unto you! We desire not the ignorant.

Mohamed Ahmed - Samira

When they hear idle talk they turn aside and say: "To us our actions, to you yours. Peace on you; we do not look for the ignorant."

Muhammad Asad

and, whenever they heard frivolous talk, having turned away from it and said: "Unto us shall be accounted Our deeds, and unto you, your deeds. Peace be upon you - [but] we do not seek out such as are ignorant [of the meaning of right and wrong]."

Mustafa Khattab

When they hear slanderous talk, they turn away from it, saying, "We are accountable for our deeds and you for yours. Peace ˹is our only response˺ to you! We want nothing to do with those who act ignorantly."

Progressive Muslims

And if they come across vain talk, they disregard it and Say: "To us are our deeds, and to you is your deeds. Peace be upon you. We do not seek the ignorant."

Sahih International

And when they hear ill speech, they turn away from it and say, "For us are our deeds, and for you are your deeds. Peace will be upon you; we seek not the ignorant."

Sam Gerrans

And when they hear vain speech, they turn away from it and say: “We have our works, and you have your works. Peace be upon you! We seek not the ignorant.”

Shabbir Ahmed

(Additionally) whenever they hear vain talk of ridicule, they withdraw from it decently and say, "To us our deeds and to you yours; Peace be upon you, we do not seek to join the ignorant. (25:72).

Syed Vickar Ahamed

And when they hear evil and vain talk, they turn away from it and say: "To us our deeds, and to you yours; Peace be to you: We do not search out the ignorant. "

Taqi Usmani

And when they hear absurd talk, they withdraw from it and say, "Our deeds are for us and your deeds are for you. Peace be on you. We do not desire (to be entangled with) the ignorant people."

The Monotheist Group

And if they come across vain talk, they disregard it and say: "To us are our deeds, and to you are your deeds. Peace be upon you. We do not seek the ignorant."

Fransızca (1)

Fransızca — Muhammad Hamidullah

et quand ils entendent des futilités, ils sʹen détournent et disent: ʺA nous nos actions, et à vous les vôtres. Paix sur vous. Nous ne recherchons pas les ignorantsʺ.

Kürtçe (1)

Kürtçe Meal

Dema ew gotina pûç/kelevajî dibihîzin, berê xwe jê vedigerînin û dibêjin: Karên me ji me re û karên we ji we re. Ji me emîn bin û em ji xêrê pê ve li we nazivirînin, em naxwazin têkilî nezanan bibin.

Hollandaca (3)

Hollandaca — Fred Leemhuis

En wanneer zij geklets horen dan mijden zij het en zij zeggen: ʺWij hebben onze daden en jullie hebben jullie daden. Vrede zij met jullie! Wij zoeken geen omgang met de onwetenden.ʺ

Hollandaca — Salomo Keyzer

En die, op het hooren van ijdele gesprekken, deze ontwijken en zeggen: Wij hebben onze werken en gij hebt uwe werken. Vrede zij over u! wij zoeken niet naar betrekkingen met den onwetende.

Hollandaca — Siregar

En wanneer zij nutteloos gepraat hoorden, wendden zij zich af, en zeiden: ʺVoor ons onze daden en voor jullie jullie daden, vrede zij met jullie, wij zoeken de onwetenden niet op.ʺ

Rusça (2)

Rusça — Ebu Adel

А когда они [принявшие Ислам из числа людей Писания] слышат праздное [такие слова, которые не ведут к довольству Аллаха], то отворачиваются от этого [[Когда некоторые из людей Писания приняли Ислам, их начали ругать многобожники, говоря: «Горе вам, вы оставили свою веру».]] и говорят: «У нас свои дела (и мы не отклоняемся от них), а у вас свои дела (за которые вы сами будете отвечать). Мир вам! [До свидания!] Мы не желаем (себе) (веры) невежд (которой вы придерживаетесь)!»

Rusça — Osmanov

[за то, что], слыша суетные речи, они отвращаются от них и говорят: ʺНаши дела - нам, ваши деяния - вам. Мир вам! Мы не общаемся с невеждамиʺ.

İsveççe (1)

İsveççe — Knut Bernström

Och när de hör lättsinnigt tal, drar de sig undan och säger: ʺVi får svara för våra handlingar och ni får svara för era handlingar; fred över er! Vi söker inte sällskap med dem som inte känner (skillnaden mellan rätt och orätt).ʺ