Neml Suresi 76. Ayet — Elfaz
Şüphesiz bu Kur'an, İsrailoğullarına üzerinde ayrılığa düştükleri şeylerin çoğunu açıklıyor.
1اِنَّinneşüphesizHarf-i Nasb
2هٰذَاhāƶābuİşaret Zamiri
3الْقُرْاٰنَl-ḳurāneKur'anMarife (Belirlilik Takısı)+Özel İsimق ر اOkumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek. Türkçe’ye girmiş türevler : kari, kuran, kıraat, kıraathane
4يَقُصُّyeḳuSSuanlatmaktadırMuzari FiilFi'l-i Muzari · Müfred Müzekker Gaibق ص صİletmek, anlatmak/iletişim kurmak/hikaye etmek/nakletmek, birinin izini takip etmek, geri dönmek, misilleme yapmak, kesmek, ilişkili olmak, beyan etmek, bahsetmek. Qasasun - anlatı/hikaye, takip etme eylemi. Qisas - adil misilleme/kısas.
5عَلٰىǎlāHarf-i Cer
6بَنِيbenīoğullarınaİsimب ن يinşa etmek, yapmak, kurmak, oluşturmak, bina yapmak, yapı, nesil, soy, aile
7اِسْرَٓاءِيلَisrāīleİsrailÖzel İsim
8اَكْثَرَekṧerabirçoğunuSıfatك ث رSayı veya miktar olarak aşmak, artmak, çoğalmak, sık sık olmak, bol, zenginlik; Çok olmak, sayıca fazla olmak, kalabalık olmak, ataları çok olan veya iyi işleri çok olan bir insan. Çok iyiliğe sahip olan insan, diğer nehirlerin aktığı cennetteki nehir, konuşkan kişi.
9الَّذِيelleƶīşeylerinİsm-i Mevsul (İlgi Zamiri)
10هُمْhumkendilerininZamir
11فِيهِfīhiondaHarf-i Cer+Zamir
12يَخْتَلِفُونَyeḣtelifūneayrılığa düştükleriMuzari Fiil+ZamirFi'l-i Muzari · Cem\i Müzekker Gaib · İfti'âl Bâbıخ ل فTakip etmek/ardından gelmek/başkasının yerine geçmek, yerine geçmek veya yerini almak, birine tedarikçi olmak/tedarik etmek, birine bir şeyi iade etmek veya değiştirmek, arkadan vurmak veya çarpmak, eşinin yokluğunda/arkasından başkasına meyletmek, birinin arkasından konuşmak/bahsetmek, geride kalmak/ileri gitmemek, tüm iyiliklerden mahrum kalmak, başarılı olamamak veya gelişememek, bozulmak veya kötüye gitmek, geri çekilmek/ayrılmak/uzaklaşmak, bir şeyden uzak durmak/kaçınmak/sakınmak, aptallaşmak/zeka eksikliği göstermek, huysuz/zor mizaçlı olmak, geride bırakmak, birini halef olarak atamak, biriyle anlaşamamak veya farklı düşünmek, birine karşı çıkmak veya muhalefet etmek, sözünü tutmamak/yerine getirmemek, karşılıklı takip etmek/dönüşümlü olmak/değişmek, sürekli ileri geri hareket etmek (gelip gitmek), farklı olmak/benzememek